Teröristler kaçtı, yas tutmak Kandil’e kaldı: 'Bizi Halep’te Türk SİHA’ları vurdu!'
Terör koridorunun Halep ayağı kırılınca Kandil baronlarından feryat figan açıklama geldi. KCK, Halep'te 4 günde tamamlanan operasyonun arkasında Türkiye'nin yer aldığını, Türk SİHA'larının aktif vazife üstlendiğini öne sürdü
ABONE OL-
Haber7 - ÖZEL
Suriye hükümeti ile SDG arasındaki 10 Mart mutabakatına uymamakta direnen terör baronları, Halep şehrinden sökülüp atılmanın şokunda.
KABUSU TANIMLADILAR: ‘TASFİYE’
Terör örgütü PKK’nın sözde çatı yapılanması “KCK Yürütme Konseyi”, Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde terör unsurlarına yönelik gerçekleştirilen operasyonların ardından panik havasında açıklama yayınladı.
Halep kentindeki iki mahallede 14 yıllık işgali 4 günde sonlandırılan ve ülkedeki bölücü yapılanması çökme noktasına gelen terör örgütü PKK/KCK, Kandil'den yayınladığı bildiriyle Türkiye’yi hedef aldı. Teröristlere verilen "direnin" talimatı 4 günde hiç olan Kandil baronları, bölgedeki terör koridorunun parçalanmasından ve “özerk yönetim” hayallerinin suya düşmesinden Türkiye’yi sorumlu tuttu. KCK, Suriye güvenlik güçlerinin Halep’teki kapsamlı operasyonunun Türk İHA’ları ve tanklarıyla gerçekleştirildiğini öne sürdü.
Terör örgütü, operasyonları “Kürtsüzleştirme” yalanıyla manipüle etmeye çalıştı. Açıklamada, Suriye’deki terör yapılanmasının tasfiye edilmek istendiği itiraf edildi.
Halep’te asayiş adı altında bölge halkına baskı kuran teröristlerin etkisiz hale getirilmesini “katliam” olarak nitelendiren KCK, “Öz savunma yapmak meşru haktır” diyerek bölücü terörü meşrulaştırmaya çalıştı.
TEKME TANIDIK GELDİ: ‘BİZİ TÜRKİYE VURDU’
Örgüt, Halep’teki temizlik harekatının arkasında Türkiye’nin olduğunu söyleyerek Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın diplomatik temaslarını hedef gösterdi. ABD, İsrail ve Şam yönetimi ile Türkiye arasında mutabakat olduğunu öne süren terör örgütü, Türk SİHA’larının ve tanklarının sahada faal olduğunu iddia etti. Terör örgütü KCK, Türk subaylarının da operasyonları yönettiğini iddia ederek, uluslararası güçlerin duruma sessiz kalmasından yakındı.
‘TÜRK SİHA’LARI, TÜRK TANKLARI, TÜRK SUBAYLARI’
Açıklamada, “Türk devleti baştan itibaren Halep’in Kürt mahallelerine yapılan saldırıların içinde olmuştur. Türk devlet yetkililerinin açıklamaları ve AKP-MHP iktidarına yakın basın yayın organları bunu açıkça ortaya koymuştur. Basın ve Türk devlet yetkilileri Türk ordusu savaşıyormuş gibi bir yaklaşım içinde olmuşlardır. Zaten QSD (SDG) komutanlığı Türk devleti SİHA’ları ve tanklarının bu savaş içinde olduğunu açıkladı. Hatta bazı Türk subaylarının da bu savaşın yürütülmesinde yer aldığını belirttiler.” denildi.
SÜREÇ ŞANTAJI
Terörsüz Türkiye sürecine atıfta bulunan terör örgütü, hükümete açıkça şantaj yapmaya kalkıştı. Münfesih terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın çağrılarına ve 1 Mart 2025’ten bu yana iddia ettikleri ateşkese rağmen operasyonların sürdüğünü savunan KCK, “Biz üzerimize düşeni yaptık” savunmasına sığındı. Açıklamada, “Biz barış ve demokratik toplum sürecinde üzerimize düşen sorumlulukları tereddütsüz ve cesaretle yerine getirdik. AKP ve MHP iktidarını ve devlet yetkililerini de barış ve demokratik toplum sürecinin başarısı için gerekli adımları atmaya çağırıyoruz” ifadeleri kullanıldı.
Örgüt, terör yuvalarına yönelik operasyonların devam etmesi durumunda sürecin sabote edileceğini ve demokratik siyaset alanının açılmayacağını öne sürerek, “Halkımız ve demokrasi güçleri de Türk devletinin süreci sabote eden politikalarını durdurmaları için demokratik temelde mücadeleyi yükseltmelidirler” dedi.
‘TERÖRSÜZ BÖLGE’ İFADESİ BATTI
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in “Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge” ifadesinden duydukları rahatsızlığı dile getiren örgüt, bu söylemin “Fırat’ın doğusuna yönelik kapsamlı harekatın habercisi olduğu” korkusunu dile getirdi. Çelik’in açıklamalarını, Suriye’nin kuzeyindeki terör yapılanmasının tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik planın parçası olarak yorumlayan KCK, yaşadıkları korkuyu şu sözlerle aktardı:
“Ömer Çelik’in ‘terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge’ ifadelerini birlikte kullanması bu saldırıların Kuzey-Doğu Suriye ve Kürtlerin yaşadığı tüm bölgeye yayılacağını ortaya koymaktadır. Rojava ve Kuzey-Doğu Suriye’deki demokratik sistemi de bu yaftalama ile tasfiye etmek istemektedirler. Özcesi Kürtlere düşmanlık şahsında Kürtlerin yaşadığı her ülkede demokrasi düşmanlığı yapılmaktadır.”