Taraf'a ağır bir yazıyla veda etti
Taraf gazetesindeki köşesinde, son günlerde sıkça kanlı 1 Mayıs olayını yazan Ümit Kıvanç, gazetenin tutumunu ağır bir şekilde eleştirerek yazılarına son verdi.
ABONE OLKıvanç, bir anda kamuoyunda yankı bulan "Sol gruplar birbirlerini vurdu. Maocular Taksim'i kana buladı" iddialarının Taraf'ın da araştırmadan yer vermesine kızarak okuyucularına veda etti.
İşte Ümit Kıvanç'ın o yazısı:
AÇIN TÜRKİYE'NİN ÖNÜNÜ
Hoşçakalın
1 Mayıs 1977'nin ertesi günü Günaydın gazetesi, operasyon icabı, "Maocular Taksim'i kana buladı" ya da "...işçi bayramını kana buladı" manşetiyle çıkmıştı. Hangisiydi tam hatırlayamıyorum, ikisinden biri. Bizim gazete de buna benzer bir yayını sürdürmeye girişti.
KANLI 1 MAYIS İYİ TASARLANMIŞ DEVLET OPERASYONU
1 Mayıs 1977, iyi tasarlanmış bir devlet operasyonuydu. Solcular arasındaki akıl almaz gerginlikten yararlanarak, birileri, sosyalistlerin belini bir daha doğrulmayacak şekilde kırdılar. O meydana birçok yerden ateş açıldı. İnsanları vurup öldürmekten çok, panik ve izdihama yolaçma gayesiyle. (Yine de, vurulanlar oldu.) Alanın çevresinde görevli polislerin çoğunun bile olacaklardan haberi yoktu. "Vazifeliler" belli ki daha sıkı ve gizli bir operasyonun ruhuna uygun olarak hazırlanmıştı. Velhâsıl, 1 Mayıs 1977, bir katliam girişimiydi, otuz küsur insanın öldüğü bir olaya ille de katliam denmek istenmiyorsa.
Böyle bir olaya ortamı sosyalist gruplar arasındaki ölümcül çatışmalar hazırladı, doğrudur. O âna kadar eline pek silah almamış İGD'liler ile Halkın Kurtuluşu arasında 1 Mayıs afişleri asılırken gece vakti çıkan arbedede Halkın Kurtuluşu'ndan bir genç vurularak öldürüldü. 1 Mayıs'tan bir-iki gün önce. Duygular iyice bilendi. DİSK'e Sovyetik eğilimliler egemendi ve "Maocular alana sokulmayacak" diye ilân etmişlerdi. On binlerce kişiydiler, sendikaların çoğu onların denetimindeydi, yani yanlarında işçiler de vardı, birilerini alana sokmak istemezlerse bunu yapabilecek güçleri vardı. Maocu denen ve yine on binlerce kişi olan gruplar, aynı şekilde, bir yere zorla girmeye kalkarlarsa bunu yapabilecek güçleri vardı.
GRUPLAR ARASINDA TAMPON BÖLGELER OLUŞTURULDU
Sovyetiklerin ve Maocuların "Ortayolcu" dediği gruplar, tampon olsunlar diye aralara yerleştirilmişlerdi.
Ben bu grupların biriyle birlikteydim. Biz alana girdik, bugünkü Taksim Hill Otel önlerine geldik ve olay başladı.
İlk nereden ateş edildi, Maocular DİSK barikatının önüne geldiklerinde ne oldu, o sırada kimsenin bilmesi mümkün değildi. Zaten ilk anda, pek çoğumuz, orada çatışma çıktı sanmıştık.
Buraya kadarı doğru.
SOLCULARIN SİLAHA FİLAN SARILDIĞI YOKTU HERKES CAN DERDİNDEYDİ
Fakat bundan sonrası da o kadar doğru. Ben o alanda, müthiş bir çaresizlik ve umutsuzluk içinde, elindeki incecik sopayı panzere atarak hiç değilse isyanını dışavurmaya çalışan insanlardan biriydim. İlk andan sonra, hepimize saldırıldığından şüphemiz kalmamıştı. AKM'nin önündeki polisler bizim onlara saldırdığımızı sanarak can havliyle birşeyleri kendilerine siper edip korunmaya çalışırken, bir panzer fırlamış, meydanın ortasında kaçışan insanları ezmeye çalışmıştı. Alandaki birilerinin herhangi bir yere ateş edebileceği bir durum da yoktu. Bizim gazetede ballandırılan masallardaki gibi, "solcuların silahlarına sarıldığı" bir olay falan yaşanmadı, çünkü herkes can derdine düşmüştü.
O sıradaki ruh halim, bize saldıranların yanısıra kendimize kızmaktı, sonradan da bu değişmedi. Yıllardır, şimdi çok önemli bir keşif yapmış gibi "solcuların kabahati" konusunun üstüne atlayan ve neredeyse "1 Mayıs 1977'yi solcular yaptı" demeye uğraşanlar kısa pantolonluyken, ben de, ne yazık ki az sayıda insan da, 1 Mayıs 1977'ye nasıl gelindiğini herkese anlatmakla meşguldü. Yıllarca bunu yaptık, yıllardır bunu yaptık. "Alana yaklaşan kalaşnikoflu Maocular" masallarıyla değil, kendi yaşadıklarımız, gördüklerimizle.
DARGÖRÜŞLÜLÜĞÜMÜZ VE MANKAFALILIĞIMIZ KONU EDİLMELİ
1 Mayıs 1977'ye ortam hazırlanmasında bizim o zamanki dargörüşlülüğümüz ve mankafalığımız konu edilmeli, doğru. Ama bunu bizim gazetede yapıldığı gibi, içinde "sol" geçen her şeye