Kitap eki nasıl çıkarılıyor?
Washington Post gazetesinin kitap eki Book World'ün editörü Marie Arana 'mutfak'ın nasıl işlediğini, internet üzerinden gerçekleştirdiği bir söyleşide anlatıyor. Bakın, bir kitap eki nasıl hazırlanıyor...
ABONE OLCem Akaş'ın haberi
Her yiğidin bir yoğurt yiyişi var elbette; her yayın yönetmeninin de kendine has bir kitap eki ve onu çıkarma biçimi olsa gerek. Kolay iş değil: Zaman baskısı ve günceli izleme zorunluluğu var bir yanda, öbür yandaysa yetişilmesi imkânsız boyutlardaki kitap üretimi içinde iyiyi ve ilginci seçip okuma lezzeti verecek yazılarla ele alma zorluğu.
Okuyucunun tembelliğe giderek daha kolay kapıldığı bir ortamda tembelleşmeden, yayıncılık sektörünün kolaycılığa kaçmaya teşvik edici girişimlerine göğüs gererek, ama yine de hem yayıncıları, hem yazarları, hem de okuyucuları tatmin edecek bir dergi çıkarma işinin, pek de gıpta edilecek bir yanı yokmuş gibi gelir bana hep.
Washington Post gazetesinin kitap eki Book World'ün kapılarını aralayan ve 'mutfak'ın nasıl işlediğini, internet üzerinden gerçekleştirdiği bir söyleşide anlatan Marie Arana'nın sözleri bu nedenle ilginç ve paylaşmaya değer göründü bana.
En önemli yer kitap deposu
Amerika'da bir ayda yayımlanan kitap sayısı Türkiye'dekiyle karşılaştırılabilecek gibi değil elbette; dolayısıyla Book World'ün en büyük odası bir depo: Her yıl 50-80 bin arası kitap geliyor dergiye, yani günde ortalama 150 kitap. Bunlardan yalnızca iki bin kadarı dergide kendine yer bulabiliyor. Seçme süreci acımasız olmak zorunda: Deponun kapısının önünden devam edip editör masalarının olduğu salona gelindiğinde, iyi kitaplar hakkında hayranlık yansıtan sözler de duyuluyor arada, ama dalga geçme ve yerin dibine batırma oranı daha yüksek. Derginin editörü Marie Arana, kitapları seçerken yapıtın önemine ve yazınsal değerine baktıklarını, belirli bir çeşitlilik sunmaya çalıştıklarını, kimi zaman da kitabın yalnızca keyifle okunuyor olmasının bile yetebildiğini söylüyor. Danielle Steel ya da James Patterson gibi her yıl bir kitap çıkaran çok satar yazarlarının kitapları genellikle dergiye giremiyor; 'Okurları bu yazarları yeterince tanıyor ve yeni kitaplarını zaten bekliyor oluyor; tanıtım yazısına gerek kalmıyor' diyor Arana. Seçilen kitaplar arasından şanslı azınlık kapaktan girerken, çoğuna ayrılan yer 200 sözcüklük bir tanıtım oluyor.
Arana, kitaplar yayımlanmadan iki-üç ay önce, tanıtım amacıyla basılmış hallerini görüyor, yayıncı kataloglarını inceliyor. Her hafta 35-60 arası kitap seçip ofisinde yere sermekle başlatıyor seçme sürecini. Sonra biraz ondan, biraz bundan okuyor, bazısını rafa çıkarıyor, beğendiklerini başka rafa alıyor. Kitapların arka kapaklarındaki övgü sözlerine hiç bakmıyor. Basın duyurularına da mümkün olduğunca ilgisiz davranıyor. Yazarlardan ve onların arkadaşlarından gelen telefonları da duymazdan geliyor. Ancak birlikte çalıştığı editörlerin görüşlerini dikkate alıyor. Güvendiği eleştiri dergileri var. Sonunda on beş-yirmi kadarı bu elemeyi geçiyor. Bunlar dergiye girecek olanlar; diğer kitapların çoğu kütüphanelere ve hastanelere yollanıyor.
Seçilen kitaplar, kıdemli editörler arasında paylaştırılıyor; gazetenin Pulitzer ödüllü resmi kitap eleştirmenleri Jonathan Yardley ve Michael Dirda, hangi kitaplar hakkında yazacaklarını Arana'yla konuşuyor. Haftalık yayın kurulu toplantılarında, tüm editörlerin, eleştiri ve tanıtım yazısı yazarları için birden fazla seçenek getirmesi bekleniyor. Bu yazarlar, seçtikleri kitapla ilgili olarak, kişisel bir çıkar çatışması içinde olmadıklarını belirten standart bir yazı imzalıyor. Bazen yine de nahoş durumlar çıkabiliyor, o zaman Arana dergide yazılı olarak özür dilemek zorunda kalıyor. Bir keresinde Marianne Wiggins adlı yazar, John Irving'in bir romanını yerden yere vuran bir yazı yazmış, ancak Irving'in, eski kocası Salman Rushdie'nin yakın arkadaşı olduğunu belirtmeyi ihmal etmiş. Bu durum ortaya çıkınca dergide soğuk rüzgârlar esmiş, Arana da özür yazılarından birini kaleme almak zorunda kalmış.
Arana, bu yorucu işin en zevkli yanının, 'büyülü keşifler' yapmak olduğunu söylüyor: Kimsenin ummadığı kadar iyi çıkan ve büyük başarı kazanan bir kitabı ilk keşfeden olmanın tadı, anlaşılan hiçbir şeye benzemiyor. Book World'ün son keşfi, Yardley'ye ait: Olga Grushin'in kitabı The Dream Life of Sukhanov (Sukhanov'un Düş Yaşamı).
(Radikal Kitap)