Eskişehir’de 48 saat: Gezilecek yerler, tadılacak lezzetler

Eskişehir, Friglere uzanan tarihi, Türk mimarisinin eşsiz örneklerine ev sahipliği yapması, zengin gastronomi mirası ve çağdaş sanat yaşamıyla İç Anadolu’nun batısında keşfedilmeyi bekleyen destinasyonlar arasında yer alıyor.

ABONE OL
GİRİŞ 07.11.2026 13:25 GÜNCELLEME 07.11.2026 13:25 KÜLTÜR
Eskişehir’de 48 saat: Gezilecek yerler, tadılacak lezzetler

Köklü tarihi boyunca Friglerden Romalılara, Bizanslılardan Osmanlılara kadar birçok medeniyetin şekillendirdiği Eskişehir, günümüzde tüm bu medeniyetlerin bıraktığı izlerin bir arada görülebilmesi ve canlı üniversite yaşamının kattığı hareket ile bir cazibe noktasına dönüşüyor.

ANADOLU’DAKİ BATI: ESKİŞEHİR

Anadolu’daki kritik konumu dolayısıyla ticaretin ve aynı zamanda kültür alışverişinin de merkezinde yer alan şehirde yaşam, Eskişehir’i ikiye bölen Porsuk Çayı etrafında genişliyor. Türk-İslam mimarisinin göz alan örnekleri özellikle Odunpazarı ve Sivrihisar’da göze çarpıyor.

Tarihi evler ile çevrelenen sokakları arşınlayan ziyaretçileri, Kurşunlu Külliyesi ve Alemşah Kümbeti gibi eserler, Odunpazarı Modern Müze ve Eskişehir ETİ Arkeoloji Müzesi gibi tarih ve sanatın buluştuğu noktalar haricinde Çibörek, balaban köfte ve met helvası gibi simge lezzetler karşılıyor.

ESKİŞEHİR’DE GEZİLECEK TARİHİ VE KÜLTÜREL DURAKLAR

TARİHİ SİVRİHİSAR EVLERİ VE SOKAKLARI

Ankara-Eskişehir-İzmir karayolu üzerinde yer alan ve şehir merkezine yaklaşık 1 saat uzaklıktaki Sivrihisar, ziyaretçilerini bu topraklarda doğmuş Nasreddin Hoca’nın heykeli ve Sivrihisar halkının Sakarya Meydan Muharebesi’ndeki fedakarlığı ile satın aldığı uçağı temsil eden bir uçak maketi ile karşılıyor.

Tarihi Türk evlerinin korunduğu ilçenin sokakları ziyaretçileri adeta zamanda bir yolculuğa çıkarıyor.

ALEMŞAH KÜMBETİ

Sivrihisar ilçesinin önemli eserleri arasında yer alan Alemşah Kümbeti’nin tarihi 1300’lü yılların başına dayanıyor. Melikşah tarafından kardeşi Sultan Şah adına kesme taş kullanılarak yaptırılan anıt mezar, iki kattan oluşuyor.

İki katlı yapının alt bölümünde mezar odası yer alırken, Taç kapısı, geometrik ve bitkisel bezemeleri Anadolu Selçuklu sanat geleneğini yansıtıyor. Kümbetin üst katında yer alan mescit ise günümüzde hala cemaat tarafından kullanılıyor.

METİN YURDANUR AÇIK HAVA HEYKEL BAHÇESİ

Sivrihisar’ın adının hakkını vererek göğe uzanan dağ ve kayalıklarının eteklerinde konumlanan Metin Yurdanur Açık Hava Heykel Bahçesi, Fatih Sultan Mehmet’ten Mustafa Kemal Atatürk’e, Yunus Emre’den Nasreddin Hoca ve Nene Hatun’a kadar uzanan 100’den fazla heykelin bir araya gelmesiyle oluşuyor.

Sivrihisarlı heykeltıraş Metin Yurdanur’un elinden çıkan eserler, doğa ile eşine zor rastlanır bir uyum sağlıyor. Özellikle Gönül Dağı dizisi ile popüler hale gelen bölgedeki dağın adı dizinin adıyla anılmaya başlanması dikkat çekiyor.

M.S.Ö. HAVA VE UZAY MÜZESİ

Sivrihisar Havacılık Merkezi, Necati Artan Tesisleri’nde kapılarını 2018 yılında açan M.S.Ö Hava ve Uzay Müzesi, ziyaretçilerine havacılık kültürüne yakından dokunma imkanı sunuyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı denetimindeki özel müzeler kapsamında yer alan M.S.Ö Hava ve Uzay Müzesi, özellikle envanterinde bulunan tarihi uçakların büyük bir kısmının uçurulabilir olmasıyla öne çıkıyor.

Müze, koleksiyonunda yer alan Er Ryan’ı Kurtarmak ve Fury gibi dönem filmlerinde kullanılan P-51D Mustang’den Vietnam Savaşı sırasında roket ile vurularak gazi olan UH-1H helikopteri gibi eserler haricinde, büyük Türk havacısı Vecihi Hürkuş tarafından yapılan “Türkiye’nin ilk uçuş sertifikalı uçağı” Vecihi XIV (14) ile Nuri Demirağ tarafından üretilen Nu. D – 36 (Alan 2) uçaklarının uçabilir replikaları havacılık meraklılarını cezbeden detaylar arasında yer alıyor.

SİVRİHİSAR SAAT KULESİ VE SEYİR TERASI

Sivrihisar’da gün, 19. yüzyılın son yılında dönemin kaymakamı Mahmut Bey tarafından yaptırılan Sivrihisar Saat Kulesi’nde sona eriyor. İlçeye hakim bir tepeye kesme taş kullanılarak inşa edilen saat kulesi, kare yapısı ve sunduğu manzara ile simge eserlerden biri haline gelmiş durumda.

Sonradan inşa edilen seyir terası ile ilçenin tarihi yapı ve sokaklarını kuşbakışı izleme fırsatı sunan Sivrihisar Saat Kulesi, yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilçede mutlaka uğradığı noktalar arasında yer alıyor.

KURŞUNLU KÜLLİYESİ

Eskişehir’in kalbindeki Odunpazarı’nda güne tarihi 16. yüzyıla dayanan Kurşunlu Külliyesi’nde başlıyoruz. Vezir Çoban Mustafa Paşa tarafından 1517–1525 yılları arasında yaptırılan cami ve külliyesi, adını kurşun kaplı kubbesinden alıyor.

Osmanlı dönemindeki sosyal yaşama uygun olarak cami ile birlikte imaret, eğitim ve konaklama ihtiyaçları için birimlerin de yer aldığı külliyede günümüzde Cam Atölyesi ve Cam Sanatları Merkezi, Lületaşı Müzesi ve kütüphane yer alıyor.

CAM ATÖLYESİ VE CAM SANATLARI MERKEZİ

Odunpazarı’nda yaygın olan cam sanatı, Kurşunlu Külliyesi içerisinde yer alan Cam Atölyesi ve Cam Sanatları Merkezi’nde yerli ve yabancı ziyaretçilere tanıtılıyor.

Uluslararası cam festivalleri ve sanat etkinlikleriyle de ilişkili olduğu belirtilen merkezde camın ısıtılarak biçimlendirilmesi ve üfleme yöntemiyle işlenmesiyle oluşan her biri benzersiz eserler gözler önüne seriliyor.

LÜLETAŞI MÜZESİ

Kurşunlu Külliyesi içerisinde yer alan bir diğer önemli durak olan Lületaşı Müzesi’nde, Eskişehir’in ünlü doğal kaynağı lületaşının usta ellerde şekillenmesiyle oluşan eserlerin en özel örnekleri sergileniyor.

Odunpazarı Belediyesi tarafından 2008 yılında hayata geçirilen müzede “Eskişehir taşı” ve “Deniz köpüğü” isimleriyle de bilinen lületaşından yapılan pipolardan takılara, biblo ve süs eşyalarından hediyelik eşyalara kadar birçok ürün ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.

TARİHİ ODUNPAZARI EVLERİ

Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde büyük bir övgü ile bahsettiği tarihi Odunpazarı evleri, günümüzde de yerli ve yabancı turistlerin şehirdeki favori durakları arasında yer alıyor.

Şehrin güney yamaçlarında yer alan tarihi mahallenin sokaklarını çevreleyen rengarenk ahşap evler, misafirlerini adeta zamanda bir yolculuğa çıkarıyor.

Kimi zaman bir kafe, kimi zaman bir hediyelik eşya dükkanı kimi zaman ise gündelik yaşamın devam ettiği bir ev olarak kullanılan tarihi yapılar, ahşap ayrıntıları ve cumbaları ile geleneksel Anadolu Türk kent mimarisinin örneklerini yansıtıyor.

ATLIHAN EL SANATLARI ÇARŞISI

1850’li yıllarda pazarcıların, yolcuların ve hayvanlarının konaklaması için yaptırılan han, günümüzde Atlıhan El Sanatları Çarşısı olarak ziyaretçileri ağırlıyor.

2006 yılında özgün mimarisi esas alınarak yeniden düzenlenen iki katlı yapı bugün el sanatları çarşısı olarak kullanılıyor.

ODUNPAZARI MODERN MÜZE

Odunpazarı’nın tarihi ahşap evleri arasında ahenkle yükselen Odunpazarı Modern Müze, Türkiye’den ve dünyadan modern ve çağdaş sanat eserlerini tarihi ilçede bir araya getiriyor.

Dünyaca tanınan Japon mimarlık ofisi Kengo Kuma and Associates tarafından tasarlanan özel müze, yaklaşık 4 bin 500 metrekarelik alanında sergi, atölye ve etkinliklere ev sahipliği yapıyor.

Dinamik bir sergi programına sahip müzenin yeni sergisi “Yeryüzü Yankıları” kapılarını 26 Eylül 2026’da sanatseverlere açtı. Küratörlüğünü Defne Casaretto’nun üstlendiği sergi 70’i aşkın eserden oluşurken, 12 Eylül 2027’ye kadar ziyaret edilebilecek.

ESKİŞEHİR ETİ ARKEOLOJİ MÜZESİ

Türkiye’de özel sektör tarafından hayata geçirilen ilk müze olan Eskişehir ETİ Arkeoloji Müzesi, misafirlerine Eskişehir’in arkeolojik geçmişinde binlerce yıllık bir zaman yolculuğuna çıkarıyor.

İlk adımları 1945 yılında atılan, son haline ise 2011 yılında kavuşan müzenin koleksiyonu ağırlıklı olarak Eskişehir’de bulunan ören yerlerinde gerçekleştirilen kazı ve yüzey araştırmaları sonucu elde edilen eserlerden oluşuyor.

5 bin yıllık Küllüoba Ekmeği’nden şekli ile şaşırtan İyi Talih Kolyesi’ne kadar pek çok ilgi çeken eserin de yer aldığı müze, farklı dönemlerdeki üretim, inanç ve gündelik yaşama ışık tutuyor.

ESKİŞEHİR’DE TADILACAK LEZZETLER

ÇİBÖREK

Eskişehir denince akla ilk gelen lezzet olan Çibörek’in tarihi Kırım Tatar kültürüne dayanıyor. Ünlü lezzet sofralardaki yerini, ince açılan hamurun içine kıyma, soğan ve baharatlarla hazırlanan harcın yerleştirilip, yarım ay biçiminde kapatılıp kızgın yağda pişirilmesiyle geliyor.

BAMYA ÇORBASI

Eskişehir’in Sivrihisar ilçesi ile özdeşleşen bamya çorbası, özellikle özel günlerde ve düğün yemeklerinin sonunda tüketiliyor. Sindirimi kolaylaştırdığına inanılan lezzet, ağır yemeklerden sonra tüketilmesi ile biliniyor.

MET HELVASI

Dükkanlarının önünde metrelerce sıralar oluşan met helvası, Eskişehir’le özdeşleşen ve hediyelik olarak da tercih edilen geleneksel tatlılar arasında yer alıyor. Adını aşık kemiğiyle oynanan bir oyundan aldığı rivayet edilen helva, un, yağ ve şekerle hazırlanıyor. Met helvası özellikle lifli dokusu ve kısa çubuk biçimindeki sunumuyla tanınıyor.

BALABAN KEBABI

Pide, et ve sosu aynı tabakta buluşturan Balaban Kebabı, et suyuyla ıslatılan pide parçalarının üzerine yoğurt, domates sosu ve köfte ya da et yerleştirilerek hazırlanıyor. Eskişehir mutfağının öne çıkan lezzetlerinden biri olan Balaban kebabının adı, Kırım Tatarca’da “büyük, bol ve iri” gibi anlamlara geliyor.

MUSKA BAKLAVA

Sivrihisar ilçesinin ünlü tatlısı muska baklava ise hem şerbetli hem de kuru olarak servis edilebilmesi ile dikkat çekiyor. İnce yufkaların cevizli içle hazırlanıp üçgen, muska biçiminde katlanmasıyla elde edilen yöresel baklava, tek lokmalık yapısıyla sofraları süslüyor.

KAYNAK : Haber7