7 Gölge'nin Ali Bulaç'a soruları var
7 Gölge takibe başladı. İlk karşısına çıkan Aydın Doğan medyasının "sevgilisi" haline geleh Ali Bulaç oldu. 7 Gölge Ali Bulaç'ı takip etti bakın neler çıktı.
ABONE OL
7 Gölge takibe başladı. 7 Gölge’nin nerede ne zaman ortaya çıkacağı belli değil.
Meşhur söz vardır. “İki kişinin bildiği sır değildir” diye. Aynen öyle. 7 Gölge, bu sözün ne kadar doğru olduğunu her fırsatta ortaya koyacak.
Kimi zaman sizin de çok yakınınızda olduğunu, ancak 7 Gölge yazdığında fark edecek ve ağzınız açıkta kalacak.
7 Gölge yolculuğuna biraz gerilerden başlıyor. Gerilerden başladı diye hep geçmişte kalacağını sanıyor iseniz çok yanıldığınızı tez zamanda göreceksiniz.
İsterseniz bir deneyin. Başta dedik ya, 7 Gölge’nin nerede bulunacağını kimse bilmez.
***
Malum Ali Bulaç, son günlerde “CHP medyası” diye anılmaya başlanan Aydın Doğan medyasının gözde ismi haline geldi. “Çat orada çat burada” misali, bir o kanalda bir bu kanalda.
Geçmişte “kendini yakın” gördüğü kesimlere ateş püsürüyor. Neler söylediğini tutup biz buraya aktarıp sözü uzatmayalım. Bu bildiklerinizin tekrarı olur. Bizi de sıkar sizi de.
Bu Ali Bulaç nam maruf kişi, bir dönem Türkiye’de belli kesimlerin hedefi olur. Dönemin Başbakanı Turgut Özal, birkaç isimle birlikte Ali Bulaç’ın da güvenlik gerekçesiyle yurt dışında bulunmasını doğru görür.
Konuşulur edilir, öbür isimlerle birlikte Ali Bulaç yurt dışına gider.
Batı’da kuzey ülkelerin birinde mürur-ı zaman eylemeye başlar. Bir yandan da hazır yurt dışında iken bu dönemi verimli geçirmek ister.
Hani şu geçtiğimiz günlerde ekrana çıkıp da aleyhinde hakaretler yağdırdığı bir şirket vardı ya. Adını biz söylemesek de siz hatırladınız zaten.
Hah evet o işte. Tam ondan söz ediyorum. Ama öyle kalkıp da bize, “O şirket hakkında ne demiş ki?” diye hiçbir şeyden habersizmiş gibi bir soru sormayın sakın.
Biz de kalkıp uzun uzun size, “O şirketin birileri tarafından sömürüldüğünü, paraların çar çur edildiğini, birilerine peşkeş çekildiğini” söylemişti ya işte o konuşmasını anlatmaya çalışıyoruz demeyelim.
Ali Bulaç, yurt dışında iken bu ifadeleri kullandığı şirketin Yönetim Kurulu Başkanı'ndan randevu alıp bir proje sundu. Proje ilgi çekici, bir o kadar da farklı idi.
Mardin doğumlu Ali Bulaç’ın ana dili Arapça idi. Yüksek İslam Enstitüsü ve Edebiyat Fakültesi Sosyoloji bölümü mezunu olan Bulaç, Kur’anın sosyoloji temeli üzerine bir tefsirini yapacaktı.
Alı Bulaç, projesini detaylandırıp takvimlendirdi ve şirketin Yönetim Kurulu Başkanı'nnı önüne koydu. Şimdi, 7 Gölge, ayrıntı vermeyi bırakıp Ali Bulaç’a küçük küçük sorular soruyor.
- O malum şirketten bu tefsiri yazma karşılığı ne kadar para aldın?
- Aldığın bu para karşılığında neler yaptın?
- Eğer hiçbir şey yapmadı isen sen de iddia ettiğin gibi, “o şirketi sömürenlerden biri oldun mu, olmadın mı?
Bir de Ali Bulaç’ın “danışmanlık” dosyası var. “Hiçbir şeyi olmadığını iddia ettiği” kişilerin yanında nasıl bir konumda idi?
Ali Bulaç'ın geçmişte yollarının kesiştiği kesimlere şimdi düşmanlık beslemesinin ardında bu "danışmanlık" konuları yatıyor olabilir mi acaba?
Oooofff. Bu 7 Gölge de iyice sıkıcı oldu galiba.