Yahudilerin tarihteki üçüncü havrası

Manisa'nın Salihli ilçesinde bulunan Sardes Antik Kenti kazıları sırasında ortaya çıkarılan ve Yahudilerin tarihteki üçüncü önemli tapınağı olarak bilinen Sardes Sinagogu, inanç turizminden pay almak istiyor.

ABONE OL
GİRİŞ 26.12.2011 11:30 GÜNCELLEME 26.12.2011 11:30 Arkeoloji
Yahudilerin tarihteki üçüncü havrası
Yahudilerin tarihteki üçüncü havrası

Manisa'nın Salihli ilçesine bağlı Sart beldesindeki, Sardes Antik Kenti kazıları sırasında ortaya çıkarılan sinagog, Kudüs'teki Ağlama Duvarı ve Babil'deki kerpiç tapınaktan sonra Yahudilerin tarihteki üçüncü önemli tapınağı olarak, inanç turizmindeki yerini almak istiyor.

M.Ö 280'lerde açılan ve tarihe ''Sefarad sinagogu'' olarak geçen Sardes'teki bu havra, İspanya'dan bölgeye gelen yaklaşık 10 bin kişilik cemaatin dini, sosyal ve kültürel yaşamına ışık tutuyor, yüzyıllar öncesindeki kent yaşamının inceliklerini ortaya koyuyor.

Üç bölümden oluşan havranın ortasında büyük bir havuzun bulunduğu ''havuzlu salon'', genç kızların evlenmeden önce kendilerini kutsadığı yer olarak biliniyor. Evlilik çağına gelen genç kızlar, evlenmeden önce 7 kez bu havuzun içine girip çıkarak, kendilerinin günahtan arındıklarına inanıyor.

''Havuzlu salondan'' ana salona geçmek için üç ayrı kapı kullanılıyor. Kadınlar ve erkekler, ''haremlik-selamlık'' benzeri iki ayrı kapıdan, din adamları ise kendilerine özel kapıdan geçiyor. Salonun duvar ve yerleri, asılları Manisa Müzesi'nde bulunan mozaik, kitabe ve duvar bezemeleriyle dikkati çekiyor.

Sinagogun doğu yönünde ise şehrin ileri gelenlerinin oturduğu, kent sorunlarının tartışıldığı ve karara bağlandığı Onur Locası ve Haham Kürsüsü bulunuyor.

''Telaviv'deki müzede maketi var''

Antik kent üzerine yaptığı araştırmalarla tanınan Salihli Turizm Derneği Başkanı Mustafa Uçar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sinagogun inanç turizmi açısından önemli bir merkez olduğunu kaydetti.

Yahudilerin Eskinazi ve Sefarad diye iki gruba ayrıldığını, bunlardan ilkinin Kudüs'ten, Sefaradlar'ın ise İspanya'dan geldiklerine inanıldığını ifade eden Uçar, kaynaklarda Sefaradlar'ın İspanya'ya nereden gittikleri konusunun belirtilmediğini aktardı.

Uçar, yaptıkları araştırmalara göre, bu bölgenin ve sinagogun da ''Sefarad'' diye geçtiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

''Museviler için en önemli yanı, çok yaygın bilinmese de 'Sefarad havrası' olmasıdır. Sinagog M.Ö 280'lerde açılmıştır ve dünyanın üçüncü sinagogudur. İlki Ağlama Duvarı olarak bildiğimiz Süleyman Tapınağı'nın temellerinin olduğu yerdir. İkincisi Babil'dedir, kerpiçtendir ve pek fazla özelliği yoktur. Üçüncüsü de burasıdır ama pek bilinmez. Antik kent kazıları sırasında ortaya çıkarılan Sardes Sinagogu, üçüncü tabaka üzerinde olmakla birlikte bütün ihtişamıyla kendini göstermektedir.''

Sinagogun bir özelliğinin de doğu-batı doğrultusunda yapılması nedeniyle bir anlamda ''kıblesinin'' yanlış olduğuna işaret eden Uçar, sinagogun bu haliyle de dikkat çekici olduğunu söyledi.

Uçar, sinagogun taşıdığı önem nedeniyle İsrail'in Telaviv kentindeki bir diaspora müzesinde, maketinin bulunduğunu ifade ederek, ''Burayı, o müzede maketle canlandırmışlar. Orada, sütunlar üzerinde ve üzeri üçgen şeklinde bir çatıyla kapalı şekilde tasvir edilmiş'' dedi.

AA

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR