Rıza Kayaalp: 'Taha Akgül kardeşimin zor günümde yanımda olması önemliydi'
Men cezasının kaldırılmasının ardından mindere döndükten sonra katıldığı ilk uluslararası turnuvada altın madalya kazanan Avrupa ve Dünya Şampiyonu Ankara ASKİ Spor kulübünün sporcusu Rıza Kayaalp yaşadığı zorlu süreci değerlendirdi.
ABONE OL
Kulak çınlaması nedeniyle kullandığı ilaçtan dolayı kanında yasaklı madde olduğu belirtilerek 1 Temmuz 2024 tarihinde 4 yıl men cezası alan milli güreşçimiz Rıza Kayaalp, dosyayı taşıdığı Spor Tahkim Mahkemesi’nin (CAS) itirazı kabul etmesiyle 1 Ocak 2026’dan itibaren mindere geri dönmüştü. Geçen hafta katıldığı Hırvatistan’daki Zagreb Açık Güreş Turnuvası’nda grekoromen stil 130 kiloda altın madalya kazanan Kayaalp, “Son 5-6 yıldır eğer bu işi yapıyorsam maddiyatla ilgili değil, sadece vatanım, milletim ve bayrağım için yapıyorum. 12 kez Avrupa şampiyonu olmuşum, ‘neden 13. kez kazanıp rekoru ülkeme kazandırmayayım?’ düşüncesindeyim” diye konuştu.
‘ASPİRİN İLACI KADAR DEĞER OLMAYAN BİR ŞEY YÜZÜNDEN!’
12 Avrupa ve 5 Dünya şampiyonluğu bulunan, olimpiyatlarda da 1 gümüş ve 2 bronz madalya kazanan Rıza Kayaalp, Avrupa şampiyonluğu sayısında Rus sporcu Aleksandr Karelin ile zirveyi paylaşıyor. Nisan ayında düzenlenecek 2026 Avrupa Güreş Şampiyonası’nda altın madalya kazanması halinde bu unvanın tek sahibi olacak olan Rıza Kayaalp, büyük zaferlerle dolu bir kariyerin ardından böyle bir durumla karşılaşmanın çok zor olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Öncelikle bu yaşananları asla hak etmediğimi vurgulamak istiyorum. Çünkü bu kadar madalya almışsın ve son olimpiyatına katılacaksın. Böyle bir dönemde aspirin ilacı kadar değer olmayan bir şey yüzünden başına büyük bir iş geliyor. O dönemlerde inanılmaz üzüldüm, sabahlara kadar uyuyamadığım günler oldu. İyi günde ve kötü günde; ailemin, annemin, babamın, eşimin, çocuklarımın ve dostlarımın yanımda olması ve devamlı moral vermeleri beni ayakta tuttu. Bunun dışında da; tekrardan bayrağımızı göndere çekebilmek, tekrar marşımızı söylemek, mindere dönüp bu işi layıkıyla ve şampiyonlukla bırakabilmek için kendime söz verdim. 1 buçuk yıl boyunca mücadele ettim. Kendi kendime, ‘Rıza, yalnız da olsan mücadele edeceksin. İlaç için raporun var, doktorlarınla mesajın var. Onlara sormuşsun, ‘kullanabilirsin’ cevabını almışsın’ dedim. Kendime, ‘alnının akıyla da bu işten çıkıp tekrardan millilere döneceksin’ diye söz verdim. Allah'a şükürler olsun. Bu inancımı hiç kaybetmedim.”

‘ŞANLI BAYRAĞIMIZI GÖNDERE ÇEKTİRMEYİ BAŞARDIM’
İçindeki bayrak ve vatan aşkıyla mücadele eden bir sporcu olduğunu kaydeden Kayaalp, “İnanın son 5-6 yıldır eğer bu işi yapıyorsam maddiyatla ilgili değil, sadece vatanım, milletim ve bayrağım için yapıyorum. Başka bir işlerle uğraşsak belki ve daha çok getirisi olan işler yapabiliriz, maddi düşünürsek. 12 kez Avrupa şampiyonu olmuşum, neden ‘13. Kez şampiyon olup rekoru ülkeme kazandırmayayım?’ düşüncesindeyim. Belki de ömür boyu kalacak bir rekor ülkemin adına olacak. ‘Avrupa şampiyonasında en çok kim madalya aldı?’ sorusunun cevabına ‘Türkiye’ diyecekler. Bu çok önemli benim için. O yüzden içimdeki bu vatan aşkıyla mücadelemi, canım kadar çok sevdiğim bayrağım için mücadele verdim. Allah'a şükürler olsun bu işten kurtuldum ve mindere tekrar döndüm, ilk katıldığım turnuvada da aslanlar gibi mücadele edip yine bu şanlı bayrağımızı göndere çektirmeyi başardım. Her şeyde bir hayır vardır diyorum. Belki bunun sonu Olimpiyat şampiyonluğu ile bitecek. Belki 2024'te olmayacaktı ama 2028'de bu kez olacak. Öncesinde bir bıkkınlık vardı, antrenmanlardan erken çıkar hale gelmiştim. Yılların vermiş olduğu bir yorgunluk vardı. Ama şu an o yok içimde. O yüzden yenilenmiş bir şekilde, daha böyle severek, daha hızlı antrenmanlarıma giriyorum ve yine en son çıkıyorum. Bu halimle inşallah 1-2 seneyi iyi bir şekilde değerlendirip, rekoru kırıp, eksik olan Olimpiyat altınını tamamlayıp bu işe noktayı koymak istiyorum” dedi.
‘TAHA AKGÜL KARDEŞİMİZİN ZOR GÜNÜMDE YANIMDA OLMASI ÖNEMLİYDİ’
Yaşadığı talihsiz süreçte; yakın çevresinden, kulübünden ve sporcu arkadaşlarından büyük destek gördüğünü ifade eden Kayaalp, "Abdullah Çakmar hocam, Taha (Akgül) kardeşimin ve diğer arkadaşlarımın kötü günümde yanımda olması çok önemliydi. Süreçten sonra çıktığım ilk turnuvada Taha kardeşime ‘ilk maçıma gelecek misin?’ dedim. Bir baktım ki sürpriz yapmış bana. Sağ olsun turnuva sonunda da kazandığım madalyayı o taktı. Güzel bir anı oldu" şeklinde konuştu.
‘DÜNYA GÜREŞİNDE KARELİN’İN 25 BENİM İSE 27 MADALYAM VAR’
Akgül, "Güreş tarihinin en fazla madalya kazanan sporcularından biri olarak buradayım. 3 olimpiyat madalyam var zaten. 2’si bronz, biri gümüş. Eksiğimiz altın madalya orada. 5 de Dünya şampiyonluğum var. 14 finalde 12 altın madalyam var Avrupa'da. Aleksandr Karelin'in 25 madalyası var, benim 27 tane. Güzel bir duygu. Tek amacım Avrupa’da bir tane daha altın madalya kazanarak bu rekoru, ülkeme kazandırmak” diye konuştu.
‘BAYRAĞIMIZI GÖNDERE ÇEKTİRMEK İÇİN MÜCADELE ETSİNLER’
Spor yapan tüm gençlere tavsiyelerde bulunan Kayaalp, şu ifadeleri kullandı: “İnanılmaz bir gençlik potansiyelimiz var. Hepsine en büyük tavsiyem vatanını, bayrağını çok sevsinler. Kamplarda işte güreş eğitimlerinde yedikleri her bir çorbanın hakkını verebilmek için mücadele etsinler. Her gün o sofraya oturduğumuzda devletimiz tarafından önümüze koyulan o bir kap yemeğin karşılığını verebilmek için antrenmana çıksınlar. Bayrağımızı göndere çektirmek için mücadele etsinler. Ayrıca sağlıklarına da çok dikkat etsinler. Benim gibi bu kadar madalya kazanmış bir sporcunun başına bazı şeyler gelebiliyorsa, onlar için de bu bir örnektir. İnşallah hepsi ileride bizim gibi büyük başarılar elde ederler. Sadece güreşte değil, bütün dallardaki genç kardeşlerime başarılar diliyorum.”