Vücuttaki ani değişimlere dikkat!

Kanser, vücudumuzda ortaya çıkan belirtilerle aslında 'Geliyorum' der.

ABONE OL
GİRİŞ 06.04.2015 09:05 GÜNCELLEME 06.04.2015 09:05 Doktora Sor
Vücuttaki ani değişimlere dikkat!
Vücuttaki ani değişimlere dikkat!

Aniden ortaya çıkan öksürük, birden yükselen ve düşmeyen ateş... Geceleri terlemeye başlama, nedensiz bir şekilde vücudun herhangi bir yerinde ortaya çıkan kanamalar... Uzun süren öksürük ve enfeksiyonlar... Yüzde görülen şişlikler ve nefes kokusu... Kansere işaret eden belirtiler elbette bunlarla sınırlı değil. Ancak vücutta hangi belirtinin kanseri düşündürebileceği; bu belirtilerin nasıl ve ne şekilde ortaya çıktığına bağlı. Doktora başvurmak için en önemli neden, kişinin vücudunda daha önce görmediği bir değişiklik ya da farklılıktır. Çünkü erken evre de olsa birçok kanser türü, vücutta neden olduğu değişikliklerle aslında 'Geliyorum' diyor.

Memorial Şişli Hastanesi Onkoloji Merkezi'nden Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Serkan Keskin, kanser tedavisinde çok büyük bir önemi olan erken tanıya olanak sağlayan belirtiler hakkında bilgi verdi:

ANİDEN OLAN KANAMALARA DİKKAT!

Hangi kanamalar kanseri düşündürmeli?

Vücudun neresinden gelirse gelsin, kanama anormal bir durumdur. Kanama bir hastalık değildir, bir hastalık sonucu oluşmaktadır. Bu yüzden nedeninin mutlaka araştırılması gerekir. Yani bir kişinin idrarından kan gelmesi, menopozdan sonra kanamalarının olması, ağızdan ve burundan, herhangi bir hastalığa bağlı olmadan kan gelmesi; normal karşılanmaması gereken durumlardır. Adet ve hormon düzensizliği, böbrek taşı, burun damarlarında çatlak ya da hemoroid gibi hastalıklarda kanamalar ortaya çıkabilir. Böyle nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan hiçbir kanama normal değildir. Her kanama da kanseri işaret etmez. Ancak aksinin ispat edilmesi gerekir. 

Her kanama kanser kaynaklı mıdır?

Elbette değil. O tamamen hastanın durumu ile ilgili. Eğer hastanın bir böbrek taşı öyküsü varsa, bununla ilgili sorun yaşamış ve ara ara kanama da geçirmişse, öncelikle taş yönünden araştırılır. Çünkü çok yüksek bir ihtimalle böbrek taşı düşürüyordur. Hemoroid sorunu varsa, bu nedenle sürekli kanamaları oluyorsa; yine öncelikle değerlendirilmesi bu yönde olur. Tansiyon yükselmesi kişide burun kanaması yapıyorsa, öncelikle tansiyon kontrolü gerekir. Mide ve bağırsak sisteminde var olan bir sorunu haber veren dışkı belirtilerinde ise, kanamayı tespit etmek için gizli kan testlerine başvurulur. Bu testler ile sorunun yüzde 70'i belirlenebilir. Ancak yüzde 30'luk bir şüphe kalabilir. Bu durumda endoskopi ve kolonoskopi yöntemlerine başvurmak, kesin tanının konulmasını sağlar. 

KANSIZLIK MENOPOZDA RİSKLİ 

Kansızlık, kanser belirtisi olabilir mi?

Halsizlik, ellerde üşüme, bir türlü ısınamama, göz kapaklarının veya cildin soluk olması, konsantrasyon bozukluğu, dişlerde çürüme gibi sorunlar kansızlığın göstergesi olabilir. Kansızlık hiçbir zaman bir neden değil, bir sonuçtur. Bu nedenle altta yatan kansızlığın mutlaka araştırılması gerekir. Özellikle menopoz dönemindeki kadınlar ve erkekler için önemli bir hastalığın belirtisi olabilir. Bu yüzden, kansızlık şikayetiyle doktora başvuran ya da rutin kontrollerinde bu sorun tespit edilen hastalarda ileri tetkikle neden belirlenmelidir. Çünkü sebebi bilinmeyen kansızlık yalnızca ilaçla tedavi edildiğinde kan değerleri o dönem için istenilen seviyeye ulaşsa da, kanser kaynaklı ise hastalığın erken teşhis olanağı kaybedilmiş olur. kişinin 

AĞZINIZDA KÜF KOKUSU VARSA DOKTORA GİDİN!

Ağız kokusu;
akciğer kanseri, mide kanseri ve özefagus (yemek borusu) kanserinde görülmektedir. Genellikle küf kokusu gibi tarif edilir ve hastanın yakınındakileri rahatsız edici bir kokudur. Dil, dudak içlerinde olan ve aft olarak adlandırılan ülser tipi yaraların bir aydan fazla süre ile geçmemesi de doktora gitmeyi gerektiren önemli bir durumdur. Çünkü bu yaralar baş ve boyun kanserlerinin en önemli belirtilerinden biridir. Baş ve boyun kanserlerinde neden, yüzde 100'e yakın sigaradır. Son zamanlarda HPV (Human Papilloma Virus) virüsünün de baş ve boyun kanserlerinde önemli bir rolü bulunduğu bilinmektedir.

Artan yorgunluk

Üç-beşgün süren keyifsizlik, halsizlik ve yorgunluk önemli bir durum değildir. Ancak bunun günden güne artması, halsizliğe kusma eklenmesi halinde dikkatli olunmalıdır. Çünkü bir halsizlik aylarca sürmez. Depresyon, aşırı adet kanaması gibi sebeplerin yanı sıra onkolojik hastalıklar da halsizlik yapabilir. 

İNATÇI ÖKSÜRÜK VE SES KISIKLIĞI ÖNEMSENMELİ

Kulak, burun, boğaz hastalıkları, sinüzitler, bademcik iltihapları, reflü ve bazı tansiyon ilaçları öksürüğe yol açabilir. Öksürük nedeniyle tedavi olan ancak sonuç alamayan pek çok hasta, tansiyon ilacının değiştirilmesi ile bu sorundan kurtulabilir. Ancak öksürük tek başına kanseri düşündürmemelidir. Çünkü bu hasta grubunda belirtiler genellikle bir tane değil birden çoktur. Hasta inatçı öksürüğün yanı sıra kilo vermeye başlar, ağzından kan gelir, öksürük nedeniyle uyuyamaz ve geceleri terler. Öksürük özellikle iki aydan daha uzun bir süre geçmiyorsa, altında yatan neden mutlaka araştırılmalıdır. İnatçı ses kısıklığı da kanser açısından önemsenmesi gereken bir durumdur. Ancak sesteki kısıklıktan kasıt; sesin yavaş yavaş kabalaşması, çatallanması ve karakterinin değişmesidir. Kişi çoğu kez bu nedenle çevresi tarafından da uyarılır. Uyarılar dikkate alınmalı ve 'Sigaradan' diyerek geçiştirmek yerine altında yatan neden araştırılmalıdır. 

VÜCUDUNUZDAKİ DEĞİŞİMLERİ ÖNEMSEYİN

'Midem yıllardır ağrıyor, hazımsızlık ve şişkinlik sorunu yaşıyorum', '10 yıldır geçmeyen bir öksürük ile uğraşıyorum' ya da 'Yıllardır geceleri hep terlerim...' Peki bu tip şikayetler kanseri düşündürmeli mi? Hangi durumda doktora başvurmalı? İşte yanıtlar: 

BİORİTİ MDEKİ DEĞİŞMELER

Kilo kaybı, iştahsızlık, halsizlik, yorgunluk, zaman zaman görülen ateş yükselmeleri, mide bulantısı ve kusma, karın ağrısı, kanamalar, ağızdan kan gelmesi ve kanlı balgam ile genel olarak dermansızlık; kanser belirtisi olabilir. Mide bağırsak sorunları toplumun neredeyse yüzde 50'sini etkilemektedir. Zaman zaman her kişide hazımsızlık, şişkinlik, gerginlik gibi şikayetler olabilir. Bu şikayetler uzun süre devam ettiğinde, 'nasıl olsa geçer' yaklaşımı ile hareket etmemelidir. Düzenli kontroller mutlaka yaptırılmalıdır. Ancak bu rutin sorunlara yenisi eklendiğinde ya da mevcut durumda herhangi bir değişiklik olduğunda mutlaka doktora başvurulması gerekir. 

AĞRI UYANDIRIYORSA...

Örneğin; yıllardır süren mide ağrısı artık geceleri uykudan uyandıracak boyuta geldiyse, bulantı, kusma, erken doygunluk ya da yutma zorluğu ve kilo kaybı varsa önemsenmelidir. Var olan şikayetlerin karakterlerinin değişmesi ya da yeni başlaması, kişinin doktora gitmesini gerektirecek nedenlerdir. 

KAYNAK : Didem Seymen - Sabah
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR