Almanya’da yitik nesil alarmı

Almanya’da Müslüman ailelerin çocuklarını asimile etmesiyle gündeme gelen Alman Gençlik Daireleri’ne gönüllü gidişler de son yıllarda tehlikeli boyuta ulaştı. Sadece 1 yılda 11 bin Müslüman çocuk ailesini bırakıp Alman Gençlik Daireleri’ne gitti.

ABONE OL
GİRİŞ 16.02.2020 07:01 GÜNCELLEME 16.02.2020 07:06 DÜNYA
Almanya’da yitik nesil alarmı
Almanya’da yitik nesil alarmı

Almanya‘da aralarında Türklerin de olduğu Müslüman ailelerin çocukları sistematik asimilasyona maruz bırakılıyor. Sayıları resmi olarak açıklanmayan binlerce çocuk çeşitli gerekçelerle Alman Gençlik Daireleri (Jugendamt) tarafından alınıp Hristiyan ailelerin yanına veriliyor. Ancak diğer bir tehlikeyi ise gönüllü gidişler oluşturuyor. Sadece 1 yılda 11 bin Müslüman çocuk, kendi isteğiyle Alman Gençlik Dairelerinin koruması altına girdi. Sözde çocukları şiddetten korumak amacıyla kurulan bu yurtlarda, çocuklar uyuşturucu madde, ticari sömürü ve cinsel istismara uğrayabiliyor. Gurbetçi ailelerin yıllardır kanayan yarası haline gelen söz konusu durumla ilgili Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’nda (SETA) ‘Alman Gençlik Dairesinin Koruma Altına Aldığı Türk Kökenli Çocuklar’ başlıklı bir panel gerçekleştirildi.

 

 

ÇOCUKLARA TERBİYE VEREMİYORUZ

Savaş Çalışır

 

 

Panelde, sosyal pedagog Savaş Çalışır, çocuğunun Alman Gençlik Dairesi tarafından koruma altına alınması ile ilgili süreci detaylarıyla anlatarak, “Alman Gençlik Dairesinin Türklere yönelik ayrımcılık yaptığını düşünmüyorduk. Fakat tecrübeyle bizzat bunu yaşadık” dedi. Çalışır, çocukların, Alman Gençlik Dairesi “sopası”nı ailelerine karşı kullandığını vurgulayarak, “Sosyal pedagoglar bizlerle iletişime asla geçmeden çocuğumuza el koyup Alman Gençlik Dairesine götürdüler. Çocuğa ‘ders çalış’ demek bile bir kısıtlama olarak görülüyor ve çocuğun ailesine karşı Alman Gençlik Dairesi ‘sopası’nı kullanmasına sebep oluyor. Yasal olarak aile, çocuğuna istediği kültürü ve eğitimi verme hakkına sahiptir. Fakat Gençlik Dairesi personeli ‘çocuğun istediği saatte eve gelebileceği’ gibi argümanlarla çocuklara el koyabiliyor. Bu durum da çocuğun Gençlik Dairesini kullanarak istediklerini yaptırmasına ve ailenin çocuğunu terbiye etmesini zorlaştırmasına sebep oluyor” diye konuştu.

TÜRKİYE’YE GETİRMEK EN DOĞRU KARARDI

Almanya’da çocukların, ailelerinin nerede olduğunu öğrenmek için aramasını dahi şiddet olarak nitelendirerek Alman Gençlik Dairesine ihbarda bulunduğunu belirten Çalışır, şunları anlattı: “2015 Eylül ayından sonra durumumuz daha da kötüleşti. Göz göre göre çocuğumuz elimizden alındı. Çocuğumuzu korumak için Alman vatandaşlığından çıkararak Türkiye’ye dönüş yaptık. Fakat kızımız Alman Gençlik Dairesini harekete geçirdi ve bize dava açıldı. Mahkeme, çocuğun velayet hakkının ailesinde olması gerektiğine karar verdi. Dolayısıyla çocuğu bize verdi. Eğer biz çocuğumuzu Türkiye’ye getirmeseydik velayet hakkı bizden alınacak ve çocuğumuza tamamen el konulacaktı. Çocuğumuz şu an burada çok başarılı, iyi bir şirkette de çalışıyor. Çocuğumuzu orada tutmayıp Türkiye’ye getirerek çok doğru bir karar aldığımızı düşünüyorum.”

İnsan haklarını ihlal ediyorlar

Çocuk koruma sisteminin dünyada büyük sorunlara neden olduğunu ifade eden Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Sosyal Hizmet Uzmanı Fikret Yaman şu değerlendirmelerde bulundu: “Uygulamanın amacı çocukları korumak ancak sonuçta ‘çocuklar gerçekten korunuyor mu yoksa zarar mı görüyor’ sorusunu yanıtlamalıyız. 2016’da 16 bin çocuk kendi isteğiyle koruma altına girmiş. Bunların 11 binini göçmenlerin çocukları oluşturuyor. Aileler, kendi çabalarıyla birtakım çözümler bulmaya çalışıyor. Çocuklara henüz bebekken el konulmasıyla çocukların dil, kültür ve yaşam biçiminde değişimler olabiliyor. İnsan haklarını ihlal eden bu müdahalelerin değişmesi ve çocuğun kültürünü, dilini koruyabilmesi gerekiyor. Hukuki açıdan ailelerin çocuklarını kendi inançları ve değerlerine göre yetiştirme hakkı bulunmaktadır. Bu sebeple koruma sistemindeki sorunların çözümünde bu hakkın göz ardı edilmemesi gerekiyor.”

Yenişafak

YORUMLAR 68 TÜMÜ
  • Ademoğlu 6 yıl önce Şikayet Et
    Yakında Türkiye’dekiler de öyle olmaya doğru gidiyor Allah korusun kadın sığınma evleri ön adım. Arkası çocuklar için aynısı geliyor göz göre göre gaflet ediliyor nedense
    Cevapla
  • Ali 6 yıl önce Şikayet Et
    Dünya bunalımda çocuklar napsın
    Cevapla
  • murat 6 yıl önce Şikayet Et
    arabistandaki muslumanla, irandaki muslumanla, turkiyede ki muslumanin farkindan bahsedin. birakin avrupadaki muslumanlari. bin bir cesit musluman var artik dunyada. hangisi
    Cevapla
  • Keamuran 6 yıl önce Şikayet Et
    Bütün dünyadaki müslümanların tek bir kitabı var, oda Kuranı zişandır. Biz ona uyduğumuz takdirde yürüdüğümüz yollar farklı olsada bir gün mutlaka birleşeceğiz.
    Cevapla
  • Yayinla 6 yıl önce Şikayet Et
    Sen Ehli Sünnet velcemaat üzere yaşayanlari bul onlara tabi ol , bu kadar zormu.nedir o safsata bin türlü müslüman var demek. Birakin bu fetö oyunlarini
    Cevapla
  • Esra 6 yıl önce Şikayet Et
    Isterse 10 bin çesit müslüman olsun fark etmez, çünki neden "EHLI SÜNNET VEL CEMAAT,, tekdir. Sen önce bunu ögren
    Cevapla
  • Hakanaga 6 yıl önce Şikayet Et
    Çin in yaptigini modern bir sekilde avrupalilar yapiyor Devletimiz el atmasi elzemdir
    Cevapla
  • Arif 6 yıl önce Şikayet Et
    Bizim insanlar bilgisiz, cahil ve kendileri dinini tam manasi ile bilmiyor ve uygulamiyor, peki turkiye ne yapsin, elinden geleni yapiyor, sen elinle itersen ne yapsin.
    Cevapla
  • yusuf 6 yıl önce Şikayet Et
    almanyada irkcilik patladi heryerde saldiri var . naziler binlerce suc isliyor. ne olacagi belli degil. cocuklari okulda ögretmenler ifsat etmek icin can la basla calisiyorlar. cogu aile ya habersiz yada umurunda degil.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR