İsrail doğal gazı KKTC'den mi geçecek?

Haber7 yazarı Ata Atun, Türkiye'nin İsail'le normalleşmesinin KKTC'ye de kazanımlar getirebileceğini belirtti.

ABONE OL
GİRİŞ 05.04.2022 13:53 GÜNCELLEME 05.04.2022 14:03 DÜNYA
İsrail doğal gazı KKTC'den mi geçecek?
İsrail doğal gazı KKTC'den mi geçecek?

Eski KKTC Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve akademisyen Ata Atun, Haber7'deki köşesinde ele aldığı yazısında, İsrail ile Türkiye arasında artan ilişkilerin KKTC üzerinde oluşturacak etkisini yazdı.

İsrail gazının KKTC'den geçebileceğini kaydeden Atun, olası güzergahlara atıf yaparak, "Rumlar çığırtkanlıklarıyla istedikleri kadar ABD'yi, AB'yi yanlarına çekip, rantabl olmayan, Türkiye'yi by-pass eden projeleri dayatmaya kalksalar da dünyanın değişen konjonktürü, bu şımarıklıkları kaldıracak görünmüyor ki, Türk ve İsrailli teknisyenler birinci projenin daha ucuz ve garantili olduğu görüşünde. Bana göre ekonomik akıl siyasetin de belirleyicisi olacak ve bu proje hayata geçirilirse, Türkiye-İsrail ilişkilerinin üst düzeye çıkmasına ilaveten KKTC-İsrail ilişkileri de çok üst düzeye çıkacak, ABD'nin ve AB'nin KKTC'ye bakışı ve yaklaşımı ister istemez değişecek" ifadelerini kullandı.

İşte Atun'un yazısı;

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Anastasiadis seçildiği 2013 yılından beridir Afrodit ve Glafkos bölgelerinden çıkacak doğal gazın, İsrail'inki ile birleşerek Yunanistan üzerinden Avrupa'ya gideceği hayalini kurdu ve bu uğurda çalışmalar yaptı.

İsrail, Ürdün ve Mısır ile Türkiye karşıtı ittifaklar kurup, Türkiye'ye ve Kıbrıslı Türklere gözdağı vermeye çalıştı, milyonlar harcayıp "EastMed Doğal Gaz Boru Hattı" çalışmasını yaptırdı. "Ben tanınan devletim, siz değilsiniz, bana mahkumsunuz" kafasıyla Kıbrıs Türklerini yok sayarken, hayallerinin gerçekleşeceğinden ziyadesiyle emindi.

Lakin işler istediği gibi gitmeyecekti. İlk darbeyi, ABD Teksas merkezli Nobel grubundan, ikinciyi de İsrailli Delek şirketinden aldı. Bu şirketler bu bölgedeki gaz hacim olarak küçük, kalite olarak düşük diyerek arama ve sondaj faaliyetlerini durdurdular. Arkasından İtalya merkezli Eni şirketi, çalışmalarını kontratı icabı kerhen devam ettirmeye başladı. Kasten girdiği Türkiye'nin Mavi Vatan sularından kovulunca, bölgeden ayrıldı.

En büyük darbe ABD'den geldi. "ABD'li şirketler hayal ürünü projelere yatırım yapmaz" diyerek, "EastMed Doğal Gaz Boru Hattı"nın hayata geçirilemeyecek kadar uçuk olduğunu açıkladı ve projenin üzerine bir çizgi çekildi.

Bölgedeki gelişmeler Anastasiadis'in içine bir umut daha düşürdü. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü'nün, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısı sonrasında Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının daha büyük bir öneme sahip hale geldiğini ifade etmesi Rumları pek heyecanlandırdı ve sevindirdi. Ancak sözcü, ABD'nin sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşınması ve elektrik kabloları döşenmesi projelerini desteklemeyi sürdürdüğünü açıklayınca büyük bir düş kırıklığı yaşadılar.

Hayal kırıklıkları onunla da sınırlı kalmadı. İşler, Rumların siyasi ve ekonomik olarak hiçte hoşlarına gitmeyecek bir düzlemde ilerledi ve İsrail'in Leviathan bölgesinden çıkardığı doğal gazın Avrupa'ya taşınması için iki farklı güzergah belirlendi. İsrail Cumhurbaşkanı Yitzak Herzog'un Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ziyaret etmesi ile başlayan üst düzey görüşmeler teknik seviyeye kadar inince ortaya çıkan iki güzergahın birincisi; Önce Leviathan bölgesinden deniz altından direkt olarak Mağusa limanına veya boğaza, oradan da karadan Geçitköy'e, ardından da mevcut su hattının altyapısını kullanarak Taşucu'na deniz altından boru hattı döşenmesi. Bu güzergahın toplam uzunluğu 430 km.

İkinci güzergah ise Leviathan bölgesinden 430 km uzakta yer alan Yumurtalık limanına direkt olarak deniz altından boru hattı döşenmesi.

Rumlar çığırtkanlıklarıyla istedikleri kadar ABD'yi, AB'yi yanlarına çekip, rantabl olmayan, Türkiye'yi by-pass eden projeleri dayatmaya kalksalar da dünyanın değişen konjonktürü, bu şımarıklıkları kaldıracak görünmüyor ki, Türk ve İsrailli teknisyenler birinci projenin daha ucuz ve garantili olduğu görüşünde. Bana göre ekonomik akıl siyasetin de belirleyicisi olacak ve bu proje hayata geçirilirse, Türkiye-İsrail ilişkilerinin üst düzeye çıkmasına ilaveten KKTC-İsrail ilişkileri de çok üst düzeye çıkacak, ABD'nin ve AB'nin KKTC'ye bakışı ve yaklaşımı ister istemez değişecek.

KAYNAK : Haber7
YORUMLAR 27 TÜMÜ
  • Mehmet Akif 3 ay önce Şikayet Et
    Dereyi görmeden paça sıvamayın bence. Siyaset hep hayal aşılıyor bize
    Cevapla
  • Misak-ı Milli 3 ay önce Şikayet Et
    Kıbrıs acil bir şekilde Müslümanlaştırılmalı. Suriye ve Afgan Mülteciler Kıbrısa doldurulmalı.
    Cevapla
  • Kktc 3 ay önce Şikayet Et
    Var zaten hiç türk yokki
    Cevapla
  • Ahmet 3 ay önce Şikayet Et
    Biz kurtulmaya çalışıyoruz bir de Kıbrıslılara verelim orada arabistan olsun oldu canım.
    Cevapla
  • koray derik 3 ay önce Şikayet Et
    rum işgali altında olan güney kısmına mı dolduruyoruz ?
    Cevapla
  • Özgür 3 ay önce Şikayet Et
    :)))) emrin olur
    Cevapla
  • Mehmet Akif 3 ay önce Şikayet Et
    İsrailliler yıllardır zaten KKTC vatandaşları üstünden toprak alıyor KKTC'de
    Cevapla
  • Vatandaş 3 ay önce Şikayet Et
    Buna zeka denir reis libyaile deniz yetki anlaşmasın imzalamasaydı hem türkiye hem küzey kıprıs köşeye sıkışmış hiçbir yere hareket edemez hale gelecekti şimdi rumlarla yonanlar köşeye sıkışış durumda hani bay kemal diyoduya libyada ne işimiz vardiye baykemal şimdi gördünmü orada ne işimiz oldugunu sen kuş beyinli oldugu için bunlara aklı ermez onun aklı hainlerle işbirliginden anlar
    Cevapla
  • Erol 3 ay önce Şikayet Et
    Yarın canı sıkıldığı zaman rusya gibi bizide gazla tehdit eder direk turkiyeye gelse iyi olur.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR