Eski ABD'li yetkiliden 'Türkiye' itirafı: İsrail bunun için lobi kurdu...

Eski ABD'li yetkili Josh Paul, Ankara'nın NATO üyesi olduğunu ve İsrail'in niteliksel askeri üstünlüğünü Türkiye'ye karşı genişletme çabasını absürt buldu. Paul, Gazze saldırıları nedeniyle İsrail'in ABD kamuoyunu kaybettiğini belirtti.

ABONE OL
GİRİŞ 15.01.2026 14:08 GÜNCELLEME 15.01.2026 18:20 DÜNYA
Eski ABD'li yetkiliden 'Türkiye' itirafı: İsrail bunun için lobi kurdu...
Eski ABD'li yetkiliden 'Türkiye' itirafı: İsrail bunun için lobi kurdu...

Dönemin ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin Gazze politikasını ve İsrail'e silah sevkiyatını protesto etmek amacıyla Ekim 2023'te çalıştığı pozisyondan ayrılan Paul, kurucu ortağı olduğu "A New Policy" aracılığıyla ABD'nin silah satışları ve dış politika tercihleri konusunda çalışmalar yürütüyor.

Paul, "niteliksel askeri üstünlük" kavramının ilk kez ABD tarafından NATO'nun Rusya karşısındaki konumunu tanımlamak amacıyla kullanıldığını, NATO'nun temel amacının da ABD ve müttefiklerine Rusya'ya karşı bu üstünlüğü sağlamak olduğunu anlattı.

"KESİNLİKLE ABSÜRT"

Türkiye'nin NATO üyesi olduğunu vurgulayan Paul, "İsrail'in niteliksel askeri üstünlüğünün, ABD'nin ve NATO'nun askeri üstünlüğünün önüne geçmesi gerektiği yönündeki düşünce kesinlikle absürt. Bu durum, tüm NATO üyeleri açısından ciddi endişe kaynağı olmalı." dedi.

Paul, QME'ye dair hukuki çerçevenin, bugüne kadar hiçbir NATO üyesine uygulanmadığına işaret etti.

Josh Paul

"NİTELİKSEL ASKERİ ÜSTÜNLÜK (QME)"

ABD silah transferlerine ilişkin mevzuata göre "niteliksel askeri üstünlük (QME)", İsrail'in Orta Doğu'daki herhangi bir ülkeye karşı askeri üstünlüğünü korumasını güvence altına almayı amaçlıyor.

Son yıllarda İsrail yanlısı bazı ABD Kongre üyeleri, QME kavramının Türkiye'ye de uygulanması ya da Türkiye'nin ABD Dışişleri Bakanlığı bünyesindeki Yakın Doğu (NEA) Bürosu kapsamına alınması yönünde girişimlerde bulundu.

İSRAİL'DEN F-35 LOBİ GÖRÜŞMELERİ

İsrail de Türkiye'ye F-35 savaş uçaklarının satışını engellemeye yönelik lobi faaliyetleri yürüttü.

QME'nin yalnızca NEA Bürosu kapsamındaki Arap ülkeleri ile İran'a uygulandığından bahseden Paul, düzenlemenin NATO üyesi olan Türkiye için ise bugüne kadar hiçbir zaman geçerli olmadığını kaydetti.

Paul, Türkiye'nin QME kapsamına alınmasına ilişkin girişimlerin ABD'nin ulusal çıkarlarından ziyade İsrail'in Washington'daki etkisini artırmaya yönelik olduğunu savundu.

"HİÇBİR GEREKÇESİ YOK"

Türkiye ile İsrail arasında geçmişte herhangi bir çatışma yaşanmadığına dikkati çeken Paul, iki ülkenin bölgesel meseleler, güvenlik konuları ve Filistin meselesinde farklı bakış açılarına sahip olduğunu, ancak bunun hiçbir zaman çatışmaya yol açmadığını ifade etti.

Paul, mevcut yasal çerçeve ve Dışişleri Bakanlığındaki deneyimlerine dayanarak, "Türkiye'ye QME uygulanması için hiçbir gerekçe bulunmadığını" dile getirdi.

İSRAİL'İN NİTELİKSEL ASKERİ ÜSTÜNLÜĞÜ VE BÖLGESEL ETKİLERİ

İsrail, bölgedeki hava üstünlüğünü korumak amacıyla Suudi Arabistan ve Katar'a F-35 tipi savaş uçaklarının satışına da açık şekilde karşı çıkıyor.

Orta Doğu ülkelerine yapılacak her ABD silah satışının, İsrail'in "niteliksel askeri üstünlüğünü" zayıflatıp zayıflatmayacağı yönünde değerlendirmeye tabi tutulduğunu belirten Paul, bu değerlendirmelerin Kongre'ye raporlandığını aktardı.

Paul, QME yaklaşımının silahlanma yarışını tetikleyebileceğine işaret ederek, bunun Arap ülkelerini Fransa, Çin ve Rusya gibi alternatiflere yönelterek ABD'nin bölgedeki etkisini zayıflattığını söyledi.

"İSRAİL, ABD KAMUOYUNU KAYBETTİ"

Paul, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının, Amerikan kamuoyunun ABD-İsrail ilişkisine bakışını kökten değiştirdiğinin altını çizdi.

Washington'ın, sivillerin hedef alındığına ve insani yardımların engellendiğine dair güvenilir raporlara rağmen İsrail'e askeri destek vermeyi sürdürmesinin ülkede geniş çaplı eleştirilere yol açtığına değinen Paul, bu sürecin kamuoyunda kalıcı bir kırılma yarattığını vurguladı.

Paul, "İsrail, bir nesil boyunca Amerikan kamuoyunu kaybetti." diye konuştu.

Bahadır Alemdar Haber7.com - Editör
Haber 7 - Bahadır Alemdar

Editör Hakkında

Trabzon’da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamladı. Bahçelievler Anadolu Ticaret Meslek Lisesinde ‘Web Programcılığı’ bölümünden mezun oldu. Yüksek öğrenimini, Atatürk Üniversitesinde ‘Yeni Medya ve Gazetecilik’ mezunu olarak tamamladı. Gazeteciliğe ilk adımını 2011 yılında attı. 13 yıllık profesyonel meslek hayatında SEO içerik ve muhabirlik de dahil olmak üzere ağırlıklı olarak gündem, dünya, ekonomi, spor ve teknoloji kategorilerinde birçok haber ve röportaja imza atarak galeri ve video hazırladı. Bahadır Alemdar, meslek hayatına Haber7.com'da aktif olarak devam etmektedir.
YORUMLAR 8 TÜMÜ
  • Mehmet 13 dakika önce Şikayet Et
    Nedense gerçekleri hep eskiler, artık misyonunu tamamlamışlar söylüyor
    Cevapla
  • Yistif - Rize 57 dakika önce Şikayet Et
    Onlar bize karşı asla üstün olamaz. Çünkü bizim Türk Milleti aşırı savaşçı bir millettir. Asla geri adım atmaz ve savaştan eteklik giyip kaçmaz. Silah bir yere kadwr işe yarar ama bir yerden sonra artık yürek konuşur. Kimse kusura bakmasın siyonist kesim bize karşı asla savaşamaz. Korkakça hareket edip bize silah sıkabilir ama asla bize karşı savaşamaz.
    Cevapla
  • Selim 59 dakika önce Şikayet Et
    6 çı nesıl savaş ucagı üretiyüruz. İsrail sen daha neyın pesındesın
    Cevapla
  • Nedim 1 saat önce Şikayet Et
    Türkiye İsrail savaş etmedi ama İsrail bir Türk teknesine saldırdı ve Türkleri vurdu.
    Cevapla
  • Misafirü 1 saat önce Şikayet Et
    Niteliksel üstünlük algıdır yalandır!ama bir konu var türkiyeden üstünlüğü var olabilir oda nükler silah!eğer bunu kast ediyorsa doğrudur!ayrıca israilin silah üstünlüğü abd ingiltere almanya fransa sayesindedir bize kısıyolar ama israile limitsiz silah temin ediyorlar
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR