Filistin’de varoluş savaşı devam ediyor: Toprak Günü’nün ellinci yılı!
Filistinlilerin topraklarına el konulmasına karşı direnişin simgesi olan Toprak Günü 50’nci yılında anılıyor. 1976’da başlayan süreçte İsrail’in yerleşim faaliyetleri, günümüzde de Filistinliler üzerindeki baskıyı sürdürüyor.
ABONE OL
Filistin'de 1976'da İsrail'in geniş Filistin topraklarına el koyması ve protestoların onlarca Filistinlinin ölümüne ve yaralanmasına yol açmasıyla başlayan "Toprak Günü"nün üzerinden tam yarım asır geçti.
İsrail ile Filistin arasındaki çatışmanın kaynağı olan toprak konusunda Filistinlilerin gösterdiği direnişin simgesi haline gelen bu gün, dünyanın her yerindeki Filistinliler tarafından idrak ediliyor.
Bu sene 50'nci yılı anılırken resmi istatistikler İsrail'in 2025 yılında Filistinlilere ait yaklaşık 6 bin dönüm araziye el koyduğunu; Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırıların da her geçen gün arttığını gösteriyor.
Ayrıca bu yılki yıl dönümü, Filistin toprakları üzerindeki gaspçı İsraillilerin tahakkümünde benzeri görülmemiş bir artışın yaşandığı ve uluslararası kamuoyunun ABD/İsrail-İran savaşıyla meşgul olduğu bir dönemde anılıyor.
TOPRAĞIN VE İŞGALİN HAFIZASI
Yaklaşık yarım asır önce; 1975'te Tel Aviv hükümeti "Celile'nin Geliştirilmesi" isimli bir proje kapsamında, Batı Şeria'nın güneyindeki Celile bölgesini "Yahudileştirme planını" duyurdu. Bu plan, Filistinlilere ait topraklarda yerleşim alanları kurmayı öngörüyordu.
İsrail hükümeti aynı yılın 29 Şubat'ında yerleşim birimleri inşasına tahsis etmek için Sahnin, Arraba, Deyr Hanna ve Arab Savaid beldelerinde 21 bin dönüm araziye el koyma kararı aldı.
İsrail makamları, bu kararın akabinde tartışmalar tırmanırken olası bir çatışmayı önlemek amacıyla 29 Mart akşamı el konulmak için kararda geçen beldelerde sokağa çıkma yasağı getirdi ve her türlü protesto gösterisini "yasa dışı" ilan etti.
İsrail'in bu adımı karşısında Filistin Topraklarını Savunma Komitesi 30 Mart'ta genel grev ilan etti. Başta Deyr Hanna ve Arraba olmak üzere pek çok beldede gösteriler düzenlendi.
İsrail polisi eylemlere müdahale etti; gösterileri şiddet kullanarak bastırdı bu da protestoların genişlemesine neden oldu.
İsrail polisi gösterilere katılan Filistinlilere ateş açarak 6 kişiyi öldürdü, binlerce kişiyi yaraladı.
Bu olay, polis ile İsrail vatandaşı olan Filistinli kitleler arasında yaşanan ilk kitlesel çatışma olması sebebiyle büyük önem kazandı.
Olayın gerçekleştiği tarihte Deyr Hanna beldesinde yaşayan Filistinlilerin yaklaşık yüzde 20'sini Hristiyanlar, geri kalanını ise Müslümanlar oluşturuyordu.
Olaya ilişkin soruşturma komisyonu kurmayı reddeden Tel Aviv, o günden bu yana Filistin topraklarına el koyma ve yerleşim politikasına hız kesmeden devam ediyor.
YERLEŞİM VE İŞGAL FAALİYETLERİ
Filistin Merkez İstatistik Bürosu’nun aktardığına göre, İsrail 2025 yılı boyunca 5 bin 571 dönümden fazla Filistin toprağına el koydu.
Ayrıca yaklaşık 2 bin 609 dönüm için “el koyma”, 1731 dönüm için “kamulaştırma” ve 1231 dönüm için “devlet arazisi ilanı” olmak üzere toplam 100’e yakın idari emir çıkarıldı.
Bu uygulamaların, Filistinlilerin doğal kaynaklarını kullanmasını engelleyen ve ilhak politikasının bir parçası olan sistematik bir toprak kontrol stratejisinin devamı olduğu ifade edildi.
Aynı dönemde İsrail’in 2025 yılı boyunca yaklaşık 1400 Filistin yapısını tamamen veya kısmen yıktığı, bunlardan 258’inin Kudüs’te olduğu ve 104’ünün “kendi kendine yıkım” olarak kaydedildi. Ayrıca ruhsatsız yapı gerekçesiyle 991 yıkım emri çıkarıldığı aktarıldı.
HIZ KESMEDEN DEVAM EDEN YASA DIŞI YERLEŞİM FAALİYETLERİ
Yerleşim faaliyetlerine ilişkin verilerde, Batı Şeria’daki yerleşim ve askeri noktaların sayısının 2024 sonu itibarıyla 580’e ulaştığı, bunların 151’inin yerleşim, 256’sının ise kaçak yerleşim noktası olduğu ifade edildi.
Batı Şeria’daki “Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler” sayısının 778 bin 567 olduğu, bunların büyük bölümünün Kudüs’te (333 bin 580) yoğunlaştığı ifade edildi. Buna göre Batı Şeria’da her 100 Filistinliye karşı yaklaşık 23,2 “gaspçı İsrailli” düşerken, Kudüs’te bu oran 65,7’ye çıkıyor.
FİLİSTİNLİLERE VE MÜLKLERİNE SALDIRILAR
2025 yılı boyunca İsrail güçleri ve gaspçı İsrailliler tarafından, güvenlik güçleri koruması altında Filistinlilere yönelik toplam 23 bin 827 saldırı gerçekleştirildiği, bu saldırıların bireylere, mülklere ve tarım arazilerine yönelik olduğu belirtildi.
Saldırılarda 35 bin 273’ten fazla ağacın zarar gördüğü veya söküldüğü, bunların yaklaşık 26 bin 988’inin zeytin ağacı olduğu ifade edildi.
2026’nın ilk iki ayında ise 3 bin 837 saldırı kaydedildiği, bunların 2 bin 810’unun bireylere, 791’inin mülklere ve 236’sının topraklara yönelik olduğu aktarıldı. Ayrıca Filistinlilerin geniş tarım ve mera alanlarına erişiminin engellendiği, bunun da gıda güvenliğini olumsuz etkilediği vurgulandı.
Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria’da süren İsrail saldırılarında, öldürme, yıkım, zorla yerinden etme ve işgal faaliyetleri kapsamında 1137 Filistinlinin hayatını kaybettiği, yaklaşık 11 bin 700 kişinin yaralandığı ve yaklaşık 22 bin kişinin gözaltına alındığı belirtildi.
Uluslararası çevreler ise İsrail’in Batı Şeria’yı ilhak etme ihtimaline karşı uyarılarını sürdürüyor.