İran'dan ABD'ye sürpriz mektup! Pezeşkiyan'dan Amerika halkına tarihe geçen sesleniş

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, yayınladığı mektup ile ABD halkına seslendi. Pezeşkiyan, İran'ın modern tarihinde hiçbir zaman savaş başlatmadığını ve diğer uluslara düşmanlık beslemediğini vurguladı.

ABONE OL
GİRİŞ 01.04.2026 22:47 GÜNCELLEME 01.04.2026 23:47 DÜNYA
İran'dan ABD'ye sürpriz mektup! Pezeşkiyan'dan Amerika halkına tarihe geçen sesleniş
İran'dan ABD'ye sürpriz mektup! Pezeşkiyan'dan Amerika halkına tarihe geçen sesleniş

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, X sosyal medya hesabından Amerika Birleşik Devletleri (ABD) halkına hitaben kapsamlı bir mesaj yayımladı.

PEZEŞKİYAN ABD HALKINA MEKTUPLA SESLENDİ

Sözlerine "Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla" diyerek başlayan Pezeşkiyan, çarpıtma ve üretilmiş anlatıların ortasında gerçeği aramaya devam edenlere ve daha iyi bir yaşam arzulayanlara seslendiğini belirtti. Pezeşkiyan, "İran, bu ismi, karakteri ve kimliğiyle insanlık tarihinin en eski kesintisiz medeniyetlerinden biridir." dedi.

İran'ın çeşitli dönemlerdeki tarihi ve coğrafi avantajlarına rağmen modern tarihinde hiçbir zaman saldırganlık, yayılmacılık, sömürgecilik veya tahakküm yolunu seçmediğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan konuya, "Küresel güçlerin işgaline, istilasına ve sürekli baskısına maruz kalmasına ve komşularının birçoğuna karşı askeri üstünlüğe sahip olmasına rağmen İran hiçbir zaman bir savaş başlatmamıştır. Ancak kendisine saldıranları kararlılıkla ve cesaretle püskürtmüştür." sözleriyle işaret etti.

Mesud Pezeşkiyan

'İRAN HALKI DİĞER ULUSLARA DÜŞMANLIK BESLEMEMEKTEDİR'

İran halkının, Amerika, Avrupa veya komşu ülkelerin halkları da dahil olmak üzere diğer uluslara karşı hiçbir düşmanlık beslemediğini anlatan Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan çarpıcı açıklamalarda bulunarak, "Gururlu tarihleri boyunca tekrarlanan dış müdahaleler ve baskılar karşısında bile İranlılar, hükümetler ile yönettikleri halklar arasında her zaman net bir ayrım yapmışlardır. Bu, İran kültüründe ve kolektif bilincinde derin kökleri olan bir ilkedir, geçici bir siyasi duruş değildir." ifadelerini kullandı.

'EĞER BİR TEHDİT YOKSA İCAT EDİLİR'

İran'ın bir tehdit olarak gösterilmesinin ne tarihsel gerçeklikle ne de günümüzün gözlemlenebilir gerçekleriyle bağdaştığını vurgulayan Pezeşkiyan, şunları kaydetti: 

"Böyle bir algı, güçlülerin siyasi ve ekonomik heveslerinin, yani baskıyı meşrulaştırmak, askeri hakimiyeti sürdürmek, silah endüstrisini ayakta tutmak ve stratejik pazarları kontrol etmek için bir düşman üretme ihtiyacının bir ürünüdür. Böyle bir ortamda, eğer bir tehdit yoksa, icat edilir."

'İRAN'IN YAPTIĞI MEŞRU MÜDAFAAYA DAYANAN ÖLÇÜLÜ BİR TEPKİDİR'

ABD'nin askeri kapasitesinin büyük bir kısmını İran çevresinde topladığını belirten Pezeşkiyan, "ABD, kuvvetlerinin, üslerinin ve askeri kapasitesinin en büyük bölümünü, en azından ABD'nin kuruluşundan bu yana hiçbir savaş başlatmamış bir ülke olan İran'ın etrafında yoğunlaştırmıştır." dedi.

Söz konusu üslerden başlatılan son Amerikan saldırılarının bu askeri varlığın ne kadar tehdit edici olduğunu gösterdiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, konuya "Doğal olarak, böyle koşullarla karşı karşıya kalan hiçbir ülke savunma kapasitesini güçlendirmekten vazgeçmez. İran'ın yaptığı ve yapmaya devam ettiği şey, meşru müdafaaya dayanan ölçülü bir tepkidir ve hiçbir şekilde bir savaş veya saldırganlık başlangıcı değildir." sözleriyle işaret etti.

'DÖNÜM NOKTASI 1953'TEKİ YASADIŞI MÜDAHALEYDİ'

İran ve ABD arasındaki ilişkilerin başlangıçta düşmanca olmadığını ve iki ülke halkları arasındaki erken dönem etkileşimlerin husumet barındırmadığını anlatan Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, çarpıcı açıklamalarda bulunarak, "Dönüm noktası, İran'ın kendi kaynaklarının millileştirilmesini engellemeyi amaçlayan 1953'teki yasadışı Amerikan müdahalesiydi. Bu darbe İran'ın demokratik sürecini sekteye uğrattı, diktatörlüğü yeniden tesis etti ve İranlılar arasında ABD politikalarına karşı derin bir güvensizlik ekti." ifadelerini kullandı.

Açıklamasında tarihi süreçteki ABD politikalarına yönelik eleştirilerini sürdüren Pezeşkiyan, şunları kaydetti:

"Bu güvensizlik, Amerika'nın Şah rejimine verdiği destek, 1980'lerdeki dayatılan savaş sırasında Saddam Hüseyin'e arka çıkması, modern tarihin en uzun ve en kapsamlı yaptırımlarının dayatılması ve nihayetinde İran'a karşı müzakerelerin ortasında iki kez kışkırtmasız askeri saldırganlıkla daha da derinleşti."

'BUNLAR UYDURMA ANLATILARDAN BAĞIMSIZ GERÇEKLERDİR'

Tarihsel süreçte uygulanan tüm bu baskıların İran'ı zayıflatmada başarısız olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, "Aksine, ülke birçok alanda daha da güçlendi. Okuryazarlık oranları İslam Devrimi öncesindeki yaklaşık yüzde 30 seviyesinden bugün yüzde 90'ın üzerine çıkarak üç katına ulaştı. Yükseköğrenim dramatik bir şekilde genişledi, modern teknolojide önemli ilerlemeler kaydedildi, sağlık hizmetleri iyileşti ve altyapı geçmişle kıyaslanamayacak bir hız ve ölçekte gelişti." diye konuştu.

Elde edilen bu başarıların somut verilerle ortada olduğuna dikkat çeken Pezeşkiyan, "Bunlar, uydurma anlatılardan bağımsız, ölçülebilir ve gözlemlenebilir gerçeklerdir." dedi.

Pezeşkiyan ayrıca, yaptırımların, savaşın ve saldırganlığın yıkıcı ve insanlık dışı etkilerinin de eş zamanlı olarak devam ettiğini sözlerine ekledi.

'BİR ÜLKEYİ TAŞ DEVRİNE DÖNDÜRECEK KADAR BOMBALAMAKLA ÖVÜNÜLMESİ ABD'NİN KÜRESEL İTİBARINI ZEDELEMEKTEN BAŞKA BİR AMACA HİZMET EDİYOR MU?'

Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, "Savaş; yaşamlara, evlere, şehirlere ve geleceğe onarılamaz zararlar verdiğinde, insanlar sorumlulara karşı kayıtsız kalmayacaktır." dedi.

ABD'nin yürüttüğü politikaların Amerikan halkının çıkarlarına hizmet edip etmediğini sorgulayan Pezeşkiyan, "İran'dan böyle bir davranışı haklı çıkaracak nesnel bir tehdit var mıydı? Masum çocukların katledilmesi, kanser tedavisi gören ilaç tesislerinin tahrip edilmesi veya bir ülkeyi taş devrine döndürecek kadar bombalamakla övünülmesi, ABD'nin küresel itibarını daha da zedelemekten başka bir amaca hizmet ediyor mu?" diye konuştu.

'ANLAŞMADAN ÇEKİLME VE SALDIRGAN EYLEM BAŞLATMA KARARI ABD HÜKÜMETİ TARAFINDAN YAPILAN YIKICI BİR SEÇİMLERDİ'

İran'ın müzakereleri sürdürerek bir anlaşmaya vardığını ve tüm taahhütlerini yerine getirdiğini anlatan Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan çarpıcı açıklamalarda bulunarak, "Anlaşmadan çekilme, çatışmaya doğru tırmandırma ve müzakerelerin ortasında iki saldırgan eylem başlatma kararı, ABD hükümeti tarafından yapılan yıkıcı seçimlerdi. Bu seçimler yabancı bir saldırganın sanrılarına hizmet etti." ifadelerini kullandı.

Enerji ve sanayi tesisleri dahil olmak üzere İran'ın hayati altyapısına yönelik saldırıların doğrudan İran halkını hedef aldığının altını çizen Pezeşkiyan konuya, "Bir savaş suçu teşkil etmesinin ötesinde, bu tür eylemler İran sınırlarının çok ötesine uzanan sonuçlar taşımaktadır. İstikrarsızlık yaratmakta, insani ve ekonomik maliyetleri artırmakta ve gerilim döngülerini sürdürerek yıllarca sürecek kızgınlık tohumları ekmektedir." sözleriyle işaret etti.

'BU BİR GÜÇ GÖSTERİSİ DEĞİL STRATEJİK ŞAŞKINLIKTIR'

Söz konusu saldırıların bir başarı olmadığını vurgulayan Pezeşkiyan, "Bu bir güç gösterisi değildir; stratejik bir şaşkınlığın ve sürdürülebilir bir çözüme ulaşamamanın işaretidir." dedi.

'İSRAİL SON AMERİKAN ASKERİNE KADAR SAVAŞMAYI AMAÇLIYOR'

Amerika'nın bu saldırganlığa İsrail'in bir vekili olarak, o rejimin etkisi ve manipülasyonu altında girdiğini belirterek, "İsrail'in bir İran tehdidi üreterek küresel dikkati Filistinlilere karşı işlediği suçlardan başka yöne çekmeye çalıştığı doğru değil midir? İsrail'in artık İran'la son Amerikan askerine ve son Amerikan vergi mükellefinin dolarına kadar savaşmayı amaçladığı açık değil midir?" değerlendirmesinde bulundu.

Pezeşkiyan, "Bugün ABD hükümetinin öncelikleri arasında 'Önce Amerika' gerçekten var mı?" dedi.

ABD'nin kendi sanrılarının yükünü İran'a, bölgeye ve bizzat kendisine yüklediğini ifade eden Pezeşkiyan, Batı kamuoyuna yönelik çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Donald Trump

'İRAN BİRÇOK SALDIRGANI GERİDE BIRAKMIŞTIR'

Açıklamasında dezenformasyon sorununa ve İranlıların küresel çaptaki başarılarına dikkat çeken Pezeşkiyan, şunları kaydetti: 

"Sizi, bu saldırganlığın ayrılmaz bir parçası olan dezenformasyon mekanizmasının ötesine bakmaya ve bunun yerine İran'ı ziyaret etmiş kişilerle konuşmaya davet ediyorum. İran'da eğitim görmüş, şu anda dünyanın en prestijli üniversitelerinde ders veren ve araştırma yapan veya Batı'daki en gelişmiş teknoloji firmalarına katkıda bulunan çok sayıda başarılı İranlı göçmeni gözlemleyin. Bu gerçekler, İran ve halkı hakkında size anlatılan çarpıtmalarla örtüşüyor mu?"

Küresel siyasetteki mevcut duruma ve artan gerilimlere dikkat çeken Pezeşkiyan, "Bugün dünya bir yol ayrımında duruyor. Çatışma yolunda devam etmek her zamankinden daha maliyetli ve nafiledir." diye konuştu.

Çatışma ve uzlaşma arasındaki seçimin hem gerçek hem de hayati sonuçları olan bir tercih olduğunu belirterek, "Bunun sonucu gelecek nesillerin geleceğini şekillendirecektir. Binlerce yıllık gururlu tarihi boyunca İran, birçok saldırganı geride bırakmıştır. Onlardan geriye kalan tek şey tarihteki lekelenmiş isimleridir, İran ise dirençli, onurlu ve gururlu bir şekilde varlığını sürdürmektedir." ifadelerini kullandı.

KAYNAK : Haber7
Muhammet Arif Güreli Haber7.com - Editör
Haber 7 - Muhammet Arif Güreli

Editör Hakkında

Üsküdar Üniversitesi Medya ve İletişim Bölümünden dereceyle mezun oldum. İnternet Haberciliğine ilk olarak üniversite sıralarında kurduğum internet haber sitesiyle başladım. Kurduğum sitede 1 yıl kadar sağlık, spor ve kültür kategorilerinde röportaj, özel haber ve analiz yazıları yazdım. 2022 yılından bu yana Haber7 bünyesinde başlıca gündem, siyaset, dünya, ekonomi kategorileri olmak üzere çok sayıda haber, grafik ve video hazırladım. Kariyerime Haber7'de gündem editörü olarak devam etmekteyim.
YORUMLAR 29 TÜMÜ
  • AYRANMEN 2 dakika önce Şikayet Et
    Amerikalılar İran nerede onu bile bilmiyor, ABD ordusu İran diye bir yer var oraya baskına gitti, diye biliyor, ha bide, oraya altın ve petrol almaya gitti, başka bi nane bildikleri yok
    Cevapla
  • Muratt 10 dakika önce Şikayet Et
    Ama Suriye de, ırak da, Lübnan da,Umman da,yemen de şiiligi yaymak adına 50 binden fazla Sünni Müslümani öldürdünüz.Sizin de onlardan farkınız yok!Yiyin birbirinizi şimdi.
    Cevapla
  • Borsada şebeke 14 dakika önce Şikayet Et
    RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH IN ADI ile diye başlaması bana riya gelmedi bu yeter.BU TEK BAŞINA YETER.gerisini konuşmaya gerek yok.NE KADAR BİLİRSEN BİL bu öyle bir yumak sarmal ki BUNU NET DİYEBİLMEK AZ BİR BILGİ AZ BİR TECRUBE işi değil.
    Cevapla
  • Borsada şebeke 15 dakika önce Şikayet Et
    Aliyevden BANA DAHA YAKIN BU ADAM.kardeşim kalben buna ısınıyorum öbürüne ısınamıyorum MUSLÜMAN ANADOLU EVLADI olarak.sana bunu nasıl açıklayayım?
    Cevapla
  • boyacı 25 dakika önce Şikayet Et
    Aha buda yalan
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR