İşkence ve cinsel saldırının silah olarak kullanıldığı bir sistem: Bize köpeklerle…

Yaşadıkları korkunç saldırılara rağmen sessizliklerini bozan Filistinli mahkumlar, hem İsrail ordusunun hapishanelerinde hem de yerleşimcilerin saldırılarında uygulanan tecavüz ve işkence politikası belgelendi.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 10.06.2026 15:05 GÜNCELLEME 10.06.2026 16:19 DÜNYA
İşkence ve cinsel saldırının silah olarak kullanıldığı bir sistem: Bize köpeklerle…
İşkence ve cinsel saldırının silah olarak kullanıldığı bir sistem: Bize köpeklerle…
HABERİN ÖZETİ
ÖZETİ DİNLE
  • Gazze'den kurtulan eski tutuklu El-Bakri, İsrail hapishanelerinde yaşadığı cinsel istismar ve şiddeti anlatarak, köpeklerin mahkumlara saldırdığını ve cinsel istismar amacıyla kullanıldığını ifade etti.
  • Birleşmiş Milletler, 1967'den bu yana 750.000'den fazla Filistinlinin gözaltına alındığını ve hapishanelerde sistematik işkence ve cinsel şiddet uygulandığını bildirdi.
  • Eski tutuklular, köpeklerin saldırıları, zorla soyulma ve cinsel istismar gibi insan hakları ihlalleriyle karşılaştıklarını dile getirirken, bu durumun Filistinlilerin direnişine yönelik bir saldırı olduğunu vurguladılar.

Haber7-ÖZEL

20 ay boyunca tutulduğunu ve beş farklı İsrail hapishanesine nakledilen, Gazze'deki İsrail soykırımından sağ kurtulan ve Han Yunus'ta eski bir tutuklu olan El-Bakri, "Üzerimizden kıyafetlerimizi çıkardılar, ellerimiz kelepçelendi... ellerimiz arkamızdaydı, bacaklarımız bağlandı ve gözlerimiz kapatıldı” şeklinde konuştu. Al Jazeera’nin haberine göre eski tutuklular zincirlendiklerini, soyulduklarını, cinsel istismara uğradıklarını ve filme alındıklarını, ayrıca köpeklerin de olaya dahil edildiğini tekrar tekrar dile getirdiler.

Terör devleti İsrail’in şiddetinin tarif edilmesi imkansız boyutlara ulaştığını gözler önüne serdi. "Üzerimdeki kıyafetler çıkarıldıktan sonra, büyük bir köpek tarafından tecavüze uğradım." Röportajın ayrı bir bölümünde ise şunları ekliyor: "Yedimiz de köpek tarafından cinsel saldırıya uğradık."

İSTİSMAR ARACI OLARAK KULLANILAN KÖPEKLER

Eski bir tutuklu olan ve kimliğini “Job” takma adıyla konuşan kişi, İsrail'in Sde Teiman hapishanesinde tutulduğu sırada köpeklerin mahkumlara aynı sıradanlaşmış şekilde nasıl saldırdığını anlattı. Kadın Hukuki Yardım ve Danışmanlık Merkezi'nde (WCLAC) uluslararası savunuculuk koordinatörü olan Kifaya Khraim, Hebron'da yaşayan Ajlouni ailesinin Temmuz 2023'te yaşadıklarını anlattı. Khraim'e göre, İsrail güçleri "büyük köpeklerle tehdit ederek" evlerine zorla girmiş, kadınları soyunmaya ve kadın askerlerin önünde evin içinde çıplak dolaşmaya zorlamış.

Kimliğini gizlediğimiz eski bir tutuklu ve aktivist olan Shereen, köpeklerin cinsel saldırılarının yanı sıra, tekrarlanan soyunma ve rahatsız edici aramalardan bahsediyor. İşgal altındaki Batı Şeria'nın Cenin kentinden eski bir çocuk tutuklu olan Adnan Hassan, 17 yaşında tutuklandığını ve beş ay boyunca tutulduğunu söylüyor.

SOYULDU, DÖVÜLDÜ, FİLME ALINDI

Al Jazeera’nin haberine göre, Filistin resmi kaynaklarına göre, 1967'den bu yana İsrail tarafından 750.000'den fazla Filistinli gözaltına alınmıştır. Birleşmiş Milletler'in aktardığı bir rakama göre ise 1967 ile 2006 yılları arasında 800.000'den fazla Filistinli hapsedilmiştir. Nisan 2026'da Addameer Mahkum Destek ve İnsan Hakları Derneği, 9.600 Filistinli siyasi mahkumun İsrail'in gözetiminde olduğunu, bunların 3.532'sinin idari gözaltında (suçlama veya yargılama olmaksızın hapis) tutulduğunu, ayrıca 342 çocuk ve 84 kadının da bulunduğunu bildirmiştir.

El-Bakri', köpeğin sadece orada bulunmakla kalmadığını, saldırının bizzat bir parçası olduğunu söyledi. "Köpekleri üzerinize salıyorlar, sonra da sizi tekmelemeye başlıyorlar. Bize arkadan köpekleri kullanarak saldırdılar... Bize köpeklerle çılgınca saldırdılar. Hiçbir şey yapacak gücümüz yok. Gülüyorlar. Ve tabii ki bizi filme alıyorlar” ifadelerine yer verdi.

Job, köpeklerin askerlerin sözlü talimatları doğrultusunda hareket ettiğini belirtti. Job, "Bence bu bir köpek değil. Bu bir insan. Köpekleri serbest bırakıyorlar. Başka çaresi yok; köpek geçmek zorunda. Ya size tecavüz edecek ya da ağzındaki demir çubukla kafanızı ezecek” dedi. Köpeğin sadece havlayıp ulumadığını, eğitmeninden gelen sinyallere göre hareket ettiğini söylüyor.

AİLE ÜYELERİNE TECAVÜZ VE ÖLÜM TEHDİDİ

Birleşmiş Milletler'in işgal altındaki Filistin topraklarındaki insan hakları özel raportörü Francesca Albanese, Filistinlilerin uzun zamandır "hayvanların, köpeklerin saldırı, istismar ve hatta cinsel istismar amacıyla kullanılmasına" maruz kaldığını söylüyor. Albanese, “Bunlar bilinen gerçeklerdi.”  Mahkumların bildirdiği daha geniş bir örüntüyü şöyle açıklıyor: “Kanayana kadar zincirleme, dayak, sürükleme, aç bırakma, soğuğa maruz bırakma, tıbbi bakımdan mahrum bırakma, köpek saldırıları, hücre hapsi, cinsel istismar, zorla soyundurma ve aile üyelerine tecavüz ve öldürme tehditleri.”

Albanese, hedef alınan şeyin sadece Filistinli insanlar değil, Filistinlilerin temsil ettiği "sumud direnişinin" yok olmayı reddetme fikri olduğunu söylüyor.

SİSTEMATİK İŞLENEN SUÇ: TECAVÜZ

Gözaltı merkezlerinde yaşanan cinsel şiddet tecavüzü, tecavüz tehditlerini, zorla çıplak bırakmayı, özel alanlarda rahatsız edici aramaları ve cinsel aşağılamayı içerebilir.

Job, İsrail askerleri tarafından toplu tecavüze uğradığını ve bunun filme alındığını söylüyor. Bir kadın askerin, diğerleri alkışlarken, kendisine takılan bir alet kullandığını anlatıyor. Kimliği güvenlik nedeniyle gizli tutulan Shereen ise defalarca soyulduğunu söylüyor. "Beni bir odaya götürdüler. Bana kıyafetlerimi çıkarmamı söylediler.” Ardından, nasıl istilacı ve korkunç yöntemlerle tecavüze uğradığını anlatıyor.

Adnan takma adlı eski esir Batı Şeria'daki Cenin'de 17 yaşında bir öğrenciyken, okula giderken İsrail ordusunun bir baskınına denk geldi. Askerler ona doğru patlayıcı bir cihaz attılar; patlama sonucu sağ elini kaybetti. Yaklaşık bir hafta sonra, hala iyileşme sürecindeyken, aynı ordu geri döndü ve onu tutukladı. Beş ay boyunca gözaltında tutuldu. Vücudunun hassas bölgelerine vurulduğunu ve elini kaybetmesine rağmen defalarca çıplak arama yapıldığını anlatıyor.

Gazze'den kurtulan bir kişi, hapishanenin Filistinlileri boyun eğdirmek için tecavüzü kullandığını, böylece hiçbir Filistinlinin bir daha başını kaldıramayacağını söylüyor. "Ama biz başımızı kaldırdık."

SÖZDE YERLEŞİMCİ: İSRAİL TERÖRÜ SADECE DEVLET ELİYLE DEĞİL

Muhammed Ebu Kabaş önce köpeklerin sesini duydu. Cuma günü gece saat 1 civarıydı ve işgal altındaki Batı Şeria'nın Ürdün Vadisi olan Khirbet Hamsa el-Favkain'de ailesi uyuyordu. Bir el feneri alıp dışarı çıktı ve onları rahatsız eden şeyin ne olduğunu görmek istedi. "El fenerini dağa doğru tuttuğumda, dağın yanından çeşitli yönlerden yürüyen bir grup insan olduğunu görünce şaşırdım. Kendini toparlamaya çalışan Muhammed, "Beni saran korku ve dehşetten kendimi kontrol etmeye çalıştım ama başaramadım” ifadelerini kullandı. Birkaç dakika sonra, yerleşimcilerin kendisine saldırdığını söylüyor. "Dört adam bana saldırdı. Yerleşimciler beni yakalayıp ellerimi bağladılar” dedi. Elinden bıçaklandı ve vücudunun çeşitli yerlerine darbe aldı.

Kardeşi Sohaib Abu Kabash, yerleşimcilerin insanlar henüz uyurken kampa girdiklerini söylüyor. “Buradaki her eve girdiler, her evde 20 yerleşimci vardı. Biri bizi kelepçeliyordu, diğeri dövüyordu” diye aktardı. Sohaib, yerleşimcilerin ailenin tüm koyunlarını çaldığını, çocukları dövdüğünü, kendisini kelepçelediğini, soyduğunu ve cinsel organlarını bağladığını söylüyor. “Beni 100 metre sürüklediler ve üzerime su ve toprak serptiler.”

Muhammed, birkaç yerleşimcinin kardeşini çevrelediğini gördüğünü söylüyor. "Çok fazla kişi ona saldırıyordu. Tam olarak kaç kişi olduklarını bilmiyorum, on, dokuz veya sekiz. Çok büyük bir sayıydı. Plastik bir fermuar getirdiler ve erkek uzvunun üzerine bağladılar” şeklinde konuştu.

Ancak Muhammed, ailenin arazide kalmaya devam edeceğini ve taşınmayacaklarını söylüyor. "Biz kararlıyız ve arazimizde kararlı kalacağız. Kalacağız, arazimizi terk etmeyeceğiz.

“BUNUN İÇİN BİR BEDEL ÖDERSEM ÖYLE OLSUN”

İsrailli yetkililer, yasa dışı davranışların soruşturulabileceğini söylüyor. Ancak uluslararası insan hakları grupları yıllardır Filistinlilere yönelik istismarlar için cezai kovuşturmaların nadir olduğunu belgeliyor. İsrailli avukat Ben Marmarelli, "Biliyoruz ki bu, tecavüzü onaylayan bir sistem... İşkenceyi onaylayan bir sistem" şeklinde konuştu. "Lisansımı alsalar bile susmayacağım."

Konuşması nedeniyle güvenliği konusunda endişe duyup duymadığı sorulduğunda Marmarelli, "Gerçeği dünyadan saklama oyununu oynamayacağım ve eğer bunun için bir bedel ödersem, öyle olsun” diye belirtti.

Mücahit Çetin Haber7.com - Editör
Haber 7 - Mücahit Çetin

Editör Hakkında

1993 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun olduktan sonra Üsküdar Üniversitesi Yeni Medya ve Gazetecilik bölümünde yüksek lisansını tamamladı. Medya kuruluşlarında gündem ve özel haber editörü olarak görev aldı. Halen Haber7’de özel haber editörü olarak çalışıyor. ‎
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR