İsrail’e bölgesel dışlama

Haydut devlet İsrail’in Gazze, Lübnan ve İran merkezli saldırgan politikaları, bölge ülkelerini Tel Aviv’den uzaklaştırıyor.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 16.06.2026 00:35 GÜNCELLEME 16.06.2026 00:38 DÜNYA
İsrail’e bölgesel dışlama
İsrail’e bölgesel dışlama

Ortadoğu’da son yılların en dikkat çekici jeopolitik dönüşümü yaşanıyor. Bir dönem işgalci güç İsrail’in bölgesel entegrasyonunun ana taşıyıcısı olarak görülen Abraham Anlaşmaları giderek etkisini kaybederken, Körfez ülkeleri başta olmak üzere bölgenin önemli aktörleri İsrail’i dışarıda bırakan yeni iş birliği modellerine yöneliyor. Suudi Arabistan'ın, ABD'de Trump yönetiminin tüm baskısına rağmen işgalci güç İsrail ile normalleşmeyi reddetmesi, Katar, Pakistan ve Türkiye gibi bölgenin güçlü aktörleriyle iş birliği süreçlerini geliştirmesi en önemli sinyali oluşturuyordu.

Son olarak Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE), İran ile gerilimi düşürmek amacıyla milyarlarca dolarlık mali kanalları açmaya hazırlandığı yönündeki iddialar, Tel Aviv’de ciddi endişe oluşturdu. İsrail’in Gazze’den Lübnan’a, İran’dan Suriye’ye uzanan saldırıları bölge ülkelerinde güvenlik kaygılarını artırırken, birçok Arap başkentinde İsrail artık istikrarsızlığın temel kaynaklarından biri olarak görülmeye başladı.

BAE’DEN YENİ DENGE SİYASETİ

İngiliz medyasında çıkan haberlere göre BAE, İran ile gerilimi azaltmak amacıyla milyarlarca dolarlık fonların serbest bırakılmasına yönelik bir süreç yürütüyor. Her ne kadar Abu Dabi yönetimi söz konusu iddiaları resmi olarak yalanlasa da, son aylarda İran’ın BAE’ye yönelik saldırılarını durdurması dikkat çekiyor. Bölgesel gözlemciler, Körfez ülkelerinin İran’ı tamamen dışlamanın artık gerçekçi olmadığı kanaatine vardığını belirtiyor. Bu nedenle Körfez başkentleri, çatışma yerine diyalog ve karşılıklı bağımlılık üzerinden yeni bir güvenlik mimarisi oluşturmaya çalışıyor. Bu yaklaşım, İsrail’in uzun süredir savunduğu İran’ı çevreleme stratejisinden belirgin şekilde ayrışıyor.

TÜRKİYE-MISIR YAKINLAŞMASI

İsrail basınında yer alan son değerlendirmeler, Ankara ile Kahire arasında hız kazanan askeri ve güvenlik iş birliğinin Tel Aviv’de yakından takip edildiğini ortaya koydu. Özellikle Doğu Akdeniz ve bölgesel enerji denkleminde Türkiye ile Mısır’ın ortak hareket etme ihtimali, İsrail’in son yıllarda kurmaya çalıştığı jeopolitik dengeyi zorlayabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Maariv gazetesinde yer alan haberlerde, İsrail’in konuyla ilgili olarak Washington’u devreye soktuğu ve ABD’den Türkiye-Mısır hattındaki temaslar konusunda daha fazla bilgi talep ettiği öne sürüldü. İsrail kaynakları, son dönemde gerçekleşen temasların kapsam ve yoğunluğunun alışılmışın üzerinde olduğuna dikkat çekiyor. Mısır ve Türk Hava Kuvvetleri'nin geçen hafta ortak tatbikatı da medyaya yansımıştı.

HİCAZ KORİDORU DEVREDE

İsrail medyasında en fazla yankı uyandıran gelişmelerden biri de Türkiye ile Suudi Arabistan arasında imzalanan ulaştırma ve lojistik anlaşmaları oldu. Yeni demir yolu ve ticaret koridoru projelerinin İsrail’i tamamen baypas etmesi, Tel Aviv’de stratejik kayıp olarak değerlendiriliyor. Bir dönem Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) kapsamında İsrail’in Hayfa Limanı’nı merkeze alan planlar gündemdeyken, bölgesel savaşların ardından Riyad yönetiminin rotasını Türkiye’ye çevirmesi dikkat çekti. İstanbul’dan başlayarak Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan üzerinden Hint Okyanusu’na kadar genişletilmesi hedefleniyor. İsrail basınında yer alan yorumlarda, bu hattın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi ve stratejik sonuçlar doğuracağı vurgulanıyor. Türkiye’nin böylece Akdeniz’den Kızıldeniz’e uzanan geniş bir nüfuz alanı oluşturduğu ifade ediliyor.

ABD'Yİ DE BIKTIRDI

İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve bölgesel gerilimi tırmandıran politikaları, en yakın müttefiki ABD'de de rahatsızlık oluşturmaya başladı. Uluslararası basında yer alan haberlere göre ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile yaptığı görüşmede sert mesajlar verdi. Axios'un iddiasına göre Trump, Netanyahu'yu "Dikkatli olsan iyi edersin, yoksa yakında tek başına kalacaksın" sözleriyle uyardı. Gerilimin ardından ABD Başkan Yardımcısı JD Vance da dikkat çeken açıklamalarda bulundu. ABD ile İsrail'in çıkarlarının her zaman örtüşmediğini belirten Vance, Netanyahu'nun İran Savaşı sürecinde Washington ile ilişkilerinde bazı hatalar yaptığını söyledi. Olası ABD-İran anlaşmasının Amerikan halkı için önemli bir kazanım olacağını ifade eden Vance, bunun İsrail'i memnun etmeyebileceğini belirterek Washington'ın önceliğinin kendi ulusal çıkarları olduğunu vurguladı.

YENİ BÖLGESEL DENKLEM

BAE’nin İran’la gerilimi azaltma çabaları, Suudi Arabistan’ın Türkiye ile stratejik projelere yönelmesi, Mısır-Türkiye ilişkilerindeki normalleşme ve Körfez ülkelerinin ortak güvenlik anlayışında yaşanan değişim, yeni bir bölgesel eksenin işaretleri olarak görülüyor. Körfez ülkeleri İran konusunda kaygılarını korusalar da, artık çatışma ve kutuplaşma yerine ekonomik entegrasyon, ticaret koridorları ve diplomatik denge politikalarını tercih ediyor.

KAYNAK : Sernur Yassıkaya / Yenişafak
Enes Kılıç Haber7.com - Haber Editörü
Haber 7 - Enes Kılıç

Editör Hakkında

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR