İsrail'de siyasilere güven erozyonu: Ne Trump'a güven kaldı ne de Netanyahu'ya!
İsrail'de gerçekleştirilen son kamuoyu araştırması, halkın hem Trump'a hem de Netanyahu'ya olan güveninin tamamen sarsıldığını ortaya koydu. İran ile yapılan anlaşma ve savaşın sonuçları, ülkede derin bir öfkeye neden oldu.
- İsrail'de yapılan bir ankete göre, halkın %52'si Netanyahu'nun ABD-İran anlaşmasındaki tutumunun ülkeye zarar verdiğini düşünüyor.
- ABD Başkanı Trump'a olan güven de azalmış durumda; katılımcıların %71'i Trump'ın İran ile yapılacak bir anlaşmada İsrail'in çıkarlarını gözetmeyeceğine inanıyor.
- Askeri operasyonların sonuçları ise halk tarafından başarısızlık olarak değerlendiriliyor; katılımcıların %43'ü İsrail'in savaşı kaybettiğini düşünüyor.
Haber7-ÖZEL
Ortadoğu'da kartların yeniden dağıtıldığı bir dönemde, İsrail iç siyaseti ve kamuoyu adeta çalkalanıyor. İşgalci İsrail’in önde gelen yayın kuruluşlarından Kanal 12 tarafından gerçekleştirilen çarpıcı bir anket, İsrail halkının hem kendi hükümetlerine hem de en büyük müttefikleri olarak gördükleri ABD Başkanı Donald Trump'a karşı inancını tamamen yitirdiğini gözler önüne serdi. Washington ile Tahran arasında yürütülen müzakereler ve son askeri gelişmeler, Tel Aviv sokaklarında büyük bir güvensizlik iklimine yol açtı.
![]()
NETANYAHU’YA EKİM SEÇİMLERİ ÖNCESİ YÜZDE 52‘LİK TOKAT
Siyonist İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Washington ile Tahran arasındaki diplomatik süreçte izlediği savaşı sürdürmeye dayalı politikaları, ülke içinde sert eleştirilerin hedefi haline geldi. Kamuoyu, hükümetin diplomatik manevralarının ülkeyi korumaktan ziyade tehlikeye attığı görüşünde birleşiyor. Yapılan son araştırmalar da bu çarpıcı gerçeği net bir şekilde ortaya koyuyor.
Netanyahu hükümetine sert eleştirilen getire Kanal 12'nin yaptığı ankete göre, “Netanyahu'nun ABD-İran anlaşmasındaki davranışlarının İsrail'in çıkarlarına fayda mı yoksa zarar mı veriyor?” sorulduğunda, katılımcıların %52'si zarar verdiğini, %24'ü fayda sağladığını, %24'ü ise bilmediğini belirtti. Ankete göre, iki İsrailliden biri Netanyahu’nun barışa sağlama konusunda yetersiz olduğunu düşünüyor ve politikalarını reddediyor.
![]()
TRUMP'A OLAN GÜVEN ERİDİ! ÖNCE ABD ÇIKARLARI
Geçmişte İsrail kamuoyunda adeta bir kahraman gibi görülen ABD Başkanı Donald Trump'a yönelik bakış açısı da radikal bir biçimde değişti. Pusulası şaşan İsrailliler, Trump'ın İran ile yürüttüğü pazarlıklarda kendilerini yalnız bırakacağını ve kendi çıkarlarını ön planda tutacağını düşünüyor. Güven endeksindeki bu dramatik düşüş, iki ülke arasındaki geleneksel ittifak algısının ne denli zedelendiğini gösteriyor.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in, “ABD ve İsrail çıkarları ayrıştığında ABD’nin kendi çıkarlarını gözetmesi gerektiğini, bunun da İsrailliler için talihsiz bir durum oluğunu” ifade etmesi terör devletinin artık yalnız kaldığını gözler önüne serdi.
Katılımcılara “Trump'ın İran'la yapılacak bir anlaşmada İsrail'in çıkarlarını gözeteceğine güvenip güvenmedikleri” sorulduğunda, %71'i güvenmediklerini, sadece %13'ü güvendiklerini ve %16'sı ise bilmediğini söyledi. Bu rakamlar, geçen hafta %62'ye karşı %21 olan olarak kaydedildi.
İSRAİL İÇİN SAVAŞIN SONUCU: ‘TAM BİR BAŞARISIZLIK’
Askeri operasyonların ve çatışmaların ardından ortaya çıkan tablo, İsrail halkı nezdinde tam bir başarısızlık olarak nitelendiriliyor. Zafer çığlıkları atan hükümet yetkililerinin aksine, sokaktaki vatandaş ülkenin bu süreçten mağlup ayrıldığına inanıyor.
“Savaşın nasıl sona erdiği” sorulduğunda, katılımcıların %43'ü İsrail'in kaybettiğini, %41'i ise savaşın sonuçsuz kaldığını söylüyor. Sadece %11'i İsrail'in savaşı kazandığını düşünüyor.
![]()
TRUMP'TAN NETANYAHU'YA SEÇİMDE ‘YETİM BIRAKIRIM’ İMASI
İsrail kamuoyundaki bu derin hoşnutsuzluğa rağmen, ABD Başkanı Donald Trump ile Netanyahu arasındaki siyasi flört devam ediyor. Trump, yaklaşan seçimler öncesinde Netanyahu'ya destek vermeye sıcak baktığını belirtirken, 28 Şubat’ta İran’a saldırmadan önceki kadar şartsız koşulsuz kesin bir destekten bahsetmedi. Kimin aday olacağının önemli olduğunu vurguladı.
Trump yönetiminin ile İsrail arasındaki mevcut uçurumu daha da vurgulayan ABD Başkanı, Perşembe günü yaptığı açıklamada, sonbahardaki seçimlerde Netanyahu'yu "büyük olasılıkla" destekleyeceğini, ancak önce karşısında kimlerin yarışacağını görmek istediğini söyledi. Trump, ABD basınında yer alan Kansas kamu yayın kuruluşuna verdiği telefon röportajında, Netanyahu'nun takma adını kullanarak (Bibi) ‘muhtemelen’ destekleyeceğini, "Kimlerin aday olduğunu incelemem gerekecek ama Bibi'yi çok beğeniyorum. Muhtemelen onu desteklerim" ifadeleriyle dile getirdi.
Trump, son günlerde ve haftalarda Netanyahu'ya yönelik bir dizi sert eleştiri yönelterek onu "deli" ve "yalnız kalacaksın" gibi ifadelerle kullandı, ancak aynı zamanda ilişkilerini "çok iyi" ve "inanılmaz" olarak övdü. Trump’ın kendi içindeki bu çelişkiler akıllara durgunluk verdi.
![]()
NÜKLEER TEHDİT ASKIYA ALINDI! "BEN OLMASAYDIM" ÇIKIŞI
Öte yandan Trump, İran ile imzalanan mutabakat zaptını hararetle savunmaya devam ediyor. İsrail'in güvenliğini bizzat kendisinin sağladığını iddia eden ABD Başkanı, Tahran'ın nükleer kapasitesine dair endişeleri ise adeta küçümsemesi “Madem önemsizdi, başladığımız yere dönecektik; neden savaş çıkardınız, küresel ekonomiyi felç ettiniz, okula saldırdınız, masum canlara kıydınız?” sorusunu akıllara getirdi.
![]()
Trump, İran’la imzalanan mutabakat zaptını savunurken İsrail merkezli Kan'a, "İsrail halkı bu anlaşmayı desteklemeli çünkü İsrail'e yönelik nükleer silah tehdidini ortadan kaldırdık" diye ısrar etti. Haftanın başlarında da dile getirdiği bir düşünceyi tekrarlayarak, "Donald Trump olmasaydı, İsrail şu anda var olmazdı. Gezegenden silinmiş olurlardı" dedi.
Mutabakat zaptında sonraki görüşmelerin konusu olacağı belirtilen İran'ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarına gelince, Trump bu konuyu "açıkçası çok önemsiz" diyerek geçiştirdi. “Kimsenin ulaşamayacağı bir dağın altında gömülü; çok güvenli bir şekilde dağın altında saklı ve doğru zamanda onu alacağız. Doğru zamanda onu ele geçireceğiz” ifadelerini kullandı.
