Avrupa Konseyi'nde CHP tartışması! Gören: Süreci siyasi çatışmaya dönüştürmeyin!
AK Parti İstanbul Milletvekili Seda Gören, CHP Kurultayı sonrası yaşanan gelişmelerin ardından Avrupa Konseyi'nde yaptığı konuşmada, Türkiye üzerinden başlatılan tartışmalara yanıt verdi.
CHP 38. Kurultay sonrasında başlayan hukuki süreçler ve partisinin iç meseleleri Avrupa'da hükümetle ilişkili tartışılmaya başladı. Konu, CHP'nin iç meselelerini sanki hükümet yapmış gibi Avrupa Konseyi'ne taşındı. Bunun üzerine AK Parti İstanbul Milletvekili Seda Gören, Avrupa Konseyi'nde konuya ilişkin bir konuşma yaptı. Gören, Konseyde, kendisi ve Meryam Göka dışında, Türkiye'yi savunan kimse olmadığına dikkat çekti.
Gören, 23 Haziran 2026'da gerçekleştirdiği konuşmada Türkiye'de yargı sistemini ve demokratik süreçlerin şeffaflığını savunarak şu ifadelere yer verdi:
"Hepimizin bağlı olduğu temel bir ilkeyi tekrar vurgulamak istiyorum: Hukukun üstünlüğüne ve yargının bağımsızlığına saygı.
Son zamanlarda Türkiye ile ilgili olarak bahsedilen gelişmeler, devam eden yasal süreçlerin konusudur. Hukukun üstünlüğüyle yönetilen bir devlette, gerçekleri tespit etmek, delilleri incelemek ve kanuna uygun olarak karar vermek yetkili mahkemelerin görevidir, siyasi liderlerin değil.
"PARTİNİN İÇ SİYASETİYLE İLGİLİDİR"
Ayrıca, söz konusu süreçlerin hükümet tarafından başlatılmadığının altını çizmek gerekir. Bunlar, ana muhalefet partisinin üyeleri ve eski liderleri tarafından yapılan şikayet ve iddialardan kaynaklanmaktadır. Partinin genel merkezine gönderildiği bildirilen polis memurları, doğrudan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) liderleri tarafından çağrılmıştır. Bu nedenle, CHP Kongresi ve bundan doğabilecek yasal sonuçlarla ilgili tartışmalar öncelikle bu partinin iç işleyişiyle ilgilidir.
Bu, ne hükümet ile muhalefet arasında bir anlaşmazlık ne de demokratik çoğulculuğa bir meydan okumadır. Öne sürülen konular esasen partinin iç prosedürlerine uyulmasıyla ilgilidir. Hukuk devletiyle yönetilen her devlette olduğu gibi, iddia edilen usulsüzlükler hakkında karar vermek mahkemelerin görevidir.
"SİYASİ ÇATIŞMAYA DÖNÜŞTÜRÜLMEMELİ"
Bu bağlamda, herkesin itidal göstermesi ve yargı sürecinin seyrine saygı duyması esastır. Hukuki bir mesele daha geniş bir siyasi çatışmaya dönüştürülmemeli, erken sonuçlara yol açmamalıdır.
Yargının bağımsızlığına ve hukukun üstünlüğüne saygı, ortak yol gösterici ilkemiz olmaya devam etmelidir.
Türkiye, uluslararası yükümlülüklerine, demokratik kurumlarının işleyişine ve temel güvencelere saygıya bağlı kalmaya devam etmektedir. Yargının kanunla belirlenen usullere uygun olarak çalışmalarını yürütmesine izin vermeli ve Konseyimizin üye devletlerinden birinden bir bakanı damgalamayı bırakmalıyız."