ABD Kongresi’nde skandal tasarı: Savunma sanayiine insan hakları maskeli engel

Yunan lobisine yakın isimler tarafından ABD Senatosu’na taşınan yeni yasa tasarısı, Türkiye’ye silah satışını terör ve siyasi suçlardan hükümlü isimlerin serbest bırakılmasına bağlıyor.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 05.08.2026 15:23 GÜNCELLEME 05.08.2026 15:23 DÜNYA
ABD Kongresi’nde skandal tasarı: Savunma sanayiine insan hakları maskeli engel
ABD Kongresi’nde skandal tasarı: Savunma sanayiine insan hakları maskeli engel

Yunan medyasında yer alan Directus haber sitesinde “Kongre’den bomba etkisi yaratacak açıklama! Türkiye’ye silah ambargosu - Erdoğan mercek altında” başlıklı analizinde sevinç çığlıkları atarak duyurduğu "2026 Türkiye İnsan Haklarını Teşvik Yasası" tasarısı, ABD Temsilciler Meclisi ve Senatosu’na sunuldu. Ankara’nın bağımsız dış politikasından ve savunma sanayiindeki yerli atılımlarından rahatsız olan Washington’daki bazı çevreler, Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak için yine "demokrasi" ve "hukuk" maskesinin arkasına sığındı.

Yunan asıllı Demokrat Temsilciler Meclisi Üyesi Dina Titus

Başta terör devleti İsrail tarafından Gazze’de gerçekleştirilen soykırımlar olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki katliamları fonlayan ve soykırımcı rejimlerle askeri ve diplomatik ortaklıklarını her geçen gün derinleştiren ABD’nin bu hamlesi, uluslararası kamuoyunda büyük bir samimiyetsizlik örneği olarak kayıtlara geçti.

Demokrat Senatör Ed Markey

YUNAN LOBİSİNİN MAŞALARI ABD KONGRESİ’NDE

ABD Kongresi’nde Türkiye karşıtı faaliyetleriyle tanınan Yunan asıllı Demokrat Temsilciler Meclisi Üyesi Dina Titus ve Demokrat Senatör Ed Markey, Türkiye’nin egemenliğini hedef alan, Washington ve Ankara savunma iş birliğinin devamını yeni bir yasa tasarısını meclis gündemine taşıdı. "2026 Türkiye İnsan Haklarını Teşvik Yasası" adı verilen bu tasarı, Washington’ın Ankara üzerindeki baskı araçlarını yeniden devreye sokma çabası olarak değerlendiriliyor. Yunan medyasında adeta bir zafer havasıyla köpürtülen tasarı, Türkiye’nin terörle mücadelesini ve sınır güvenliğini koruma kararlılığını baltalamayı amaçlıyor.

Selahattin Demirtaş

SÖZDE ŞARTLAR: TERÖRİSTLERİ SALIN!

Söz konusu tasarı, Türkiye’ye yönelik Yabancı Askeri Finansman (FMF) ve Yabancı Askeri Satışlar (FMS) dahil olmak üzere her türlü askeri yardım ve savunma sanayii iş birliğini ağır şartlara bağlamayı öngörüyor. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Türkiye’de "insan hakları ve hukuk alanında ilerleme kaydedildiğini" onaylamadığı sürece silah satışlarının engellenmesini talep eden tasarıda, Türkiye’nin terörle mücadele yasaları, dezenformasyonla mücadele, “rüşvet, irtikap, suç örgütü yöneticiliği, siyasal casusluk” gibi çeşitli suçlardan cezaevinde bulunan siyasi tutukluların azaltılması gibi akıl dışı talepleri bulunuyor.

Osman Kavala

Ayrıca ülkemizin bölünmez bütünlüğünü hedef alan, terör örgütü PKK’nın siyasi uzantılarında terör örgütlerinin gerçekleştirdiği katliamları savunan, hukuki zemine oturtmaya çalışan Selahattin Demirtaş ile ülkemize 100 milyar dolardan fazla maliyeti olan Gezi Parkı olaylarının finansmanını sağlayan Osman Kavala gibi isimler hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarının uygulanması da silah satışları için birer ön şart olarak öne sürülüyor. Tasarıda, Türk yetkililere yönelik vize yasakları ve yaptırımlar uygulanması gibi küstah talepler de yer alıyor.

Gazze'de can kaybı 73 bin 381'e çıktıGazze'de can kaybı 73 bin 381'e çıktı

SOYKIRIMA SESSİZ KALAN BATI’NIN İKİYÜZLÜ TİYATROSU

Türkiye’yi asılsız iddialarla suçlayan ve askeri ambargolarla tehdit eden ABD ve Batı dünyası, konu kendi çıkarları ve iş birlikleri olduğunda insan haklarını tamamen rafa kaldırıyor. Gazze’de 73 binden fazla masum sivilin, kadının ve çocuğun katledildiği soykırıma gözlerini kapatan, hatta bu katliamları gerçekleştiren soykırımcı İsrail rejimine milyarlarca dolarlık en modern silahları kesintisiz gönderen, kendi savunma sistemlerini İsrail’in Çelik Kubbesi üzerinden yeniden inşa eden başta Yunanistan olmak üzere Batılı devletler ve ABD, küresel düzeyde krizleri barış politikaları üzerinden çözen Türkiye’ye "hukuk dersi" vermeye kalkışıyor. Soykırımcılarla diplomatik, ekonomik ve askeri ilişkilerini her geçen gün daha da güçlendiren, katliam ortaklığı yapan Batı’nın, Türkiye’nin terörle mücadelesini "insan hakları ihlali" olarak nitelendirmesi, küresel adaletsizliğin ve ikiyüzlülüğün en somut belgesi niteliğindedir.

TÜRKİYE KENDİ İŞİNİ KENDİ YAPAR

Batı’nın bu tür ambargo ve şantaj girişimleri, Erdoğan liderliğindeki Türkiye’nin savunma sanayiindeki tam bağımsızlık hedefini engellemeye yetmez. Geçmişte F-35 programından çıkarma ve benzeri örtülü ambargolarla Türkiye’yi dize getireceğini sananlar, karşılarında kendi savaş uçağını, İHA’larını, SİHA’larını ve hava savunma sistemlerini üreten bir Türkiye’nin şaşkınlığı içerisinde kaldı. Ankara, terör hamilerinin baskılarına boyun eğmeyerek hem sahada hem de masada kendi milli çıkarlarını korumaya, mazlumların sesi olmaya ve yerli savunma sanayii hamlelerini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

KAYNAK : Haber7
Mücahit Çetin Haber7.com - Editör
Haber 7 - Mücahit Çetin

Editör Hakkında

1993 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun olduktan sonra Üsküdar Üniversitesi Yeni Medya ve Gazetecilik bölümünde yüksek lisansını tamamladı. Medya kuruluşlarında gündem ve özel haber editörü olarak görev aldı. Halen Haber7’de özel haber editörü olarak çalışıyor. ‎
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR