Bazı evlerde kavga çıkıyor: İlkokul seviyesinde yaz tatili nasıl geçirilmeli?
Milyonlarca öğrencinin heyecanla beklediği yaz tatili başlarken, uzmanlar velileri abartılı ders programlarından kaçınmaları konusunda uyardı. Eğitim Danışmanı Gülcan Öncel, tatilin dinlenme odaklı geçmesi gerektiğini vurguladı.
Yaz tatili başladı ve milyonlarca öğrenci tatilin tadını çıkarmak istiyor. Bazı anne-babaların öğrendiklerini unutacağı korkusuyla çocuklarına abartılı ders programı hazırladığını ifade eden Eğitim Danışmanı Gülcan Öncel, mühim uyarılarda bulundu.

"UNUTACAKLAR KORKUSUYLA DERSE BOĞMAK DOĞRU DEĞİL"
İlkokul seviyesindeki öğrencilere ders konuları öğretmek yerine sorumluluk duygusu aşılamak gerektiğini söyleyen Öncel, "O yaşlardaki bir çocuğun odasını toplaması, kıyafetlerini katlaması ve sofranın kaldırılmasına yardım etmesi, akademik konu başlıklarını çalışmasından çok daha önemlidir. İş bölümüne katılması ve sorumluluklarını yerine getirmesinin verdiği haz çok faydalı. Çocuğun aidiyet duygusunu geliştirmesi ve kendini o aileye ait hissetmesi paha biçilemez" dedi.
O yaş grubundaki öğrencilerin hayatı öğrenme safhasında olduğuna dikkat çeken Eğitim Danışmanı Gülcan Öncel, "Anne-babayla alışveriş listesi yapmak, evdeki küçük tamiratlarda görev almak bile muhteşem bir eğitim sayılabilir. Okulda öğrendiklerini unutacaklar korkusuyla çocukları derse boğmak fayda değil zarar getir. Ama ailece yapılacak kitap okuma faaliyeti hem eğlence hem de eğitim anlamına gelir" şeklinde konuştu.

"ÇOCUĞUN OKULU ÖZLEMESİNE DE İZİN VERMEK GEREK"
Karşımızdaki varlıkların çocuk olduğunu unutmamak gerektiğinin altını çizen Öncel, "Bolca oyun oynamalarına izin vermeliyiz. Çocuklar en güzel oyun oynarken öğrenir. Danışanlarım arasında çocuğuna sanki okula gider gibi ders programı yapan velileri görüyorum. Bu çok yanlış. Onları karşımıza alıp sesli kitap okumak veya onların okuduğu kitabı dinlemek tahmin edilenden daha çok fayda getirecektir" dedi.
Şimdiki anne-babaların 1990'larda geçirdiği yaz tatillerini hatırlamasını isteyen Eğitim Danışmanı Gülcan Öncel, "3 ay kitap defter yüzü açılmazdı. Bu tamamen doğruydu demiyorum. Ama okula ve ders çalışmaya hasret duyulurdu. Artık bu duygu hissedilmez oldu. Çocuklarımızın ders çalışmayı özlemesine izin vermeliyiz" dedi.