Hangi yaşta nasıl dini eğitim verilmeli

Çocukların dinî eğitiminde her yaşın ayrı bir önemi vardır. Sağlıklı bir din eğitimi verebilmek için her anne-babanın yakın ve uzak plan olmak üzere belirli hedefleri olmalıdır. Bu çerçevede okul öncesi dönem sevdirme ve benimsetme, yedi yas ve sonrasında ergenlik dönemine kadar süreç ise ibadetlere alıştırma süreci olarak değerlendirilmelidir.

ABONE OL
GİRİŞ 18.02.2010 12:56 GÜNCELLEME 18.02.2010 12:56 EĞİTİM
Hangi yaşta nasıl dini eğitim verilmeli
Hangi yaşta nasıl dini eğitim verilmeli

Süleyman Karacelil'in makalesi

Müslüman bir toplumun bireyleri olan çocuk­larımız şu veya bu şekilde Allah, peygamber ve melekler hakkında bazı şeyler duymakta ve bunlar hakkında sorular sormaktadır. Çocuğun ilk eğitimcisi olmaları münasebetiyle anne-babaların üzerlerine düşen en önemli vazife çocuğun sorularına hazırlıklı olmak, hangi yaşta neyi nasıl öğ­retebileceğim öğrenmektir.

Çocukların dinî eğitiminde her yaşın ayrı bir önemi var­dır. Ancak din eğitimi ve dinî duyguların gelişimi açısından okul öncesi dönem, "altın çağ" olarak nitelendirebileceği­miz en önemli dönemdir. Bu dönemin iyi değerlendirilmesi; anne-babanın din eğitimi konusunda sağlam bilgilere sa­hip olması, çocuğun hangi sorusuna nasıl cevap verece­ğini bilmesi ve hangi bilgiyi hangi aşamada, hangi çerçe­vede öğreteceğinin bilincinde olmasına bağlıdır.

Kur'an'ın ve Hz. Peygamber'in (s.a.v.) metodu olan tedrici eğitim metodunu biz de çocuklarımızın dinî eği­timinde uygulamak durumundayız. Eğitimin süreç içeri­sinde gerçekleşen bir olgu olduğunu hiçbir zaman unut­mamak gerekir. Onları yetiştirirken daima beklemeli, teenni ile hareket etmeli ve basit alıştırmaları bıkma­dan, usanmadan tekrarlamalıdır. Çocuğun iman esasla­rını öğrenmesi ve ibadet alışkanlığı kazanmasında her zaman sabırlı olunmalıdır.

Sağlıklı bir din eğitimi verebilmek için her anne-babanın yakın ve uzak plan olmak üzere belirli hedefleri olmalıdır. Bu çerçevede okul öncesi dönem sevdirme ve benimsetme, yedi yaş ve sonrasında ergenlik dönemine kadar süreç ise ibadetlere alıştırma süreci olarak değerlendirilmelidir.

İKİ YAŞ

İki yaşındaki çocuklarda özellikle dil alanında büyük gelişmeler yaşanır. Bu yaşta çocuk sosyal açıdan kendisi dışında ama kendisini ilgilendiren dış dünya ile ilgili konulara ilgi göstermeye başlar. Bu yaşta çocuklara dinî hikâyeler okumak ve din­letmek, Kur'an-ı Kerim ve güzel sözler dinlemesini sağlamak yaşına uygun bir uygulama olacaktır. Bu yaşta "la ilahe illallah" yani kelime-i tevhidi çocuk­lara ezberletebiliriz.

ÜÇ YAŞ

Üç yaşın başlarındaki çocuklar dengesiz, olum­suz, kararsız ve isyankârdır. Büyüklerin sözlerini dinlemez, hatta tersini yapar, kısıtlandığı zaman ise öfkelenir, çevresinden yardım istemez, kendi ba­şına işlerini yapmaya çalışır. Bu davranış şekilleri, çocuğa göre değişmekle beraber üç yaşın ortala­rında veya sonlarında azalır, normale döner. Ancak bu dönemde oluşan saplantılar ve ruhsal bunalım­lar ileriki yıllarda inatçılık ve direnç belirtileri şek­line dönüşebilir. Bundan dolayı çocuklara bir takım dinî içerikli bilgileri zorla verme, ibadet kalıplarını öğretme gibi çabalar içine girerek çocukla inatlaş-mayınız. Aksi takdirde çocuk, bu konularda ömür boyu olumsuz bakış açısına sahip olabilir. Bu se­beple özellikle bu yaş grubundaki çocuklara baskı ve zorlamalardan kaçınmak gerekir. Onları isteme­diği bir dinî faaliyeti gerçekleştirmeye zorlamama­lıdır.

Üç yaşın sonlarında sakinlik dönemi başlar. Çocuk daha dengeli ve ölçülü hareket etmeyi öğrenir. Bu yaş çocuğu çok soru sorar, "neden" ve "niçin"lerle konuyu irdeler. Allah'a, meleklere dair, Hz. Peygam­bere ve diğer iman esaslarına dair çok fazla soru sormaya başlar. Ancak ona basit ve anlaşılır, kısa cevaplar vermekle yetinin. Bu yaşta çocuğun sinir sistemi hazır olmadığı için ona uzun dualar ve su­reler ile bazı bilgileri zorla ezberletme gibi davra­nışlardan kaçınmak gerekir. Bu süreçte çocuğun anne-babayla beraber namaz ibadetini yerine ge­tirmesine müsaade edilmelidir. Ama ısrarla her se­ferinde ondan yapmasını isteyerek de nefret ettir­memelidir.

DÖRT YAŞ

Dört yaş, çocuğun en çok araştırmacı olduğu dönemlerden birisidir. Her şeyi öğrenmek ister. Bu yaşta çocuğa seveceği, hoşuna giden hikâyelerden bol bol okuyun ya da anlatın. Dinî temaları, hikâye ve masal diliyle işleyin. Bunun için dinî hikâyeler ve seçilmiş masallardan yararlanabilirsiniz. Elinizde mevcut değilse bile siz kendiniz kurgulayarak ço­cuğa vermek istediğiniz mesajı bir hikâye içinde ve­rebilirsiniz.

BEŞ YAŞ

kullan

Çocuk kaç yaşında hafızlığa başlamalı?

Son dönemlerde bazı anne-babalarm ısrarla çocuklarını altı-yedi yaşlarında hafız yapma gayreti içine girdiklerini görüyoruz ki bu üzerinde durulması gereken riskli bir durumdur. Bu yaş çocuğu Kur'an ezberlemede çok sıkıntı yaşayacak ve bunun üzerine Kur'an'dan soğuma tehlikesi söz konusu olacaksa -ki bu ihtimal çok yüksektir- bu yaşta çocuk hafız yapılmamalıdır. Kur'an'dan uzaklaşması, nefret etmesi tehlikesini düşünerek, teenni ile hareket etmeli, ilerleyen yaşlarda çocuk teşvik edilerek, hazırlanarak hafızlık yapması düşünülmelidir.

Beş yaş, çocukluk evresinin düğüm noktasıdır. Bu yaşı "altın yaş" olarak nitelendiriliriz. Bu yaş ço­cuğu çevresine uyum gösterir. Bu yaşta çocuklar ev işlerine yardım etmeyi sever, zayıf ve küçükleri ko­rur, başkalarının üzerinde olumlu tesir bırakmak is­ter, işte bu çağ çocuğun bir takım ibadetlere, dinî ritüel ve davranışlara aşinalık kazandırabilmesi için en önemli zaman dilimidir, inanç esasları temel an­lamda bu çağda iyi ve doğru şekliyle kavratıp be­nimsetebilirsiniz.

ALTI YAŞ

Altı yaşında (bazen beş buçuk yaşında) çocuk üç yaşlarında olduğu gibi tekrar olumsuz davranışlar gös­tereceği bir döneme adım atmıştır. Çevresiyle çatış­maya girer, uyumsuzluk gösterir. Her zaman birinci ve en iyi olmak ister. Bu dönemde çocuk mantıksal düşünmeyi öğrenmeye başlamıştır. Bu dönemde ço­cuğa bol bol dinî hikâyeler okumalı, bununla kalma­yarak onları hafızasında tutmasını sağlamalı ve soru­lar sorarak zihnini çalıştırmayı öğretmelisiniz.

Her ne kadar çocuklar üç-dört yaşlarından itibaren sorular sormaya başlasa da onların bu so­rularının bir yetişkin gibi anlatılanı tam anlamak veya cevabını kavramak şeklinde olmadığını bil­melisiniz, işin hakikatinde çoğu zaman çocuklar sordukları sorunun cevabıyla çok fazla ilgili de­ğillerdir. Ancak beş-altı yaşlarından itibaren ço­cuğun sorduğu sorular gelişigüzel sorulan sorular değil, dinlenmek ve cevaplarını öğrenmek için­dir ki bu da çocuğun kendisine verilenleri almaya hazır olduğu manasına gelmektedir. Bu sebeple özellikle beş-altı yaşlarında sorulan soruları cid­diye almalı gerektiği gibi cevaplandırma gayreti içine girmelisiniz.

YEDİ YAŞ

Altı-yedi yaşlarına kadar bütün pedagogların ittifak ettiği nokta bu dönemin bilgi öğretme ve ezberletme zamanı olmadığı, sevdirme ve benim­setme zamanı olduğu gerçeğidir. Temyiz çağına kadar çocuklara iman esaslarının ayrıntılarını ve bir takım kelami bilgileri öğretmek asıl amacınız olmamalıdır. Allah sevgisi, Peygamber sevgisi ka-zandırılırsa bu dönem için asıl aşama kat edilmiş demektir.

ON YAŞ

Moral Dünyası Şubat sayısında bu ay Çocuğun dini eğitimi nasıl olmalı konusu değişik yönleriyle uzmanların kaleminden anlatıldığı dosya ile işleniyor. Ayrıntılı bilgiyi derginin internet sitenden edinebilirsiniz...

Altı-on yaş arasında çocukların inişli çıkışlı ba­zen dengesiz ve olumsuz davranışlar gösterdiğini bilmelisiniz. Çocuk ancak on yaşında iken beş ya­şında gösterdiği denge ve düzeni yani ölçülü dav­ranış özelliğini kazanacaktır. Bu yaş grubunun en temel özelliklerinden birisi de çocukların çok kolay etkilenme özelliğidir. Bu yaşlar arasında çocukların tutarsız özellik gösterebileceğinin bilincinde olarak onları ibadetlere alıştırmada çok zor şeyleri tercihle karşı karşıya bırakmayın. Ama ibadet ve iman eği­timini de bu çağda tamamen yerleştirmeye ve be­nimsetmeye çalışmalısınız. Bu dönem, çocuğun akli melekelerinin olgunlaşma, kendilerine göre doğru ve yanlışları ortaya koyma zamanıdır. Bundan do­layı dinî doğruları çocuğa benimsetmek önemlidir. On yaşına giren çocuğun huzurlu döneme girmesi de bu yaşın çocukların artık bazı ibadetleri tam ola­rak yerine getirme zamanının olduğunu gösterir.

ON YAŞ SONRASI

On yaş sonrasında çocuklarda ergenlik dönemi­nin etkileri kendisini gösterecektir. Çocuğun ergen­lik dönemine kadar din eğitiminden amacımız, er­genlik çağına girdiğinde çocuklarımızın ibadetlerini kolaylıkla yerine getiren bir fert olmasını sağlamak­tır. Bunu gerçekleştirmek ise okul öncesi dönemde iman esaslarını kavratma, yedi yaşından itibaren de namaz-oruç gibi ibadetlere hazırlık sürecini başlat­maya bağlıdır. Yedi-on yaş arası çocukların namaz kılmalarını, bir takım ibadetleri gerçekleştirmele­rini teşvik etmeli, yaptıkları zaman takdir etmelisi­niz. Ancak on yaşından itibaren bu vurgular daha kuvvetli olmalıdır.

www.moraldunyasi.com

YORUMLAR 4
  • yunus balcı 14 yıl önce Şikayet Et
    DOST ACI SÖYLER" DİYEN ARKADAŞ... Ağaç yaşken eğilir diye bir söz vardır hiç duydunmu.Seni zamanında eğmemişler bugün kalkmıs böyle konusuyorsun bu 1.Din eğitimi vermekle arabistana gitmek arasında ne alaka var,su anda islamın en iyi yasandıgı yer Türkiyedir bu 2.Ana rahminde kuran dinletmek kötü bir fikir değil,hatta faydaları deneylerle kanıtlanmıştır.Demokrasiyi senin gibi birinden öğreneceğime bilmeden öleyim daha iyi.Bir kere senin İslamâ karşı şüphen var ya da müslüman değilsin.İslamın son din oldugunu unuttuysan hatırlatalım burdan..
    Cevapla
  • toprak toprak 14 yıl önce Şikayet Et
    yorumlara bak be. çocuklar üzerinden demokrasi ve siyaset savaşı... yuh olsun size...
    Cevapla
  • Ismail Yildiz 14 yıl önce Şikayet Et
    din islam egitimi. farzlara göre ayarlidir.. ancak egitime gelince eger bir devlet 6 yas üstü örnegin din islama göre egitim vermiyorsa.. her velinin her türlü dini egitim verme hakkidir. buna da devlet karisamaz.. veremiyorsa yasak da edemez..
    Cevapla
  • İhsan 14 yıl önce Şikayet Et
    siz ne anlatiyorsunuz.... Sizin destek verdiginiz akp camilere cocuklari sokmayin diyor camiye bundan sonra 5 ci sinifi bitiren ögrenci girebilecek camiye diye yasa bile cikarmadimi bu Müsluman gözuküp Musanın cocukları olan bu şahislar...
    Cevapla

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR