YİBO itirafı: Aynı toplama kampı gibiydi
Öğrencilerin 'Açız, üşüyoruz' isyanıyla gündeme gelen Mazıdağı YİBO'nun eski öğrencilerinin anlattıkları, okulda dehşetin 15 yıldır sürdüğünü gözler önüne serdi. Mikail Acar ve Remzi Pamukçu'nun anıları gözleri yaşartıyor!
ABONE OL
Mikail Acar’ın 2002’de mezun olduğu Mazıdığı YİBO’daki anıları gözleri yaşartıyor...
Öğrencilerin “Açız, üşüyoruz” isyanıyla gündeme gelen Mardin Mazıdağı YİBO’nun eski öğrencilerinin anlattıkları, okulda dehşetin 15 yıldır sürdüğünü gözler önüne serdi. Okulun öğrencilerinden Mikail Acar “O okul işkenceleriyle ünlü Diyarbakır Kapalı Cezaevi’nden farksızdı” dedi.
Mardin Mazıdağı Yatılı İlçe Bölge İlköğretim okulu öğrencileri TBMM İnsan Hakları Komisyonu’nun üyelerine “Yemekler çok az. Kaloriferler yanmıyor, üşüyoruz” diye şikayette bulunarak yaşadıkları dramı dile getirmişlerdi. Bunun üzerine okul yöneticileri Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açığa alındı. Ancak okulun eski öğrencilerinin anlattıkları okulda yıllardır yaşanan dehşetin boyutlarını da gözler önüne serdi. 2002’de mezun olan Mikail Acar, geçirdiği 8 yılı için “Bugünün öğrencileri Mazıdağı YİBO’nun cennet zamanlarını yaşıyor. Orası benim gençliğimin harap olduğu yerdir” dedi.
İşte Mikail Acar'ın ağzından 16 yıl öncesinin Mazıdağı YİBO’su.
‘Bize yazık ettiler’
“O okulla 7 yaşında tanıştım. 8 çocuklu maddi sıkıntısı bir olan bir ailem vardı. Aileler çocuklarını yatılı okullara gönderirlerdi para sorunu olduğu için. Benim ailem de abimle beni Mardin Mazıdağı YİBO’ya gönderdi. Abimle iki kardeş yıllarca ailemizden kopuk yaşadık. Yol parasını zor bulduğumuz için evimize ayda bir giderdik. Anne ve babalarımız da bizi görmeye gelmezlerdi.
Bazen de okulun şartlarına dayanamayıp eve kaçardık. Okuldan kaçtığımız için önce evdekilerden sonra da okula döndüğümüzde müdürden dayak yerdik. Zaten en büyük sorunumuz da işkenceye dönüşen dayaklardı. Bizi bayıltana kadar döverlerdi. Okul işkenceleriyle ünlü Diyarbakır Kapalı Cezaevi’nden farksızdı demek abartı sayılmaz. Hayatı o okulda öğrendim ama dayaktan başka hiçbir şey öğrenemedim. Şimdiki öğrenciler de bize yaşatılanları yaşıyorlar. 15 yıl öncesinin Mazıdağı YİBO’su neyse bugün de aynı. Hele bizim zamanımızdaki dayak sanatları bugün de uygulanıyorsa bize yazık ettikleri gibi bu çocuklara da ediyorlar demektir”
‘Geceleri aç uyurdum’
“Mezun olduktan 5 yıl sonra askere gittim. Askerliği gördüğümde hep ‘50 defa askere gitseydim de o okula gitmseydim’ dedim. Cıvıl cıvıl bir çocukluk yaşamam gerekirken yetişkin bir adam gibi yaşadık o okulda.
Mazıdağı YİBO’nun bana bıraktığı en büyük şey okumaktan soğutmasıdır. Oradan mezun olduktan sonra liseye devam etmedim. Bugün 23 yaşındayım ama 18 yaşındaki bir genç gibi gösteriyorum. Çünkü sağlıklı beslenemedik, her gün pilav-pırasa çıkardı yemekte. Yemeklere biz de yardım ederdik.
Kestiğimiz domateslerin haddi hesabı yoktur. Genellikle de domatesin ortası sulu olduğu için orayı yer kalanının kazanın içine atardık. Yemeklerde en çok kuru ekmeği bitirirdik. Geceleri aç mideyle uyurdum. 8 yıl boyunca annemin kıymalı makarnasına hasret kalmışımdır. Tuvalet ihtiyacımız gidermeye üç dört arkadaş giderdik, çünkü karanlık olurdu. Yan yana yürürken birbirimizle konuşur şaka yapmaya çalışırdık ses olsun diye”
Ağaç sopayla dayak
“Okuluma dair iki anımı hiç unutmam. Yemekten sonra da masaları sırayla her gün 20 öğrenci temizlerdi. O gün de sıra bendeydi. Arkadaşlar pırasayı yemediği için müdür hepsini sıraya dizdi. Meşhur ağaç sopasıyla ellerine vurdu.
Bana sıra geldiğinde ağaç kırıldı. “Çabuk bana sopa bulun” dedi. Yeni sopasıyla ellerime vurdu. Arkamı döndüm sessizce ağladım. Bir gün yurtta temizlik yapılacaktı. Yoğun kar yağışı vardı. Hepimizi bahçeye çıkardılar o soğukta. Akşama kadar kar altında dışarıda kaldık abimle. Dayanamadım müdüre gittim “Müdürüm dayanamıyorum” dedim ama cevap bile vermedi. Donmayalım diye cezaevindekiler gibi okul bahçesinde boydan boya olta attık. Akşam içeriye girdiğimizde ellerim mosmor olmuştu, kaşığı tutamamıştım. Müdürü bugün görsem yüzüne tükürürüm.”
‘Susmayın, konuşun’
“Bugünkü öğrenciler için orayı cennet olarak görüyorum. Hiç susmasınlar gelen yetkililere korkmayıp konuşsunlar. Bizim dönemimizde okul idaresi yetkililerin incelemeye geleceğini duyduğunda bizi tembihlerdi. Zaten gelenlerde ‘bir şikayetimiz var mı?’ diye sormazdı. Biz yapamadık onlar yapsınlar. Aileler yurtları çok iyi araştırsınlar, çocuklarını her hafta ziyaret etsinler.”
‘Maçta yenilsek dayak yerdik’
Mazıdağı YİBO’nun bir başka öğrencisi Remzi Pamukçu da Mikail Acar’ın açıklamalarına benzer yorumda bulundu ve şöyle konuştu: “Öğretmenler adeta öğrencilere işkence yaparlardı. Bizleri kimse önemsemezdi. Her yer buz gibi, yemekler kusturacak derecede kötüydü. Eski binaların yerine yenileri yapılmış ama duyduğuma göre bizim zamanımızdaki şeyler devam ediyormuş. Binalar yenilenmiş ama eski hamam eski tas. Her gün dayak yiyorduk, ağaçlardan dalları koparıp bizlere acımasızca vuruyorlardı. Dayak atmak için bahane buluyorlardı neredeyse. Sınıflar arası maç düzenlerdik, yenilince bile dayak yerdik.
Arkadaşlarımızdan biri sakız çiğnese, öğretmenler çocuğun ağzındaki sakızı yere attırıp ayaklarıyla ezdirip ardından tekrar çiğnemesi için zorlardı. Aşırı şiddet ve kötü muamele vardı. Oradan mezun olduktan sonra okuldan nefret ettim, belki okuldan soğumasaydım eğitimime devam edip şimdi doktor olacaktım.
-
Mehmet 15 yıl önce Şikayet EtDOĞRULAR ZORUNUZA GİTMESİN. Burdaki haber çok eksik vede az söylenmiş mazıdağı yiboda okuyan eski bir öğrencisiyim. evet o dönemde yaşanlar gerçek ister kabul edin ister etmeyin kendini haklı çıkarmaya çalışan bazı suçlulara sesleniyorum utanmadan bide yalan diyorsunuz ..kendinizden bence utanmalısınız .Ben olsam bütün eski öğrencileri toplayıp gazeteci ve kameları getirip bütün o şerefsiz öğretmenlerin isminide söylerdim arkadaşlarla...burda heberdeki hata ne biliyormusunuz isimlerin acıklanmamış olması ...ben acıklarım çekinmemBeğen Toplam 1 beğeni
-
kenan 15 yıl önce Şikayet Etinsan hikayeleri. burda insanların başından geçenleri anlatması neden bazılarının zoruna gidiyor. keyfine mi duruyorsun gece okulda, ücretini alıyorsun değil mi? yoksa ne aşkıdır seni orada tutanBeğen
-
milli_öğütüm 15 yıl önce Şikayet Etyiboları savunan yorumculara.... sormak istiyorum acaba 7 yaşındaki çocuğunuzu bu okullara gönderir misiniz?Beğen Toplam 1 beğeni
-
Muhsin Kürşat ÖRDEK 15 yıl önce Şikayet EtVUR ABALIYA!!!(4). Bilim adamları(Eğitim bilimciler ve yönetim-organizasyoncular)okul yönetimiyle ilgili çalışmalarını rapor haline getirsinler.Okul yöneticileri sadece genel kültür-inkılap tarihi-mevzuat bilgisiyle seçilmemeli.Okul yönetiminin bir bilim dalı olduğu,sınıf öğretmenliğinin bir bilim dalı olduğunun geç farkedilmesi(veterinerin,zir.müh. sınıf öğr. olması gibi) gibi ülkemde daha farkedilmedi bile.Bir iktisat mezunu,ziraat müh. ne kadar öğretmenlik yapabilirse,sadece öğretmenlik vasfıyla o kadar yöneticilik yapılırBeğen
-
Muhsin Kürşat ÖRDEK 15 yıl önce Şikayet EtVUR ABALIYA!!!(3). Yibolarda çocukların ana babasız öğrenmeye bilinç altında direndikleri,yetiştirme yurdundan yiboların sadece üçbeş formalite eksiği olduğunu neden kimse görmez?Neden yibolara herhangi bir okuldan gelen idareci olabilir?Neden kendi çocuğuna bakmayan ana baba değil de yiboda 200-300-500 çocuğa ana babalık eden öğretmen bir iş gelince başa suçlanır?Bizim memlekette suçlu aranır hep.Susurluk-yeşil,ergenekon-veli küçük,jitem cen ersever,bakımevi-hizmetliler,yibo-öğretmenler.Başları,yöneticileri hiç suçlu değilBeğen