Coşkun Ulusoy'a OYAK soruları
Refererans gazetesinden Yiğit Bulut, üyelerden kesintilerle kurulmuş OYAK'ın, Erdemir'in yüzde 49'unu satın almasıyla doğan açmazları Genel Müdür Coşkun Ulusoy'a sordu.
ABONE OL
Referans gazetesi yazarı Yiğit Bulut , OYAK'ın kuruluşu ve yapısından yola çıkarak ERDEMİR'in satın alınmasına giden yolu incelerken ortaya çıkardığı açmazları OYAK Genel Müdürü Coşkun Ulusoy'a köşesinden iletti. İşte Yiğit Bulut'un yazısı
Coşkun Ulusoy'a sorular
Bu nasıl bir alışveriştir ki, piyasa değeri kurulduğu günden itibaren 3 milyar doları geçmemiş bir yapı, 6 milyar dolara alınıyor ve buranın getiri sağlamak zorunda olan bir emeklilik fonu olduğu gerçeği görmezden gelinerek, borçlanma planı yapılıyor.
Konuya “yorumsuz” girmek ve Metin Münir’in çarşamba günü köşesinde gündeme getirdiği detaylardan yola çıkarak Ulusoy’a aşağıdaki soruları sormak istiyorum;
* Münir’in cümlesini aynen aktarıyorum; “... OYAK, Erdemir'in yüzde 49'una 3 milyar dolar ödedi. Bunun 500 milyon doları kurumun özkaynaklarından karşılandı. Geriye kalan 2.5 milyar bankalardan borçlanıldı. OYAK'ın Erdemir'i satın almak için kurduğu Ataer şirketinin EFG İstanbul adlı aracı kurumun analistlerine söylediğine göre, bu borcun 1.5 milyarı Ataer'in defterlerinde, 1 milyar doları ise OYAK Holding'in borç hanesinde kayıtlıdır. OYAK'ın elindeki tüm Erdemir hisseleri ise alacaklılara rehinlidir.”
Aktarım sonrası; ihaleyi takip eden süreçte “rehin yok, sadece imza verdik” diyerek kamuoyunu aydınlatan Ulusoy’a soralım; Metin Münir’in yazdığı “rehinli” iddiası doğru mu? Doğru ise OYAK Emeklilik Fonu üyeleri bu gerçeği biliyorlar mı?
Borç için yeni borç şart
* Yine yazıdan aynen aktarıyorum; “... Ataer yetkililerine göre, borç iki yılı ödemesiz 10 yıl vadelidir. Ödemeler 2008'de başlayacak ve beş yıl 210 milyon dolar ile 105 milyon dolar arasında değişecek. Ancak 2013 dahil son üç yılda ödenmesi gereken miktar 1,694 milyon dolardır. Bu süre içinde, bir yıl hariç hiçbir zaman Ataer'e Erdemir'den gelen tahmini temettüler faizleri ödemeye yetmeyecek. Son üç yıl taksitler Erdemir temettüleriyle ödenemeyecek kadar ağırdır. EFG İstanbul'a göre 2013 yılında OYAK'ın borcu yeniden yapılandırması, yani borcu ödemek için yeni bir borç alması gerekecek.”
Alıntı sorusu Ulusoy’a yeniden soruyorum; Bu nasıl bir borçlanma planı? Hangi bankacılık bilgisi ile bu planı “rasyonalize” edebilirsiniz? Edemezseniz, bu alımı, bu fiyattan, bu borçlanma ile neden yaptınız? Dağlarda şehit olurken parasını size emanet eden TSK mensuplarının paralarını nasıl böyle bir alışveriş içine vicdanınız sızlamadan dahil ettiniz?
2015'e kadar sıfır rant
* Münir’in yazısından devam ediyorum; “Raporu inceleyen bir uzman, Oyak fonlarından konulan 500 milyon dolarlık sermaye 2015'e kadar sıfır rant getirmiş oluyor. Borç da neredeyse aynen duruyor. Daha sonraki dönemde de ne getireceği bir soru işareti. Bu para 220.000 kişiden kesilen emeklilik fonları. Halbuki o parayı bu iş yerine bir devlet kâğıdına veya dövize yatırsalar her yıl üyelerine bir rant sağlayacaklar.”
Yeniden Ulusoy’a soruyorum; Bir emeklilik fonunun parası 2015 yılına kadar “rant yaratmayacak” şekilde plase edilebilir mi? O paranın sahipleri size o parayı yabancı tefecilere faiz ödeyin diye mi teslim ettiler?
Sonuç: Hiç yorum yapmadan konuyu kapatıyor ve Ulusoy’un attığı her adımı aklınıza ve vicdanınıza bırakıyorum.
Not 1: Bu alışverişten dolayı OYAK’ın “borcu ödemek” için OYAKBANK’ın tamamını elden çıkarmak amacıyla, yabancı 4 gurup ile görüştüğünü üzülerek öğrendim. Bu nasıl bir alışveriştir ki; piyasa değeri kurulduğu günden itibaren 3 milyar doları geçmemiş bir yapı, 6 milyar dolara alınıyor ve buranın getiri sağlamak zorunda olan bir emeklilik fonu olduğu gerçeği görmezden gelinerek, borçlanma planı yapılıyor.
Not 2: Bunları söylediğimiz için ben dahil 6 yazara dava açıldı. Açılsın, hiç önemli değil. Önemli olan OYAK’ı yanlışlarından ve yanlış yönetimden kurtarmak. Beni tazminata da mahkum etseler, hapse de atsalar OYAK hakkında karşıtlarına fırsat verecek tek bir söz söylemem, tek bir satır yazmam. OYAK mensuplarına sesleniyorum; dağlarda emek vererek kazandığınız her kuruşunuza sahip çıkmak benim görevimdir. Bu görevi yapmaya ve en ağır şekilde Coşkun Ulusoy’u eleştirmeye devam edeceğim. Sizden de tek bir ricam var; artık lütfen uyanın!