Devlet keçileri kaçırmak üzere!
62 yıllık tartışma: Keçiler, ormanları tüketen bir canavar mı? Yoksa ağaçların diplerindeki kuru otları yiyerek yangınları önleyen yararlı hayvanlar mı?
ABONE OLCumhuriyet tarihi boyunca bu iki soruya cevap arandı. Hâlâ net bir cevap bulunabilmiş değil. Canavar diyenler de var, yararlı bir hayvan diyenler de Devlet ise keçileri yarı yarıya azaltarak orta bir yol bulmaya çalışıyor.
Keçi sorunu ilk olarak, 1946’da kurulan Recep Peker hükûmeti programına girdi. Programda “Keçi meselesine, her mıntıkada, orman olamayacak fundalık sahaların pratik metotlarla hudutlandırılması suretiyle çare aranacak. Buna imkân bulunmayan ve ormana zarar veren yerlerdeki durumun tanzimi işi üstünde ayrıca çalışılacak.” denildi.
Daha sonra 1960 döneminin darbe hükûmeti, orman bölgelerindeki tüm keçileri askere yedirmeyi düşündü. Ancak bu gerçekleşmedi. ‘Keçi meselesi’ ile ilgili olarak 62 yıl sonra bu sefer Recep Tayyip Erdoğan hükûmeti, ‘Keçi Zararlarının Azaltılması Eylem Planı’ hazırladı. Ve ufukta çözüm ümidi belirdi. Plan çerçevesinde hayvan varlığı 5 yıl içinde yarı yarıya azaltılacak. Geçimini kıl keçisi yetiştiriciliğiyle sağlayanlar, yörenin yapısına uygun alternatif gelir kaynaklarına yönlendirilecek. Keçi yetiştiriciliğini bırakarak bu işleri yapan 50 bin haneye sahibine 2012 yılı sonuna kadar toplam 450 milyon YTL’lik destek verilecek. Vali ve belediye başkanları, keçi etinin tüketilmesi için insanları teşvik edecek. Keçilerin satılması için Et Balık Kurumu, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Millî Savunma Bakanlığı ile koordinasyon sağlanacak. Diyanet’ten keçi kurban edilmesinin teşvik edilmesi, Millî Savunma Bakanlığı’ndan ise keçi etinin askerî birliklerde tüketilmesi istenecek.
Türkiye Belediyeler Birliği ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, keçilerin ormana verdiği zararları ortaya koymak ve tedbir alınmasını sağlamak için âdeta bir kampanya yürütüyor. Keçi zararlarının en yoğun olduğu bölgede yerel yöneticilik yapan Durak, “Keçi-Orman-Erozyon” adını verdiği bir kitapçık hazırlattı.
2 KEÇİ 1 SAATTE 37 BİN SEDİR FİDANINI YİYEBİLİR
Kitapçıkta keçi zararlarını anlatmada kullanılan ilk başlık: “Keçi, halı süpürgesi gibidir.” Orman Yüksek Mühendisi Şevket Ayhan’ın bir makalesinden yapılan alıntıda da şunlar ifade ediliyor: “Orta Toroslar üzerinde bizzat yaptığımız bir deneyde, hektarında 2 yaşındaki 37 bin sedir fidanı bulunan bir örnek sahada, iki keçinin bir saatte bütün fidanları, hiç kalmamacasına yiyebileceği görülmüştür.”
2 yaşındaki sedir fidanının resmine yer verilen kitapçıkta; “İki yaşındaki sedir fidanı kibrit çöpü kadardır. Yüzlercesi keçiye bir lokmadır.” deniyor. Sonraki sayfada ise ardıç ve sedir alt dallarını yiyen keçilere yer veriliyor. “Keçi yerde taze fidan bırakır mı ?” diye de soruluyor.
Kitapçıkta tarihî bir anekdot düşülmüş. 50 yıl önce İzmit Kâğıt Tesisleri’ne getirilen İsviçreli uzman Schfield ormanları görmek isteyince, en gür ağaçlar var denilerek Bolu’ya götürülmüş. Dönüşte Schfied şunları söylemiş: “Türkiye’de, 15 milyon keçi var ve ormanda otlanıyor. Bu gidişle ne ormanın yok olması engellenebilir ne de ormancılık yapılabilir.”
Aytaç Durak, sorunun çözümü için çeşitli teklifler getiriyor: İlk teklif, Toroslar’da 600 metreden yukarısının keçiden arındırılması. Diğer bir çözüm önerisi de kıl keçisi yerine süt ve oğlak verimi çok daha yüksek, buna karşı ormana zarar vermeyen Sanaen türü ile melezleştirme yapılması. Bu beyaz keçi günde 3 kilo süt verirken, kıl keçisi 300 gram süt veriyor.
Son tedbir ise 1960’ta da düşünülen ancak gerçekleşmeyen, keçilerin askere tükettirilmesi. Kitapçıkta Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tanesi 200 YTL’den keçilerin 3’te 2’sini satın alması hâlinde 4 milyon keçinin 800 milyon YTL edeceği, bunun da askerin üç yıllık et tüketimine denk olduğu belirtiliyor.
‘KEÇİLER, GÜNAH KEÇİSİ İLAN EDİLİYOR’
Keçilerle ilgili olarak akademik çevrelerden farklı sesler de yükseliyor. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ortaş, son yıllarda âdeta günah keçisi ilan edilen keçilerin aslında “ormanların koruyucusu” olduğunu ileri sürüyor. Ortaş, doğanın ve ekolojinin yasalarından birinin de keçinin ekosistemdeki yeri olduğunu belirterek “Akdeniz Bölgesi’nin orman yangınlarından daha az etkilendiği bilinmekteydi. Ancak bu durum son yıllarda keçi varlığının bilinçli olarak azaltılmasıyla tam tersine dönmeye başladı.” diyor. Ortaş, keçilerin ormanların fahri dip temizleyicileri olduğunun altını çizerek “Keçiler, ormandaki ağaçların diplerini otlardan temizleyerek yangın çıkışını engelliyor. Keçilerin orman içinde yarattıkları seyreltme ve açtıkları patika yollar ise yangının büyümesine set oluşturuyor. Ağaçların üst dallarına 1.5-2 metre kadar tırmanarak besinlerini sağlarken doğal olarak ağaçları budayarak yangından koruyor.” diye konuşuyor.
ASKERE YEDİRME TEKLİFİ YİNE GÜNDEMDE
Çevre ve Orman Bakanlığı’nın yeni hazırladığı ‘Keçi Zararlarının Azaltılması Eylem Planı’nda 21,2 milyon hektar olan orman varlığının yarısının bozuk ve verimsiz olduğu ifade edilerek bunun en önemli sebebinin aşırı ve kontrolsüz otlatma olduğu kaydediliyor. Ormanların yüzde 54’ünde, meraların yüzde 64’ünde, tarım alanlarının yüzde 59’unda aktif erozyon yaşanıyor. Hâlen 20 bin 980 orman köyünde yaklaşık 6,5 milyon kıl keçisi beslendiğine işaret edilen plana göre, bu hayvanların 6,3 milyonu kıl, 200 bini tiftik (Ankara) keçisi. Keçilerin yüzde 27,5’i Akdeniz, yüzde 19,22’si Doğu Anadolu, yüzde 17,56’sı Güneydoğu Anadolu, yüzde 14,83’ü Ege Bölgesi’nde yaşıyor. Son yıllarda nüfusu hızla azaldığı için koruma altına alınan tiftik keçilerinin yüzde 85’i ise İç Anadolu’da bulunuyor.
Keçilerin özellikle korunan ormanları tahrip ettiğine dikkat çekilen plan çerçevesinde, keçi sayısının 2012’de 6,5 milyondan 3 milyona düşürülmesi hedefleniyor. Uygulamaya keçi sayısı 30 binin üzerinde olan 49 ilde başlanacak. Öncelikle yetiştiricilik yapan aileler ve keçi sayısı tespit edilecek. Besleme için uygun alanlarla bu alanların otlatma kapasiteleri belirlenecek. Meralar ıslah edilecek. Geçimini bu hayvanlardan sağlayan köylü, başka uğraşlara yönlendirilecek. Sığırcılık, koyunculuk, arıcılık, fidancılık, meyvecilik, tavukçuluk ve sulama tesisleriyle yeni gelir kaynakları oluşturulacak. Planıntanıtılması için web sayfası kurulacak. Görsel ve yazılı basında reklam yayımlanacak. Konuyla ilgili haberler yaptırılacak. Tüm bu faaliyetler için her yıl 10 bin haneye 90’ar milyon YTL olmak üzere 2012’ye kadar 450 milyon YTL harcanacak. Finansman genel bütçe ve Orman Genel Müdürlüğü satış gelirlerinden sağlanacak.
(Aksiyon)
-
Rauf ORBAY 17 yıl önce Şikayet EtAllah dengeyi yaratmış. bozulan dengeler hep insan eliyle uzmanın görüşüne katılıyorum ormanın korunmasında keçiler çok önemli dengeyi koruyorlar kendilerine öğretilmiş görevlerini yapıp gerekenleri azaltıp orman tbanını temizliyorlar ve yangının lerlemesi engellenmiş oluyor siz asıl başkalarını kafalarındaki keçileri temizleyinBeğen
-
şakir yüksel 17 yıl önce Şikayet Etorman yangını neden arttı. Sinopluyum. Orman bölgesi. Eskiden orman köylüleri, mevsimi gelince kolay yanan çalı çırpıyı ormanlardan toplardı. At, eşek ve keçi kurumaya yüz tutmuş otları biçerdi. Ormancılar köylerle birebir temastaydı, ağaçlara zarar verilmesini birebir ilişkiyle önlerdi, bunların bir itibarı vardı. Tek sorun tarla açmak için bilinçli yangıon çıkaranlardı. Köyler boşaldı, keçi yasaklandı, at ve eşekin cürmü kalmadı. İnsan ve hayvan faktörü dikkate alınarak politika üretilmedikçe çözüm bulunamaz. teknoloji herşey değilBeğen
-
ibrahim Yayalık 17 yıl önce Şikayet EtOnlar hep günah keçisi. Ormancılar oturur onları günah keçisi yaparlar.Ama aslında Ormanı kendileri yok etmektedir KORUMA adına. Kendileri YANGIN ŞERİDİ açmayı başaramayacak kadar malesef ZAVALLI Allah ıslah etsin...Beğen
-
Fazlı ERDOĞAN 17 yıl önce Şikayet Etkeçileri rahat bırakın. Keçileri rahat bırakın,hayvanlar rahat rahat hayatlarını yaşasınlar.Siz kendini birşey zanneden iki ayaklılara bakın.Nasıl ormanları yok ettiklerini (keçilermi,insanlarmı) son günlerde görüyoruz.Kimin ormanı ve ağaçları yok ettiklerini.Bırakın köylünün keçisini, geçimini iki keçisiyle sağlayan tanıdığım bir çok köylü vardı.Köylünün elinden onuda aldılar.Keçi bu ülkenin ilk sorunu değilki.Ne keçiler va memlekette!.. Sorun olan.Beğen