Emtia piyasalarındaki fiyatlamalarda ABD verileri belirleyici oldu
Emtia piyasalarında bu hafta ABD’de açıklanan makroekonomik veriler fiyatlamalar üzerinde etkili olan ana unsur olarak öne çıktı.
ABONE OL
Tamamlanan haftada açıklanan istihdam verileri ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirim sürecinin ötelenebileceği sinyalini verirken beklentilerin altında gelen ocak ayı enflasyon verilerinin ardından Fed'in faiz indirim sürecine yönelik beklentiler toparlandı.
Beklentilerin üzerinde gelen ABD istihdam verilerinin, Fed'in faiz indirimlerine daha geç başlayabileceği algısını güçlendirmesiyle küresel piyasalardaki risk iştahı zayıflarken, bu görünüm emtia fiyatlamalarında da temkinli bir seyre yol açtı.
Makroekonomik tarafta ABD'de ocak ayına ilişkin tarım dışı istihdam 130 bin kişi artarken, işsizlik oranı yüzde 4,3'e geriledi.
İstihdam verisinin beklentileri aşması, Fed'in faizleri daha uzun süre yüksek seviyelerde tutabileceğine yönelik beklentileri destekledi.
Haftanın son işlem gününde açıklanan enflasyon verileri ise daha ılımlı bir tabloya işaret etti.
Buna göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ocakta aylık yüzde 0,2, yıllık yüzde 2,4 artış kaydetti. Değişken enerji ve gıda fiyatları hariç çekirdek TÜFE de ocakta aylık yüzde 0,3 ve yıllık yüzde 2,5 arttı. Çekirdek enflasyonun yıllık bazda Mart 2021'den bu yana en düşük seviyeye gerilemesi, yatırımcılara sınırlı bir rahatlama sağladı.
Analistler, enflasyondaki yavaşlamaya rağmen istihdam piyasasının gücünü korumasının Fed'in politika duruşuna ilişkin belirsizliği canlı tuttuğunu, bu nedenle risk algısının kolay kolay dağılmayabileceğini belirtti.
Avrupa tarafında ise Avrupa Merkez Bankası (ECB) politika faizini yüzde 2'de sabit tuttu.
Bölge enflasyonu ocakta yüzde 1,7'ye gerileyerek Eylül 2024'ten bu yana en düşük seviyesini gördü.
ECB, enflasyondaki gerilemeye rağmen esnek duruşunu korurken, jeopolitik risklerin fiyat istikrarı ve büyüme görünümü üzerindeki etkilerinin izleneceğini vurguladı.
Bu gelişmelerin ardından ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi haftayı yüzde 4,05 seviyesinde tamamlarken, dolar endeksi yüzde 0,7 azalışla 96,9 seviyesine indi.
ALTIN POZİTİF OLARAK AYRIŞTI
Değerli metaller, bu haftada ABD'den gelen makroekonomik verilerin etkisiyle dalgalı bir seyir izlerken, altının ons fiyatı pozitif ayrıştı. Altının ons fiyatı haftayı 5 bin 42,8 dolardan tamamladı.
Ocak ayına ilişkin enflasyon verisinin beklentilerin altında kalması, değerli metallere olan talebi desteklerken, güçlü istihdam verisi Fed'in faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceği beklentisini güçlendirerek alımları bir miktar sınırladı.
Altının ons fiyatı, hafta ortasında istihdam verilerinin ardından Fed'in sıkı duruşunu koruyabileceği algısıyla baskı görse de enflasyonun beklentilerden düşük gelmesi yıl içinde faiz indirimi olasılığına yönelik beklentileri artırarak yeniden alıcıların devreye girmesine yol açtı.
Bununla birlikte Avustralya merkezli bankacılık ve finansal hizmetler şirketi ANZ ise ikinci çeyrek için altının ons fiyatı tahminini 5 bin 800 dolara olarak yükseltti.
Altın dışında kalan değerli metallerde ise hafta boyunca yüksek oynaklık görülürken, gümüş hariç negatif bir seyir izlendi.
Analistler, altının diğer değerli metallere kıyasla portföylerde koruma amaçlı talepte daha yüksek ağırlığa sahip olmasının yanı sıra görece düşük oynaklığı ve güvenilir liman niteliğinin de fiyatlarda pozitif ayrışmayı desteklediğini belirtti.
Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar altında yüzde 1,78 değer kazanırken, platinde yüzde 1,57 ve paladyumda yüzde 0,52 değer kaybetti, gümüş ise yatay seyretti.
ÇİN TALEBİNDEKİ AZALMA, BASKI YARATTI
Baz metallerde fiyatlamalar, tamamlanan haftada açıklanan makroekonomik verilerin yanı sıra ABD'nin alüminyum ithalat tarifelerinde gevşemeye gidebileceğine yönelik haber akışı ve Çin kaynaklı talep görünümündeki zayıflamanın etkisiyle negatif bir seyir izledi.
Arz tarafında Londra Metal Borsası'ndaki (LME) stokların 1 milyon ton eşiğini aşarak rekor seviyelere yükselmesi, arz fazlası algısını güçlendirdi ve fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu.
Bununla birlikte ABD'nin politika tarifelerine ilişkin söylemlerinin yanı sıra ticaret politikalarına ilişkin risk algısının öne çıkmasıyla kar realizasyonu görüldü.
Bakırda ise arz güvenliğine ilişkin endişeleri artıran gelişmeler öne çıktı.
Dünyanın en büyük yer altı bakır madenlerinden biri olan Şili'deki El Teniente'de iş kazalarının eksik bildirildiğinin ortaya çıkmasının ardından, Şili devlet bakır şirketi Codelco üç üst düzey yöneticiyi görevden aldı.
Öte yandan bakırda, Çin Yeni Yılı öncesinde stokların artması ve küresel borsalarda toplam stokların 1 milyon tonu aşması, talebin zayıf seyrine ilişkin beklentilerle birlikte fiyatların yukarı yönünü sınırlayan unsurlar arasında yer aldı.
Alüminyum tarafında ise ABD'nin ithalat tarifelerini gevşetebileceğine dair piyasa söylentileriyle kar realizasyonu izlendi.
Talep görünümünün zayıf seyrettiği dönemde tarife belirsizliğinin artması fiyatları aşağı çekerken, fiziki talepte de Çin Yeni Yılı öncesi yavaşlama dikkati çekti.
Bazı metallerde tezgah üstü piyasada bu hafta libre bazında fiyatlar bakırda yüzde 1,6, nikelde yüzde 1,4, çinkoda ve alüminyumda yüzde 0,5 gerilerken, kurşunda yatay seyretti.
PETROL FİYATLARINDA NEGATİF SEYİR
Brent petrol fiyatı, tamamlanan haftada OPEC+ grubunun üretim politikasına ilişkin beklentiler ve Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) 2026 için büyüyen arz fazlası öngörüsü fiyatlamalar üzerinde etkili oldu.
OPEC+ grubunda üretim artışı yapan sekiz ülke, mevsimsellik gerekçesiyle şubat-mart dönemi için planlanan artışları durdurma kararını martta da sürdürme yönünde adım attı.
IEA, aylık raporunda 2026'da küresel petrol talep artışının önceki beklentilerin altında kalabileceğine işaret ederken, piyasanın 2026'da yaklaşık 3,73 milyon varil düzeyinde arz fazlası riskiyle karşılaşabileceğini bildirdi.
Kurum, talep görünümündeki zayıflama ve enerji politikalarının arz-talep dengesinde belirgin bir fazlaya yol açabileceğini belirterek, fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskıya dikkati çekti.
Diğer yandan, ABD yönetimi, petrol arzını artırma hedefi doğrultusunda Venezuela'nın enerji sektörüne yönelik yaptırımlarda kapsamlı bir gevşemeye giderek bazı genel lisanslar yayımladı.
Bu adımla birlikte, ABD'li rafinerilerin Venezuela ham petrolü ithalatına ilişkin akışının artabileceği değerlendirildi.
Bu gelişmelerle Brent petrolün varil fiyatı haftalık bazda yüzde 0,7 düşerken, New York Ticaret Borsası'nda işlem gören doğal gazın İngiliz Termal Birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı da yüzde 5,2 değer kaybetti.