Savaş ortamında altın neden düştü: Morgan Stanley perde arkasını açıkladı
ABD/İsrail-İran savaşının başlamasıyla altında beklenen rekor yükseliş, güçlü dolar ve yatırımcıların nakit ihtiyacı nedeniyle yerini dalgalanmaya bıraktı. Morgan Stanley, bu durumu geçici bir piyasa tepkisi olarak değerlendiriyor.
ABONE OL
ABD/İsrail-İran savaşının başlamasıyla altın fiyatlarında güçlü bir sıçrama beklenirken piyasa farklı bir tabloyla karşılaştı. Morgan Stanley analistlerine göre altındaki son dalgalanma güvenli liman talebinin zayıfladığı anlamına gelmiyor; güçlü dolar ve likidite ihtiyacı kısa vadede fiyatları baskılıyor.

"GÜVENLİ LİMANDAN UZAKLAŞILMIŞ DEĞİL"
Küresel piyasalarda jeopolitik gerilimler genellikle altın fiyatlarını hızlı şekilde yukarı taşır. Ancak İran savaşı sonrası piyasada alışılmış senaryonun tam olarak gerçekleşmediği görülüyor. Morgan Stanley analistlerine göre altının son dönemdeki dalgalı seyri yatırımcıların güvenli limandan uzaklaştığı anlamına gelmiyor.
Banka analistleri, fiyat hareketlerinin arkasında iki temel faktör bulunduğunu belirtiyor: Güçlenen ABD doları ve yatırımcıların nakde yönelmesi. Bu iki unsur kısa vadede altın fiyatlarının yükselişini sınırlayan ana etkenler olarak öne çıkıyor.

NAKİT İHTİYACI YÜKSELİŞİN ÖNÜNÜ KESTİ
İran’daki savaşın başlamasının ardından altın fiyatları ilk etapta hızlı bir yükseliş gösterdi. Ons altın pazartesi günü 5 bin 260 dolar seviyesine kadar çıktı. Ancak bu yükseliş uzun sürmedi ve yatırımcıların nakde yönelmesiyle fiyatlar hızla geri çekildi.
3 Mart’ta altın fiyatları yaklaşık yüzde 3,6 düşerek 5 bin 137 dolar seviyesine kadar geriledi. Son verilere göre altının ons fiyatı yaklaşık 5 bin 165 dolar civarında işlem görüyor. Analistler bu geri çekilmeyi piyasanın kısa vadeli tepkisi olarak değerlendiriyor.

ENFLASYON RİSKİ VE GÜÇLENEN DOLARIN BASKISI
Morgan Stanley’e göre altın fiyatlarını etkileyen en önemli faktörlerden biri ABD dolarındaki güçlenme. Reuters anketine göre savaşın başlamasından bu yana dolar yaklaşık yüzde 1,5 değer kazandı.
Doların güçlenmesinde ise ABD Merkez Bankası’nın faiz indirimi beklentilerindeki değişim etkili oldu. Para piyasaları yıl boyunca toplam 37 baz puanlık faiz indirimi öngörürken, daha önce bu beklenti 60 baz puan seviyesindeydi.
Artan petrol fiyatlarının enflasyon riskini yükseltmesi de Fed’in hızlı faiz indirimi yapacağı beklentisini zayıflattı. Bu durum doların güçlenmesine ve altın fiyatlarının kısa vadede baskı altında kalmasına yol açtı.
"YAPISAL BİR DEĞİŞİM DEĞİL, KISA VADELİ TEPKİ"
Analistlere göre piyasalardaki stres dönemlerinde yatırımcılar çoğu zaman likit varlıklarını satarak nakit yaratma eğilimine giriyor. Bu durum bazen altın gibi güvenli liman varlıklarında bile geçici satışlara yol açabiliyor.
Morgan Stanley bu durumu yapısal bir değişim olarak değil, daha çok kısa vadeli bir piyasa tepkisi olarak değerlendiriyor.
DEV BANKALARDAN PEŞ PEŞE REKOR TAHMİNLERİ
Küresel yatırım bankalarının altın tahminleri genel olarak yukarı yönlü. Morgan Stanley, jeopolitik gerilimlerin sürmesi halinde altın fiyatının 2026’nın ikinci yarısında 5 bin 700 dolar seviyesine ulaşabileceğini öngörüyor.
Diğer büyük bankaların tahminleri de benzer şekilde güçlü:
Goldman Sachs: 2026 sonunda 5 bin 400 dolar
J.P. Morgan: 2026 sonunda 6 bin 300 dolar
UBS: 2026 içinde 6 bin dolar
Deutsche Bank: 6 bin dolar
Citi Research: Kısa vadede 5 bin dolar
BELİRSİZLİK ORTAMINDA GÜÇLÜ GETİRİ
Altın son yıllarda yatırımcısına güçlü getiriler sağladı. 2026 yılı başından bu yana SPDR Gold Shares fonu yaklaşık yüzde 19 yükselirken, aynı dönemde S&P 500 endeksini takip eden ETF yalnızca yüzde 0,47 artış gösterdi.
2025 yılında altın yüzde 63,68 getiri sağlarken, 2024’te yüzde 26,66 yükseldi.
Analistler bu verilerin, küresel belirsizlik ortamında altının yatırımcı portföylerinde önemli bir rol oynamaya devam ettiğini gösterdiğini belirtiyor.