Bir çuval unla başlayan ihracat serüveni: Kınalı eller sınırları aştı
Ekonomik bağımsızlıklarını kazanmak için Beypazarı'nda yola çıkan kadınlar, 100 kilo erişteyle başladıkları üretimde bugün tonlarca gıda üretiyor. Kooperatif, e-ticaret ve ihracatla büyüyerek kadın istihdamına ilham veriyor.
ABONE OL
Ankara'nın Beypazarı ilçesinde 9 kadının bir araya gelmesiyle Mart 2020'de kurulan Kınalı Eller Kadın Kooperatifi, 6 yılda ürünlerini hem yurt geneline ulaştırdı hem de ihracata imza attı.
Serpil Deniz, başkanlığını yaptığı kooperatifi kendi çabalarıyla kurduklarını, başlangıçta ürünleri evlerde üretip pazarda sattıklarını söyledi.

KURULUŞ SERMAYESİ SOSYETE PAZARINDAN
Bir süre sonra bu tarz üretim modelinin yeterli gelmediğini gördüklerini dile getiren Deniz, "Hem evimizin ekonomisine katkıda bulunmak için hem de kendimizi göstermek için kooperatif kurduk. Kuruluş paramızı sosyete pazarlarına giderek kazandık." dedi.
Annelerin kooperatifin temel yapısı olduklarını vurgulayan Deniz, kendisinin kooperatif başkanı olmasının yanı sıra şoför ve baklava üreticisi de olduğunu söyledi.
Deniz, üretim hikayelerinin 100 kilo erişteyle başladığını anlatarak, Beypazarı'nın geleneksel ve yöresel lezzetleriyle tanındığını ve bu nedenle ürünlerinin satışıyla ilgili sıkıntı yaşamadıklarını ifade etti.
Devlet desteğiyle bir kadının günlük 250 kilo makarna ve erişte üretebilecek konuma geldiğine dikkati çeken Deniz, şu anda tonlarca baklava ve tarhana yaptıklarını, baharat topladıklarını ve paketlediklerini söyledi.

"BİZİM HİKAYEMİZ BİR ÇUVAL UNLA BAŞLADI"
Kooperatifin geçmişten bugüne faaliyetlerine de değinen Deniz, "Bizim hikayemiz bir çuval unla başladı. Şu anda tonlarca ürün kaldırabiliyoruz. e-Ticaretle Türkiye'nin her yerine ürünlerimizi gönderdik. Bunun yanı sıra da Azerbaycan ve Almanya'ya da makarnamızı gönderdik. Bu da bize büyük öz güven kazandırdı." dedi.
Şu anda 26 kadının kooperatif bünyesinde üretime katkıda bulunduğunu anlatan Deniz, çiftçiler ve evinde üretim yapan kadınların da bu kişilerin arasında yer aldığını söyledi.
Erişte, makarna, salça, baharat ve sirkenin yanında tel kırmadan çantalar ile örtüler imal ettiklerini belirten Deniz, "Gazete kağıdından sepetler, aksesuarlar da yapıyoruz. Yaptığımız ürünleri e-ticaret sitelerinden satıyoruz. Ayrıca, coğrafi işaretli ürünümüz yaprak dolmamızı Ankara'da sıcak satış şeklinde baklavamızla birlikte pazarlıyoruz." diye konuştu.

HEDEF COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLERLE AVRUPA'YA AÇILMAK
Deniz, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından ve Ankara Kalkınma Ajansından aldıkları destekle yeni projelerinin onaylandığını da ifade etti.
"Sağlıklı atıştırmalık" olarak da bilinen coğrafi işaretli ürün "Beypazarı kurusu" projesini hayata geçirmek için çalıştıklarını vurgulayan Deniz, şu bilgileri paylaştı:
"Beypazarı kurusu projemizin yarısını kooperatifimiz, yarısını da Bakanlık karşılayacak. Çok yakın bir süre içerisinde kooperatifimize makinelerimiz gelecek ve üretmeye başlayacağız. Burada üretimdeki hedefimiz ihracat yapmak. Makarnamızla bunu gerçekleştirdik. Daha güzel, daha geniş coğrafyalara ulaşacağımıza inanıyoruz. Bunun yanı sıra glütensiz ürünlerimiz de piyasaya çıktı ve şu anda marketlerimize yayıldı."
"SIRT SIRTA VERDİĞİMİZ ZAMAN GÜÇLENİYORUZ"
Hedeflerini gerçekleştirmek için büyük çaba harcadıklarını dile getiren Deniz, öncelikle üretim alanlarını genişletmek istediklerini anlattı.
Bunun gerçekleşmesiyle daha fazla ürün üretebileceklerine işaret eden Deniz, şunları kaydetti:
"Şu anda bir tır kaldırabiliyorsak daha fazla tır kaldırmak istiyoruz. Şu anda 26 kadınsak binlerce kadın olmak istiyoruz çünkü sırt sırta verdiğimiz zaman güçleniyoruz. Buradaki ortamda sosyalleşiyoruz, birbirimize destek olabiliyoruz. Hepimiz ortak olduğumuz için herkes buranın patronu."
