Ev alacaklar dikkat: Uzman isim tarih verdi! Yeni dönem başlıyor
Orta Doğu'daki savaştan dolayı artan enerji maliyetleri, inşaat sektörüne yüzde 25'e varan maliyet artışlarına yol açarken, uzmanlar piyasada yeni bir dönemin başladığını belirtiyor. İşte detaylar...
ABONE OL
- ABD ve İsrail'in saldırıları ile İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması, küresel ekonomiyi olumsuz etkileyerek inşaat maliyetlerinde yüzde 20-25 artışa neden oldu.
- 2025 yılında gayrimenkul satışları rekor seviyeye ulaşırken, 2026'da daha küçük dairelere yönelim bekleniyor.
- Uzman isim, konut kredi faiz oranlarının düşmesi ve konut fiyatlarının yeniden yükselmesi konusunda uyarılarda bulunuyor.
ABD ile İsrail'in saldırıları ve İran'ın dünya petrolünün yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatmasıyla birlikte küresel ekonomiyi baskı altın alan savaş, birinci ayını geride bıraktı. Petrol türevlerinin inşaat malzemelerinde yoğun şekilde kullanılması nedeniyle maliyetlerde yüzde 20 ila 25 arasında artış yaşandığına dikkat çekilirken, özellikle dış cephe mantolama gibi alanlarda bu artışın doğrudan hissedildiği ifade edildi.
Artan maliyetlerin nakliye fiyatlarını da yukarı çekmesiyle birlikte enflasyon üzerinde de baskı oluşturabileceği vurgulayan Elfi Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, bu sürecin küresel gelişmelerle birlikte Türkiye ekonomisini de zorlayabileceğini dile getirdi.

2026'DA 1+1 VE 2+1 DAİRELER REVAÇTA
Aydemir, "2025 yılına bakıldığında gayrimenkul sektörünün yaklaşık 1 milyon 690 bin satışla tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Bu hareketliliğin 2026 yılında da devam etmesinin bekleniyor. 2025 yılında daha çok ihtiyaç odaklı alımların gerçekleşirken, yatırım amaçlı alımların ise sınırlı kaldı. 2026 yılında ise vatandaşların büyük metrekareli konutlardan ziyade daha küçük ve kullanışlı 1+1 ve 2+1 dairelere yöneldi. İnşaat maliyetlerinin oda başına 1,5 ila 2 milyon lira seviyesine ulaşması ve alım gücündeki değişim bu tercihte etkili oldu." dedi.

"AİDATLAR, İNSANLARI MÜSTAKİLE YÖNLENDİRİYOR"
Öte yandan yüksek site aidatları da vatandaşların tercihini etkileyen önemli unsurlar arasında yer aldığını belirten Aydemir, "5 bin liradan başlayıp 30 bin liraya kadar çıkan aidat bedelleri nedeniyle vatandaşlar daha sakin, doğayla iç içe ve şehir merkezine 30-40 dakika uzaklıktaki bölgelere yöneldi. Bu eğilimin önümüzdeki 5 yıl içerisinde daha da artması bekleniyor." diye konuştu.
"ÖNÜMÜZDEKİ 3-4 AYLIK SÜREÇ İYİ DEĞERLENDİRİLMELİ"
Sektör temsilcileri, 2026 yılının 2025'e göre daha hareketli geçebileceğini öngörürken, yeni konut üretiminin yetersiz kalmasının fiyatları yukarı yönlü baskılayabileceğine dikkat çekti. Özkan Aydemir, "Bu sebeple gayrimenkul ihtiyacı olan vatandaşların önümüzdeki 3-4 aylık süreci iyi değerlendirmesi gerekiyor. Mevcut piyasa şartlarında pazarlık imkanlarının daha yüksek, ancak hareketliliğin başlamasıyla birlikte fiyatlar artabilir." dedi.
Diğer yandan emlak sektöründe elektronik ilan doğrulama sisteminin devreye alınmasıyla birlikte fiyat manipülasyonlarının önüne geçilmesi hedeflendiğini belirten Aydemir, fiyat artışlarında usulsüzlük tespit edilmesi durumunda vatandaşların şikayet mekanizmalarını kullanmaları gerektiğini söyledi.

"BAZI YATIRIMCILAR GAYRİMENKULLERİNİ ELDEN ÇIKARDI"
Konut kredi faiz oranlarının yüzde 2,30 - 2,40 seviyelerine kadar gerilediğini ifade eden Aydemir, "Faizlerin düşmesi durumunda konut fiyatlarının tekrar yükselme eğilimi gösterebileceği ifade ediliyor. Bu noktada Ticaret Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların denetimlerini artırması dikkat çekti. Geçmiş dönemde uygulanan yüzde 25 kira artış sınırının da piyasada farklı etkiler oluşturdu. Bu uygulamanın bazı yatırımcıların gayrimenkullerini elden çıkarmasına sebep olduğu ifade edildi." dedi.
KİRACI ORANI YÜZDE 50 SEVİYELERİNE ÇIKTI
Türkiye'de kiracı oranının yüzde 50 seviyelerine yaklaştığına dikkat çeken Aydemir, yatırımcıların yeniden gayrimenkule yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Aydemir, "Artan arzın kira fiyatlarını dengeleyebileceği, aksi halde kira enflasyonunun yükselmeye devam edecek. Geçmişte 2-3 bin lira seviyesinde olan kira fiyatlarının günümüzde 25 bin lira seviyelerine ulaştı. Bu durum, asgari ücretle geçinen vatandaşlar için ciddi bir yük oluşturdu. Konut arzının artırılması ve yatırımcının desteklenmesiyle piyasanın dengelenebilir." ifadelerini kullandı.
-
Kılıç 21 dakika önce Şikayet EtÜç beş ev sahibi ya da tüm ev sahipleri anlaşıp piyasayı yükseltiyor. Vay be ne organize ne güçlü bir birlik. Güldürmeyin insanı. Piyasa kendi kurallarına göre şekilleniyor. Önce imardan başlıyor rant. Bizde ev yapmak hep yasak. Halbuki en temel ihtiyaç. Kurallar dahilinde istisnalar hariç olmak üzere her arsaya ev yapılabilmesi gerek.Beğen
-
Düşünen 36 dakika önce Şikayet Etİlk arabanın ötv si oluyor ise en azından ikinci ve üstü mülk sahibi olanlardan ötv alınmalıBeğen Toplam 4 beğeni
-
Misafir 36 dakika önce Şikayet EtBarınma da ekmek ve su gibi temel ihtiyaçtır. Bir kişinin ihtiyaçtan fazla emlak sahibi olması da stokçuluğa girer. Emlağın yatırım aracı olması rantı destekler, fiyatları gereksiz yükseltir, ihtiyaç sahiplerinin barınma ihtiyacını elinden alır. Kişinin işi evi vergisiz olmalıdır, birden fazla evi olandan ağır vergiler alınmalıdır.Beğen Toplam 5 beğeni
-
Veysel 16 dakika önce Şikayet EtAkıllı ihtiyaç fazlası evler kiraya veriliyor. İkinci üçüncü evi olan olmazsa kiralık ev nasıl olacak bunu düşündün müBeğen
-
Misafir 123 37 dakika önce Şikayet EtKutsal meslek emlakçılik. Emlakçılar başımızın tacı. Onlar olmasa sokakta yatarız.Beğen
-
Bence 39 dakika önce Şikayet EtFiyatlar artınca enflasyon artmiyorki. Ikisi birbirinden bağımsız hususlar.Beğen