Anadolu’dan İstanbul’a fiyat katlanıyor! Ahırda 12 bin, pazarda 25 bin TL

Anadolu'dan İstanbul'a getirilen kurbanlıkların fiyatı nakliye, çadır kirası ve komisyoncular yüzünden iki katına çıkıyor. Üreticide 145 bin lira olan büyükbaş, pazarda 350 bin lirayı bulurken besiciler fırsatçılara isyan ediyor.

ABONE OL
GİRİŞ 08.04.2026 09:12 GÜNCELLEME 08.04.2026 09:44 EKONOMİ
Anadolu’dan İstanbul’a fiyat katlanıyor! Ahırda 12 bin, pazarda 25 bin TL
Anadolu’dan İstanbul’a fiyat katlanıyor! Ahırda 12 bin, pazarda 25 bin TL

Anadolu’dan büyükşehirlere getirilen hayvanların fiyatı; akaryakıt ve nakliye, çadır kirası ve aracılık maliyetleriyle neredeyse iki katına ulaşıyor. Üreticide 11-13 bin TL olan küçükbaş, İstanbul’da 22-25 bin TL’ye çıkarken yine 145-170 bin lira olan bir büyükbaşın fiyatı ise 240-350 bin TL’ye yükseliyor.

Anadolu’nun meralarından çıkan kurbanlıklar, büyükşehirlerin beton otoparklarına ulaşana kadar akaryakıt, nakliye, çadır, beslenme ve aracılık maliyetleriyle âdeta lüks tüketim ürününe dönüşüyor.

Anadolu’dan İstanbul’a fiyat katlanıyor! Ahırda 12 bin, pazarda 25 bin TL

HER HAYVANIN SIRTINA BİNEN YOL FATURASI

Doğu Anadolu’dan İstanbul’a gelen bir tırın nakliye maliyeti, 2026 yılı mazot fiyatları ve otoyol zamlarıyla 90.000 TL’yi buluyor. Bu da her hayvanın sırtına, yola çıkmadan önce 3-4 bin TL civarında net bir yol faturası bindiriyor.

İLK SİFTAHI YAPMADAN 150 BİN LİRA GİDİYOR

Yol boyunca yaşanan stres, susuzluk ve sıcaklık nedeniyle oluşan %5’lik canlı fire, yani kilo kaybı ise besicinin cebinden çıkan ilk gizli maliyet olarak kayıtlara geçiyor. Ancak asıl maliyet şoku büyükşehir girişlerinde yaşanıyor. İstanbul’un Avrupa Yakası gibi Şap’tan Ari bölgelerde bir çadır parselinin sadece 15 günlük kirası 120 bin TL’den başlarken, bazı özel alanlarda bu rakam 200 bin TL’yi aşabiliyor. Çadırın demiri, brandası, aydınlatması ve bakıcının konaklama masrafları eklendiğinde, bir üreticinin daha ilk siftahı yapmadan cebinden çıkan rakam 150 bin TL’ye ulaşıyor.

Anadolu’dan İstanbul’a fiyat katlanıyor! Ahırda 12 bin, pazarda 25 bin TL

SİSTEMİN BOŞLUKLARI FİYATI İKİYE KATLIYOR

Rakamlar arasındaki uçurum ise pazarın gerçek yüzünü ortaya koyuyor. Erzurum, Kars veya Amasya’dan çıkan 600 kilogramlık bir büyükbaş, üreticide 145-175 bin TL iken, İstanbul’da 240-350 bin TL’ye kadar çıkıyor. Küçükbaş piyasasında ise üreticide 11-13 bin TL olan 50 kilogramlık bir koyunun fiyatı, büyükşehirlerde 22-25 bin TL’ye ulaşıyor. Hayvanın şehre gelmesiyle fiyatının neredeyse ikiye katlanması, üreticinin emeğinin değil, sistemin boşluklarının bir sonucu olarak görülüyor.

ALIN TERİ İLE BÜTÇE ARASINDAKİ GÖRÜNMEZ HALKALAR

Kurbanlık fiyatlarının yükselmesinde aracı zinciri başrol oynuyor. Anadolu köylerinden nakit parayla hayvan toplayan tüccarlardan, sevkiyatı organize eden büyük tüccarlara ve pazar yerlerinde belediye ihalelerini kapatıp üreticiye fahiş fiyatla yer pazarlayan yer tahsisçilerine kadar her el, maliyeti artırıyor.

Pazarlık anında devreye giren ve hem alıcıdan hem satıcıdan komisyon alan çığırtkanlar ile kesim sırasını dahi ticarete döken organizatörler de eklendiğinde, besicinin alın teri ile vatandaşın bütçesi arasına giren bu görünmez halkalar, kurbanlık fiyatlarının ahır çıkışından itibaren neredeyse ikiye katlanmasındaki ana faktörler hâline geliyor.

Anadolu’dan İstanbul’a fiyat katlanıyor! Ahırda 12 bin, pazarda 25 bin TL

FIRSATÇILAR KURBAN PAZARININ KAPISINDA BEKLİYOR

Erzurum’dan 25 büyükbaş hayvanıyla yola çıkmayı planlayan üretici Hüseyin Demir, yaşadıkları çelişkiyi şu sözlerle özetliyor:

“Hayvanı iki yıl boyunca büyütüyoruz. İstanbul’da ‘yer parası’ olarak servet istiyorlar. İstanbul’da durma maliyeti, Erzurum’daki bir yıllık yem paramı geçti. Fırsatçılar sadece market rafında değil, kurban pazarının kapısında da bekliyor.”

ON BİN LİRA FARKIN TEK KURUŞU BİZİM KÂRIMIZ DEĞİL

Amasya Merkez’de küçükbaş hayvan satan Salih Aktaş ise fiyatlardaki şişkinliğin besiciden kaynaklanmadığını vurgulayarak şunları söylüyor:

“Vatandaş koyuna 22-25 bin lira dediğimde yüzünü ekşitiyor. Koyunu memlekette 12 bin lira ama İstanbul’a gelene kadar binen 10 bin TL farkın tek kuruşu bizim kârımız değil. Nakliyeci, çadır sahibi kazanıyor, olan hem bize hem de vatandaşa oluyor.”

KAYNAK : Ekonomim
Ahmet Tevfik Yavuz Haber7.com - Muhabir
Haber 7 - Ahmet Tevfik Yavuz

Editör Hakkında

22 Nisan 1986’da Karabük’te doğdu. İlköğretim ve lise eğitimini İstanbul’da tamamladı. Anadolu Üniversitesi iktisat Fakültesi’nde Kamu Yönetimi okudu. Gazetecilik mesleğine 2021 yılında başladı. Çalışma hayatına Haber7.com bünyesindeki Gezelim.com seyahat sitesinde devam etmektedir.
YORUMLAR 16 TÜMÜ
  • Karınca 16 dakika önce Şikayet Et
    Yalan herkes zengin olma peşinde köylü cin olmuş adam çarpıyor.
    Cevapla
  • Misafir 23 dakika önce Şikayet Et
    ne alaka bizim burdada fiyatlar aynı sivasta canlı satış 510 li yaptılar hesaplayın bakalım kaça geliyor
    Cevapla
  • Sakaryalı 37 dakika önce Şikayet Et
    Bence sıkıntının başı üreticiler bir araya gelip mallarını tüccara kaptirmadan direk tüketiciye ulastirsalar hem üretici hem tüketici yüzde elli kazançlı olur ama onlar da aç göz taplumumuz değerlerini parayla değiştiriyor herkes bire on kazanmanın pesinde
    Cevapla
  • Misafir 48 dakika önce Şikayet Et
    ahırda nerde 12 bin liraymis
    Cevapla
  • UMUT DÜNYASI 1 saat önce Şikayet Et
    Kurban paraları Afrika'ya. Almayın kesmeyin paranız hırsıza gitmesin
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR