Dünyayı bekleyen büyük tehlike: Enerjide iklim krizi gerçeği!

İklim krizi enerji sektörünü dönüştürürken dayanıklılık için veri ve izleme kritik rol oynuyor. Türkiye’nin potansiyeline dikkat çeken Prof. Dr. Levent Aydın, tehlikeleri önceden tespit ederek altyapının güçlendirilebileceğini vurguladı.

ABONE OL
GİRİŞ 28.04.2026 12:04 GÜNCELLEME 28.04.2026 12:12 EKONOMİ
Dünyayı bekleyen büyük tehlike: Enerjide iklim krizi gerçeği!
Dünyayı bekleyen büyük tehlike: Enerjide iklim krizi gerçeği!
  • HABER7-ÖZEL

Dünya gündemi şu an ABD-İran savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndaki enerji arz güvenliğine odaklansa da iklim krizi geleceğin değil, bugünün artık çok net bir gerçeği olarak karşımıza çıkıyor. 

Ani don olayları, artan sıcaklıklar hayatın her alanında olduğu gibi enerji sektörünü de çok yakından ilgilendiriyor. 

İklim krizinin enerji sektörüne olan etkisini, Türkiye’nin aldığı önlemleri, küreselde yaşanan olayları ve gerekli tedbirler alınmazsa dünyayı bekleyen tehlikeleri Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Aydın Haber7’ye değerlendirdi.

 “İKLİM TEHLİKELERİ AFETE DÖNÜŞEBİLİR”

İklim kaynaklı olayların yalnızca ekonomik değil, sosyal refahı da etkileyen çok katmanlı sonuçlar doğurduğunu ifade eden Aydın, “Sel, aşırı sıcaklık ve kuraklık gibi olaylara artık ‘iklim tehlikeleri’ diyoruz. Çünkü henüz afete dönüşmemiş durumdalar. Ancak önlem alınmadığında çok hızlı şekilde büyük yıkımlara dönüşebilirler” diye konuştu.

Prof. Dr. Levent Aydın

Aydın, enerji sistemlerinin bu tehlikelere karşı son derece hassas olduğuna dikkat çekerek, enerji üretiminden iletim hatlarına kadar tüm yapının iklim krizinden doğrudan etkilendiğini söyledi.

“ELEKTRİK ÇAĞI GELİYOR AMA SİSTEM ÇOK KIRILGAN”

Elektriğin artık bir konfor değil hayatın temel unsuru haline geldiğini belirten Aydın, “Evde, sokakta, ofiste hatta ulaşımda artık elektrik merkezli bir yaşam var. Önümüzdeki dönemde tamamen elektrik çağına geçiyoruz. Ancak elektrik sistemi iklime karşı son derece duyarlı” dedi.

Aşırı sıcaklıkların enerji üretimini doğrudan düşürdüğünü kaydeden Aydın, güneş enerjisi santrallerinin sıcaklık arttıkça verim kaybettiğini, havanın yoğunluğunun azalması nedeniyle rüzgar santrallerinin de daha az enerji ürettiğini söyledi.

Termik santrallerde de benzer kayıplar yaşandığını belirten Aydın, “Doğalgaz ve kömür santralleri her bir derece sıcaklık artışında üretim kaybediyor” dedi.

“TRAFO PATLAMALARININ EN BÜYÜK NEDENİ SICAKLIK”

Enerji üretimindeki kayıpların yalnızca santrallerle sınırlı olmadığını belirten Aydın, iletim ve dağıtım hatlarının da aşırı sıcaklıklardan ciddi şekilde etkilendiğini söyledi.

Aydın, “İletim hatlarında, trafolarda ve dağıtım sistemlerinde aşırı sıcaklık ‘derating’ dediğimiz güç kayıplarına neden oluyor. Aynı zamanda fiziksel hasar oluşuyor. Halk arasında sık duyduğumuz ‘trafo patladı’ olaylarının temel nedeni de çoğu zaman sıcaklık kaynaklı aşırı yüklenmedir” ifadelerini kullandı.

Uluslararası kuruluşların ve Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı risk haritalarına işaret eden Aydın, önümüzdeki dönemde aşırı hava olaylarının çok daha sert yaşanacağı uyarısında bulundu.

“KURAKLIK HİDROELEKTRİK ÜRETİMİNİ VURDU”

Kuraklığın enerji üretiminde ciddi kayıplara yol açtığını belirten Aydın, 2025 yılının 1964’ten bu yana en az yağış alınan yıllardan biri olduğunu söyledi.

Aydın, “2024 yılında hidroelektrik santraller yaklaşık 75 teravatsaat üretim yaptı. Ancak 2025’te kuraklık nedeniyle bu rakam 57-58 teravatsaat seviyelerine düştü. Yaklaşık 20 teravatsaatlik büyük bir kayıp oluştu” dedi.

Yağış rejimlerinin de değiştiğini vurgulayan Aydın, İspanya’nın Valencia kentinde geçen yıl bir yıllık yağışın yalnızca 8 saatte düştüğünü hatırlatarak, benzer risklerin Türkiye için de geçerli olduğunu ifade etti.

“İKLİM KANUNU TÜRKİYE İÇİN KRİTİK BİR ADIM”

Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması’na taraf olduğunu hatırlatan Aydın, geçen yıl yürürlüğe giren İklim Kanunu’nun enerji altyapılarının korunması açısından önemli bir yasal zemin oluşturduğunu söyledi.

Kanunun tüm enerji tesislerinde iklim risklerinin hesaplanmasını zorunlu hale getirdiğini belirten Aydın, “Bu risk analizlerinin şehirden mahalleye, sokaktan tesis bazına kadar yapılması gerekiyor. Çünkü her enerji tesisi iklim krizinden farklı biçimde etkileniyor” dedi.

“ERKEN UYARI VE DAYANIKLILIK ŞART”

Enerji sistemlerinde dayanıklılığın artırılması gerektiğini vurgulayan Aydın, bunun için verinin, ölçümün ve sürekli izlemenin kritik önemde olduğunu söyledi.

Valencia örneğini  hatırlatan Aydın, “Eğer erken uyarı sistemleri ve hazırlık mekanizmaları daha güçlü olsaydı, yaşanan hasarlar çok daha düşük seviyede kalabilirdi” diye konuştu.

Türkiye’de enerji arz güvenliğinin artık yalnızca daha fazla üretim anlamına gelmediğini belirten Aydın, mevcut tesislerin iklim krizine dayanıklı hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.

“ELEKTRİKSİZ YAŞAM ARTIK DÜŞÜNÜLEMEZ”

Elektrik kesintilerinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ciddi sosyoekonomik sonuçlar doğuracağını belirten Aydın, özellikle hastaneler gibi kritik tesislerin risk altında olduğunu söyledi.

Aydın, “Birkaç saatlik kesinti bile üretim kaybına, işsizliğe, sosyal refah kaybına neden olabilir. Hastaneler gibi kritik altyapılar elektriksiz kaldığında sonuçlar çok daha ağır olur” ifadelerini kullandı.

“EN KRİTİK BAŞLIK KOORDİNASYON”

İklim Kanunu’na rağmen bazı dirençler ve kabullenmeme sorunları bulunduğunu dile getiren Aydın, kurumlar arası koordinasyonun hayati önem taşıdığını söyledi.

Aydın, “Bu mesele artık fikir değil, doğrudan yaşam meselesi. Aşırı hava olayları insanların konforunu, güvenliğini ve yaşamını etkileyebilir. Kamunun, özel sektörün ve üniversitelerin birlikte hareket etmesi gerekiyor” dedi.

Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımları ve enerji altyapısı açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Aydın, özellikle TEİAŞ’ın iletim altyapısında ciddi bir tecrübeye sahip olduğunu ifade etti.

“Tehlikeleri önceden tespit edip hazırlıklı olabilirsek enerji sistemlerimizi daha dayanıklı hale getirebiliriz” diyen Aydın, Türkiye’nin iklim uyumu konusunda henüz yolun başında olduğunu ancak zaman kaybetmeden harekete geçilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

 YTÜ’DE KRİTİK ZİRVE

Prof. Dr. Levent Aydın’ın da konuşmacı olarak yer aldığı “Afetler ve alınabilecek önlemler çalıştayı” 24-25 Nisan tarihleri arasında Yıldız Teknik Üniversitesi’nde düzenlendi. 
İki gün süren oturumlarda; afet yönetimi ve stratejik planlamadan depreme dayanıklı dirençli kentleşmeye, iklim krizi bağlamında hidro-meteorolojik ve çevresel afetlerden afetlerin insani boyutu ve psikososyal dayanıklılığa, enerji altyapılarının iklim değişimine dayanıklılığı ve teknoloji, yapay zekâ ve politika tasarımına kadar konunun uzmanları tarafından önemli başlıklar ele alındı.

 

Gökyüzünde 'Hürmüz' çıkmazı: ABD-İran gerilimi Transavia ve Avrupa devlerini yere indirdi!Gökyüzünde "Hürmüz" çıkmazı: ABD-İran gerilimi Transavia ve Avrupa devlerini yere indirdi!

KAYNAK : Haber7
Mesude Demirhan Haber7.com - Editör
Haber 7 - Mesude Demirhan

Editör Hakkında

Çankırı’da doğdu. 2015 yılında lisans eğitiminin hemen ardından aynı yıl kariyer hayatına ekonomi muhabiri olarak başladı. Çeşitli ulusal medya kuruluşlarında ekonomi alanında sayısız özel haber ve röportajlar yaptı. 2026'dan beri ekonominin nabzını tutan ve ses getiren çalışmalarını Haber7’de sürdürüyor. ‎
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR