Yabancı muslukları açtı: Uzmanlar tarih verdi! Borsa İstanbul’da 18 bin puan senaryosu
Yabancı yatırımcı girişinin hızlanmasından aldığı destekle 15 bin puanı aşan BIST 100 endeksinde pozitif ayrışmanın sürmesi bekleniyor. Ortadoğu’da tansiyonun düşmesi halinde BIST 100’de 18 bin puan senaryosunun masada olduğu vurgulanıyor.
ABONE OL
- HABER7-ÖZEL
ABD ile İran arasındaki savaş, Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim ve petrol fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar küresel piyasalarda risk algısını artırırken, Borsa İstanbul bu süreçte dikkat çeken bir direnç gösterdi.
Jeopolitik risklere rağmen yabancı yatırımcı girişinin hızlanmasından aldığı destekle 15 bin puanı aşan BIST 100 endeksinde pozitif ayrışmanın sürmesi bekleniyor.
Uzmanlar, Orta Doğu’da tansiyonun düşmesi ve petrol fiyatlarının yeniden dengelenmesi halinde Türkiye piyasalarının gelişmekte olan ülkelere göre daha güçlü bir performans sergileyebileceğini, BIST 100 endeksinde ise yılsonuna doğru 18 bin puan senaryosunun gündemde olduğunu belirtiyor.
Ahlatcı Holding Strateji Direktörü Tonguç Erbaş ve Marbaş Menkul Değerler Genel Müdür Yardımcısı Soner Kuru, Haber7’ye yaptıkları açıklamalarda Borsa İstanbul’un performansı, öne çıkan sektörler ve yılsonu tahminlerine dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
TÜRKİYE’YE YABANCI GİRİŞLERİ SÜRÜYOR
Ahlatcı Holding Strateji Direktörü Tonguç Erbaş, Borsa İstanbul’un son 2-3 haftadır savaşla ilgili olumsuz haber akışlarına rağmen çok sınırlı geri çekilmelerle karşılık verdiğini söyledi.
Erbaş, benzer görünümün küresel piyasalarda da izlendiğini belirterek değerli metaller, tahvil faizleri ve yurt dışı endekslerde risk algısının sınırlı kaldığını ifade etti.
Türkiye’ye yabancı girişlerin devam ettiğini belirten Erbaş, son üç haftada yaklaşık 2,5 milyar dolarlık yabancı girişinin devlet iç borçlanma senetleri ile hisse senedi piyasasına yöneldiğini ve para para girişlerinin süreceğini kaydetti.

“BANKACILIK ENDEKSİ YUKARI DÖNDÜ”
Savaş ortamının petrokimya ve savunma sanayi hisselerini desteklediğini belirten Erbaş, bankacılık sektörünün ise bir süredir geride kaldığını ancak son iyimser haber akışıyla birlikte güçlü bir toparlanma sinyali verdiğini söyledi.
Bankacılık endeksinin 200 günlük ortalamasından yukarı yönlü tepki verdiğini ifade eden Erbaş, küresel likiditenin halen yüksek seviyelerde bulunmasının piyasaları desteklediğini kaydetti.
2008 küresel krizi ve pandemi sonrası merkez bankalarının bilanço genişletici adımlarının etkisinin sürdüğünü belirten Erbaş, olumsuz gelişmelerin piyasalarda artık daha kısa süreli etkiler yarattığını söyledi.
İlk çeyrek bilançolarının da önceki çeyreklere kıyasla daha olumlu geldiğini ifade eden Erbaş, bu gelişmelerin birleşmesiyle endeksin 14 bin seviyesinin altına gerilemeden 15 bin puanı test ettiğini dile getirdi.
“15 BİN ÜZERİNDE KALICILIK İÇİN ENFLASYON VE PETROL KRİTİK”
15 bin puan üzerindeki kalıcılık için ana senaryonun ekonomi programına duyulan güven olduğunu belirten Erbaş, enflasyon ve faiz tarafında yeniden aşağı yönlü döngünün başlamasının önemli olduğunu söyledi.
Petrol fiyatlarının 100 doların altında kalıcılık sağlamasının kritik olduğunu vurgulayan Erbaş, yabancı para girişinin rezervlere olumlu katkı sunduğunu ifade etti.
Orta Doğu’daki gerilimle ilgili yeni negatif haber akışı gelmemesi halinde endeksin 15 bin puan üzerinde kalıcılık sağlayabileceğini kaydeden Erbaş, bankacılık hisselerinin de bu süreçte destekleyici rol oynayabileceğini belirtti.

“15 BİN KRİTİK EŞİK”
Teknik görünümde 15 bin seviyesinin kritik olduğunu belirten Erbaş, bu seviyenin üzerinde kapanışların önemli olduğunu söyledi. Olası geri çekilmelerde 14 bin 600 seviyesinin ilk destek olarak öne çıktığını ifade eden Erbaş, ardından 14 bin 350 ve 14 bin 250 gibi kısa vadelerdeki böyle kritik seviyelerinin takip edildiğini kaydetti.
14 bin 250 seviyesinin altında ise psikolojik 14 bin puanın önemli destek olduğunu belirten Erbaş, orta vadeli görünümde 13 bin 800 seviyesinin de izlenmesi gerektiğini söyledi.
Yukarı yönlü hareketlerde ise 15 bin 350, 15 bin 500, 15 bin 850 ve 16 bin gibi bu 1000 puan içerisinde direnç olarak öne çıktığını ifade eden Erbaş, dolar bazında 330 dolar seviyesinin önemli eşik olduğunu kaydetti.
“YIL SONUNDA 18 BİN SENARYOSU GÜNDEMDE”
Erbaş, kısa vadede 15 bin 500 ile 16 bin puan aralığının hedeflenebileceğini belirterek orta ve uzun vadede ise 17 bin 500-18 bin bandının gündemde olduğunu söyledi.
Petrol fiyatlarının geri çekilmesi ve olası bir anlaşma sürecinin ekonomi programı üzerindeki baskıyı azaltacağını ifade eden Erbaş, 14 bin 600 seviyesinin altına inilmediği sürece kısa vadeli yükseliş trendinin korunabileceğini kaydetti.
“SAVUNMA SANAYİ VE PETROKİMYA ÖNE ÇIKIYOR”
Son dönemde endekste savunma sanayi, petrokimya ve gıda perakende sektörlerinin öne çıktığını belirten Tonguç Erbaş, özellikle savunma sanayi hisselerinin yükselişte önemli katkı sunduğunu ifade etti.
“MERKEZ BANKALARININ POLİTİKALARI BORSA İÇİN BELİRLEYİCİ”
Küresel merkez bankalarının son dönemde faizlerde değişikliğe gitmese de gerektiğinde yeni adımlar atılabileceği mesajı verdiğini belirten Erbaş, bunun piyasalar açısından önemli olduğunu söyledi.
Fed başta olmak üzere küresel merkez bankalarının yılın ikinci yarısında yeniden faiz indirim sürecine dönebileceği beklentisinin Borsa İstanbul’u desteklediğini ifade eden Erbaş, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın da küresel gelişmelere paralel hareket edebileceğini kaydetti.
Faiz indirim beklentilerinin özellikle bankacılık hisselerinde yeniden yukarı yönlü hareket oluşturabileceğini belirten Erbaş, olumlu küresel senaryonun Borsa İstanbul’a destek vereceğini söyledi.

“YATIRIMCILAR ÜÇ ANA BAŞLIĞI TAKİP ETMELİ”
Yatırımcıların yatırım yaptıkları hisse senetleri üzerindeki teknik seviyeleri ve kırılmaları yakından takip etmesi gerektiğini belirten Erbaş, üç temel başlığın öne çıktığını söyledi.
İlk olarak ilk çeyrek bilo güçlü bilanço açıklayan, satışlarını artıran ve faaliyet kârlılığını koruyan şirketlerin radar altında tutulması gerektiğini ifade eden Erbaş, ikinci olarak savaş nedeniyle baskı altında kalan ancak güçlü finansallara sahip sektörlerde fırsatlar oluşabileceğini belirtti.
Finans, turizm ve ulaştırma sektörlerinin olası bir barış anlaşmasıyla hızlı toparlanma potansiyeli taşıdığını kaydeden Erbaş, üçüncü başlık olarak ise Orta Doğu’daki savaşın üretim kanallarına zarar vermesi nedeniyle Türkiye’nin ihracat avantajı elde edebileceğini söyledi.
Erbaş, özellikle gıda perakende, enerji, gayrimenkul ve kimya sektörlerinde Orta Doğu’ya ihracatı yüksek şirketlerin önümüzdeki dönemde dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade etti.
“JEOPOLİK GELİŞMELER ANA KATALİZÖR”
Marbaş Menkul Değerler Genel Müdür Yardımcısı Soner Kuru, özellikle ABD ile İran arasındaki tansiyonun düşmesine yönelik beklentilerin piyasalardaki risk iştahını artırdığını söyledi.
Faiz, şirket kârlılıkları ve beklentilerin piyasayı desteklediğini belirten Kuru, yükselişte ana unsurun jeopolitik gelişmeler olduğuna dikkat çekti. Özellikle savunma sanayi ve enerji tarafındaki güçlü hikâyelerin endekse katkı verdiğini ifade etti.

“15 BİN ÜZERİNDE KALICILIK İÇİN BARIŞ SÜRECİ KRİTİK”
BIST 100’de 15 bin puan üzerindeki kalıcılığın barış sürecine yönelik somut adımlara bağlı olduğunu belirten Kuru, iç piyasada enerji fiyatları kaynaklı enflasyon riskine dikkat çekti.
Jeopolitik risklerin artmasının dezenflasyon sürecini sekteye uğratabileceğini ve faiz indirim beklentilerini zayıflatabileceğini ifade eden Kuru, ekonomi politikalarının sağlıklı işlemesi için bölgesel tansiyonun düşmesi gerektiğini söyledi.
CDS’lerde yaşanan yükselişin tansiyonun azalmasıyla geri çekilebileceğini belirten Kuru, son dönemde baskı altında kalan bankacılık sektörünün bu süreçte endekse yeniden güçlü katkı verebileceğini dile getirdi.
“YUKARI YÖNLÜ EĞİLİM DAHA GÜÇLÜ”
Son fiyatlamalarda jeopolitik etkilerin, yüksek enflasyon ve enerji maliyetlerine rağmen mart ayındaki kadar sert etkiler oluşturmadığını belirten Kuru, yukarı yönlü eğilimin daha güçlü olduğunu söyledi.
Şok haber akışları olmadığı sürece aşağı yönlü risklerin mart ayına kıyasla sınırlı kaldığını ifade eden Kuru, yukarı yönlü beklentilerde ise yıl başına göre daha temkinli olduklarını kaydetti.
Kuru, orta ve uzun vadede Borsa İstanbul için 17 bin 500-18 bin puan bandını hedeflemeye devam ettiklerini belirterek, güncel gelişmelerle beraber 13 bin 400 seviyesinin önemli destek noktası olarak takip edildiğini söyledi.

“BANKACILIK, ENERJİ VE SAVUNMA SANAYİ ÖNE ÇIKIYOR”
Borsa İstanbul’da öne çıkan sektörlerin bankacılık, sigorta, enerji, perakende, savunma sanayi ve telekomünikasyon olduğunu aktardı.
Bankacılık sektöründe artan net faiz marjı ve kârlılıkların dikkat çektiğini ifade eden Kuru, sigorta sektöründe operasyonel performans ve büyümenin sürdüğünü söyledi. Enerji tarafında ise yüksek baraj doluluk oranları, hidroelektrik santrallerde üretim artışı ve yenilenebilir enerji şirketlerinin güçlü performansının öne çıktığını belirtti.
Perakende sektörünün mağaza büyümesi ve defansif yapısıyla öne çıktığını kaydeden Kuru, savunma sanayisinde artan küresel güvenlik ihtiyaçlarının sektörü desteklediğini ifade etti. Telekomünikasyon sektöründe ise reel ARPU büyümesi ve operasyonel güçlü performansın dikkat çektiğini söyledi.
“TÜRKİYE İÇİN YENİ FIRSAT KAPILARI OLUŞABİLİR”
Soner Kuru, jeopolitik risklerin enerji fiyatları üzerinden enflasyonu artırarak ekonomi politikalarını sekteye uğratacağını ve Borsa üzerinde baskı oluşturabileceğini belirterek, şunları kaydetti: “Fakat her ne kadar riskler olsa da risklerin fırsat kapıları barındırıyor.
Özellikle körfez ülkelerdeki çok uluslu şirketlilerin merkezlerini Türkiye’ye taşıma potansiyeli, Türkiye’nin yeni enerji üssü olma olasılığı ve güçlü savunma sanayi atağıyla birlikte cari açığı kapatıcı katma değerli ürünler üretme gücü gibi potansiyel hikayeler barındırıyor.”
“RİSKLER VE FIRSATLAR AYNI ANDA MASADA”
Kuru, piyasalar açısından en önemli riskleri ve fırsatları şöyle sıraladı:
RİSKLER
-
Jeopolitik tansiyonun artması
-
Enerji fiyatlarının yükselmesi
-
Enflasyonun artması ve dezenflasyonist sürecin sekteye uğraması
-
Serbest fonlarda oluşan yatırımcı çoğunluğunun serbest fonlar üzerinde oluşacak olası negatif haber akışlarıyla zincirleme reaksiyon oluşturması
-
Siyasi şok
FIRSATLAR
-
ABD İran arasındaki barış sürecinin somutlaşması
-
Gelişmekte olan ülkelere para akışı
-
Dezenflasyonist sürecin ve faiz indirim patikasın yeniden devam etmesi
-
Türkiye’nin potansiyel enerji üssü ve çok uluslu şirketler için finans merkezi olma olasılığı gibi faktörleri sayabiliriz.
-
T.k 30 dakika önce Şikayet EtHisseler gitmiyor hep aynı senaryo yıllardır giden gidiyor 5 yıldır kipirtamayan hisseler var borsa 40 binde olur ASELSAN THY garanti Astor iki hareket etse yeterBeğen