Merkez Bankası Finansal İstikrar Raporu yayımlandı

TCMB Finansal İstikrar Raporu’nda, “Firmaların yurt dışı borç yenilemeleri, jeopolitik risklere ve küresel finansal koşullardaki belirsizliklere rağmen güçlü seyretmektedir.” ifadesine yer verildi.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 22.05.2026 12:29 GÜNCELLEME 22.05.2026 12:29 EKONOMİ
Merkez Bankası Finansal İstikrar Raporu yayımlandı
Merkez Bankası Finansal İstikrar Raporu yayımlandı

TCMB’nin Mayıs 2026 dönemine ilişkin Finansal İstikrar Raporu, bankanın internet sitesinde yayımlandı.

Raporda, son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmelere bağlı olarak emtia fiyatlarının yükseldiği ve küresel enflasyon görünümünde belirsizliklerin arttığı bildirildi.

Gelişmiş ülkelerde (GÜ) kamu borcunun sürdürülebilirliğine dair endişeler ve enflasyon görünümüne ilişkin bozulmaya bağlı olarak GÜ devlet tahvil faizlerinin yüksek seyrettiği belirtilen raporda, enerji piyasalarındaki belirsizliğin sürmesi ve gelişmekte olan ülkelerin (GOÜ) dış finansmana yönelik kırılganlıkları nedeniyle GOÜ devlet tahvil faizlerinin tarihsel ortalamasının üzerine çıktığı aktarıldı.

Raporda, GOÜ’lere yönelik fon akımlarının küresel enflasyon görünümüne ve risk iştahındaki dalgalanmalara karşı duyarlı olmaya devam ettiği ifade edilerek, “Toplam kredi büyümesi önceki rapor dönemine göre güçlü seyretmekle birlikte ilave makroihtiyati tedbirlerin etkisiyle kredi kompozisyonu değişmektedir. Kredi faizleri TCMB’nin politika adımlarıyla uyumlu hareket ederken, fonlama maliyetlerindeki artışla birlikte hem ticari hem bireysel kredi faiz oranlarında yukarı yönlü bir seyir izlenmiştir.” denildi.

TL ticari kredi büyümesindeki güçlü seyrin ve yabancı para (YP) kredi büyümesindeki düşük seviyenin etkisiyle kredi kompozisyonunun Türk lirası (TL) lehine geliştiğine vurgu yapılan raporda, bireysel kredilere yönelik alınan ilave makroihtiyati tedbirlerle bireysel kredi kartı (BKK) ve kredili mevduat hesabı (KMH) büyümesinin yavaşladığı bildirildi.

Raporda, bankacılık sektörünün aktif kalitesi görünümünün sınırlı bir bozulmaya işaret ederken, bireysel kredilerde risk artışının yavaşladığı belirtildi.

Bu gelişmede ihtiyaç kredisi ve bireysel kredi kartına (BKK) yönelik yapılandırma düzenlemelerinin önemli etkisinin olduğu vurgulanan raporda, şu ifadelere yer verildi:

“Küçük ve orta büyüklükteki işletme (KOBİ) kredilerinde tahsili gecikmiş alacak (TGA) oranları artış eğilimini korurken, ticari kredilerin genel risk görünümü bireysel kredilerden olumlu yönde ayrışmaktadır. Yakın dönemde hem bireysel hem de ticari segmentte yeni TGA ilavelerinde yavaşlama izlenirken, TGA’dan yapılan tahsilatlar da bir miktar artmıştır. Kredi riskinin banka bilançoları üzerindeki etkileri sınırlı kalmakta ve bankacılık sektörü ihtiyatlı duruşunu yüksek karşılık politikasıyla korumaktadır.”

Raporda, sıkı finansal koşulların etkisiyle reel sektörün borçluluğunun tarihsel ortalamasının altında kalmaya devam ettiği ifade edildi.

Firmaların yurt dışı borç yenilemelerinin jeopolitik risklere ve küresel finansal koşullardaki belirsizliklere rağmen güçlü seyrettiği, reel sektörün finansal kaldıraç oranı ve YP açık pozisyonun ihracata oranının tarihsel ortalamalarının altında olduğu bildirilen raporda, “YP krediler büyük ölçekli firmalarda yoğunlaşırken, TL finansman tabana yaygın bir görünüme sahiptir. Reel sektörün finansal varlıklarında TL’nin payı ağırlığını korurken, fon hesaplarındaki büyüme devam etmiştir.” denildi.

- Hane halkı varlıklarında TL mevduat tercihi öne çıktı

Raporda, halka açık firmaların karlılık ve likidite durumuna ilişkin göstergelerde ise bir miktar gerileme görüldüğü ifade edilerek, makroihtiyati düzenlemelerin hane halkı borçluluğunda dengeleyici bir etkiye sahip olduğu belirtildi.

Hane halkı finansal borç kompozisyonunda kısa vadeli ve teminatsız kredilerin payındaki artış eğilimi dururken, konut kredisi büyümesinin bir miktar hızlandığı kaydedilen raporda, şunlar kaydedildi:

“Yakın dönemde alınan makroihtiyati tedbirlerin katkısıyla BKK ve KMH bakiye ve limit büyümeleri yavaşlamaktadır. Hane halkı varlıklarında TL mevduat tercihi öne çıkarken, değerli metal fiyatlarındaki hızlı yükseliş YP mevduat kompozisyonunda kıymetli maden hesaplarının payının artmasına neden olmuştur. Hane halkının menkul kıymet yatırım fonu ve bireysel emeklilik fonları gibi alternatif finansal varlıklar ile tasarruflarını çeşitlendirme eğilimi devam etmektedir. Jeopolitik gelişmelerle birlikte sistemin fonlama ihtiyacında dalgalı bir seyir izlenirken, TCMB’nin likidite adımlarıyla piyasa faizlerinin politika duruşuyla uyumu korunmuştur. Mevduat hesaplarında TL tercihi güçlü seyretmiş, YP mevduata yönelim ise sınırlı kalmıştır. Bankacılık sektörünün likit varlıklarındaki güçlü görünüm devam ederken, alternatif likidite göstergeleri de sektörün sağlam likidite pozisyonunu teyit etmektedir.”

Raporda, likit aktif oranı tarihsel ortalamasının belirgin üzerinde seyrederken, likidite karşılama oranının (LKO) yasal sınırların üzerinde kalmasının bankaların kısa vadeli nakit çıkışlarını karşılama kapasitesinin güçlü olduğuna işaret ettiği kaydedildi.

Ayrıca bankaların aktif ve pasifleri arasındaki vade uyumsuzluğu azalırken, bankacılık hesaplarından kaynaklanan faiz riski standart rasyosu tüm bankalarda asgari oranın üzerinde olduğu belirtilen raporda, bankaların yurt dışı finansman koşullarındaki olumlu görünüm korunurken, jeopolitik risklerin yurt dışı borçlanma koşullarına etkisinin sınırlı kaldığı aktarıldı.

Raporda, bankacılık sektörünün dış borç yenileme oranlarının yüksek kalmaya devam ettiği ifade edilerek, “Jeopolitik gelişmelere karşın ülke riski primindeki artışın sınırlı kalması yaşanabilecek oynaklıklara karşı bankacılık sektörünü desteklemektedir. Nitekim, yılın ikinci çeyreğinde yapılan sendikasyon kredi işlemlerinde maliyetler bir miktar gerilerken yenileme oranları yüzde 100’ün üzerinde gerçekleşmiştir.” denildi.

Bankaların karlılık ve sermaye benzeri borçlanma araçları kanalıyla sermaye yeterliliklerini desteklemeyi sürdürdüğü belirtilirken, marttan itibaren artan fonlama maliyetlerinin net faiz marjındaki yükselişi yavaşlattığı bildirildi.

Raporda, şu değerlendirmelere yer verildi:

“Kredi risk maliyetleri karlılık üzerinde aşağı yönlü etkide bulunurken, ücret ve komisyon gelirleri sektör karlılığını desteklemektedir. Sermaye yeterlilik rasyosuna ilişkin geçici esnekliklerin kaldırılmasına ve mart ayında TL DİBS faizlerindeki artışa rağmen bankaların sermaye yeterlilik oranları yasal sınırların üzerinde ve uzun dönem ortalamasına yakın seyretmektedir. Sermaye tamponlarının yanında ihtiyari olarak ayrılan serbest karşılıklar, bankaların zarar karşılama kapasitesini desteklemeye devam etmiştir. Yatırım fonlarına ve alternatif finansman kanallarına yönelim banka dışı finansal kuruluşların sistemdeki ağırlığını artırmaktadır. Alternatif finansman modellerinin yaygınlaşması ve yatırım araçlarının çeşitlenmesi, finansal sistemin derinleşmesine ve tasarrufların etkin dağılımına katkıda bulunmaktadır. Bu gelişme banka dışı finansal kesimin reel ekonomi, bankacılık sektörü ve finansal piyasalarla olan bağlantılılığını artırmakta, bu kuruluşların finansal istikrar kapsamında takibi önemli hale gelmektedir.”

KAYNAK : AA
Hakan Erdi Uludağ Haber7.com - Haber Editörü
Haber 7 - Hakan Erdi Uludağ

Editör Hakkında

1998 yılında İstanbul'da doğdu. Maltepe Üniversitesi Gazetecilik bölümünden 2022 yılında mezun oldu. Gazetecilik kariyerine üniversite yıllarında okurken başladı. 4 yıldır aktif olarak Gazetecilik kariyerini sürdürüyor. Meslek hayatına Kanal 7 Medya Grubu'na bağlı Haber7.com'da 'Editör' olarak devam ediyor.
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR