Türkiye Avrupa savunma pazarında stratejik konumunu güçlendiriyor
Savunma ve havacılık ihracatında 10 milyar doları aşan Türkiye, Avrupa ülkeleriyle dev anlaşmalara imza atıyor. İspanya, İtalya, Romanya ve Polonya ile yapılan ortak üretim hamleleri, Türk savunma sanayisinin kıtadaki ağırlığını artırıyor.
- Türk savunma sanayisi, Avrupa ülkelerinin güvenlik ihtiyaçları ve üretim tıkanıklıkları nedeniyle kıtanın dikkatini çekiyor. Türkiye'nin Avrupa ile geliştirdiği iş birlikleri ve ortak üretim hamleleri, pazardaki dengeleri değiştirmekte.
- Savunma Sanayii Uzmanı Taha Yasin Akar, Türkiye'nin 2024'te 7,1 milyar dolar olan savunma ve havacılık ihracatının 2025'te 10 milyar doları aşacağını belirtirken, bu ihracatın büyük kısmının Avrupa Birliği ve NATO müttefiklerine yöneldiğini vurguladı.
- Türkiye, Avrupa ülkeleriyle çeşitli ortak projeler geliştirirken, insansız hava araçları ve diğer savunma sistemleri alanında iş birliği arayışları sürmekte. Türk firmaları, Avrupa pazarında ortak üretici ve sistem kurucu konumuna gelerek stratejik bir yer edinmiş durumda.
Avrupa ülkelerinin değişen güvenlik mimarisi ve üretim hatlarındaki doluluk, Türk savunma sanayisi platformlarını kıtanın yeni gözdesi haline getirdi. Savunma Sanayii Uzmanı Taha Yasin Akar, Türkiye'nin Avrupa ülkeleriyle geliştirdiği iş birlikleri, ortak üretim ve entegrasyon hamleleriyle pazardaki dengeleri değiştirdiğini belirtti.
"AVRUPA'DAKİ TIKANIKLIK TÜRKİYE İLE ÇÖZÜME KAVUŞABİLİR"
Avrupa'nın yeni savunma ihtiyaçları ve üretim kapasitesindeki yapısal tıkanıklığa dikkati çeken Akar, "Avrupa'daki tıkanıklık Türkiye ile çözüme kavuşabilir." dedi.
Uzun yıllar zırhlı kara araçları üzerinden ilerleyen Türkiye-Avrupa savunma sanayisi birlikteliğinin yeni dönemde çok daha farklı başlıklarda ilerleyeceğini vurgulayan Akar, 2024'te 7,1 milyar dolar düzeyinde olan savunma ve havacılık ihracatının 2025'te 10 milyar doları aştığını kaydetti. Akar, toplam ihracatın yüzde 56'sına denk gelen yaklaşık 5,6 milyar dolarlık kısmının doğrudan Avrupa Birliği (AB), NATO müttefikleri ve ABD pazarına yöneldiği bilgisini paylaştı.

AVRUPA ÜLKELERİNDE TÜRK SAVUNMA SANAYİSİ RÜZGARI
Yaşanan değişimi somut örnekler üzerinden anlatan Akar, TUSAŞ ile İspanya arasında 3 milyar avroyu aşan HÜRJET anlaşmasını anımsatarak, uçakların büyük kısmının montajının İspanya'da yapılacak olmasının üzerinde durulması gereken bir detay olduğunu ifade etti.
Baykar ile İtalya arasındaki birlikteliğe de değinen Akar, "Baykar'ın 140 yıllık İtalyan Piaggio Aerospace'i satın alması önemli bir eşikti. Baykar ve Leonardo'nun birlikte kurduğu LBA Systems ise AKINCI'nın İtalya'da üretilebilmesinin önünü açıyor." diye konuştu. Akar ayrıca, denizcilik alanında öne çıkan Avrupa ülkelerinden Portekiz için Türkiye'den STM'nin iki lojistik destek gemisi üreteceğini bildirdi.
Polonya'nın Bayraktar TB2 SİHA alımıyla açılan yüksek teknoloji kapısının yeni bir boyuta taşındığının altını çizen Akar, konuya "Aselsan'ın bu ülkeye sağladığı 410 milyon dolar değerindeki ANTIDOT 2-U radar elektronik taarruz ve destek paketiyle süreç farklı bir noktaya evrildi." sözleriyle işaret etti.

Kara platformlarında ise Otokar'ın 857 milyon avroluk sözleşmesine atıfta bulunan Akar, bu kapsamda sahaya inen ilk aracın Romanya yapımı Cobra II Taktik Tekerlekli Zırhlısı olduğunu ve bu aracın AB topraklarında üretilen ilk Türk zırhlı aracı olma özelliğini taşıdığını dile getirdi.
Akar, Türkiye, İtalya ve Fransa arasında balistik önleme kabiliyetli Aster 30 Block 1NT füzesi için ortak üretim anlaşmasına gidilebileceğinin konuşulduğunu belirterek, "Kimi satın alım yoluyla, kimi iş birliğiyle, kimi de entegrasyonla devam eden süreç belli ki burada durmayacak. Yakın gelecekte benzer müjdeler duyma ihtimalimiz hayli yüksek." ifadelerini kullandı.
"AB ÜLKELERİ TÜRKİYE İLE İŞ BİRLİĞİ ARAYIŞINDA"
Avrupa Birliği'nin yeni savunma çerçevesi SAFE programı hakkında da değerlendirmelerde bulunan Akar, program kapsamında 150 milyar avroluk kredi mekanizması bulunduğunu hatırlattı. Ortak tedarik kapsamında üretilecek ürünlerin bileşenlerinin yüzde 35'inin Türkiye gibi ülkelerden temin edilebilmesinin gündemde olduğunu aktaran Akar, şunları kaydetti:
"İnsansız hava araçları, mühimmat, hava savunma ve elektronik harp gibi kategoriler Türkiye'nin kapasitesiyle doğrudan örtüşüyor. Türkiye'nin programa tam katılım başvurusuna karşı Yunanistan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin siyasi itirazları sürse de Berlin-Brüksel hattındaki rasyonel iş birliği arayışları sürece yön vermeye devam ediyor. Gelinen noktada Türk firmaları; ortak üretici, fabrika sahibi ve sistem kurabilecek bir konumda bulunuyor. Romanya, İtalya, İspanya, Polonya ve Doğu Avrupa hattı bu kapsamda kritik."
Ankara'nın salt bitmiş ürün tedarik eden bir satıcı olmanın ötesine geçtiğini vurgulayan Akar, Türkiye'nin kıta genelindeki ülkelerle istihdam ve üretim odaklı uzun erimli endüstriyel bağlar kurarak Avrupa savunma pazarındaki stratejik konumunu şekillendirdiğini sözlerine ekledi.
-
Misafir 12 dakika önce Şikayet EtLütfen ama lütfen sayın devlet büyüklerime sesleniyorum, yıllarca pkk yı ve Türkiye üzerine terör besleyen batı ülkelerinde bu iha siha teknoloji gibi sistemkerin üretim ve fabrika kurulmasına izin vermeyinBeğen
-
007 14 dakika önce Şikayet EtChpkk bak neler oluyor, sen israrla taş devrine dogru ilerlemekte israrcısın...Allah devletimize zeval vermesin...Beğen
-
Misafir 32 dakika önce Şikayet Etiyide bize yıllarca düşmanlık ettiler örgütü fonladılar silah vermediler biz niye onları güçlendiriyoruz para içinmi bırakın rusya içlerinden geçsinBeğen
-
Osman 43 dakika önce Şikayet EtYanılmıyordam sasece amerika kanada vs drğil avrupa ülkeleride senelerce bize silah ambargosu yapıyorlardı yanlış mı hatırlıyorum aynı rusya irana yaptıkları gibi ama biz onlara yapmayacağız yani insanlık bizde kalsınBeğen
-
süleyman 54 dakika önce Şikayet Etyıllarca bıze sılah ambargosu uyguladınız gunun bırınde kapımızda kuyruk olucagınız kımsenın aklına gelmemıstırBeğen Toplam 2 beğeni