Küresel petrol piyasalarında Hürmüz alarmı: Fiyatlar 150 doları görebilir!

Hürmüz'deki gerilim milyarlarca dolarlık dalgalanmaya yol açarken; sevkiyatların aksaması ve artan maliyetlerin petrolü 150 dolar bandına taşıma riski, havacılık sektörü ile küresel ekonomiyi baskılıyor.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 05.06.2026 09:47 GÜNCELLEME 05.06.2026 09:56 EKONOMİ
Küresel petrol piyasalarında Hürmüz alarmı: Fiyatlar 150 doları görebilir!
Küresel petrol piyasalarında Hürmüz alarmı: Fiyatlar 150 doları görebilir!
  • HABER7-ÖZEL

ABD ile İran arasında aylardır devam eden savaş ve buna bağlı olarak Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan güvenlik riskleri, enerji piyasalarının temel belirleyicisi olmaya devam ediyor.

Son dönemde taraflar arasında zaman zaman ateşkes ve müzakere haberleri gelirken, hemen ardından gelen karşılıklı açıklamalar piyasalarda ciddi dalgalanmalara neden oluyor.

Haber7’ye değerlendirmelerde bulunun Enerji Uzmanı Altuğ Karataş, enerji piyasalarının sadece arz-talep dengesiyle fiyatlanmadığını belirterek, sigorta maliyetleri, navlun ücretleri, savaş riskleri, diplomatik açıklamalar, yaptırımlar ve hatta liderlerin kullandığı ifadelerin bile petrol fiyatlarını doğrudan etkilediğini söyledi. 

TEK BİR AÇIKLAMA MİLYARLARCA DOLARLIK PİYASA HAREKETİ

Karataş, gelinen durumda devlet başkanının, dışişleri bakanının veya müzakere heyetinin yaptığı tek bir açıklamanın birkaç saat içerisinde milyarlarca dolarlık piyasa hareketlerine neden olduğuna dikkat çekerek,  “Bu durum ister istemez şu soruyu da gündeme getiriyor: Acaba enerji piyasalarında yaşanan bazı sert hareketler küresel ölçekte önemli servet transferlerine de zemin hazırlıyor mu? Bugün petrol piyasası sadece fiziksel petrolü değil; beklentileri, korkuları, jeopolitik riskleri ve diplomatik söylemleri de fiyatlıyor” dedi.

Altuğ Karataş

"DİPLOMATİK ÇÖZÜM İHTİMALİ VAR ANCAK OLDUKÇA KIRILGAN"

Karataş, tarafların doğrudan savaşı büyütmek yerine kontrollü bir gerilim yönetimi içinde olduklarını ancak mevcut ortamda küçük bir askeri olayın veya yanlış hesaplamanın çok daha büyük sonuçlar doğurma ihtimali olduğunu vurguladı.

Bu süreçte enerji jeopolitiğiyle bölgesel jeopolitiğin iç içe geçtiğini belirten Karataş, şöyle devam etti:

  • “Özellikle İsrail'in Lübnan'daki stratejik hedefleri ve bölgesel güvenlik yaklaşımı dikkate alındığında, Hürmüz'deki yüksek gerilimin dünya kamuoyunun dikkatini farklı alanlara yönlendiren bir unsur olarak kullanıldığı yönünde değerlendirmeler yapılabilir.

  • Bu nedenle bölgede yaşanan gelişmeleri yalnızca İran-ABD ekseninde okumak eksik kalabilir.

  • Lübnan, Doğu Akdeniz ve Körfez'deki gelişmeler birbirinden bağımsız değil.

  • İsrail'in bölgesel hedeflerinde belirli bir noktaya ulaşmasının ardından İran ile ABD arasında diplomatik çözüm ihtimali bugün olduğundan daha yüksek hale gelebilir.

  • Bu nedenle kısa vadede kalıcı bir barıştan ziyade geçici ateşkesler ve dönemsel müzakereler görme ihtimalimiz daha yüksek görünüyor.

  • Önümüzdeki dönemde petrol piyasasının yönünü arz-talep dengesi kadar Washington, Tahran, Tel Aviv, Beyrut ve Hürmüz'den gelecek haber akışı belirlemeye devam edecek.

  • Ancak fiyatların geleceğini belirleyecek en önemli unsurlardan biri de dünyanın en büyük enerji tüketicisi olan Çin ekonomisinin yeniden ne ölçüde ivme kazanacağı olacak.”

“KÖTÜ SENARYODA 130-150 BANDI GÜNDEME GELEBİLİR”

Altuğ Karataş, mevcut durumda brent petrolün 90-100 dolar bandında seyretmesinin jeopolitik risk priminin fiyatlara yansımasının bir göstergesi olduğunu belirterek, “Hürmüz'de sevkiyatların aksaması, enerji terminallerinin hedef alınması, LNG tesislerine yönelik tehditlerin artması veya sigorta ve navlun maliyetlerinin daha da yükselmesi halinde Brent petrolde yeniden; 110-120 dolar bandı, daha kötü senaryoda 130-150 dolar bandı gündeme gelebilir. Özellikle piyasalar bugün fiziksel arz kaybından çok arzın geleceğine ilişkin belirsizliği fiyatlıyor. Bu nedenle petrol fiyatlarını belirleyen unsur sadece üretilen petrol miktarı değil; risk algısı, güvenlik maliyetleri ve diplomatik gelişmeler haline gelmiş durumda” ifadelerini kullandı.

JET YAKITI VE AVRUPA AÇISINDAN RİSK BÜYÜYOR

Yaz sezonunda artan uçuş trafiği nedeniyle jet yakıtı talebinin de zirve seviyelere ulaştığına dikkat çeken Karataş, körfez kaynaklı arz sorunların devam etmesi durumunda özellikle Avrupa havacılık sektörü için maliyet baskısının artacağını dile getirdi.

Havayolu şirketlerinin yakıt maliyetleri yükselirken bilet fiyatları üzerinde de baskı oluşacağına işaret eden Karataş, Avrupa'nın enerji güvenliği açısından riskler de sürdüğünü söyledi. 

PETROLDEKİ YÜKSELİŞ SÜRERSE…

Karataş, petrol fiyatlarındaki yükselişin etkilerini şöyle sıraladı:

  • Enflasyonu artırabilir,

  •  Sanayi maliyetlerini yükseltebilir,

  • Faiz indirim süreçlerini geciktirebilir,

  • Ekonomik büyümeyi baskılayabilir,

  • Rekabet gücünü zayıflatabilir.

  • Özellikle Almanya gibi enerji yoğun sanayilere sahip ülkelerde bu etkiler daha belirgin hissedilebilir.

  • Bugün küresel ekonomi açısından en büyük risk enerji fiyatlarının yüksek seviyelerde kalıcı hale gelmesidir.

100 DOLARIN ÜZERİNDE UZUN SÜRE KALIRSA…

Petrol fiyatlarının uzun süre 100 doların üzerinde kalması durumda Karataş, olası senaryoyu şöyle sıraladı:

  • Küresel enflasyonu yeniden yukarı çekebilir,

  • Taşımacılık maliyetlerini artırabilir,

  • Merkez bankalarının faiz indirimlerini ertelemesine yol açabilir,

  • Gelişmekte olan ülkelerin enerji ithalat faturalarını yükseltebilir.

 “HÜRMÜZ’DEKİ AKSAMA LNG ÜZERİNDE BASKI OLUŞTURUYOR”

Dünyada tüketilen petrolün yaklaşık yüzde 20'sinin, LNG ticaretinin ise önemli bir bölümünün Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirildiğini hatırlatan Karataş, şöyle devam etti: “Bu nedenle piyasalardaki temel soru artık petrolün olup olmadığı değil, petrolün ve LNG'nin güvenli şekilde taşınıp taşınamayacağıdır.

Hürmüz Boğazı'nın tamamen kapanması kadar riskli hale gelmesi, tanker trafiğinin aksaması veya sigorta maliyetlerinin yükselmesi bile enerji fiyatlarında ciddi hareketler oluşturabiliyor.

Ancak bugün enerji piyasalarını sadece Hürmüz üzerinden okumak da eksik kalır. Son yıllarda Amerika Birleşik Devletleri LNG ihracatında dünyanın en büyük oyuncularından biri haline geldi.

Avrupa'nın Rus gazından uzaklaşmasıyla oluşan boşluğun önemli bölümü ABD LNG'siyle dolduruldu. Hürmüz'de yaşanabilecek bir aksama Katar LNG'si üzerinde baskı oluştururken, ABD LNG'sinin küresel piyasalardaki etkisini artırabilecek bir tablo da ortaya çıkarıyor.”

“TALEP TARAFINDAKİ YAVAŞLAMA FİYATLARI DENGELİYOR”

Karataş, diğer taraftan Rus petrolüne yönelik yaptırımların bir bölümünün gevşetilmesinin farklı ticaret koridorlarının oluşmasının arz tarafındaki baskıyı azalttığını söyledi. 

Petrol fiyatlarının beklenenden daha sınırlı yükselmesinin önemli nedenlerinden birinin de talep tarafındaki gelişmeler olduğunu dile getiren Karataş, şu değerlendirmelerde bulundu: “Dünyanın en büyük enerji tüketicisi olan Çin ekonomisinde son dönemde büyüme hızının yavaşlaması, sanayi üretimindeki ivme kaybı, kapasite kullanım oranlarındaki gerileme ve emlak sektöründe yaşanan sorunlar enerji talebinin beklenenden daha düşük artmasına neden oluyor.

Özellikle Çin'in çelik, çimento, petrokimya ve ağır sanayi üretimindeki yavaşlama küresel petrol talebi üzerinde doğrudan etkili oluyor. Çünkü dünyadaki ilave enerji talebinin önemli bir bölümü uzun yıllardır Çin kaynaklı oluşuyordu.

Bu nedenle jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde bile talep tarafındaki bu yavaşlama fiyatların daha kontrollü hareket etmesini sağlıyor.

Elektrifikasyon, elektrikli araçlar, enerji verimliliği uygulamaları ve yenilenebilir enerji yatırımları da uzun vadede petrol talebinin büyüme hızını aşağı çeken unsurlar arasında.

Ancak mevcut dönemde fiyatları dengeleyen en önemli unsurun Çin ekonomisindeki yavaşlama ve küresel büyümedeki ivme kaybı olduğunu söylemek daha doğru olur.”

KAYNAK : Haber7
Mesude Demirhan Haber7.com - Editör
Haber 7 - Mesude Demirhan

Editör Hakkında

Çankırı’da doğdu. 2015 yılında lisans eğitiminin hemen ardından aynı yıl kariyer hayatına ekonomi muhabiri olarak başladı. Çeşitli ulusal medya kuruluşlarında ekonomi alanında sayısız özel haber ve röportajlar yaptı. 2026'dan beri ekonominin nabzını tutan ve ses getiren çalışmalarını Haber7’de sürdürüyor. ‎
YORUMLAR 1
  • Misafir 59 dakika önce Şikayet Et
    Bırakın gerilim vermeyin
    Cevapla

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR