TCMB Başkanı Karahan: Fonlardaki çıkışlar mevduata yöneldi

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, TBMM'de sunum yapıp ekonomiye dair önemli açıklamalarda bulundu. Karahan, "Fonlardaki çıkışlar büyük oranda mevduata yöneldi" ifadelerini kullandı.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 06.10.2026 16:58 GÜNCELLEME 06.10.2026 18:08 EKONOMİ
TCMB Başkanı Karahan: Fonlardaki çıkışlar mevduata yöneldi
TCMB Başkanı Karahan: Fonlardaki çıkışlar mevduata yöneldi

TCMB Başkanı Fatih Karahan, "Son dönemde para piyasası ve benzeri fonlardan çıkışlar oldu. Ancak fonlardaki çıkışlar büyük oranda mevduata yöneldi. Mevduata yönelime para birimi kompozisyonunda baktığımızda TL tercihinin mevcut TL payı ile uyumlu olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla TL payı yatırım fonları dahil ve hariç olarak yüzde 61 seviyesinde kalmaya devam ediyor" dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Komisyon Başkanı ve AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Başkanı Fatih Kahraman, toplantıda, küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi, enflasyon ve para politikası çerçevesinde milletvekillerine sunum gerçekleştirdi. Karahan sunumunda fiyat istikrarı sağlanana kadar gerekli sıkı para politikası duruşunu kararlılıkla sürdüreceklerini vurguladı.

"FİYAT İSTİKRARI HEDEFİMİZ DOĞRULTUSUNDA TÜM ARAÇLARIMIZI KARARLIKLA KULLANMAYA DEVAM EDECEĞİZ"

Savaşın etkilerinin belirginleştiği mart-haziran döneminde enflasyonun ana eğiliminde yükseliş olduğunu hatırlatan Karahan, "Temmuz ayından itibaren ana eğilimde yeniden gerileme gördük. Şokların etkisi hafifledikçe, sıkı para politikası duruşumuzun katkısıyla, dezenflasyon sürecinin yeniden ivme kazanacağını öngörüyoruz. Önümüzdeki dönemde enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları dezenflasyonun seyri açısından önemini koruyacaktır. Bu çerçevede fiyat istikrarı hedefimiz doğrultusunda tüm araçlarımızı kararlıkla kullanmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

"EYLÜL AYI İTİBARIYLA YILLIK TÜKETİCİ ENFLASYONU YÜZDE 29,7 SEVİYESİNDE GERÇEKLEŞTİ"

Dezenflasyon sürecinin arz yönlü baskılarla yavaşladığını aktaran Karahan, "Eylül ayı itibarıyla yıllık tüketici enflasyonu yüzde 29,7 seviyesinde gerçekleşti. Bu yıl şubat ayı sonunda başlayan jeopolitik gelişmeler, başta enerji olmak üzere arz yönlü baskılar yoluyla dezenflasyon sürecinde ciddi ivme kaybına neden oldu. Buna rağmen sizlerle bir önceki buluşmamıza kıyasla, tüketici enflasyonu nisan ayındaki yüzde 32,4 seviyesinden 2,6 puan geriledi" ifadelerini kullandı.

Söz konusu arz yönlü baskıların etkilerini görece dışlayan B ve C gibi göstergelerde enflasyon manşet rakama kıyasla daha düşük seyrettiğini ifade eden Karahan, enflasyonun ana eğiliminin yavaşladığını söyledi.

"SAVAŞ DÖNEMİNDE YÜZDE 30’LAR SEVİYESİNE YÜKSELEN ANA EĞİLİM, EYLÜL İTİBARIYLA YÜZDE 23,7 SEVİYESİNE İŞARET EDİYOR"

Enflasyonun yakın dönemdeki seyrini anlayabilmek amacıyla ana eğilim göstergelerine baktıklarını kaydeden Karahan, "Savaşın etkilerinin belirginleştiği mart-haziran döneminde, üç aylık ortalamalar ana eğilimde yükselişe işaret ediyordu. Temmuz ayından itibaren ise ana eğilimde yeniden gerileme gördük. Yıllıklandırılmış olarak baktığımızda, savaş döneminde yüzde 30’lar seviyesine yükselen ana eğilim, eylül itibarıyla yüzde 23,7 seviyesine işaret ediyor. Bu seviye, mevcut yıllık enflasyonun yaklaşık 6 puan altında. Ana eğilimin yıllık enflasyonun altında seyretmesi, arz yönlü baskılar sönümlenirse, dezenflasyonun önümüzdeki dönemde de devam edeceğine işaret ediyor. Bu gelişmeyi, sıkı para politikası duruşumuzun talep ve fiyatlama davranışları üzerindeki etkilerinin bir yansıması olarak değerlendiriyoruz" açıklamasında bulundu.

"SENE BAŞINDA ÖNGÖRDÜĞÜMÜZ İYİLEŞMENİN SAĞLANMAMIŞ OLMASI DEZENFLASYON SÜRECİ AÇISINDAN RİSK UNSURU OLMAYA DEVAM EDİYOR"

Karahan, gelinen noktada, para politikasındaki sıkı duruşun etkisiyle, enflasyon beklentilerindeki bozulmanın sınırlı kaldığını, talepteki zayıflama neticesinde enflasyonun ana eğiliminin düşme eğiliminde olduğunu gördüklerinin altını çizerek "Bununla birlikte, enflasyon beklentilerinde sene başında öngördüğümüz iyileşmenin sağlanmamış olması dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam ediyor ve ihtiyatlı duruşumuzu sürdürmeyi gerekli kılıyor" dedi.

"PARA PİYASALARINDA GERÇEKLEŞEN FAİZ ORANLARININ POLİTİKA FAİZİMİZ OLAN YÜZDE 37’YE YAKIN SEVİYELERDE OLUŞMASINI SAĞLIYORUZ"

Para politikası duruşları ve finansal şartlar hakkında bilgi veren Karahan, sözlerine şöyle devam etti:

"Böylece mevcut durumda para piyasalarında gerçekleşen faiz oranlarının politika faizimiz olan yüzde 37’ye yakın seviyelerde oluşmasını sağlıyoruz. Sıkı parasal duruş makroihtiyati tedbirler ve likidite yönetimi ile desteklenmektedir. Ayrıca, sıkı parasal duruşumuzu, makroihtiyati tedbirler ve likidite yönetimi ile desteklemeye devam ediyoruz. TL mevduat payını artırmayı hedefleyen düzenlemeleri finansal koşullara göre revize ederek uyguluyoruz. Kredi büyümesindeki dalgalanmaları yönetmek için büyüme sınırlarını kullanıyoruz. Aktif likidite yönetimi politikamız ile parasal aktarım mekanizmasını güçlendiriyor ve finansal istikrarı destekliyoruz."

"BANKALARA LİKİDİTE YÖNETİMİNDE ESNEKLİK SAĞLADIK"

Finansal piyasalarda son dönemde yaşanan gelişmelere göre likidite yönetimi kapsamında tedbirler aldıklarını kaydeden Karahan, "Bu çerçevede; haftalık repo ihaleleriyle sağladığımız fonlama miktarını artırdık. TCMB Bankalararası Para Piyasasında bankaların borç alabilme limitlerini güncelledik. Teminat iskonto oranlarını azalttık. Ayrıca, son olarak, Türk lirası zorunlu karşılıklarda bloke tesis oranlarını düşürerek bankalara likidite yönetiminde esneklik sağladık" ifadelerine yer verdi.

"FİYAT İSTİKRARI SAĞLANANA KADAR GEREKLİ SIKI PARA POLİTİKASI DURUŞUNU KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİMİZİ VURGULAMAK İSTERİM"

Karahan, fiyat istikrarına ulaşma yönündeki kararlılıklarının devam ettiğini vurgulayarak şunları kaydetti:

"Son dönem verileri sıkı para politikasının etkisiyle enflasyon görünümün iyileştiğini ima ediyor. Bununla birlikte jeopolitik gelişmeler yukarı yönlü riskleri canlı tutuyor. Bu nedenle, dezenflasyon konusundaki kazanımlarımızın devamını sağlamak için ihtiyatlı olmaya devam edeceğiz. Bu doğrultuda, fiyat istikrarı sağlanana kadar gerekli sıkı para politikası duruşunu kararlılıkla sürdüreceğimizi vurgulamak isterim. Zira, bir kez daha altını çizmek isterim ki, kalıcı fiyat istikrarının sağlanması, sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için ön koşuldur."

Karahan sıkı para politika duruşu ve destekleyici makro ihtiyati araç seti ile yurt içi yerleşiklerin TL mevduat tercihinde etkili olduğunu söyleyerek, "Özellikle ikinci çeyrekten itibaren TL mevduata girişlerin hızlanması ile birlikte TL mevduatın payı yüzde 61’in üzerine yükseldi. Son dönemde para piyasası ve benzeri fonlardan çıkışlar oldu. Ancak fonlardaki çıkışlar büyük oranda mevduata yöneldi. Mevduata yönelime para birimi kompozisyonunda baktığımızda TL tercihinin mevcut TL payı ile uyumlu olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla TL payı yatırım fonları dahil ve hariç olarak yüzde 61 seviyesinde kalmaya devam ediyor" dedi.

Emrullah Koçin Haber7.com - Editör
Haber 7 - Emrullah Koçin

Editör Hakkında

2017'de İstanbul Üniversitesi Gazetecilik bölümünden mezun oldu. Meslek hayatına ilk olarak Genç Dergi'de başladı. Daha sonra Sadece haber.com'da internet haberciliğine başladı. 2019 yılında Haber7.com ailesine dahil olan Koçin, ''Ekonomi ve Otomobil Editörü'' olarak meslek hayatına devam etmektedir.
YORUMLAR 26 TÜMÜ
  • Ahmet 2 saat önce Şikayet Et
    Kredi kartı aylık nakit kullanımın toplam maliyeti halen % 5 in üzerinde aylık enflasyonlar kaç aydır % 2 in altında hangisi piyasanın gerçekleri ben anlamakta güçlük çekiyorum
    Cevapla
  • DURSUN 3 saat önce Şikayet Et
    Küçük esnaf bitmek üzere borçlar ödenemiyor faizler çok yüksek
    Cevapla
  • Fvj 2 saat önce Şikayet Et
    Onun için mi Borsada paraya para denediniz onun için mi Faize para yatırıyor sunuz
    Cevapla
  • acısöyler 3 saat önce Şikayet Et
    Merkez bankası acilen faiz indirimi yapıp nefes kredisi ile esanfı toparlatmalı nefes kredilerinin ivedili şekilde en uzun vade şarları ile anadolu şehirlerindeki esnaflara sunulmalı esnafın canı burnunda!
    Cevapla
  • Hakans 5 saat önce Şikayet Et
    Şimdi bu fon yöneticileri gittiler borsadan A hissesini aldılar ve bunu istedikleri gibi yükselttiler fona girmiş yatırımcılarda bu işten kar yaptılar.. Sonra herkes parasının karını almak isteyince alan aldı alamayan sözümona mağdur.... Peki o A hissesini borsadan alıp mağdur olan yani fon dan değil de kendi yatırım hesabından alanların mağduriyeti ne olacak.
    Cevapla
  • Hakan er 5 saat önce Şikayet Et
    Yurtdışina para kaciranlari vatan halini ilan edelim
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle