Çin'in altın ithalatı 2026'nın ilk sekiz ayında bin tonu aştı

Çin Merkez Bankası, dolara bağımlılığı azaltma stratejisi kapsamında altın alımlarını 23 aydır kesintisiz sürdürüyor. Ülkenin altın ithalatı 2026'nın ilk sekiz ayında bin tonu aşarak 158,8 milyar dolarla tarihi zirveye ulaştı.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 12.10.2026 15:09 GÜNCELLEME 12.10.2026 15:09 EKONOMİ
Çin'in altın ithalatı 2026'nın ilk sekiz ayında bin tonu aştı
Çin'in altın ithalatı 2026'nın ilk sekiz ayında bin tonu aştı

Çin Merkez Bankası (PBOC), 23 aydır üst üste altın alarak bu değerli metale yönelik ithalatı tarihin en yüksek seviyesine taşıdı. CNBC'nin haberine göre söz konusu alımlar, Pekin yönetiminin dolara bağımlılığını azaltma çabasını ve Çin vatandaşlarının güvenli yatırım alternatiflerinin sınırlı olmasını yansıtıyor.

Çin Devlet Döviz İdaresi verilerine göre Çin Merkez Bankası, eylül ayında yaklaşık 23 ton altın aldı. Böylece banka, yaklaşık üç yılın en yüksek aylık alımını gerçekleştirirken, en az 2015'ten bu yana devam eden en uzun kesintisiz altın alım serisini de uzatmış oldu.

Ülkede vatandaşlar ve şirketler, güvenli liman olarak gördükleri altına yönelmeyi sürdürüyor. Gümrük verilerine göre Çin, 2026'nın ilk sekiz ayında 1.000 tonu aşkın altın ithalatı için rekor kırarak 158,8 milyar dolar harcadı. Bu rakam, 2025 yılının tamamında 886 ton altın için ödenen 96,5 milyar doları geride bıraktı. Bu birikim, altının ons fiyatının eylül ayında yüzde 8'den fazla düşerek yaklaşık 4.176 dolara indiği bir dönemde gerçekleşti. Fiyatlar, ocak ayında ise 5.500 doların üzerine çıkarak rekor kırmıştı.

"ABD DOLARININ BİR SİLAH OLARAK KULLANILMASI"

Çin Merkez Bankasının altın alımlarının temelinde siyasi nedenler olduğunu belirten Julius Baer Group Analisti Carsten Menke, "ABD dolarının bir silah olarak kullanılması ve buna bağlı olarak rezerv varlığı olarak ABD Hazine tahvillerine daha az bağımlı olma isteği bu durumu tetikliyor." dedi.

Batılı hükümetlerin, Rusya'nın 2022'de Ukrayna'ya yönelik müdahalesinin ardından Rusya Merkez Bankasının varlıklarını dondurması, jeopolitik gerilim dönemlerinde yurt dışında tutulan rezervlerin kısıtlanabileceğini gösterdi. Buna karşılık, bir ülkenin kendi kasalarında sakladığı altın bu tür kısıtlamalardan daha az etkileniyor.

ABD Hazine Bakanlığı verilerine göre Çin, ABD Hazine tahvillerindeki varlıklarını azaltmayı sürdürdü. Çin'in elindeki bu tahvillerin toplam değeri temmuz ayında 618 milyar dolara gerileyerek son 18 yılın en düşük seviyesine indi. Pekin yönetimi böylece döviz rezervlerini çeşitlendirme politikasını devam ettirdi.

"FIRSAT MALİYETİ ÇOK DAHA DÜŞÜK"

Çin'de altına yönelik talebi artıran bir diğer unsur da metalin güvenli liman olarak görülmesi olarak öne çıkıyor. Ekonominin kırılgan seyrinden endişe duyan tüketiciler, altın takılara, külçelere ve madeni paralara yöneliyor. Gayrimenkul piyasasının yıllardır süren durgunluğu, yerli yatırımcıların alternatiflerini sınırlıyor. Çin'in gösterge CSI 300 endeksi bu yıl yaklaşık yüzde 8 gerilerken, S&P 500 endeksi yüzde 13 yükseldi. 

Kredi ve tahvil getirileri de borçlanma talebinin zayıf seyretmesi nedeniyle düşüş gösterdi. Çin'de bir yıllık devlet tahvilinin getirisi yaklaşık yüzde 1,2'ye inerken, ABD'de aynı vadeli tahvilin getirisi yaklaşık yüzde 4,46 düzeyinde bulunuyor.

Piyasadaki bu tabloya dikkat çeken Saxo Bank Emtia Stratejisi Başkanı Ole Hansen, "Çin'de altın tutmanın fırsat maliyeti, birçok Batı piyasasına kıyasla çok daha düşük." diye konuştu.

Benzeri görülmemiş alımları hızlandıran bir diğer unsurun Pekin'in daha derin ve gelişmiş bir iç altın piyasası oluşturma planı olduğunu anlatan Carsten Menke, "Merkez bankasının ağustos sonu itibarıyla bu yıl yaklaşık 190 ton altın satın aldığını tahmin ediyoruz. Bu miktarın 110 tonu ise resmi olarak açıklanmayan alımlardan oluşuyor." ifadelerini kullandı.

"YAPISAL DESTEK KAYNAĞI HALİNE GELDİ"

Çin'in altın talebi, ABD'deki yüksek tahvil getirilerinin faiz getirisi sağlamayan değerli metale yönelik talebi sınırladığı bir dönemde fiyatların daha derin bir düşüş yaşamasını önlemeye yardımcı oldu.

Piyasadaki fiyatlanmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan ING Bank Emtia Stratejisti Ewa Manthey, "Çin'in alımları, altın fiyatları için önemli bir yapısal destek kaynağı haline geldi." dedi. Merkez bankalarının uzun vadeli yatırım amacıyla alım yaptığını belirten Manthey, bu kurumların bireysel yatırımcılara kıyasla fiyat hareketlerine çok daha az duyarlı olduklarına vurgu yaptı.

Faiz oranlarına ilişkin beklentiler ve tahvil getirileri belirgin biçimde yükselmesine rağmen altın fiyatlarının yaz aylarındaki seviyelerinin üzerinde kaldığına dikkat çeken uzmanlar, ABD Merkez Bankasının (Fed) 2026 yılında bir faiz artırımını daha gündeme alabileceğini öngörüyor.

Dünya Altın Konseyi verilerine göre dünyanın en fazla altın rezervine sahip beşinci ülkesi olan Çin, ağustos ayı itibarıyla 2.387 ton altın bulunduruyor. Bu miktar, ABD'nin altın rezervlerinin üçte birinden daha az bir seviyeye karşılık geliyor.

Piyasadaki olası risklere değinen Ole Hansen, "Çin'de gayrimenkul ve hisse senedi piyasalarına duyulan güvenin yeniden artması, altına yönelik talebi azaltabilir. Aynı şekilde yuanın değer kaybetmesi, altını ülke içinde daha pahalı hale getirerek talebi sınırlayabilir. Faiz oranlarının yükselmesi de banka mevduatlarını daha cazip bir yatırım seçeneğine dönüştürebilir." değerlendirmesinde bulundu.

Emrullah Koçin Haber7.com - Editör
Haber 7 - Emrullah Koçin

Editör Hakkında

2017'de İstanbul Üniversitesi Gazetecilik bölümünden mezun oldu. Meslek hayatına ilk olarak Genç Dergi'de başladı. Daha sonra Sadece haber.com'da internet haberciliğine başladı. 2019 yılında Haber7.com ailesine dahil olan Koçin, ''Ekonomi ve Otomobil Editörü'' olarak meslek hayatına devam etmektedir.
YORUMLAR 1
  • nerden almıs 34 dakika önce Şikayet Et
    kim biliyor, neye göre? altınları gören olmuş mu?
    Cevapla