Ünlü spor yazarı, TFF başkanlığına aday oldu! Projeleri ilgi çekici
Ünlü spor yazarı Uğur Meleke, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanlığı'na aday olduğunu açıkladı. Meleke, adaylığı kapsamında hayata geçirmek istediği projeleri de kamuoyuyla paylaştı.
Ünlü spor yazarı Uğur Meleke, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanlığı'na aday olduğunu açıkladı.
Meleke, adaylığı kapsamında hayata geçirmek istediği projeleri de kamuoyuyla paylaştı.
Meleke'nin açıkladığı projeler arasında TFF yönetiminin yapısında değişikliğe gidilmesi öne çıktı.
Buna göre yönetimde eski futbolcu, teknik direktör, hakem ve spor yöneticilerine temsil hakkı verilmesi planlanıyor.
Meleke'nin dikkat çeken diğer projeleri şu şekilde:
* MHK modeli değişecek: Hakem atamalarının 5 yıl boyunca kura yöntemiyle yapılması planlanıyor.
* VAR ve yayıncı kuruluş denetlenecek: VAR sistemi ile yayıncı kuruluşun denetime açılması, stat standartlarının ise yükseltilmesi hedefleniyor.
* Gelir dağılımı yeniden düzenlenecek: Kulüpler arasındaki gelir dağılımının tribün doluluk oranı ve Avrupa'daki sportif başarı kriterleri dikkate alınarak değiştirilmesi öneriliyor.
* Lig takvimi değişecek: Lig programının Avrupa kupalarındaki ön eleme maçlarına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi hedefleniyor.
* Yabancı sınırı kaldırılacak
* Milli takım primleri sona erecek: A Milli Takım'a verilen primlerin kaldırılması ve TFF bütçesinin altyapı çalışmalarına yönlendirilmesi planlanıyor.
Uğur Meleke'nin açıklamaları, Türk futbolunun yönetim yapısı, hakemlik sistemi, kulüp gelirleri ve altyapı politikalarında kapsamlı değişiklik önerilerini içeriyor.

Uğur Meleke'nin Hürriyet gazetesindeki yazısından öne çıkan detaylar ise şöyle:
1 Temmuz’da 10 maddelik bir manifesto kaleme almıştım. Bugün de yeni bir 10 madde eklemek isterim o manifestoya:
1-) TFF YÖNETİM KURULU YAPISI DEĞİŞMELİ
Bir tüzük değişikliğiyle TFF yönetim kurulunda sporun her paydaşının temsilini sağlamak. Tüm yönetim kurulunun müteahhitlerden, sanayicilerden oluşmadığı bir model yaratmak. Her yönetim kurulunda en az bir “doktora seviyesinde iletişim fakültesi mezunu”, bir “doktora seviyesinde spor yöneticiliği bölümü mezunu”, bir eski futbolcu, bir teknik direktör, bir eski hakem olmalı. Futbolun yönetim kurulunda sporun ana paydaşları temsil edilmeli.
2-) MEVCUT MHK MODELİ TARİHE GÖMÜLMELİ
İtalya Serie A’da hakem tartışmaları tavan yapınca, 1984- 85 sezonunda komite lağvediliyor. Hakemler her maça kura ile atanıyor. Ve sonuç ne oluyor biliyor musunuz: Juventus, İnter, Milan gibi devler şampiyonluk yarışının dışında kalıyorlar. Verona tarihindeki tek şampiyonluğu kazanıyor. Torino da ligi ikinci bitiriyor. Ben de artık asla dikiş tutmayan bu MHK modelinin tamamen değişmesi kanaatindeyim. Bundan sonra komitenin başında uluslararası marka değeri yüksek yabancı bir hakem eğitmeni olmalı. Collina, Rosetti, Mateu Lahoz ayarında... Onunla beş yıllık bir kontrat yapılmalı. Beş yıl boyunca o sadece eğitime ve gelişime odaklanmalı. Ve 5 yıl boyunca hakemler halka açık bir kura ile maçlara atanmalı. Hatta kurayı da çocuk hakem adayları çekmeli. Bir önceki yazıda değinmiştim: Hakem havuzunu geliştirmek için de üniversitelere başvurulmalı. Havuzdaki Boğaziçili-ODTÜ’lü hakem sayısını artırmalı.
3-) VAR ODASI DENETİME AÇILMALI
Kulüplerin asla memnun olmadığı VAR odasını denetime açmak. Riva’daki VAR odasının arkasına camekanlı (içeriye sesin de verildiği) bir bölüm yapmak ve oraya iki kulüpten birer yetkiliyi davet etmek.
4-) YAYINCI KURULUŞ DA DENETİME AÇILMALI
Hatta aynı yöntemle yayıncı kuruluş da denetime açılabilir. Canlı maç yayınlarında reji odasının arkasına benzer bir camekanlı bölüm yapılması. Ve iki kulüpten birer temsilcinin gözlemci olarak reji operasyonunu denetlemesi.
5-) STATLAR MEDENİ STANDARTLARA KAVUŞMALI
Bir kulübün Süper Lig’de oynama vizesi alabilmesi için öncelikle stadyum kriterlerini sağlaması gerekliliği. Bugün çoğu stadyumun girişi sıkıntılı, çıkışı kaos. Kendi yerinizde oturamıyor, çeşitli güruhların tacizine uğruyor, yemek yiyemiyor, tuvalete gidemiyorsunuz bazen. Haliyle gençler de hafta sonu futbol maçına gitmek yerine AVM’leri tercih ediyor. Süper Lig’de yarışan her kulüp şu kriterleri sağlamak zorunda: Stat girişleri-çıkışları yeterli ve medeni olacak. Herkes kendi koltuğunda oturacak. Uygun fiyatlı kafeteryalar ve modern tuvaletler inşa edilecek. Statlar her hafta bağımsız denetçiler tarafından denetlenecek ve koşullar insani değilse düzeltilene kadar o tesis hizmet veremeyecek.
6-) HAVUZ DAĞILIMI YENİLENMELİ
Bir önceki yazımda yayın havuzu dağılımına tribün kriteri eklemeyi önermiştim. Statlarını yüzdesel olarak daha fazla dolduranlar, havuzdan daha çok pay alabilirler. Bir ekstra kriter de şu olabilir: Avrupa kupalarında grup aşamasına kalanlara temsili bir prim verilebilir. Zira o takımlar sezonu herkesten önce açıp, daha fazla çalışıp, ülkeyi daha iyi temsil etme gayretindeler.
7-) LİG TAKVİMİ GÖZDEN GEÇİRİLMELİ
Biz bir ön elemeler futbolu ülkesiyiz ve hâlâ bunu idrak edemediğimiz için her yıl bu turlarda kayıp veriyoruz. Ön elemelere 20 Temmuz civarı başladığımıza göre lig takvimini de tekrar gözden geçirebiliriz. Meteoroloji profesörlerine her yıl bir teknik çalışma yaptırmak, lig 1 ya da 2 hafta erken başlarsa insan sağlığı açısından risk ne kadar değişiyor öğrenmek. Ligi Temmuz sonu-Ağustos başında başlatmak ve ön elemelere daha hazır girmek. Gerekirse Antalya, Alanya gibi takımlar ligin başında 2 hafta deplasmanda oynarlar, ikinci devrede de 2 hafta içeride.
Haberin Devamı[Uğur Meleke: TFF Başkanlığına adayım Mafyatik jargonu, takım elbiseli holiganizmi bitireceğime söz veriyorum]
8-) MAÇ KADROLARI 23 KİŞİ OLMALI
Süper Lig’de maç kadrolarının 21 kişi olmasının nedenini bilen var mı? 21 nedir yahu, ne oynarken aklınıza geldi 21 sayısı? Neden her hafta birkaç profesyonel futbolcu maçları evinden izlemek zorunda kalıyor? Neden bu sayıyı 23’e (yani üniversal değere) çıkarmıyorsunuz?
9-) YABANCI SINIRI TARİHE GÖMÜLMELİ
Yerim kısıtlı olduğu için daha önce yazdığım birçok konuya tekrar değinemedim. Yabancı sınırını tarihe gömeceğim ve belli kriterlerle, puanlamayla sadece bir vize uygulaması getireceğim. Kulüplere bir sezonda maksimum iki teknik sorumluyla imza sınırı koyacağım. Milli takım primlerini tamamen kaldıracağım. TFF personel sayısını azaltacağım. TFF’nin dev bütçesini altyapıya, sokaktaki çocuğa, engelliye aktaracağım.
10-) DÖRT YILIN SONUNDA GÖREVİ BIRAKACAĞIM
Amacım Türk futbolunu belli güruhların iradesinden kurtarmak, kurumsal bir yapıya kavuşturmak. Bu devrim için dört senenin yeterli olacağını düşünüyorum. Bu sürenin sonunda arkamda tertemiz yepyeni bir tüzük, yenilenmiş statüler, yepyeni bir disiplin talimatı ve bir adalet duygusu bırakarak gönül rahatlığıyla ayrılmak istiyorum görevden. Spor camiasından ricam, Mustafa Kemal Atatürk’ün kriteriyle aynı: “Bir gün benim sözlerim bilimle çelişirse, bilimi seçin” demiş Ulu Önder. İsimler önemli değil. Siz de bilimi seçin lütfen...
-
Ahmetbjk 19 dakika önce Şikayet EtMalum kanaldasın ilk önce onu bir düzeltBeğen
-
turkiye 37 dakika önce Şikayet Etoturup spor yorumu yapan iktisad bölümü mezunu biri turkiyede sporu yönetmeye talip oluyor. somra futbol neden ilerlemiyor diyoruzBeğen Toplam 2 beğeni
-
salim 40 dakika önce Şikayet Etuğur bey başkan seçilirseniz ilk yapacacınız iş .fedaresyonun adını ECNEBİ FUT.FED.OLARAK DEĞİŞTİRİN.HATTA BAŞKANIDA ECNEBİ OLACAK DİYE karar alın. ulan 3. liğler de bile yabancı oyuncu var.Beğen
-
orhan 45 dakika önce Şikayet EtDediğini yaparsa lig daha güzel olur. Milletin istediği bu. Şu anki sistem iyi değilBeğen Toplam 2 beğeni
-
Fahrettin Paşa 51 dakika önce Şikayet EtTFF yi MHK yi Eski hakem, futbolcu ve antrenörlerden temizlemedikçe Futbol programında bile yorumcu olarak bile çıkarmayın bakın futbolumuz kendi kendine nasıl temizleniyor...Beğen Toplam 1 beğeni