Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş: (2)

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, ABD ve Birleşik Krallık'a yapılan doğrudan uçuşlara getirilen elektronik cihaz yasağına ilişkin, "İstanbul, özellikle kıtalararası uçuşta önemli bir destinasyon haline geldi. 3'üncü havalimanının yapılmasıyla beraber çok daha büyük bir uçuş merkezi haline gelecek. Buna karşı alınan ticari bir tedbir gibi görünüyor." dedi.

ABONE OL
GİRİŞ 24.03.2017 22:03 GÜNCELLEME 24.03.2017 22:03 GÜNCEL
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş: (2)
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş: (2)

Kurtulmuş, Habertürk TV'de canlı yayına katılarak gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "16 Nisan'dan sonra sürprizler olabilir" sözlerinin hatırlatılarak, AB ile ilgili sürecin durdurulup durdurulamayacağıyla ilgili soru üzerine, sürecin mevcut haliyle devam etmeyeceğini dile getirdi.

"Son dönemlerde Türkiye'ye yönelik yapılanlar, kendilerine yapılsa hoşlarına mı giderdi?" ifadelerini kullanan Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Zaman zaman dozu artırılan bir Türkiye karşıtlığı var. Bu devam etmez. Herkes şunu kabul etmek durumundadır, Türkiye evet Asya kökenli bir ülkedir ama bir Avrupa devletidir. Biz coğrafi olarak da kültürel olarak da Avrupalı bir devletiz. Hem Asyalı, hem Avrupalıyız. Bunu herkesin bilmesi lazım. Efendim, 'Türkler Avrupa'dan dışarı'. Kimse böyle söyleyemez. Kaldı ki şu anda en az 5 milyon Türkiye vatandaşı Avrupa'dadır. Beğenmediğim için söylemiyorum, bu insanlar 50-60 sene önceki gibi sadece Almanların, Fransızların, Belçikalıların beğenmediği işleri yapan, 3'üncü sınıf işleri yapan insanlar değil. O helal kazançlarıyla büyüttükleri çocukları ve torunları tüm Avrupa'da doktor, mühendis, iş adamı oldular. Artık Avrupa toplumunun bir parçası olan Türkiye, Türkiye'nin vatandaşları Avrupa'nın bir parçasıdır. Bunu silmeye kimsenin gücü yetmez, böyle bir şeyi kimse yapamaz. Dolayısıyla Avrupa, Türkiye ile olan iyi ilişkilerini geliştirmek mecburiyetindedir. Kaldı ki Türkiye, ticari olarak da Avrupa ile iyi ilişkileri olan bir ülkedir. Dediğim gibi zaten Türkiye'yi Avrupa'nın içerisinde, Avrupa üyesi bir ülke olarak görmek lazım."

AB üyesi olup olmamanın ise başka bir konu olduğuna işaret eden Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, "Onu kendileri bilir. Yani biz yıllardır söylüyorduk, Avrupa ortak bir Avrupa ordusu kuramazsa, AB dağılma sürecine girer. Ukrayna krizinden sonra AB ciddi bir sarsıntıyla karşı karşıyadır. Şimdi belki de AB dağılma sürecinin içerisine girecek." diye konuştu.

İnsanların ortak değerlerine saygı gösteren herkesle iş birliği yapmaya hazır olduklarını ifade eden Kurtulmuş, Türkiye'yi bu konuda Avrupa'nın ortağı gören her türlü siyasete açık olduklarını kaydetti.

- Uçak kabinlerindeki yasak

Numan Kurtulmuş, ABD ve Birleşik Krallık'a yapılan doğrudan uçuşlara getirilen elektronik cihaz yasağına ilişkin de şunları söyledi:

"Bu yasak, Avrupa'daki gibi atılan adımlar gibi değil, daha çok ticari kaygılarla alınmış bir karar gibi görünüyor. İstanbul, özellikle kıtalararası uçuşta önemli bir destinasyon haline geldi. 3'üncü havalimanının yapılmasıyla beraber çok daha büyük bir uçuş merkezi haline gelecek. Buna karşı alınan ticari bir tedbir gibi görünüyor. Son derece yanlış ve anlamsızdır. 'Terörü önlemeye yönelik tedbir aldık' diyorlarsa da buna da hizmet etmeyin. Afedersiniz son derece düşüncesizce atılmış olan bir adımdır. Kaldı ki THY de bu konuda her türlü tedbiri de alır. Bunları aşmak çok zor bir mesele değil. Benim kanaatim yakın zamanda bu kararın geri alınacağıdır."

- "Ortadoğu cadı kazanı"

Bir başka soru üzerine Rusya ile YPG/PYD konusunda yaşananlara da değinen Kurtulmuş, Türkiye'nin bu konudaki tavrının açık olduğunu dile getirdi.

Her ortamda samimi olarak, "Terör örgütlerinin tamamına karşı 'ama'sız, 'fakat'sız ortak bir insanlık cephesi açalım" şeklindeki sözlerini hatırlatan Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, "Bunun ilk şartı da teröre karşı iş birliği yapacaksınız. Bunun için de bütün ülkelerin tüm terör örgütlerine karşı ortak tavır göstermesi gerekir. Türkiye için PKK neyse, PYD budur. Hiç bir farkı yoktur. Zaten aynı örgütün farklı ismidir." şeklinde konuştu.

Numan Kurtulmuş, "ABD ve Rusya böyle düşünmüyor. Ankara nasıl ikna edecek?" şeklindeki soruyu da şöyle yanıtladı:

"Bunu her platformda söylemeye devam edeceğiz, ikna edeceğiz. Sonuçta bütün ülkeler şu tercihi yapmak zorunda. Ortadoğu cadı kazanı. Suriye lime lime olmuş vaziyette, şehir şehir bölünmüş durumda. Irak da öyle. Burada ya meşru yerel güçler üzerinden, meşru güçlerle buranın temizlenmesi sağlayacağız, uluslararası camianın sorumluluğu budur. Yerel halk da gelip toprağında oturacak, Cerablus'ta, El Bab'ta olduğu gibi. Diğer tüm şehirlerde de aynı şeyi yapalım diyoruz. Bizim modelimiz çalışan bir model. Ama biz orayı DEAŞ'ten temizleyelim, yerine başka bir örgüt koyalım derseniz, diyelim şimdi Rakka Operasyonu'nu yapacaksınız, Rakka yüzde 100'e yakını Arap olan bir şehir. DEAŞ'ı oradan kovacaksınız, insanlar DEAŞ'tan korkuyorlar mı? Evet. Ama PYD geldiği zaman ne olacak? O halk bundan da şöyle korkuyor; 'PYD gelirse bütün Arapları atacaklar ve orada etnik bir temizlik yapacaklar'. Dolayısıyla buna uluslararası camianın zemin hazırlamaması lazım."

Son noktada hem Rusya'nın hem de ABD'nin tercih yapması gerektiğini kaydeden Kurtulmuş, "Bu tercih, sağdan say soldan say bir kaç bin kişiden oluşacak PYD militanları mıdır yoksa bu bölgenin istikrarlı tek ülkesi olan 80 milyonluk Türkiye midir? Bölgenin en güçlü ordusuna sahip olan Türkiye midir? Ben bu tercihin şu anda belki siyasi mülahazalarla, belkide sahada ne yapacaklarını bilmemenin verdiği kararsızlıkla da zaman zaman PYD'ye destek veriyor görünüyorlar, bunun yanlış bir karar olacağını, Türkiye gibi büyük bir müttefikin rahatsız olacağını düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

(Sürecek)

KAYNAK : AA
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR