Ülkücü yazar Gülen'e misyoner dedi

Yeniçağ gazetesi yazarı Arslan Bulut, Fethullah Gülen'i hedef alan bir yazı yazarak, 'Bu mu senin etin kemiğin, bu mu senin Türklüğün, Müslümanlığın?' diye sordu.

ABONE OL
GİRİŞ 25.10.2005 12:50 GÜNCELLEME 25.10.2005 12:50 GÜNCEL
Ülkücü yazar Gülen'e misyoner dedi
Ülkücü yazar Gülen'e misyoner dedi

'Sınıksız misyoner!'

Milli mücadele sırasında en önemli husus, birlik ve beraberliği sağlamaktı. Atatürk, bu sebeple Hacıbektaş"a uğruyor, Alevilerin tam desteğini alıyor, Kürtler"in de üzerine titriyordu. İsyan edenlere karşı ise elbette sert tedbirler alınmıştır.

***

Biz 1997 yılında, Türkiye"nin ekonomik, kültürel ve askeri bağımsızlığının giderek zayıflatıldığını görerek, en azından Türk aydınlarının farklılıkları bir kenara bırakarak, artık ortak çözümler üretmeleri gerektiği kabulüyle çeşitli hamleler, yayınlar yaptık. Attila İlhan, yaptığımız işe 'Türkçü-devrimci diyaloğu' dedi ve bu işin öncülüğünü üstlendi. Biz de elimizden geldiğince kendisine destek verdik. Sonrasını biliyorsunuz. Gelişen dalga bizi de aştı. İçerden ve dışarıdan bu dalgayı manipüle etmek, ranta dönüştürmek, devlet veya ABD adına kontrol altına almak isteyenler oldu. Ama, hareketin bir merkezi olmadığı için, kimi kontrol edeceklerini şaşırdılar! Hiçbiri başaramadı!
Edelman gibi tecrübeli bir istihbarat uzmanı bile Türkiye"nin 'sivil direnç'ini çözemeyince ihale kime verildi dersiniz?
Aşağıdaki sözlerin sahibine;
'Şimdi önümüzde daha geniş, kapsamlı ve kompleks bir süreç var. Dolayısıyla direnç noktaları daha fazla sancı oluşturabilir. AB sürecinde son günlerde yaşanan kavga ve tartışmalara bir bakıverin. Ölseler bir araya gelmeyecek kimseler ulusal cephe adı altında suni bir kitlesel dalga oluşturmaya çalışıyor. Kimlikleri, söylemleri, hassasiyet ve dünya görüşleri bu derece farklı, üstelik birbirleriyle hiçbir diyalog geliştirme niyet ve isteği olmayan insanlar muvakkaten bir araya geliyor. Gerçekten her söz ve hareketleri suni ve iğreti duruyor.
Ulusal cephe adı altında oluşturulmaya çalışılan dalganın sınırları belli değil. Hedefi, niyeti ve çağrı yaptığı hassasiyetleri farklıdır. Kemiksiz, kimliksiz ve hedefsiz bir dalga. Her açıdan manipülatif bir organizasyon olduğu belli. Ama sancılar olacaktır. Bunlar aşılacaktır.'
Diyeceksiniz ki Sait Molla"nın Kuvayı Milliye"ye karşı çıkması gibi, bugünkü ulusalcılara karşı çıkan kim?
Bu karşı çıkışın sahibi, neredeyse dünyanın bütün papazları, hahamları, patrikleri, zangoçları ile İstanbul"da, Vatikan"da ve halen ikamet ettiği ABD"de bir araya gelip, sözde dinlerarası diyalog kuran Fethullah Gülen"dir.

***

Biz, devlet ne hale düşürülmüş olursa olsun, Atatürk"ün 'Asıl olan iç cephedir, milleti esir ettiren iç cephenin çöküşüdür' tespitlerinden hareket ettik ve şükürler olsun ki, mesela Cumhuriyet çizgisinden gelenler ile Yeniçağ"ın temsil ettiği insanları 'Parola vatan; işareti namus' çizgisinde buluşturduk. İşte bu buluşmanın temsil ettiği büyük birliğe, iç cepheyi güçlendirmemize karşı çıkıyorlar!
Ben kendimden eminim. Bu kıvılcımı 1997 yılında yakarken kimseden emir almadım. Sadece kendi bilgi ve birikimime güvenerek başlattım.
Peki Fethullah Gülen! Sen bu dinlerarası diyalog teslimiyetçilğini kendi ihtiyarınla mı başlattın?
Daha 20 yaşlarında bir vaizken, İzmir"de evinde yıllarca kaldığın adam kimdi? O adamın evinde ne işin vardı ve Erzurum"a seni hangi görevle gönderdi?
Manipülatifmiş! Seni kim manipüle ediyor da Türkiye"yi parçalamak için ne gerekiyorsa yapan AB"ye karşı ulusal cephenin büyümesinden rahatsızlık duyuyorsun! Asıl bu rahatsızlık senin kemiğinde bir sorun olduğunu gösterir. Erzurum"da olsan sana 'Bir sınıkçıya git' derdim. Ne yapayım ki Amerika"da sınıkçı yok!

***

Senin dinlerarası diyaloğun kemikli oluyor öyle mi? Peki Papa, 1991 yılında, kendisine bağlı bütün kiliselere gönderdiği 'Kurtarıcı Misyon' başlıklı yazıda ne diyor:
'Dinlerarası diyalog, kilisenin bütün insanları kiliseye döndürme amaçlı misyonunun bir parçasıdır. Bu misyon aslında Mesih"i ve İncil"i bilmeyenlere ve diğer dinlere mensup olanlara yöneliktir.'
Bu durumda, sen de o misyonun bir görevlisi, misyoneri olmuyor musun Fethullah Gülen?
Papa"yı ziyarete gittiğinde, 'Papa cenapları tarafından başlatılan ve devam etmekte olan dinlerarası diyalog için Papalık Konseyi misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz' hitabında bulunan sen değil misin?
Bu mu senin etin kemiğin, bu mu senin Türklüğün, Müslümanlığın?
Sen Abant konsilini toplarken elbette biz de ulusal cepheyi kuracaktık Fethullah Gülen!
Sen, Hıristiyanlarla, Yahudilerle amentü birliği yaparken, biz de Alevilerimizle amentü birliği yaptık, kucaklaştık, bunda ne kötülük görüyorsun Fethullah Gülen?


Adnan Bulut / Yeniçağ / 25.10.2005 /  

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR