Yazıcıoğlu, Sivas'ı vali 'yaktı'
Büyük Birlik Partisi Kurucusu ve Sivas bağımsız milletvekili adayı Muhsin Yazıcıoğlu, 2 Temmuz 1993 yılında, Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında meydana gelen Madımak olaylarının 14. yıldönümünde Cafesiyaset'e açıklamalarda bulundu.
ABONE OL
Muhammet KUTLU'nun haberi
Büyük Birlik Partisi Kurucusu ve Sivas bağımsız milletvekili adayı Muhsin Yazıcıoğlu, 2 Temmuz 1993 yılında, Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında meydana gelen Madımak olaylarının 14. yıldönümü nedeniyle Cafesiyaset’e özel açıklamalarda bulundu.
Kürt'ü, Türkmen'i, Alevi’si, Sünni'siyle bu ülkenin evlatlarının terör olaylarının tırmandığı şu günlerde tam birlik içerisine girmesi gerektiğini kaydeden Yazıcıoğlu, geçmişte bunun tersi olaylar yaşandığını hatırlattı ve “Keşke olmasaydı” dedi.
Yazıcıoğlu, Pir Sultan Abdal Şenlikleri’nin Sivas’tan önce Çorum ve Kahramanmaraş gibi illerimizde yapılmak istendiğini hatırlatarak, fakat o dönemin valilerinin buna izin vermediğini söyledi.
Sivas Valiliği’nin buna izin vermesini eleştiren Yazıcıoğlu, “Perşembenin gelişi Çarşambadan belliydi” dedi. O dönemin şartları dikkate alındığında Madımak Olaylarının da Türk milletinin dış politikada elini zayıflatmak ve toplumu kamplara bölmek için gerçekleştirilmiş olduğunu savundu.
Neresinden bakılırsa bakılsın bu olayların Türkiye’ye hiçbir fayda sağlamadığını belirten Yazıcıoğlu, “Ülkemiz bu olaylarla hem ekonomik hem de manevi anlamda büyük güç kaybetmiştir” dedi.
Yazıcıoğlu, o dönemi şöyle anlattı:
“Madımak Oteli ile BBP Sivas İl Teşkilatı sırt sırta. Madımak Oteli olayında içlerinde Arif Sağ'ın da bulunduğu 33 vatandaş, parti binamıza sığındı. Ortalık sakinleşince sessizce tahliyelerini sağlayın dedim. Buna Arif Sağ ve diğerleri şahittir.Arkadaşlarımız ikramda bulunup, aileleriyle görüştürmüşlerdir. Olaydan kurtulanlar daha sonra teşekkür etmişlerdir, fakat mensubu bulundukları gruplardan çekindiklerinden olsa gerek, bunu basın önünde zikretmekten hep kaçınmışlardır. BBP maalesef gösterdiği hassasiyetin karşılığını onlardan aynı derecede alamamıştır.'
'Hatta bugün olaylar gündeme geldiğinde sanki BBP’nin de bu işte bir dahli varmış gibi gösterilmeye çalışılmıştır. BBP’nin bu tür eylemler içinde olması mümkün değildir. Fikirlerimizi siyasi olarak dile getirir, mücadele ederiz. Şiddete başvuracak her türlü eylemin karşısında oluruz.'
'Elbette ki bu olayın sorumluları Sivas’a gidip bu provokasyonu yapanlar, orada bu olaylara sebep olanlar ve başta hükümet olmak üzere, içişleri bakanı ve o dönemin Sivas valisidir. Bu sebeplerden dolayı, Sivaslı kardeşlerimiz hiçbir olayın içinde bulunmadığı halde büyük mağduriyetler yaşamıştır. Bundan sonra bu tür olayların yaşanmaması en büyük temennimizdir”
MADIMAK OLAYLARI NEDİR?
Sivas Madımak Olayı veya Sivas Katliamı, 2 Temmuzs 1993'te Sivas'ta Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli'nin kuşatılıp yakılması ve dolayısıyla şehirde bulunan 35 yazar, ozan ve aydının yakılarak katledilmesi ve oteli ateşe verenlerden de ikisinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olaylar zinciridir.
Pir Sultan Abdal Şenlikleri kapsamında etkinliklerin bir bölümünün de Pir sultan Abdal'ın sazının çalındığı Sivas şehir merkezinde yapılması öngörülmüştü. Bu kapsamda pekçok aydının yanı sıra Aziz Nesin ve Ozan Türkyılmaz bu etkinlik nedeniyle dönemin Sivas valisi Ahmet Karabilgin'in özel davetlisi olarak bu kente gelmişti.
2 Temmuz 1993 günü organize biçimde öğle saatlerinde Paşa ve Meydan camilerinde çıkan gruplar önce etkinliklerin yapıldığı Kültür Merkezi’ne ulaşarak, bir gün önce dikilen anıtı kısmen tahrip etti. Kültür Merkezi içindeki karşıt grupla çıkan taşlı sopalı çatışma, polis tarafından fazla büyümeden, zor kullanılarak önlendi.
Hızını alamayan ve sayısı yaklaşık 10.000'e ulaşan saldırgan grup, Kültür Merkezi’nden yeniden Hükümet Meydanı’na geldi. Hükümet Konağı’nı taşlamaya ve slogan atmaya başlayan grup ardından Madımak Oteli civarına ulaşarak, slogan atmaya devam etti. Grubun sayısı akşam saatlerinde 20.000'e yaklaştı. Grup önce Madımak Oteli önündeki araçları ateşe verdi ve oteli taşladı bunun sonucunda taşlanarak camları kırılan Madımak Oteli'ne sıçrayan yangın sonunda otele sığınmış olan aydınlardan, aralarında Asım Bezirci, Nesimi Çimen,Muhlis Akarsu, Metin Altıok, Hasret Gültekin,Ozan Türkyılmaz'ın bulunduğu 37 kişi yanarak veya dumandan boğularak yaşamını yitirdi. Aralarında Aziz Nesin'in de bulunduğu 51 kişi de olaylardan kendi olanaklarıyla, ağır yaralarla kurtuldu. Başından yaralanan Aziz Nesin'i linç edilmekten araya giren polisler kurtardı. Yaralılar, polis arabalarıyla Tıp Fakültesi Hastanesi`ne götürüldü.
Olaylar sonucunda 33 konuk, 2 otel görevlisi ile 2 saldırgan yaşamını yitirdi. Gene olaylar sırasında Atatürk - Kongre ve Etnografya Müzesi önünde bulunan Atatürk büstü tahrip edildi. Akşam saatlerinde valilikçe ilan edilen ”2 günlük sokağa çıkma yasağı” ile birlikte, güvenlik güçleri şehirde tam bir hakimiyet sağlayabildi.
Yargılama
Olaylardan bir gün sonra 35 kişi gözaltına alındı. Daha sonra gözaltına alınanların sayısı 190’a çıktı. Gözaltına alınan 190 kişiden 124’ü tutuklandı, geri kalanlar serbest bırakıldı. Kamuoyunda Sivas Davası olarak bilinen davanın ilk duruşması, Ankara 1 No`lu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde 21 Ekim 1993 günü yapıldı. 26 Aralık 1994’te karara bağlanan dava sonucunda, 22 sanık hakkında 15’er yıl, 3 sanık hakkında 10’ar yıl, 54 sanık hakkında 3’er yıl, 6 sanık hakkında 2’şer yıl hapis cezası, 37 sanık hakkında da beraat kararı verildi.
Müdahil avukatlar, DGM’nin kararını taraflı, hukuka ve adalete aykırı olarak niteleyerek, ayrıntılı bir savunmayla temyize gittiler. Yargıtay 9. Ceza Dairesi “Katliamın Cumhuriyete, Laikliğe ve Demokrasiye yönelik olduğunu” belirterek DGM’nin kararını esastan bozdu. Ankara 1 No`lu DGM, Yargıtay’ın bozma kararına uyarak yargılamayı yeniden başlattı.
28 Kasım 1997’de açıklanan kararda 33 sanığa idam cezası verildi. Yargıtay 9. ceza dairesi 24 Aralık 1998’de hapis cezalarını onadı, 33 idam cezasını ise usül noksanlıkları nedeniyle bozdu. Şubat 1999 tarihinde usül eksikliklerinin giderilmesi için başlayan yargılama sonucunda 16 Haziran 2000'de 33 sanık DGM’ce yeniden idam cezasına çarptırıldı. 2002 yılında idam cezası'nın yürürlükten kaldırılmasıyla idam cezası hükümlülerinin cezaları müebbet hapis cezalarına dönüştürüldü.
Sivas Davası İstiklal Mehkemeleri sonrasinda, tek bir davada, bu kadar çok idam cezasinin verildiği ilk davadır.
Sanıkların avukatlığını Refahyol iktidarının Adalet Bakanı Şevket Kazan üstlendi.
Hayatını Kaybedenler'in isimlerine bu linkten ulaşabilirsiniz
www.cafesiyaset.com (özel)
-
alparslan ceylan 18 yıl önce Şikayet EtAlman istihbaratının komplosudur. Haplemitoğlu cinayeti gibi sabancı cinayeti gibi hırank dink cinayeti gibi Yeniden Osmanlı...Şimdi BBPBeğen
-
emre yılmaz 18 yıl önce Şikayet Etsivas. sizden ricam lütfen sivas olaylarının üstüne gidilsin olaylar çok ayrıntılı bir şekilde titizlikle incelensin suçsuz masum insanların bir kısmı şu an hapisteler lütfenBeğen
-
Hüseyin ORAKÇI 18 yıl önce Şikayet Etyapman ne olur.. söylemekten dilimde tüy bitti.Danıştay saldırısı önce haber kanallarında baş örtüsünden dolayı işlendi olarak verildi.Danıştay başkanı baş örtülülere söylemediğini bırakmadı yargısız infaz yaptı.sonuç hodson vari düşünce kuruluşlarının ve çeşitli bölücü düşüncelerin seneryosu olarak ortaya çıktı.Sivas\'ta aynı arkada yine ABD var Yine ABD var.Otel katlarıyla birlikte içten yanar dıştan yanmaz selamlarBeğen
-
anti semitik 18 yıl önce Şikayet Etsayın editör. lütfen fotoyu haberin fotosunu değştirirmisiniz öyle bi fotoğfraf koymuşsunuzki oteli yakan yazıcıoğluymuşda yıllar sonra mutluluk pozları veriyormuş gibi durmuş... lütfen değiştirin teşekkürlerBeğen