DW'nin nükleer enerji ikiyüzlülüğü: Almanya İçin 'İhtiyaç' Türkiye İçin 'Gereksiz'
Deutsche Welle’nin nükleer enerji başlığında yürüttüğü "çifte standartlı" yayınlar, kurumun Türkiye’deki faaliyetlerinin tarafsızlığını tartışmaya açarken, "5. kol" şüphelerini de derinleştirdi.
ABONE OL
Uluslararası medya etiği, yayın kuruluşlarından her koşulda tutarlılık ve nesnellik beklerken; Alman kamu yayıncısı Deutsche Welle’nin (DW) nükleer enerji dosyalarındaki taban tabana zıt tutumunun, bir medya organından ziyade bir "etki ajanı" gibi hareket ettiği eleştirilerini beraberinde getirdiği görüldü. Kendi merkezinde nükleerden kopuşu "stratejik bir enerji krizi" olarak niteleyen DW'nin, Türkiye'nin enerji bağımsızlığı hamlelerini "gereksiz" olarak yaftalaması, kurumsal bir yayın politikasından öte, hedef odaklı bir dezenformasyon faaliyeti olarak değerlendirildi.
ALMANYA İÇİN "İHTİYAÇ" TÜRKİYE İÇİN "GEREKSİZ"
DW’nin küresel ölçekteki yayın organları, Almanya’nın nükleer santralleri kapatma kararının ardından içine düştüğü enerji darboğazını, artan karbon emisyonlarını ve kömür santrallerine mecbur kalışını "tarihi bir hata" perspektifiyle kamuoyuna sundu. Özellikle enerji güvenliği ve iklim hedefleri bağlamında nükleer enerjinin "vazgeçilmezliği" vurgulanırken, aynı kurumun Türkçe servisinde tamamen farklı bir ajandanın devreye alındığı gözlemlendi.
Türkiye’nin nükleer teknolojiye geçiş sürecini simgeleyen Akkuyu projesine dair hazırlanan içeriklerde, bilimsel gerçeklikten uzak, spekülatif "ihtiyaç yok" söylemlerinin ön plana çıkarıldığı kaydedildi.
BENZER MANİPÜLASYON PLASTİK POŞET DÜZENLEMESİNDE DE GÖRÜLDÜ
DW'nin çifte standartlı yaklaşımının sadece enerji politikalarıyla sınırlı kalmadığı; günlük hayatı etkileyen çevre düzenlemelerinde de benzer bir manipülasyonun göze çarptığı bildirildi. Almanya'da plastik poşetlerin ücretlendirilmesi, "artan çevre bilinci" ve kullanımın yarı yarıya azalmasıyla sonuçlanan bir başarı hikayesi olarak nitelendirildi.
Ancak aynı uygulamanın Türkiye'de yasal düzenleme aşamasına gelmesiyle birlikte DW Türkçe tarafından farklı bir refleksin tetiklendiği dikkat çekti. Almanya örneğinde çevre duyarlılığını takdir eden kurumun, Türkiye'deki poşet düzenlemesini "Market poşetine 25 kuruş verir misiniz?" sorusuyla servis ederek, çevresel kazanımları geri plana ittiği ve konuyu vatandaşın cebine yönelik bir "maliyet" tartışmasına hapsetmeyi tercih ettiği görüldü.


