Yıldırım konuştu: Her ihaleden yüzde 60! 'En çok onu sordu' Milyonlar çakarlı araçta
İBB’deki rüşvet çarkını deşifre eden Servet Yıldırım, milyon dolarların çakarlı milletvekili araçlarıyla taşındığını, ihalelerden yüzde 60 payın İmamoğlu’na ayrıldığını söyledi. Operasyon günü İmamoğlu’nun en çok sorduğu ismi açıkladı.
ABONE OL
-
HABER7
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni saran yolsuzluk ve rüşvet ahtapotunu açığa çıkaran soruşturmanın zanlılarının itirafları tüyler ürpertiyor. Soruşturmada etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan Servet Yıldırım, sistemin işleyişine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Ekrem İmamoğlu’nun kasası olduğu iddia edilen tutuklu iş adamı Hüseyin Köksal’ın eski şoförü olan Yıldırım, para transferlerinden lüks otel odalarındaki toplantılara, cezaevindeki baskıdan siyasi tehditlere kadar birçok konuyu detaylandırdı.
ÖNCEDEN BİLİYORDUK
İBB’ye yönelik yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun “önceden sızdırıldığı” iddiaları soruşturmanın gizliliğinin ihlal edildiğine dair ciddi soru işaretleri doğururken, Servet Yıldırım, operasyonun yapılacağından bütün ekibin ve bizzat Ekrem İmamoğlu’nun haberdar olduğunu söyledi.
Haber7 yazarı gazeteci Ferhat Murat’a konuşan Servet Yıldırım, “19 Mart tarihinde operasyon yapılacağını tüm ekip, bu olaya suç örgütüne karışmış olanların hepsinin haberi vardı. Ekrem İmamoğlu 19 Mart öncesinde bu operasyonun gerçekleşeceğini biliyordu. Biliyordu, saatini tarihine kadar biliyordu. Benim bunu öğrenmem operasyondan bir ay önce oldu, şubat ayı gibi. Şirkete çağırdılar beni, gittim. Schengen vizemin olup olmadığını, ‘gerekiyorsa seni yurt dışına çıkaralım’ dediler.” şeklinde konuştu.
FİRAR TEKLİFİ
Kendisine kaçış planı sunulduğunu anlatan Yıldırım, soruşturmanın kilit isimlerden Hüseyin Köksal’ın, operasyon öncesinde kendisine yurt dışına kaçması yönünde telkinde bulunduğunu ifade etti. Servet Yıldırım şunları kaydetti:
“Bana ‘Çok büyük üstümüze gelecektir’ dediler. Ben de kendisine söyledim, yani o bana söylediğinde ben dedim ki: ‘Ben devletime karşı bir suç işlemedim, benim bir suçum yok. Benim yurt dışına gitmeme gerektirecek bir durum yok’ dediğimde; 'Ya olsun yine sen istiyorsan yurt dışına gönderelim’ dediler. ‘Yok, istemiyorum’ dedim.”

İMAMOĞLU’NUN NEZARETTE SORDUĞU İLK İSİM
Gözaltı sürecinin ilk anlarını paylaşan Yıldırım, Ekrem İmamoğlu’nun nezarethanedeki önceliğinin İBB Meclis İştirakler Bağlı Kuruluşlar Komisyon Başkanı Ertan Yıldız olduğunu söyledi. Yıldırım’ın iddiasına göre İmamoğlu’nun tek odağı, davanın kilit isimlerinden Ertan Yıldız’ın nerede olduğuydu. Servet Yıldırım o anları şöyle aktardı:
“Vatan Caddesi’ndeki nezarethaneye konulduk. Ben gittiğimde Adem Soytekin vardı, büyük bir kısmı oradaydı, Ekrem Bey oradaydı. Sonradan Hakan Karanis geldi, Tuncay Yılmaz’la tamamen orası doldu. Ekrem Bey’in orada sorduğu tek bir isim vardı: Ertan Yıldız. ‘Ertan Yıldız nerede?’ diye sordu ama Ertan Yıldız yoktu, Ertan Yıldız iki gün sonra geldi bizim oraya. Bana göre onun çok şey bildiğini düşünmüştür.”
Gözaltı sürecinde şüphelilerin sergilediği rahat tavırlar ve lüks talepler, arkalarındaki siyasi güce olan güvenlerini ortaya koyarken, nezarethanedeki atmosferi anlatan Yıldırım, Adem Soytekin'in tavırlarına dikkat çekti. Yıldırım, “Adem Soytekin’in bana söylediği; ‘Servet ben her şeyimi hallettim kardeşim, bana hiçbir şey yapamazlar. Yoluna koydum, biz zaten biliyorduk bu olayı.’ O kadar rahat ki Prada eşofmanlarını istiyor, Prada ayakkabılarını istiyor nezarethaneye.” diye konuştu.
AVUKAT ORDUSUYLA ORGANİZE SUSTURMA TAKTİĞİ
Şüphelilerin tek bir merkezden yönetilen avukatlarca savunulması ve cezaevi çevresinde kurulan “nöbet sistemi”, itirafçı olmayı engelleyen organize yapıya işaret ediyor.
Savunma sürecinin kurgulandığını iddia eden Yıldırım, “Vatan Caddesi’ne geçtiğimiz an bize gelen haber ‘Kesinlikle avukatlarınız gelmeden ifade vermiyorsunuz, herkesin avukatı belli.’ şeklindeydi. Bana Hüseyin Köksal söyledi, ‘Avukatı gelmeden ifade verme Servet.’ dedi.” ifadelerini kullandı.

KİRALIK VİLLADA CEZAEVİ İÇİN DEVRİYE
Silivri Cezaevi çevresindeki yapılanmaya değinen Yıldırım, şunları söyledi:
"Cezaevinde hukuk ekibine yakalanmadan ifade verme şansınız yok. Çünkü cezaevindeki sistemde ben biliyordum. Ev tutmuşlardı. Büyük bir avukat ordusu nöbetleşe sistemiyle orada kim kimle görüşüyor, kim hangi avukatla görüşüyor bakıyordu. Bir yabancı avukat geldiyse o bir alarmdır. Benim duyduğum 50'ye yakın avukat vardı. Silivri'de iki tane villa tutmuşlardı. Onlar orada geldiği zaman orada kalıyorlar, gitmiyorlar. Görevleri devriye atmak. Avukatlık yapmıyorlar, devriye atıyorlar cezaevinde. Gelip rapor alıyorlar: 'Servet'e yabancı bir avukat gelmiş.' Aslında bir denetleme görevi gibi bir pozisyondalar."
ONGUN TARİH VERMİŞ: HAZİRAN’DA BİTECEK
Ekrem İmamoğlu’nun medya danışmanı Murat Ongun’un tutukluluk sürecinde “Haziran’da bitecek”, “Halk arkamızda” mesajları verdiğini belirten Yıldırım, “Murat Ongun dedi ki ‘Tartışmayın, bu işi Haziranda bitiriyorum.’ Mart’ta tutuklandık, o senenin Haziranında ‘Bu işi bitiriyorum.’ ifadesini kullandı. Ben onu öyle yorumlamadım, ‘Ben hükümeti bitireceğim.’ diye algıladım.” dedi.
Eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun paniği engellemeye çalıştığını aktaran Yıldırım, “Ekrem Bey müdahale etti karşıdan; ‘Sakin olun, halk arkamızda, Saraçhane yıkılıyor, millet arkamızda. Siz neyi düşünüyorsunuz? Burada her şey çok farklı olacak, beni tutuklayamazlar.’ dedi.” şeklinde konuştu.

FETÖ İLE TEMAS İDDİASI
Cezaevinde FETÖ hükümlülerinin İBB soruşturması şüphelilerine not ilettiğini öne süren Yıldırım, örgütün kaos potansiyeli olan dosyaya müdahil olma refleksini gözler önüne serdi.
FETÖ’cülerin telkinde bulunduğunu belirten Servet Yıldırım, cezaevi koğuşunun avlusunda kendisine atılan pusulaları şöyle anlattı:
“Prosedür işlemlerini geçtikten sonra cezaevine girdik. 46 kişi hızlı bir şekilde hücrelerimize konduk. Gittiğimizde akşam vaktiydi fakat ertesi sabah, anlamadığım bir şey oldu. Silivri Cezaevi’nde biliyorsunuz FETÖ’nün üst düzey komutanları, yöneticileri orada yatıyor. PKK’nın pek çok örgüt üyesi orada hükümlü. Bir şeyler almaya başladım orada. Karşı hücremde FETÖ’cü yatıyor, bu tarafımda FETÖ’cü yatıyor, üçü bir arada... Yazılar gelmeye başladı, üstten tellerden atmaya başladılar. Pili sararlar, üstüne bant geçirir, telin üstüne atarlardı. Mesela ‘çözülme’ derdi.
Muhtemelen içerideki yapı, cezaevindeki örgüt üyeleri kurtuluşu buradan bulma umuduyla hareket ediyor, onu hissettim. Bana söyledikleri mesela: cezaevi sana şunu yapabilir, çağırır seni bir anda götürür, şu ifadeyi imzala der, SEGBİS’e çıkarır, haberin olmaz, şunu yapar haberin olmaz. Bunu kim söylüyor? FETÖ’cüler söylüyor. Bunu yaşadım içeride. ‘Çözülme’ diyorlar, ‘konuşma’ diyorlar ya da ‘itirafçı olma’.”
AİLE ÜZERİNDEN GÖZDAĞI
İmamoğlu davasında avukatların hukuki yardım yerine “haberci” ve “tehdit unsuru” olarak kullanıldığı iddialarını güçlendiren ifadeler kullanan Servet Yıldırım, oğlu üzerinden nasıl üstü örtülü şekilde tehdit edildiğini anlattı.
Yıldırım, “Mehmet Pehlivan, Ertan Yıldız'ın yanına girdi parmak sallayarak, bunlar cezaevinin kamera kayıtlarında vardır. 'Sen ne biliyorsan onu yap, sana ne iyi gelecekse bize de iyi gelecektir, biz iyi geleni de sana yapacağız' dedi. Aslında tehdit ediyor. Benim yerime girip 'Tugay dışarıda iyi, gayet iyi' dedi. Tugay benim oğlumun ismi. 'Oğlun iyi, dışarıda biz takip ediyoruz' dedi. Ben de 'Oğlum seni tanımıyor ki' dedim. İçeride öyle bir hava estiriliyor ki, biz öyle bir baskı altındayız.” şeklinde konuştu.

CHP LİDERİNE HODRİ MEYDAN
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e seslenen itirafçı Servet Yıldırım, “Eğer 'iftiracı' kelimesiyle çıkıp 'Servet Yıldırım hariç' demezse, onun yol yürüdüğü arkadaşları sokağa çıkamaz hale getiririm. Bildiğim şeylerden dolayı yaparım bunu. Sokağa çıkılamayacak hale getiririm onları. O zaten gidip onlara soracaktır, 'Böyle bir şahıs, Servet Yıldırım diye, televizyonda konuşmuştur' diye. Bana iftiracı demesini asla kabul etmiyorum, en büyük iftiracı kendisidir.” dedi.
‘HALKIN PARASIYLA KANAL ALDIK, İPTAL OLUNCA GAYRİMENKULE YATIRDIK’
Olay TV projesi için harcanan paraların kamu kaynağından sağlandığı ve sonrasında şahsi mülke dönüştürüldüğü iddiası da Servet Yıldırım’ın konuşmasına yansıdı.
Paraların kaynağını açıklayan Yıldırım, “Olay TV tamamen halkın parasıdır. Oraya harcanan stüdyo, yapılan yatırımlar hepsi halkımızın, milletimizin parasıdır. Ben götürdüm paraları Cavit (Çağlar) Bey'e. Yaklaşık 6-7 milyon Euro ödeme yapıldı. Satış iptal olunca o parayı parça parça geri aldık. Tepebaşı'nda eski bir yapı aldık, gayrimenkul aldık. Ekrem Bey'in adını aldık, Carsal (Hüseyin Köksal'ın şirketi) üzerine aldılar. Aslında oradaki bütün gayrimenkul Ekrem Bey'indir. Kamu parası oranın üstüne geçirildi. 'Gidin bu yeri alın' dedi.” diye konuştu.
YÜZDE 60 PAY İMAMOĞLU’NA! ‘O GÜN ANLADIM Kİ BU ADAM HIRSIZ’
İhalelerden alınan payın oranının net şekilde telaffuz eden Yıldırım, rüşvet çarkının kurumsallaştığını ve bir “tarife” üzerinden işlediğini gözler önüne serdi.
Şirket gelirlerinin paylaşımına değinen Yıldırım, Tuncay Yılmaz ile geçen diyaloğu şöyle aktardı:
“Tuncay Yılmaz dedi ki: ‘Patronun emri var, bu şirketin %60 geliri Ekrem Bey'in.’ Patronum şaşırdı, ‘Nasıl olur?’ dedi. Tuncay abi 'Böyle olacak, %60'ı bizim, %20'si senin, %20'si Murat Kapki’nin' dedi. Bir anda %80'den %20'ye düşüş oldu. Ben anladım ki o gün anladım, işte dedim ‘Bu adam hırsız.’ Ondan sonra isyan etmeye başladım.”
KELEŞ EVET DEMEDEN BOĞAZ’DA ÇİVİ ÇAKILAMAZ
Servet Yıldırım’ın itirafları, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in Boğaziçi İmar Müdürlüğü üzerindeki mutlak hakimiyetini ve belediyenin en rantabl bölgesinin tek bir isme teslim edildiğini yansıtıyor.
Fatih Keleş’in gücüne işaret eden Yıldırım, “Fatih Keleş şöyle bir adamdır; Ekrem desin ki ona ‘Bana bugün 50 milyon dolar getir’, bulur getirir parayı. Fatih Keleş’in esas hakim olduğu konu Boğaziçi'dir, Boğaziçi imar rüşvet konusu. Orada bütün işi yöneten Fatih Keleş'tir. Fatih Keleş'in izni olmadan Boğaz'da bir tane çivi çakamazsınız. İmar değişiklikleri, inşaatlar, dekorasyon izinleri vesaire hepsinde Fatih Keleş olur.” diye konuştu.

YOZLAŞMANIN ADRESİ RUFFLES... ‘ESKORTLARI ONGUN’UN ODASINA BEN GÖTÜRDÜM’
Yolsuzluk ve rüşvet ağındaki ahlaki çürümeye de temas eden Yıldırım, İBB işlerinin lüks otel odalarında, eskortlar eşliğinde yürütüldüğünü iddia etti.
Zorlu Center’daki odaya dikkat çeken Yıldırım, “Zorlu’daki Ruffles Otel’de tutulan oda 2604 numaralı oda benim adıma kontratı tutuldu, ödemelerini ben yaptım. Murat Ongun, Emrah Bağdatlı, orada toplantılar yapılırdı. Orası 1+1, mutfağı ayrı, büyük salonu olan yatak odası olan bir yer. Bir taraftan baktığınızda ofis, bir taraftan yaşam alanı. Eskortların olduğu söyleniyor... Evet orada bir sürü insan ifade verdi, ‘Biz de oralardaydık bunları yaşadık’. Murat Ongun ve diğerlerinin eskortlarla birlikte olduğuna şahit oldum. O odayla ilgili ne varsa hepsini ben yapıyordum. Yukarı bir misafir benim haberim olmadan çıkamazdı. Otoparktan, kimseye muhatap olmadan direkt kata çıkarsınız” ifadelerini kullandı.
Ekrem İmamoğlu'nun A takımından özel jette uyuşturucu partisi! Fotoğraflar ortaya çıktı

‘KARABAT’AK İŞLER: PARALARI DOKUNULMAZLIK ZIRHIYLA TAŞIMIŞLAR
CHP’li milletvekillerinin araçlarının dokunulmazlık zırhının kara para transferinde kullanıldığını ifşa eden Servet Yıldırım, şunları kaydetti:
“Para gelirdi bizim Beylikdüzü’ndeki ofise, İmamoğlu İnşaat’a ne kadar lazım? İşte 10 milyon dolar... Çantaya konulur, götürürdük. Çanta büyük çanta, 10 milyon dolar hacim olarak bavula konulur götürürsünüz. Şirkette (İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü) Tuncay Yılmaz’a, amcasına teslim ederdim. Taşıdığımız araç çakarlı bir araçtı, Özgür Karabat üstüne kayıtlı. Milletvekili olmasından ötürü kendisine verilen geçiş üstünlüğünü Hüseyin Köksal’a vermişti. Meclis aracı olarak gözüktüğü için polis durdurduğunda arayamazsınız. Öyle kamufle ediliyor.”

-
Gültepeli Bjk 7 dakika önce Şikayet EtEtkin pişmanlık ceza almıyacak anlamına gelmesin yaa Adalet bakanlığı içişleri bakanlığı nerdee Oo zamann paralarr Türkiye'nin birçok borcunu öder bunların çaldıkları paralarr bunların yedi sülalesinin mallarına paralarına elkoyun daha nee bekliyorsunuz Oo zamann yaaBeğen
-
Fatih 7 dakika önce Şikayet EtBenim anlamadığım bunları aynı yerde niye tutuyorlar Ayıracaksın bunları bağlantılarını keseceksin niye bunları içeride gruplaştırıyorlarBeğen
-
Kılıç 17 dakika önce Şikayet EtHerkes soyuyordu da bunlar cılkını çıkarmışlar. Bize bişey olmaz diye.Beğen Toplam 1 beğeni
-
Misafir 25 dakika önce Şikayet Etof of of anam anam bu ne laBeğen Toplam 2 beğeni
-
kel 38 dakika önce Şikayet EtKoyun chpliler hala bunların peşinden gidiyorBeğen Toplam 9 beğeni
