MSB'den C-130 yalanına sert tepki

MSB, 20 askerin şehit olduğu C-130 uçağı kazası hakkında ortaya atılan asılsız iddialar üzerine yasal süreç başlattı. Açıklamada ayrıca Karadeniz'de Montrö Sözleşmesi'nden asla taviz verilmeyeceği vurgulandı.

ABONE OL
GİRİŞ 02.04.2026 12:00 GÜNCELLEME 02.04.2026 14:59 GÜNCEL
MSB'den C-130 yalanına sert tepki
MSB'den C-130 yalanına sert tepki

Milli Savunma Bakanlığı, haftalık basın bilgilendirme toplantısında terörle mücadeleden hudut güvenliğine, Karadeniz’deki güvenlik mimarisinden savunma sanayisindeki yeni gelişmelere kadar birçok başlıkta önemli mesajlar verdi. Toplantının en dikkat çeken başlığı ise Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen C-130 uçağına ilişkin iddialar oldu. Bakanlık, Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan açıklamaların somut veriye dayanmadığını, kamuoyunu yanıltmaya dönük açık bir dezenformasyon olduğunu vurguladı.

NİTELİK VE NİCELİK OLARAK DAHA DA GÜÇLENMEYE DEVAM EDİYORUZ

Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında, Bakanlığın tüm birlik ve kurumlarının Türkiye’nin savunma ve güvenliği için nitelik ve nicelik olarak daha da güçlenmeye, üstlenmiş olduğu tüm görevleri başarıyla yerine getirmeye devam ettiğini söyledi.

Aktürk, 1 Mart’ta 629 bin 129 adayın katılımıyla gerçekleştirilen Milli Savunma Üniversitesi sınavı sonuçlarının 24 Mart’ta açıklandığını hatırlatarak, 25 Mart’ta başlayan tercih işlemleri kapsamında bir hafta içinde 55 bin adayın harp okulları ve astsubay meslek yüksekokulları için tercihlerini tamamladığını belirtti. Tercih işlemlerinin 24 Nisan’da sona ereceğini ifade eden Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapmak isteyen gençleri, savunma, güvenlik ve strateji alanlarında bilgi üreten ve uluslararası düzeyde saygın konuma sahip Milli Savunma Üniversitesine davet etti.

Aktürk, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen Bölgesel Kariyer Fuarları kapsamında 8-9 Nisan’da Samsun’da gerçekleştirilecek Orta Karadeniz Kariyer Fuarı’na katılım sağlanacağını da belirtti. Engelli ve Terörle Mücadelede Malul Sayılmayacak Şekilde Yaralananlardan sürekli işçi temini başvurularının da 6-10 Nisan tarihleri arasında İŞKUR üzerinden yapılabileceğini bildirdi.

HUZUR, GÜVENLİK VE İSTİKRAR İÇİN ARALIKSIZ MÜCADELE

Terörle mücadele başlığında Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye’nin huzur, güvenlik ve istikrarı için aralıksız şekilde görev ve faaliyetlerine devam ettiğini belirten Aktürk, geride bırakılan hafta içinde 2 PKK’lı teröristin daha teslim olduğunu söyledi. Aktürk, operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınaklarla birlikte mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmalarının etkin şekilde icra edildiğini kaydetti.

  • Hudut güvenliğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Aktürk, kademeli güvenlik sistemi ve teknoloji destekli tedbirlerle yasa dışı geçiş ve kaçakçılıkla mücadelenin aralıksız devam ettiğini vurguladı.
  • Buna göre son bir hafta içinde hudutlarda 2’si terör örgütü mensubu olmak üzere 171 kişi yakalandı.
  • 1 Ocak’tan bu yana yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısının 1695’e ulaştığını açıklayan Aktürk, aynı dönemde engellenen 1968 kişiyle birlikte bu yıl içinde engellenen toplam kişi sayısının 18 bin 897 olduğunu bildirdi.
  • Türk Silahlı Kuvvetlerinin ikili ilişkiler ve başta NATO olmak üzere uluslararası görevler kapsamında Kıbrıs, Azerbaycan, Libya, Somali, Katar, Bosna Hersek ve Kosova’da kardeş, dost ve müttefik ülkelere destek vererek bölgesel ve küresel barış ile istikrara katkı sağlamayı sürdürdüğünü belirten Aktürk, Türkiye’nin 1952’den bu yana üyesi olduğu ve etkin katkılar sunduğu NATO’nun 77’nci kuruluş yıl dönümünü de kutladı.
  • Türkiye’nin ittifak içindeki sorumluluklarını bundan sonra da kararlılıkla yerine getirmeyi sürdüreceğini vurgulayan Aktürk, NATO’nun barış, güvenlik ve istikrara yönelik faaliyetlerine katkının devam edeceğini söyledi.

  • Aktürk, ayrıca 108 yıl önce Taşnak ve Bolşevik çeteleri tarafından Azerbaycan Türklerine karşı gerçekleştirilen mezalimde hayatını kaybedenleri rahmetle andıklarını, kardeş Azerbaycan halkının acısını gönülden paylaştıklarını ifade etti.

SAVAŞIN BÖLGEYE DAHA DA YAYILMA TEHLİKESİ SÜRÜYOR

Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Aktürk, İsrail ve ABD tarafından İran’a yapılan saldırılarla başlayan ve İran’ın üçüncü ülkeleri hedef almasıyla şiddetlenen savaşın bölgeye daha da yayılma tehlikesinin sürdüğüne işaret etti. Tüm ihtilafların uluslararası hukuk temelinde, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiği yönündeki kararlı tutumun sürdüğünü belirten Aktürk, bölgenin huzur ve istikrarına zarar veren çatışmaların en kısa sürede sonlandırılması temennisinde bulundu.

İsrail’in Lübnan’daki saldırılarında 3 Birleşmiş Milletler barış gücü personelinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Aktürk, İsrail’in ayrıca Suriye’nin güneyindeki saldırılarla ülkenin egemenlik ve toprak bütünlüğünü ihlal etmeyi, Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşim faaliyetlerini ve Gazze’ye yönelik saldırılarını sürdürdüğünü söyledi. Aktürk, uluslararası sistemin meşruiyetinin ve uluslararası hukuka olan inancın daha fazla zedelenmemesi için başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm uluslararası toplumu İsrail’in bu saldırganlığını durdurmak adına sorumluluk almaya davet etti.

Toplantıda Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nun Libya Kara Kuvvetleri Komutanı’nı kabul edeceği bilgisi de paylaşıldı. Ayrıca 3’üncü Uluslararası Askeri Sporlar Konseyi Dünya Yarı Maraton Şampiyonası’nın Genelkurmay Başkanlığının organizatörlüğünde 3-7 Nisan tarihleri arasında Antalya’da düzenleneceği belirtildi. Şampiyonaya 24 ülkeden 128 sporcunun katılacağı, bu kapsamda 4 Nisan’da Türk Armoni Yıldızları Orkestrası tarafından konser verileceği açıklandı.

YENİ NESİL SİSTEMLERLE İMKAN VE KABİLİYETLER ARTIRILDI

Savunma sanayisi ve envantere giren yeni sistemlere ilişkin de bilgi veren Aktürk, yerli ve milli olarak geliştirilen stratejik ve teknolojik ürünlerle Türk Silahlı Kuvvetlerinin imkân ve kabiliyetlerinin daha da artırıldığını söyledi. Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığına muhtelif miktarda yeni nesil T-155 kundağı motorlu fırtına obüsü, 5,56 milimetre hafif makineli tüfek ve 17 kişilik karinalı botun muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alındığını bildirdi.

Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi tarafından hafta içinde başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere dost ve müttefik ülkeler ile uluslararası iş ortaklarına muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmat teslimatının tamamlandığını aktaran Aktürk, yerli ve milli olarak geliştirilen Milli Deniz Topu Denizhan’ın üretimi tamamlanan 6’ncısı, istif sınıfının 5’inci fırkateyni olan Akdeniz’e entegre edilmek üzere teslim edildiğini açıkladı.

ASFAT yükleniciliğinde 2’nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü’nde Senegal Hava Kuvvetlerine ait CN-235 tipi uçağın bakım ve onarımına yönelik sözleşme imzalandığını da duyuran Aktürk, söz konusu uçağın bakım-onarım için Kayseri’ye intikal ettirildiğini, bunun uluslararası işbirliklerinin geliştirilmesi ve bakım-onarım kabiliyetlerinin küresel ölçekte etkin şekilde sunulması açısından önem taşıdığını ifade etti.

MONTRÖ SÖZLEŞMESİNDEN TAVİZ VERİLMESİ SÖZ KONUSU DEĞİLDİR

Basın toplantısının ardından Bakanlık tarafından basın mensuplarının sorularına verilen yazılı yanıtlarda ise Karadeniz’e yönelik güvenlik anlayışı, NATO karargahları, Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu, Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu ve C-130 kazasına ilişkin iddialar hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu.

Açıklamada, son dönemde bazı basın yayın organları ile sosyal medya mecralarında Türkiye’nin NATO’ya katkıları, Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu ve Karadeniz’de yürütülen faaliyetlere ilişkin eksik bilgiler üzerinden değerlendirmeler yapıldığı, bazı kavramların ise birbirine karıştırıldığı belirtildi. Bakanlığın kamuoyunun doğru ve zamanında bilgilendirilmesini esas aldığı vurgulanan açıklamada, her hafta düzenli basın bilgilendirme toplantılarıyla soruların yanıtlandığı, savunma ve güvenlik alanındaki çalışmaların ilgili makamlarla koordineli şekilde yürütüldüğü, süreç tamamlandığında milli güvenliği zafiyete uğratmayacak biçimde kamuoyuyla şeffaf olarak paylaşıldığı ifade edildi.

Karadeniz’e yönelik temel stratejiye ilişkin açıklamada, bölgesel sahiplik ilkesi ve Montrö Sözleşmesi’nden taviz verilmesinin söz konusu olmadığı, bütün çalışmaların buna göre yapıldığı denildi. Türkiye’nin Karadeniz’e yönelik güvenlik anlayışının, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin sağladığı denge ve istikrarın korunmasına ve bölgesel sahiplik ilkesi doğrultusunda Karadeniz’e kıyıdaş ülkelerin öncelikli rol üstlenmesine dayandığı vurgulandı. Bu yaklaşım sayesinde Karadeniz’in geçmişte olduğu gibi bugün de geniş çaplı bir çatışma alanına dönüşmediği kaydedildi. Türkiye’nin Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde Montrö hükümlerini kararlılıkla uygulayarak çatışmanın deniz boyutuna yayılmasını önlediği, artan jeopolitik rekabet ve güvenlik risklerine rağmen bölgeseki istikrarın korunması, gerilimin tırmandırılmaması ve güvenliğin öncelikle kıyıdaş ülkeler tarafından sağlanması yönündeki tutumunu sürdürdüğü aktarıldı. Türkiye’nin bu doğrultuda Karadeniz’in bir rekabet alanına dönüşmesini engellemeye yönelik inisiyatif almaya ve bölgesel güvenlik mimarisinin korunmasında aktif rol üstlenmeye devam ettiği ifade edildi.

DENİZ UNSUR KOMUTANLIĞI GÖREVİNİ TÜRKİYE YÜRÜTECEK

Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu’na ilişkin değerlendirmede ise Rusya-Ukrayna Savaşı’nın anlaşmayla sona ermesi durumunda alınacak güvenlik düzenlemelerine yönelik planlamaların sürdüğü, halihazırda 33 ülkenin katılım isteğini beyan ettiği belirtildi. Açıklamada, bu yapının NATO ile ilişkili olmayan çok uluslu bir girişim olduğu vurgulandı. Girişim kapsamında oluşturulan Çok Uluslu Ukrayna Kuvveti’nin Fransa’da çekirdek personel ile teşkil edilen operatif karargah üzerinden yönetilmesinin planlandığı kaydedildi.

Bu kuvvetin Deniz Unsur Komutanlığı görevinin, güvenlik ve istikrarın korunması, bölgesel sahiplik ilkesinin sürdürülmesi ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile tesis edilen dengenin muhafazası amacıyla Türkiye tarafından yürütüleceği açıklandı. 15-16 Nisan 2025 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen toplantıda, Türkiye’nin deniz boyutundaki planlama faaliyetlerine liderlik etmeyi sürdürmesi ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin ortaya koyduğu hukuki çerçevenin planlamalarda esas alınması konusunda mutabakata varıldığı belirtildi. Deniz Unsur Komutanlığı Karargahı’nın 25 Ağustos 2025’ten itibaren tamamı Türk personelden oluşan çekirdek kadro ile teşkil edildiği, karargaha 14 ülkenin katkı beyanında bulunduğu, ancak deniz platformlarına yönelik katkının yalnızca kıyıdaş ülkeler olan Türkiye, Romanya ve Bulgaristan tarafından sağlanacağı bildirildi.

Karadeniz’de sürüklenen mayın tehlikesine karşı oluşturulan Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu’na ilişkin bilgiler de paylaşıldı. Türkiye öncülüğünde Romanya ve Bulgaristan tarafından oluşturulan bu yapının NATO kuvvet yapısı dışında kalan bir girişim olduğu belirtildi. Görev kuvvetinin 11 Ocak 2024 tarihinde imzalanan mutabakatla kurulduğu, 1 Temmuz 2024’te ilk aktivasyonunun ilan edildiği kaydedildi. Temel görevinin Karadeniz’de mayın arama faaliyetleri yürütmek ve kritik su altı altyapılarının güvenliğine katkı sağlamak olduğu, katılımcı ülkelerin milli mayın arama gemileriyle faaliyet gösterdiği, komuta ve karargah görevinin ise 6 aylık rotasyonlarla üç ülke arasında dönüşümlü olarak yürütüldüğü aktarıldı. Halihazırda görev kuvvetinin Türkiye tarafından komuta edilen 9’uncu aktivasyon periyodunu icra ettiği belirtildi.

KAMUOYUNU YANILTMAYA YÖNELİK AÇIK BİR DEZENFORMASYON

Bakanlığın açıklamasında en sert ifadeler ise Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen C-130 uçağıyla ilgili iddialara yönelik kullanıldı. Açıklamada, bir siyasi parti genel başkanı tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan ve siyasi saiklerle yapıldığı belirtilen açıklamaların kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir dezenformasyon olduğu ifade edildi.

Bakanlık, hiçbir somut veriye dayanmayan bu ifadelerin Türk Silahlı Kuvvetlerini kamuoyu nezdinde yıpratmaya yönelik asılsız iddialar içerdiğini, resmi açıklamaların kasten çarpıtıldığını vurguladı. Özellikle Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen ve 20 kahraman silah arkadaşının şehit olduğu olayla ilgili olarak şehit sayısının dahi yanlış ifade edildiğine dikkat çekilen açıklamada, bunun vahim, dayanaktan yoksun ve art niyetli bir yaklaşımın ürünü olduğu belirtildi.

NİHAİ RAPOR SÜREÇ TAMAMLANDIKTAN SONRA ŞEFFAF ŞEKİLDE PAYLAŞILACAK

Düşen C-130 uçağıyla ilgili olarak derhal teknik inceleme başlatıldığı, incelemenin tüm boyutlarıyla ve titizlikle sürdürüldüğü bildirildi. Hazırlanacak nihai raporun ilgili süreçlerin tamamlanmasının ardından kamuoyuyla şeffaf şekilde paylaşılacağı kaydedildi. Bakanlık ayrıca konuya ilişkin suç duyurusunda bulunulduğunu ve yasal işlem başlatıldığını açıkladı. Milli güvenliği ilgilendiren konularda somut delillere dayanmayan mesnetsiz iddia ve ithamlara, spekülatif ve manipülatif açıklama ve yorumlara itibar edilmemesi gerektiği vurgulanırken, yalnızca resmi açıklamaların dikkate alınmasının büyük önem taşıdığı ifade edildi.

Tuğamiral Zeki Aktürk, açıklamasının sonunda, Milli Mücadele’nin başladığı süreçte Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan ve bugün dünyanın önde gelen haber ajansları arasında yer alan Anadolu Ajansı’nın 106’ncı kuruluş yıl dönümünü de kutladı.

Ahmet Aydemir Haber7.com - Muhabir
Haber 7 - Ahmet Aydemir

Editör Hakkında

İstanbul Üniversitesi, “Gazetecilik” bölümünden mezun oldu. Gündem, siyaset, yaşam, magazin, spor ve SEO editörlüğü yaptı. Meslek hayatına Ocak 2024’ten beri Haber7’de devam ediyor.
YORUMLAR 15 TÜMÜ
  • GERÇEK 2 saat önce Şikayet Et
    Olayın oluş şekli ve uçağın düşerken ki hali normal değil arka ayrı kanatlar ayrı burun ayrı mı düşer bu işin bir kaza olmadığına inanıyorum israilin olmasa bile rus yada ukrayna nın işi olma ihtimali çok yüksek bu kadar beklenirse haliyle söylentide çoğalır
    Cevapla
  • Misafir 3 saat önce Şikayet Et
    Başında beri ermeni ve İsrail olduğunu düşündüm.onlar yaptı
    Cevapla
  • Vatan 3 saat önce Şikayet Et
    Hiç kusura almayın Azerbaycan mosadin üssü olmuş durumda Ve bu ihtimal çok yüksek
    Cevapla
  • Yiğit 4 saat önce Şikayet Et
    Düşen uçak neden düşmüş kaç ay oldu nerde inceleniyor
    Cevapla
  • DELİ...DOLU... 5 saat önce Şikayet Et
    Bazı yorumcu kişiler tipler tam İTrail ağzı aklı ile yorum yazmış doğu perinçek YALAN DOLAN atıyor salla salla boş ver ne de olsa CHP ürettiği HAZIR KİTLE MÜSAİT KİTLE NE KİTLERSEN KİTLESİ hazır ağzını açmış bekliyor hiç araştırmadan düşünmeden sorgulamadan hooopp yutmaya amede madem o kişi iddia ediyor İSPATLAMAK zorunda öyle ben sallayım kitle hazır kılçıksız susuz yutsun demek yok
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR