6 yıldır kayıptı! Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: 13 şüpheliye gözaltı kararı

6 yıldır kayıp olan Gülistan Doku soruşturmasında 7 ilde 13 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

ABONE OL
GİRİŞ 14.04.2026 00:39 GÜNCELLEME 14.04.2026 07:37 GÜNCEL
6 yıldır kayıptı! Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: 13 şüpheliye gözaltı kararı
6 yıldır kayıptı! Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: 13 şüpheliye gözaltı kararı

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in ‘güçlüye dokunulmuyor, algısını yıkacağız’, sözlerinin ardından “6 yıldır kayıp” denilen Gülistan Doku dosyasında önemli gelişmeler yaşanıyor.

Gülistan Doku ailesinin avukatı: Baş şüpheli kaçabilir!Gülistan Doku ailesinin avukatı: Baş şüpheli kaçabilir!

DÖNEMİN VALİSİNİN OĞLU DAHİL 13 KİŞİYE GÖZALTI KARARI

2020’den bu yana süren soruşturmada, cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyon başlatıldı. Aralarında dönemin Tunceli Valisi’nin oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de bulunduğu 13 şüpheli hakkında gözaltı talimatı verildi.

Dönemin Tunceli Valisinin oğlu Mustafa Türkay S. ve Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal A'nın da aralarında olduğu Engin Y, Cemile Y, Uğurcan A, Erdoğan E, Gökhan E, Savaş G, Süleyman Ö, Celal A, Nurşen A. ve Şükrü E. olmak üzere şüpheliler gözaltına alındı.

GÜLİSTAN DOKU’DAN 5 OCAK 2020’DEN BU YANA HABER ALINAMIYOR

Tunceli'de üniversitede okuyan kızları Gülistan Doku'dan 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuştu. 21 yaşındaki genç kızın arkadaşlarıyla görüşen ve cep telefonu sinyallerini izleyen ekipler, arama başlatmıştı. Aramalardan bir sonuç elde edilememişti.

HUKUKÇU ZEKİ ARITÜRK: RAFTAKİ DOSYALAR İNDİRİLİYOR

Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan ve 6 yıldır kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında 7 ilde 13 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken, şu ana kadar 11 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. CNN Türk ekranlarında yayınlanan programa katılan Hukukçu Zeki Arıtürk, operasyonun hukuki boyutunu ve arka planını değerlendirdi.

Günümüz teknolojisinde kusursuz cinayet olamayacağının altını çizen Arıtürk, konuya şu sözleriyle işaret etti: "Mutlaka cinayet mahalline maktulün katili çağırdığı söylenir. Muhteşem bir suç, kusursuz bir suç kavramı asla olamaz. Hele günümüz dünyasında HTS kayıtları, PTS kayıtları, veriler, DNA'lar ve diğer materyaller bir araya geldiği zaman aydınlanamayacak bir şey söz konusu olamaz."

Hukukçu Zeki Arıtürk

"HİÇ KİMSENİN KANUNLAR ÖNÜNDE ÜSTÜNLÜĞÜ YOKTUR"

İntihar veya kayıp gibi görünen birçok olayın arkasında farklı güç odaklarının olabileceğini anlatan Arıtürk çarpıcı açıklamalarda bulunarak, "Maalesef şunları görüyoruz; birtakım saygın iş adamları denilen iş adamları var, aşiretler var, kanaat önderi insanlar var, siyasetçiler var, Türkiye'nin önüne gelmiş kudretli, kuvvetli insanları var. Sayın Akın Gürlek'in bu yapmış olduğu durumda şunu anlıyoruz ki, bu ve bunun gibi dosyalar raftan indiriliyor artık. Varsa burada bir şüphe, faili meçhul diye kapatılmış olan bir şey varsa, her ayrıntı yeniden gözden geçirilerek suçluların bulunması noktasında bir irade konduğunu görüyoruz." diye konuştu.

Adaletin tecellisi için kararlı bir duruş sergilenmesi gerektiğini vurgulayan Arıtürk, "Peygamber Efendimiz (s.a.v) döneminde bir hırsızlık hadisesi yaşanıyor. Devreye aşiretler giriyor, 'Bu soylu bir ailenin kızıdır.' deniyor. Peygamberimizin çok güzel bir sözü var, 'Kızım Fatıma olsa bile elini keseceğim.' diyor. Dolayısıyla burada önemli olan bu iradeyi koyabilmek. Hiçbir kişinin kanunlar önünde, anayasa önünde üstünlüğü söz konusu değildir." ifadelerini kullandı.

Cezaların asıl amacının suçun işlenmesini önlemek olduğunu belirten Arıtürk, Singapur'daki katı kuralları örnek göstererek şunları kaydetti: "Singapur'da kurallar yeterince işlerse hiç kimsenin çiğnemediğini görüyorsunuz. Orada sakız çiğnemek yasak. Ben orada gelmiş olan iş adamlarıyla birlikte şunu gördüm, herkes sakızlarını sakladı. Sadece bir sakızdan bile bu kadar çok hukukun işlediğinde insanlar gereğini yapıyorsa, bu tip olayların sonucunda da suçluların azalacağını rahatlıkla görebiliriz."

Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı ifade verdi: Kaybolmadan bir gün önce mesaj attıGülistan Doku’nun erkek arkadaşı ifade verdi: Kaybolmadan bir gün önce mesaj attı

Gülistan Doku'nun ailesine ilişkin iddialara Emniyet'ten açıklamaGülistan Doku'nun ailesine ilişkin iddialara Emniyet'ten açıklama

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme! Şüphelinin annesi CİMER’e dilekçe yazdıGülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme! Şüphelinin annesi CİMER’e dilekçe yazdı

 

Gözaltına alınan 11 Kişinin Listesi

1-Zeinal ABAKAROV: ALANYA (Gülistan’ın sevgilisi)
2-Engin YÜCER: ALANYA (Zeinal’ın eski polis olan üvey babası)
3-Cemile Yücer: ALANYA (Zeinal’ın annesi)
4-Uğurcan AÇIKGÖZ: ANTALYA MERKEZDEN (Mustafa Türkay Sonelin o dönem ve halen yakın arkadaşı kamera kaydında yer alan şahıs)
5-Erdoğan ELALDI: ANTALYA MERKEZ (O dönem Tunceli İl Özel İdarede çalışan kişi) 
6- Mustafa Türkay SONEL: İSTANBUL ATAŞEHİR (Dönemin Tunceli Valisi halen İçişleri Bakanlığı müfettişi olan Tuncay Sonel’in oğlu)
7.⁠ ⁠Gökhan ERTOK: ANKARA (İhraç olan eski polis memuru, Vali ve korumasıyla bu süreçte irtibatı olan şahıs)
8.⁠ ⁠Savaş GÜLTÜRK: ELAZIĞ (Munzur Üniversitesinde kameralardan sorumlu görevli)
9.⁠ ⁠Süleyman ÖNAL: TUNCELİ (Munzur Üniversitesinde kameralardan sorumlu görevli)
10.⁠ ⁠Celal ALTAŞ: TUNCELİ 
11.⁠ ⁠Nurşen ARIKAN: TUNCELİ

ADALET BAKANI GÜRLEK: ‘UCU NEREYE GİDERSE GİTSİN’ DEMİŞTİ; DÖNEMİN VALİSİNİN OĞLU’NUN DA İÇİNDE OLDUĞU 13 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI! 

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in “Güçlüye dokunulmuyor algısını yıkacağız” ve “Dosyayı yürütün, ucu nereye giderse gitsin” talimatı, yıllardır kamuoyunun vicdanını yaralayan Gülistan Doku dosyasında tarihi bir kırılma yarattı. 2020’den bu yana kayıp olarak kayıtlarda yer alan ve faili meçhul olarak raflara kaldırıldığı düşünülen soruşturma, derinleştirildi ve nihayet düğmeye basıldı.

İğne ile kuyu kazılan soruşturmada, Gülistan Doku’nun kayıp olduğu iddialarının ötesine geçilerek cinayet şüphesi doğrultusunda harekete geçildi. Tunceli merkezli olmak üzere İstanbul, Ankara, Antalya, Bursa, Elazığ ve İzmir’de eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Aralarında Gülistan’ın erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ile dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alındı.

TUNCELİ MERKEZLİ 6 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON 

Yıllardır kayıp bir genç kız dosyası olarak görülen Gülistan Doku soruşturması, bugün gerçekleştirilen operasyonla birlikte çok daha ağır iddiaların merkezine yerleşti. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, bir kaybolma hadisesi değil; bir cinayet hadisesi ve buna ilaveten delil karartma, dijital izlerin silinmesi, kamu nüfuzunun kullanılması ve olası bir organize örtbas zinciri mercek altına alındı. Bu çerçevede toplam 13 isim için yakalama kararı doğrultusunda operasyon başlatıldı.

Operasyonun çapı, dosyanın artık dar bir çevrede değil, çok katmanlı bir şüphe ağı içinde değerlendirildiğini ortaya koydu. Soruşturma dosyasına göre şüpheliler arasında yalnızca Gülistan’ın çevresindeki isimler değil, kamu görevlisi ve kamu bağlantısı bulunan kişiler yer alıyor. Elden edilen bulgular, dosyanın sıradan bir kayıp soruşturmasının çok ötesine geçtiğini gösteriyor.

KAYIP DOSYASINDAN CİNAYET VE ÖRTBAS ŞÜPHESİNE 

Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’de kayboldu. O gün son olarak öğretmeninin evinden ayrıldığı, erkek arkadaşı Zeinal Abakarov’la görüştüğü ve ardından Munzur Üniversitesi istikametine giden minibüse bindiği belirlendi. İlk soruşturma aşamasında HTS kayıtları, MOBESE görüntüleri ve tanık anlatımları incelendi. Son sinyalin Sarı Saltuk Viyadüğü-Dinar Köprüsü hattında alındığı tespit edildi. Uzunçayır Barajı’nda yapılan yoğun aramalara rağmen ise Gülistan’a ait hiçbir ize ulaşılamadı.

Ancak yıllar içinde dosyaya giren yeni beyanlar, teknik veriler ve bilirkişi incelemeleri, intihar ihtimalinin ötesinde çok daha karanlık ve organize suç içeren bir tabloyu gündeme getirdi. Özellikle olay gününe ve sonrasına ilişkin araç hareketleri, telefon sinyalleri, silinen sosyal medya verileri ve bazı kamu görevlilerinin dosya bağlamında tespit edilen şüpheli bağlantı ve hareketlilikleri soruşturmanın seyrini tamamen değiştirdi.

DÖNEMİN VALİSİNİN OĞLUNUN ADI DOSYANIN MERKEZİNDE 

Dosyada en dikkat çeken kırılma noktalarından biri, aile avukatına bırakılan isimsiz not oldu. Bu notta, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in adı açıkça geçti. Ardından yapılan incelemelerde, Mustafa Türkay Sonel’in olay günü ve gecesine ilişkin araç hareketlerinin olağan akışla bağdaşmadığı şüphenin odağına yerleşti.

SİM KART, DİJİTAL HAREKETLİLİK DOSYAYI SARSTI 

Soruşturmanın en sarsıcı başlıklarından biri de Gülistan Doku’ya ait hat ve sosyal medya hesaplarıyla ilgili yapılan teknik incelemeler oldu. Telefon trafiği, baz kayıtları ve para transferlerinin birlikte değerlendirilmesiyle soruşturmanın kapsamı genişletildi. Savcılık kaynakları, dijital delil ayağının dosyanın en kritik başlıklarından biri haline geldiğini belirtiyor.

GİZLİ TANIK BEYANLARI DOSYANIN SEYRİNİ DEĞİŞTİRDİ 

Dosyaya son olarak giren gizli tanık beyanı ise soruşturmanın adeta yönünün netleşmesini beraberinde değiştirdi. Savcılık, gizli tanık anlatımlarını doğrulayan bu bulgular üzerine soruşturmayı daha da derinleştirdi.

ERKEK ARKADAŞIN MESAJLARI VE ÇELİŞKİLİ DAVRANIŞLAR 

Dosyada Gülistan’ın erkek arkadaşı Zeinal Abakarov’un hareketliliği ayrı bir başlık olarak yer alıyor. Soruşturma evrakına göre, Zeinal’in telefonundaki bazı yazışmaların silinmiş olduğu tespit edilirken, Gülistan kaybolduktan sonra sosyal medya üzerinden attığı mesajların dikkat çekici bulundu. Bu mesajlarda, Gülistan’ın başına bir şey geldiğini bildiği izlenimi veren ifadelerin yer aldığı görüldü.

Üstelik yalnızca Zeinal değil, çevresindeki bazı isimlerin de olay gecesi ve sonrasında çelişkili beyanlar verdiği, kimi kamera kayıtlarının hiç alınmadığı ya da eksik alındığı ve dosyanın karmaşık hale getirilmeye çalışıldığı anlaşıldı. Bu nedenle yürütülen soruşturma, artık sadece kayıp bir kişinin bulunmasına değil, delil zincirinin baştan sona yeniden kurulmasına odaklandı.

*AİLENİN ÇEVRESİNDE KURULAN GÖRÜLMEZ ÇEMBER” 

Dosyada dikkat çeken bir başka unsur ise, Gülistan Doku’nun ailesinin olaydan sonra adeta yakın markaja alındığına ilişkin beyanlar oldu. Bazı tanık anlatımlarına göre ailenin çevresinde belirli kamu görevlileri görevlendirildi, aileyle temaslar kontrol altına alındı ve sosyal medya paylaşımlarına kadar uzanan müdahaleler yaşandı. 

Hatta sim kartın aileden alındığı, savcılığa teslim edildiğinin söylendiği, fakat resmi süreçte bunun böyle gelişmediği tespit edildi. Tüm bu gelişmeler, soruşturmanın neden yıllarca sonuç üretmediği sorusunu daha da büyüttü. Kamuoyunda oluşan “dosya bilinçli olarak mı ağır ilerletildi?” kuşkusu, yeni bulgular doğrultusunda ciddiyetle ele alındı.

700 SAATLİK YENİ GÖRÜNTÜ VE DOSYAYA GİREN YENİ ŞÜPHELER 

Soruşturma dosyasına en son olarak 700 saatlik yeni MOBESE görüntüsü dahil edildi. İlk yıllarda dosyaya girmeyen veya sınırlı incelenen bu kayıtların JASAT ve uzman ekiplerce ayrıntılı biçimde incelemeye aldı. Ayrıca HTS kayıtları, daraltılmış baz çalışmaları ve yeni teknik raporlar doğrultusunda olay gününün dakika dakika yeniden kuruldu.

Savcılık kaynaklarına göre, daha önce gözden kaçan ya da üstü örtülen birçok ayrıntı bu yeni teknik incelemeler sayesinde yeniden gündeme taşındı. İşte bu nedenle 6 ilde yapılan son operasyon, yalnızca bir yakalama hamlesi değil; yıllardır biriken karanlığın çözülmesi için atılmış en net adımlardan biri oldu.

BAKAN GÜRLEK’TEN NET MESAJ: “KAMU GÖREVLİSİ KARIŞTIYSA ONUN DA ÜZERİNE GİDİLSİN” 

Gülistan Doku dosyası artık sadece kayıp bir üniversite öğrencisinin akıbetiyle ilgili görülmüyor. Bu soruşturma, aynı zamanda Türkiye’de adaletin güçlü isimlere, nüfuz ağlarına ve kamu bağlantılı şüphelere karşı ne kadar kararlı davranacağını gösterecek bir tavır olarak ilerliyor. Bakan Gürlek’in “Ucu nereye giderse gitsin” çıkışı da tam olarak bu nedenle siyasi ve hukuki açıdan büyük anlam taşıyor.

Ankara kulislerinde Adalet Bakanı Gürlek’in, “Güçlüye dokunulmuyor algısını kıracağız” dediği, soruşturmanın sonuna kadar yürütülmesini istediği ve “Kamu görevlileri karışmışsa kamu görevlilerinin de üzerine gidilsin” talimatı verdiği konuşuluyor. Ankara kulislerinde bu yaklaşım, tüm vakalar bakımından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.

Bu mesajın ardından gelen operasyon, devletin dosyayı artık çok daha sert ve doğrudan yürüteceğini gösteriyor. Özellikle kamu görevlileriyle bağlantılı iddiaların soruşturma zeminine taşınması, dosyada yıllardır dile getirilen “koruma kalkanı” tartışmalarını da sonlandıracağa benziyor.

KAYNAK : AA
Muhammet Binici Haber7.com - Editör
Haber 7 - Muhammet Binici

Editör Hakkında

İstanbul Şişli'de doğan Muhammet Binici, Anadolu Üniversitesi Radyo Televizyon Programcılığı ve Spor Yönetimi bölümlerini bitirdi. Eğitimine, İstanbul Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünde devam etmektedir. Gazeteciliğe 2012 yılında yerel haber siteleri ve yerel gazetelerde başladı. Gündem, Magazin alanlarında editör-muhabirlik yaptı. 2016 yılında Yeni Akit Gazetesi'nde bir yıl muhabirlik yaptıktan sonra, 2020 Eylül itibariyle Haber7'de 'Gündem Editörü' olarak görevine devam etmektedir.
YORUMLAR 14 TÜMÜ
  • Tc vatan 1 saat önce Şikayet Et
    İnşallah
    Cevapla
  • Barış B.61 1 saat önce Şikayet Et
    Efendim kripto yapılar tüm vatandaşın hayatına el uzattı..fetö iltisaklı kriptolar koyun postuna bürünmüş tilki seklinde bekliyorlar.apartman idarecileri de incelensin sürekli para toplayarak enflasyon azdırma derdindeler fetö nun parmağı o işte de var.kaos yaratma peşindeler enflasyon algısı ile.Devletimiz fırsat vermesin İnş.Rabbim de fırsat vermesin bu tip kripto yapılara
    Cevapla
  • Misafir 1 saat önce Şikayet Et
    bencede Van daki olaya el atın oda netlik kazansın
    Cevapla
  • Serhan 2 saat önce Şikayet Et
    Haydi inşaallah.
    Cevapla
  • Demir 3 saat önce Şikayet Et
    Eline diline sağlık avkat bey CEZA caydırıcı olmalı 2 ile 5 yıl ceza kavramı tarih te kal malı artk ceza 10 yıldan indirim siz başlamalı CEZA EVLERİ dinlenme evleri olmaktan cıkıp şartları ağırlaştırılmalı
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR