Genç İHH'dan okul saldırıları sonrası çağrı!
Genç İHH, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda yaşanan saldırılara ilişkin bir çağrı metni yayınladı. Yayınlanan metinde, saldırılardan duyulan üzüntü vurgulandı ve atılması gereken adımlara ilişkin öneri sunuldu.
ABONE OL
Peş peşe yaşanan okul saldırıları, Türkiye'nin gündeminde. 10 kişinin hayatını kaybettiği Kahramanmaraş'taki saldırının ardından Genç İHH'dan da bir açıklama geldi.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta bir gün arayla yaşanan iki elim saldırı sonrası Genç İHH tarafından “Şiddetin Normalleşmesine, Zararlı Akımlara ve Dijital Çeteleşmeye Karşı Aile, Devlet ve STK’lara Çağrı!” başlığıyla bir açıklama yayınlandı.
Genç İHH’nın yayınladığı yazılı açıklamada, “Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta eğitim yuvalarımızda yankılanan silah sesleri, yalnızca o okulların koridorlarını değil, tüm toplumun vicdanını ve kalbini vurmuştur. Hayatının baharındaki evlatlarımızı ve onlara rehberlik eden kıymetli eğitimcilerimizi kaybetmenin derin hüznü içindeyiz.” denildi.
"ŞİDDET, COOL OLARAK SUNULUYOR"
Bugünün acilen harekete geçme günü olduğu vurgulanan açıklamada, “Gençlerimiz; aidiyet, kimlik ve anlaşılma ihtiyacı içindedir. Kendini gerçek hayatta ifade edemeyen, dinlenmediğini hisseden bir çocuk, varoluşunu ne yazık ki yıkıcı eylemlerle ispatlamaya çalışmaktadır. Bugün silahın bir “güç sembolü” olarak görülmesinin temelinde yatan en büyük problem, zayıflıklarını ve korkularını şiddetle örtbas etme çabasıdır. Şiddetin popüler kültür eliyle ‘cool’ (havalı) bir davranış gibi sunulması, merhametin zayıflık, acımasızlığın ise itibar olarak pazarlandığı bir algı yanılsaması oluşturmaktadır” ifadeleri kullanıldı.
“Reyting uğruna nesiller feda edilemez”
Denetimsiz çevrimiçi oyun platformlarının, anlık mesajlaşma ve sesli sohbet uygulamalarının mahallelerin yeni ve tehlikeli arka sokakları haline geldiği belirtilen açıklama şöyle devam etti: “Gençlerimizin vakitlerinin neredeyse tamamını geçirdiği bu platformlarda ne yazık ki ‘dijital çeteleşme’, zorbalık, silahlanma özentiliği ve sapkın ideolojiler kol gezmektedir. Çocuklarımız bu dijital hücrelerde şiddet eylemleri için cesaretlendirilmektedir.
Yurt içinde ve yurt dışında giderek artan okul saldırıları, küresel bir krizin yerel yansımalarıdır. Ancak ülkemiz özelinde akşam saatlerinde televizyon ekranlarını ve dijital yayın platformlarını esir alan “mafya, çete, silah” odaklı diziler, bu yangına benzin dökmektedir. Silah tutmanın bir “racon”, adam vurmanın bir “kahramanlık” gibi işlendiği medya içerikleri, çocuklarımızın zihinlerini zehirlemektedir. Reyting uğruna nesillerimiz feda edilemez.”
AİLELERE ÇAĞRI
Açıklamada, ailelere yönelik şu çağrılar yapıldı: “Lütfen çocuklarınızın gözlerinin içine daha çok bakın. Onların sadece fiziksel değil, dijital dünyadaki adımlarını da takip edin. Sosyal platformların risklerini görün. Çocuğunuzdaki ani içe kapanmaları, şiddet eğilimlerini, dilindeki ‘çete/silah’ jargonunu fark edin. Güvenli
internet kullanımını evinizin değişmez bir kuralı yapın. Evlatlarınızın emin ortamlarda sosyalleşmelerini sağlayın. Onları yargılamadan dinleyin; çünkü sizin dinlemediğiniz çocuğu, dijital sokaklardaki karanlık yapılar dinler ve yönlendirir.”
“Medyadaki şiddet içeriklerine karşı sıfır tolerans ilkesiyle hareket edilmeli”
Genç İHH’nın açıklaması şöyle devam etti: “Devletimize çağrımızdır: İnternet ortamındaki suç yapılanmalarına, dijital çeteleşmelere karşı siber güvenlik önlemleri ve ‘Güvenli İnternet’ politikaları en sert şekilde revize edilmelidir. Bireysel silahlanmanın ve silaha erişimin bu kadar kolay olmasının önüne geçecek hukuki düzenlemeler acilen hayata geçirilmelidir. Medyadaki şiddet içeriklerine karşı RTÜK ve ilgili kurumlar sıfır tolerans ilkesiyle hareket etmelidir.”
STK'LARA ÖNEMLİ MESAJLAR
Yayınlanan açıklamada, sivil toplum kuruluşlarına da şu çağrılar yapıldı: “Gençlerimizi anlama çağrılarına kulak vermeliyiz. Onlara, kendilerini değerli hissedecekleri, enerjilerini iyiliğe, spora, bilime ve sanata teşvik edebilecekleri alternatif ve güvenli ‘gerçek’ alanlar inşa etmeliyiz. Bizler yıkıcı değil, yapıcı bir inşa sürecinin tarafıyız. Gelin; gençlerimizi dijital uçurumlardan çekip alalım, silahın ve şiddetin sahte gücüne karşı, sevginin, şefkatin ve erdemin gerçek gücünü kuşanmalarına omuz verelim. Bu omuz veriş, sadece fiziksel bir destek değil, zihniyetimizde köklü bir devrimle mümkün olacaktır. Gençliği sürekli terbiye edilmesi gereken bir ‘sorun’ olarak değil, her şeyden önce anlaşılmayı ve fark edilmeyi bekleyen bir ‘insan’ olarak görmek zorundayız. Çünkü ancak anlaşıldığını hisseden bir genç, kendini şiddetle değil, merhamet ve değerle ifade etme yolunu seçecektir.”
“Evlatlarımızı karanlığa terk etmemek kulluk vazifemizdir”
Açıklamanın son bölümünde ise şu cümlelere yer verildi: “Bizler, bir insanı yaşatmanın tüm insanlığı yaşatmak olduğuna inanan, her gencin fıtrat üzere tertemiz doğduğunu bilen bir medeniyetin varisleriyiz. Rabbimizin bizlere birer emaneti olan evlatlarımızı; nefretin, şiddetin ve karanlık dehlizlerin insafına terk etmemek en büyük kulluk vazifelerimizden biridir. Gayretimiz, gençlerimizin kalplerine merhameti, zihinlerine adaleti, ruhlarına ise eşref-i mahlûkat olmanın vakarını nakşetmek içindir. Kaybettiğimiz canlara Allah’tan rahmet, acılı ailelerine sabır, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.”
-
dr volkan 29 dakika önce Şikayet Ettebrikler çözüm önerileri sunan ihhBeğen