MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya'dan canlı yayında açıklamalar!
Son dakika: MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, Kanal7 ekranlarında yayınlanan Başkent Kulisi programında açıklamalarda bulundu. Karakaya, CHP'nin ara seçim arayışlarını 'gündem değiştirme çabası' olarak değerlendirdi.
ABONE OL
- MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, CHP'nin ara seçim arayışlarının gündem manipülasyonu olduğunu ve bu durumun Türkiye'nin istikrarını bozduğunu belirtti.
- Karakaya, CHP'li belediyelerdeki yolsuzluk iddialarının arttığını ve bu konudaki soruşturmaların şeffaf bir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
- Karakaya, Türkiye'nin terörsüz bir geleceğe yönelik çalışmalarının önemine değinerek, siyasi istikrar olmadan ekonomik istikrarın sağlanamayacağını ifade etti.
Kanal7 Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Acet'in sunumuyla her hafta yayınlanan Başkent Kulisi programının bu haftaki konuğu, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mevlüt Karakaya oldu.
Karakaya, Acet'in gündeme ilişkin sorularını yanıtlayarak açıklamalarda bulundu.
Karakaya'nın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde;
CHP'NİN ARA SEÇİM ARAYIŞLARI
Burada CHP gündem manipülasyonu yapmaya çalışıyor. Bunun içinde bir siyasi mühendislik çalışması yürütüyor.
Suni gündemle kendi lehine kullanma çalışması buradaki siyasi mühendislik bu. Maksadı gündem değiştirmek. Uzun zamandır kendi gündemlerini oluşturamıyorlar. Kendileri bizatihi gündemler. CHP sevenleri, seçmenleri de yordu, bunalttı. Buradan bir çıkış arıyorlar. Her gün CHP'li belediyelerdeki skandallar haber bültenlerinde. Bunu aşabilecek gündem maddesi olarak ara seçimli gündeme getiriyorlar.
Bugün sekiz sandalye boş, 30 sandalyenin boşalması gerekiyor. Suni dediğim bu. Demokrasiye de ayıp etmemek lazım.

Siz diyorsunuz ki burada 22 tane milletvekilini istifa ettirelim diyorsunuz. Ettirdiniz ne olacak? Belli prosedürler var.
İstifa etmekle sorun çözülmüyor. Türkiye'nin ara seçimlere gitmesini gerektiren yasadan gelen sonuçların asgarisi oluşmamış.
Ara seçim dediğimiz dar çevrelerde yapılan bir seçimler. Bu tür şeylerde zaten iktidar başarılı olur. Sonuç almanın da mümkün olmadığını aslında biliyorlar.
Başkan Erdoğan'dan CHP'ye mehter tepkisi: Nereden baksan ahmakça
Türkiye açısından en büyük sonucu da istikrarı bozmaktır. Kamu çalışanları başta olmak üzere kararların alınması noktasında engellemelere neden oluyor. Mevcut istikrarı bozmaktan başka bir şeye yaradığı yok.
CHP'YE YÖNELİK YOLSUZLUK OPERASYONLARI
Her gün CHP'li belediyede skandallar gündeme geliyor. Özgür Özel de bizim belediyelerde böyle bir şey yok diyemiyor. Diyor ki; burada eşitsizlik uygulanıyor 'Hep niye CHP'li belediyeler var' diyor. Üstü kapalı şekilde kabul ediyor.
Şapkayı önümüze koyup düşünmemiz gereken de bir durum var. Türkiye genelinde bin 535ine soruşturma izni veriliyor. 677'si AK Partili belediye 128'i MHP'li belediye 18'i DEM Parti.
Soruşturmalın devam edeni vardır, bunların sonucunda uzaklaştırma olabilir diğer partilerden de. Bunlar hazırlanan dosyalar bağımsız yargı tarafından nihai kararı verilecek. Kamuoyu önünde birçok iddianame tartışıldı. Hakikaten şöyle bir durum var; CHP'li belediyeler hakkındaki tutuklama kararları, öncelikle kendi içlerinden yapılan şikayetler etkili olmuş. Suçlayanlar dışardan kişiler değil, banka hesaplarıyla aktarmalarla kendi içlerinden yapıyorlar.

Toplumun bir kesiminde Özgür Özel'in de ifade ettiği gibi 'sadece bize operasyon' gibi bir durum yok. Sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesi lazım. Diğer parti belediyelerin de yürütülen soruşturmalı şeffaf bir şekilde yürütülmesi lazım.
Yolsuzluk ya da başka bir konularda hangi parti olursa olsun biz MHP olarak da ciddi bir iddia varsa bu konu gündeme geldiğinde araştırılmalı diyoruz. Bu konular gündeme geldiği an Genel Başkanımızın talimatıyla hemen listelerden düşürülmüştür. Dosyaları da inceleyip CHP kamuoyu ile paylaşacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, belediyelerde böyle bir şey olmadığına dair açıklamaların olmaması.
Aslında daha genel bir noktaya mı gelmek lazım. Türkiye'nin bu alanı, siyasetin finansmanı alanını ciddiye alması lazım. Yolsuzlukları nasıl yok edeceğiz ki bunlar olmasın dediğimizde karşımıza çıkan siyasetin finansmanı. Bir şekilde seçmen nezdinde hafifletilmeye çalışılıyor.
Siyasette aynı yolu yürüyenler değil, parasal güç, siyasal güç eğer demokrasinin gücüyle sınırlandırılmıyorsa devlet bozulduğunda bu tür şeyler ortaya çıkıyor. Siyasetin finansmanı dediğimiz şey kötü bir şey değil, Siyaset olacaksa aktiviteler olacak. Siyasal rekabet bugün parayla oluyor. Dolayısıyla bunu doğru kaynaklarla, denetlenebilir yapmak gerekiyor. Kural var 3 alan üzerinden biri şeffaf alan yani yasa. Burada Türkiye'de hiçbir sorun yok.
Siyasetin finansmanında ikinci alan: gri alandır. Yasal alan ile gayrimeşru alanın arasındaki alandır. Siyasetçilerin bazen farkında olmadan kullandığı bir alan. Burada siz şeffaflıktan bir uzak denetlenemeyen bir alandır. Türkiye'de bu kullanılıyor, eşantiyon dağıtmak vs... Bu alanı kuram haline getirip denetlenebilir hale getirmek lazım. Belli sınırlamalar olduğunda olay daha net hale geliyor. Kamuoyunun da denetleyebileceği bir alan haline geliyor.
"SİYASETİN FİNANSMANI DENETLENMELİ"
Birçok parti kuruluyor, fakirlikten dem vuranlar siyasi parti kuruyorlar ve Türkiye genelinde örgütlenmesini yapıyorlar. Bunun finansmanı nereden geliyor? Benim üyelerim karşılıyor diyorlar ama bu gri alan gözükmüyor.
Diğer bir alan ki; bu alan gölge olarak tabir edebileceğimiz alan. CHP'li belediyelerin özellikle tartışıldığı alan bu alan. Yasal olmayan, karanlık bir alan. Kamu kaynaklarını amaç dışı siyasi sahiplerine çıkarılması. Yolsuzluklar, ihaleler...
Şeffaf yapıyı getirmediğiniz sürece bu hep devam edecek. Karanlık alan Türkiye'de maalesef siyasetin finansmanı konusunda sürekli artıyor. Buna da bir meşruiyet kazandırılıyor. Mahkeme dosyaları, açıklanan olaylar gibi çok sayıda malzeme var. Siyasetin finansmanının denetlenebilir hale getirirsek; bu olayların önemli bir kısmı ortadan kalkacak.
MANSUR YAVAŞ'TAN 'GÖREVİ BIRAKMA' AÇIKLAMASI
Buradaki mesele aslında Yavaş doğru bir şey diyor; 'Bizim itibarımız makamdan daha önemli' diyor. Ama o kentte yaşayanların itibarı da makamın itibarıdır. Sayın Yavaş'ın makamın itibarını koruyacak gayreti yeterince yapmadığını düşünüyorum.

Yerel siyasetin içinden çıkıp genel siyasete atıldılar. Aslında kendilerine emanet edilen makamlarını koruyamadıkların itibarlarında sıkıntı yaşıyorlar. Diğer belediye başkanlarına da aslında çağrıda bulunuyor. İşine bak diyor. Herkes kendi görevinin başında işini yapar. Bana göre Yavaş'ın açıklaması 'yapılanların tek bir gerekçesi var; bizim makama gelmemiz biz rest çekiyoruz' açıklamasıdır.
CUMHUR İTTİFAKININ GENİŞLEMESİ MÜMKÜN MÜ?
Erken seçim olur mu tartışmaları, ara seçim arayışıyla başladı. Gündem değiştirmek üzere bunları yaptığını söyledik. Sayın Genel Başkanımız da açıkca ifade etti; 'Seçim falan yok' dedi. Sürekli sandık konuşmak istikrarı bozar. Belli bir süresi vardır, o süre geldiğinde bakılır seçimlerde bu şekildedir.
Siyasi istikrar olmadan ekonomik istikrar olmaz. Bizim eski parlamenter sistemdeki alışkanlıktan geliyor sürekli seçim konuşmak. Sayın Cumhurbaşkanımızın yeniden aday olabilmesi Meclis'in erken seçim karar almasıyla alakalıdır. Yasama dönemini fesh etmesiyle aday olma imkanı verilecek. Bu mantıkla olaya bakıyorlar. 2027'nin son baharında böyle bir seçim yenilemesi düşünüyorlar. Böyle bir söz konusu olabilir mi elbette olabilir ama CHP'nin bu çağrılarıyla seçim olacağı söz konusu değil.
İktidar böyle bir karar alırsa CHP'nin hazır olduğunu da düşünmüyorum. Şuan itibariyle kendi aralarında bir aday bile yok.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE MESAJI
Türkiye uzun bir zamandan terörsüz Türkiye çalışmalarını sürdürüyor. Sayın Başkanımızın DEM Partililerle tokalaşması ile başlayan Sayın Cumhurbaşkanımızın destekleri ve Abdullah Öcalan'ın çağrısı ve cevabı ile devam eden süreçler, çalışmalar sürüyor. Genel olarak baktığımızda Türkiye açısından son derece yararlı bir şey. Çevremizde yaşananlara baktığımızda Türkiye burada özellikle iç cepheyi güçlendirme olarak ifade edilen yapıyla belli bir yere gelindi. Sürecin sonuçlarını kesinlikle gördük.
DEM PARTİ CUMHUR İTTİFAKI'NA KATILIR MI?
Tabi iç politika açısından baktığımızda mevcut yapı ve sistem içerisinde ülkenin genel sorunlarına yönelik siyasi partiler ortaklıkla bir araya gelebiliyorlar. Seçim ittifakları oluşuyor. Süreçle birlikte DEM Parti'nin alacağı tavır yani aynen mi devam edecek veya farklı partiler içerisine mi dağılacaklar zaman gösterecek. Türkiye partisi olmanın yanında nasıl yol alacak göreceğiz.
-
Ebuzer 22 dakika önce Şikayet EtCHP önce kendi kogre seçimini yapsın.Beğen Toplam 2 beğeni
-
Borsada şebeke 47 dakika önce Şikayet EtBeka sorunu iç dış sebepleri nelerdir? Vatan kurtarma bitmeyen döngü girdap neden yıllarca sürdü? Devlet milletin sinesidir, Cemab-ı ALLAH'ın emanetidir, nimetidir.ÜZERİNDE HAK ÜZERE HELAL TEMİZ insanlar şükretsin zikretsin insanca yaşasın diye.dünya şerre cennet diye yaratılmadı.SUÇU OLAN YOK EDİLECEK.Beğen Toplam 3 beğeni
-
Abc 48 dakika önce Şikayet EtMutahitlerin istikrarı var diğerleri yok zatenBeğen Toplam 2 beğeni
-
ayhan 23 dakika önce Şikayet EtÖzellikle chp li belediyeler de : istikrarlı yolsuzluk al takke ver külah . Asrın yolsuzluğunu başardılar. Bayraktar sihada ekrem imamoğluda yolsuzlukta nam saldı.Beğen Toplam 1 beğeni
-
İsmail 52 dakika önce Şikayet EtChp bir beka soru bir vizyon sorunu bir gelecek sorunu hala bunu gormeyen secmene ne demeli bilemiyorumBeğen Toplam 5 beğeni