Türkiye rakiplerini geride bıraktı! IISS'den dikkat çeken rapor: Üretim hızını arttırdı

Savunma sanayinde emin adımlarla ilerleyen ve Avrupa ülkelerini gerisinde bırakan Türkiye füze üretimini arttırdı. IISS "Balistikten Seyre: Türkiye'nin Füze Geliştirmeleri" ise Türkiye'nin füze serüvenine ilişkin bir rapor yayımladı.

ABONE OL
GİRİŞ 02.05.2026 12:02 GÜNCELLEME 02.05.2026 12:02 GÜNCEL
Türkiye rakiplerini geride bıraktı! IISS'den dikkat çeken rapor: Üretim hızını arttırdı
Türkiye rakiplerini geride bıraktı! IISS'den dikkat çeken rapor: Üretim hızını arttırdı
  • Haber7-ÖZEL

Türkiye savunma sanayi yatırımlarını son 20 yılda hızlandırarak Avrupa’daki ülkeleri gerisinde bıraktı. Füze sektöründe balistik ve seyir füzelerin yerli ve milli imkanlarla üretilerek Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girmesiyle ordusunu güçlendirmeye devam ediyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da Nisan 2026 başında Roketsan’ın yeni üretim tesisine gerçekleştirdiği ziyaret ve 81 ilde kurulacak olan drone fabrikaları Türkiye’nin füze sektöründeki konumunu güçlendiriyor.

Roketsan tarafından Mayıs 2023'te ilk kez yayınlanan ve Cenk olduğu tahmin edilen bir orta menzilli balistik füzenin görüntüleri, IISS "Balistikten Seyre: Türkiye'nin Füze Geliştirmeleri" raporunda incelendi.

İzmir Ekonomi Üniversitesi Siyasal Bilimler ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Doçenti Dr. Sıtkı Egeli ve Mergen Analitik Stratejiler Kurucusu ve CEO'su Arda Mevlütoğlu'da Türkiye'nin füze Serüvenini inceledi.

2 BİN KİLOMETRE MENZİLLİ FÜZELERİN GÖZDESİ

Hazırlanan raporda 2 bin kilometreye kadar menzile sahip olan Cenk yalnızca bir balistik füze değil, aynı zamanda seyir füzesi projelerini de kapsayan daha geniş kapsamlı araştırma ve geliştirme çalışmasının örneği olduğu vurgulandı.

Türkiye'nin ana füze test menzili Karadeniz'de yer alırken doğudan batıya olan mesafe 1.000 km'nin altında olması nedeniyle uzun menzilli füzeler için bir sorun teşkil ettiği belirtildi.

Ayrıca Ankara'nın Somali'de bir uzay fırlatma tesisi geliştirme yatırımına yönelmesinde etkili olmuş olabileceği vurgulanırken, böyle bir tesisin Türkiye çevresindeki menzillerin ötesinde, Hint Okyanusu'na balistik füzelerin fırlatılmasına olanak sağlayacağı belirtildi.

Türk Deniz Kuvvetleri'nin Type-214 Reis sınıfı dizel-elektrik denizaltısı, Gezgin hizmete girdiğinde muhtemelen ilk platform olabileceği, donanmanın yerli tasarımı olan MILDEN sınıfı denizaltı ve TF-2000 hava savunma destroyeri de büyük olasılıkla kara hedeflerine yönelik seyir füzesiyle donatılabileceği ön görülüyor.

Raporda, “Gezgin’in uzunluğu ve kütlesi, Türk Hava Kuvvetleri'nin Lockheed Martin F-16C Block 30 Özgür uçağını taşıma platformu olarak muhtemelen devre dışı bırakacaktır. Gezgin'in en son tasarım versiyonunun fırlatma ağırlığı 1200 kilogramdan fazla ve uzunluğu altı metreyi geçiyor. F-16, daha küçük Roketsan SOM kara saldırı seyir füzesini taşıyor” vurgusu yapıldı.

Mevcut ve geliştirme aşamasındaki Türk balistik füzeleri ve tahmini menzilleri

TÜRKİYE'NİN ÇOK BOYUTLU FÜZE GELİŞTİRME STRATEJİSİ

Rusya-Ukrayna savaşı ve İran-İsrail arasındaki karşılıklı saldırılarda füze kullanımı, uzun menzilli hassas silahların operasyonel değerini ve bunlara karşı hava ve füze savunmasının karşılaştığı zorlukları gösterdi.

Türkiye, zamanla çok aşamalı ve çok boyutlu füze geliştirme stratejisi olarak şekillenen bir yaklaşım izlediği belirtilen araştırma raporunda,  öncelikli olarak lisanslı yerel üretime, teknoloji transferine ve yerli sanayi kapasitesinin oluşturulmasına öncelik verildi.

Bu durum, en belirgin şekilde Çin ile olmak üzere temel ortaklıklara ve roket geliştirme programlarının Roketsan ve TÜBİTAK SAGE gibi güçlendirilmiş kurumlar altında toplandı. 

KISA MENZİLLİ ROKETLERDEN YÜKSEK HASSASİYETLİ UZUN MENZİLLİ FÜZELERE

Zamanla Türkiye’nin balistik hedefleri, kısa menzilli topçu roketlerinden 150–300 kilometre sınıfındaki füzelere ve Bora, Tayfun ve Cenk gibi daha uzun menzilli, yüksek hassasiyetli sistemlere doğru genişledi.

Hazırlanan raporda, Seyir füzesi kabiliyetlerindeki paralel gelişmelere de yer verildi.  

Makalede; StandOff Missile (SOM) ve Atmaca’nın yanı sıra daha yakın dönemde Gezgin, Çakır ve Kemankeş-1’in ortaya çıkmasına yol açmış; bu durum yalnızca Türkiye’nin bu alandaki artan sanayi olgunluğunu göstermekle kalmamış, aynı zamanda balistik ve seyir füzelerinin giderek bazı durumlarda insanlı hava gücünün tamamlayıcısı, bazı durumlarda ise onun yerine geçen unsurlar olarak görülmeye başlandığı operasyonel kavramlardaki değişimi de yansıtmıştır.

"NATO VE AVRUPA İÇERİSİNDE SİLAH ÇEŞİTLİLİĞİYLE DİKKAT ÇEKİYOR"

Türkiye’nin NATO ve Avrupa içerisinde sahip olduğu konvansiyonel başlıklı uzun menzilli silah çeşitliliğiyle dikkat çektiği vurgulanırken, “Türkiye, günümüzde hava, kara, deniz ve denizaltı platformlarından fırlatılabilen geniş bir seyir füzesi yelpazesini ve karadan karaya balistik füzeleri tasarlayabilen, üretebilen ve ihraç edebilen az sayıdaki devletten biri konumundadır. NATO’nun Avrupa’daki üye devletleri arasında, sahip olduğu konvansiyonel başlıklı uzun menzilli taarruz silahları çeşitliliği ile dikkat çekmektedir.” denildi.

21. YÜZYIL BAŞLARINDA HIZINI ARTTIRDI

Füze testlerine yönelik coğrafi sınırlamalar da Türkiye’nin kararlarını değiştirdi. Deniz aşırı coğrafyalara yatırım yaparak gücüne güç katan Türkiye uzay fırlatma araçlarını desteklemek ve uzun menzilli balistik füze testlerine imkân sağlamak amacıyla Somali’de bir uzay limanına yatırımına başladı.

Türkiye’nin güdümlü silah sektöründe 21. Yüzyılın başında ortaya çıkan sanayiden dolayı tanınmaz hala gelmiş, füze üretimi konusunda öncü hale gelerek hızını arttırdığı ifade edildi.

TÜRKİYE'NİN HAMLELERİNİ ETKİLEYEN ADIMLAR

ABD’nin Türkiye’ye F-35 savaş uçağı programından çıkarması, bölgesel tehdit algıları, füze teknolojisindeki gelişmeler ve son savaşlarda balistik ve seyir füzelerinin kullanımı Türk Hava Kuvvetleri’ne bölgesel rakiplerine karşı niteliksel bir üstünlük sağladığı belirtildi.

Ayrıca Türkiye’nin F-16 ve Eurfighter satın alma sürecinde de karşılaştığı zorluklar, Ankara’nın füzelere, İHA ve SİHA’lar gibi ikame unsurlara ağırlık vermesini sağladı.

FÜZE İHRACATINI ARTTIRDI

Savunma sanayi alanında ihracat pazarında da ciddi satışlar gerçekleştirilirken Türk mühendisler tarafından geliştirilen sistemler füze ihracatını arttırdı.

Raporda, “Ankara, hangi ülkelere ihracat yapılacağına ilişkin kararlarının yabancı onaylara bağlı olmamasını sağlamak için adımlar atarken, füze satışlarında nispeten daha esnek bir yaklaşım benimsemiştir. Bu durum, yerli küçük turbojet motorların ve ardından turbofanların geliştirilmesini teşvik etmiştir.

Türkiye’nin mevcut seyir füzesi portföyü, onu geliştirici ülkeler arasında üst sıralara yaklaştırmaktadır. Benzer şekilde, hâlihazırda üretimde olan iki balistik füze türü ve ileri geliştirme aşamasında bulunan üç ek tür ile Ankara, yerli balistik füze üretim kapasitesine sahip ülkelerden oluşan daha kalabalık, ancak hâlâ seçkin bir grubun parçasıdır” vurgusu yapıldı.

Kübra Beyazoğlu Haber7.com - Muhabir
Haber 7 - Kübra Beyazoğlu

Editör Hakkında

Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden 2022 yılında mezun oldu. Eğitim hayatı boyunca tarih, kültür, sanat üzerine araştırmalar yaparak blog yazarlığı yaptı. Yerel basında birçok alanda görev alarak muhabirlik ve sunuculuk yaptı. Kariyer hayatına Kanal 7 Medya Grubu bünyesinde yer alan Haber7.com sitesinde devam etmektedir.
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR