Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Aile zayıfladığında toplum kan kaybeder'
İstanbul'da düzenlenen Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Tanıtım Programı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ailenin toplumun temeli olduğunu vurgulayarak, "Aile zayıfladığında, zayıflatıldığında birey zayıflar, toplum kan kaybeder." dedi.
ABONE OL
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Tanıtım Programı"nda yaptığı açıklamada, aile müessesesinin önemine dikkat çekerek; ailenin zayıflaması halinde toplumun kan kaybedeceğini ve bireyin güçsüz kalacağını vurguladı.

Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Erdoğan, dijital çağın getirdiği zorluklara rağmen aile şuurunu diri tutan milleti saygıyla selamladığını belirterek, tüm hanelere sağlık ve huzur diledi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nı vizyon belgesi için tebrik eden Erdoğan, aile müessesesinin korunmasına destek veren sivil toplum kuruluşlarına ve medya mensuplarına da teşekkürlerini iletti.

"AİLE ZAYIFLADIĞINDA TOPLUM KAN KAYBEDER"
Bir milletin gücünün sadece ordu, ekonomi veya teknolojiyle ölçülemeyeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, asıl gücün aile değerlerinde ve nesilden nesile aktarılan kültürde gizli olduğunu ifade etti. Ailenin insanın ilk okulu ve en korunaklı çatısı olduğunu dile getiren Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
- "Hepimiz bir annenin, bir babanın evlatlarıyız.
- Hepimiz varlığımızı ailelerimize borçluyuz.
- Evlat olmamız da anne baba olmamız da ailelerimiz sayesindedir.
- Hayata önce ailede hazırlanılır. Merhamet, şefkat, empati kurmak ilkin ailede öğrenilir.
- Sevgi ve kardeşliğin ilk tohumu ailede atılır. Vatan, millet sevgisinin ilk adresi ailedir.
- Şahsiyet ailede oluşur ve o çatı altında tekamül eder. İnsan neslinin ayakta durabilmesini sağlayan da yine ailedir.
- Aile güçlü olduğunda bireyler güçlü olur, dolayısıyla toplum güçlü olur.
- Aile zayıfladığında, zayıflatıldığında ise birey zayıflar, toplum kan kaybeder."
"3 ÇOCUK ÇAĞRIMIZIN HAKLILIĞI İSPAT EDİLMİŞ OLDU"
Dijital teknokültür çağında ailenin ciddi sınamalarla karşılaştığını ve bir dönüşüm içinde olduğunu belirten Erdoğan, 2002 yılından bu yana Türkiye'yi yarınlara hazırlamak için büyük bir mücadele verdiklerini hatırlattı. Geçmişte nüfus politikaları üzerinden kendilerine yönelik yapılan eleştirilere değinen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Nice akıl ve ahlak dışı ithama maruz kaldık. Sonuçta ne oldu, 3 çocuk çağrımızın haklılığı ispat edilmiş oldu. Bugün hakkımızı teslim etmek zorunda kalıyorlar. Aileye öncelik verdiğimiz için bizi kadını zayıflatmakla itham edenlerin absürtlüğü ortaya çıkacak. 1960'lardan beri devreye konulan yanlış politikaların sonuçlarıyla da yüzleşiyoruz. Bize nüfusla kalkınma arasında zıt bir ilişki olduğu söylendi. Nüfus kontrol politikalarını tabu haline getirerek aykırı sese müsaade etmediler. Yobazlıkla suçladılar.
1960'lardan beri devreye konulan yanlış politikaların sonuçlarıyla da yüzleşiyoruz. Bize nüfusla kalkınma arasında zıt bir ilişki olduğu söylendi. Nüfus kontrol politikalarını tabu haline getirerek aykırı sese müsaade etmediler. Yobazlıkla suçladılar.
"DOĞURGANLIZ HIZI RAKAMLARI TEDİRGİN EDİCİ"
Evlilik yaşı yükselmekte, boşanma oranları artmakta, bunların bir sonucu olarak doğurganlık hızımız düşmektedir. Rakamlar hepimiz için tedirgin edicidir. Oysa bizim kültürümüzde çocuk evin neşesi. 10 yılda sofralarımızda yarım milyona yakın küçük kaşık eksildi. Her 2 vatandaşımızdan biri yaklaşık 35 yaşında.
"MİLLETÇE HAREKETE GEÇMEMİZ GEREKEN BİR TABLO BULUNUYOR"
Milletçe önümüzde geleceğimiz adına endişelenmemiz ve çözümü için harekete geçmemiz gereken bir tablo bulunuyor.
Türkiye AB'den hala 10 yaş daha gençtir. Şimdiden gerekli tedbirleri almaya başlıyoruz. Hükümet olarak uzu bir süredir güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum şiarıyla marjinal zihniyete rağmen çok önemli adımlar attık.
Yuva kuracak ailelere verilecek destek tutarını 200-250 bin liraya yükselttik. 1 Ocak 2025 itibarıyla doğum yardımlarımız tutarını yükselttik. Sosyal konutlardan yararlanmada 3 ve daha çocuklu ailelere öncelik tanıdık. Doğum izni sürelerini yeniden düzenledik. 24 hafta olarak kullanılabilecek. Koruyucu aile olacaklara da 10 gün izin tanıdık.
"MİLLİ AİLE HAFTASI İLE FARKINDALIĞIN ARTIRILMASINI SAĞLAYACAĞIZ"
2025 Aile Yılı ile ülke genelinde bir bilinçlenmeye vesile olduk. Şimdi bunu üst seviyeye çıkarmak istiyoruz. 2035' kadar Aile ve Nüfus 10 Yılı olarak belirledik.
10 yılın önceliklerini hayata geçirmek için çalışmalar yürüteceğiz. Mayıs ayının son haftasını Milli Aile Haftası olarak kutlamak toplumsal farkındalığın artırılmasını da sağlayacak.
-
T demir 14 dakika önce Şikayet EtSayın cumhurbaşkanım yetki sizde kararları alın biran önce başlayalım Erbakan hocanın hep dediğ öncei manevi kalkınmaBeğen
-
Abdullah 14 dakika önce Şikayet EtEv hanımlarına asgari ücret ver bak bakalım bir kaç yılda nasıl nüfus patlaması oluyorBeğen
-
Hasan 15 dakika önce Şikayet EtNüfus artışının iki ayağı var; 1). Köye dönüş 2)Mal rejimi (çocuk başına gelire yüzde 10 ortaklık)Beğen
-
Misafir 16 dakika önce Şikayet Etevli 3 cocuk anneler maaş bağlanmalı calisan kadın 18 ve 40 yas cocuk yetistirmeli .40 yasından sonra kadın calısabilir olmalıBeğen
-
İttihadı islam 18 dakika önce Şikayet EtKadınların birinci vazifesi çocuklarına annelik yapmaktır, onları iş hayatına attıp erkeğin yükünüde onlara verince kim 3 çocuk doğurur, birde adamlar nafakadan müebbet yiyince bırak çocuğu evlendirme dairesinin önünden geçmiyor, kadın evine dönmeli, geçim sıkıntısı sorunu çözülmeli asgari ücretle kira ödenmez, karı koca çalışınca da çocuk yapılmaz, ev sorunu çözülmeliBeğen