Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Aile zayıfladığında toplum kan kaybeder'

İstanbul'da düzenlenen Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Tanıtım Programı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ailenin toplumun temeli olduğunu vurgulayarak, "Aile zayıfladığında, zayıflatıldığında birey zayıflar, toplum kan kaybeder." dedi.

ABONE OL
GİRİŞ 02.05.2026 14:14 GÜNCELLEME 02.05.2026 14:37 GÜNCEL
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Aile zayıfladığında toplum kan kaybeder'
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Aile zayıfladığında toplum kan kaybeder'

Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan, "Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Tanıtım Programı"nda yaptığı açıklamada, aile müessesesinin önemine dikkat çekerek; ailenin zayıflaması halinde toplumun kan kaybedeceğini ve bireyin güçsüz kalacağını vurguladı.

İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Aile ve Nüfus 10 Yılı (2026-2035) Vizyon Tanıtım Programı'na katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada önemli açıklamalarda bulundu.

Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Erdoğan, dijital çağın getirdiği zorluklara rağmen aile şuurunu diri tutan milleti saygıyla selamladığını belirterek, tüm hanelere sağlık ve huzur diledi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nı vizyon belgesi için tebrik eden Erdoğan, aile müessesesinin korunmasına destek veren sivil toplum kuruluşlarına ve medya mensuplarına da teşekkürlerini iletti.

"AİLE ZAYIFLADIĞINDA TOPLUM KAN KAYBEDER"

Bir milletin gücünün sadece ordu, ekonomi veya teknolojiyle ölçülemeyeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, asıl gücün aile değerlerinde ve nesilden nesile aktarılan kültürde gizli olduğunu ifade etti. Ailenin insanın ilk okulu ve en korunaklı çatısı olduğunu dile getiren Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

  • "Hepimiz bir annenin, bir babanın evlatlarıyız.
  • Hepimiz varlığımızı ailelerimize borçluyuz.
  • Evlat olmamız da anne baba olmamız da ailelerimiz sayesindedir.
  • Hayata önce ailede hazırlanılır. Merhamet, şefkat, empati kurmak ilkin ailede öğrenilir.
  • Sevgi ve kardeşliğin ilk tohumu ailede atılır. Vatan, millet sevgisinin ilk adresi ailedir.
  • Şahsiyet ailede oluşur ve o çatı altında tekamül eder. İnsan neslinin ayakta durabilmesini sağlayan da yine ailedir.
  • Aile güçlü olduğunda bireyler güçlü olur, dolayısıyla toplum güçlü olur.
  • Aile zayıfladığında, zayıflatıldığında ise birey zayıflar, toplum kan kaybeder."

"3 ÇOCUK ÇAĞRIMIZIN HAKLILIĞI İSPAT EDİLMİŞ OLDU"

Dijital teknokültür çağında ailenin ciddi sınamalarla karşılaştığını ve bir dönüşüm içinde olduğunu belirten Erdoğan, 2002 yılından bu yana Türkiye'yi yarınlara hazırlamak için büyük bir mücadele verdiklerini hatırlattı. Geçmişte nüfus politikaları üzerinden kendilerine yönelik yapılan eleştirilere değinen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Nice akıl ve ahlak dışı ithama maruz kaldık. Sonuçta ne oldu, 3 çocuk çağrımızın haklılığı ispat edilmiş oldu. Bugün hakkımızı teslim etmek zorunda kalıyorlar. Aileye öncelik verdiğimiz için bizi kadını zayıflatmakla itham edenlerin absürtlüğü ortaya çıkacak. 1960'lardan beri devreye konulan yanlış politikaların sonuçlarıyla da yüzleşiyoruz. Bize nüfusla kalkınma arasında zıt bir ilişki olduğu söylendi. Nüfus kontrol politikalarını tabu haline getirerek aykırı sese müsaade etmediler. Yobazlıkla suçladılar.

1960'lardan beri devreye konulan yanlış politikaların sonuçlarıyla da yüzleşiyoruz. Bize nüfusla kalkınma arasında zıt bir ilişki olduğu söylendi. Nüfus kontrol politikalarını tabu haline getirerek aykırı sese müsaade etmediler. Yobazlıkla suçladılar. 

"DOĞURGANLIZ HIZI RAKAMLARI TEDİRGİN EDİCİ"

Evlilik yaşı yükselmekte, boşanma oranları artmakta, bunların bir sonucu olarak doğurganlık hızımız düşmektedir. Rakamlar hepimiz için tedirgin edicidir. Oysa bizim kültürümüzde çocuk evin neşesi. 10 yılda sofralarımızda yarım milyona yakın küçük kaşık eksildi. Her 2 vatandaşımızdan biri yaklaşık 35 yaşında.

"MİLLETÇE HAREKETE GEÇMEMİZ GEREKEN BİR TABLO BULUNUYOR"

Milletçe önümüzde geleceğimiz adına endişelenmemiz ve çözümü için harekete geçmemiz gereken bir tablo bulunuyor.

Türkiye AB'den hala 10 yaş daha gençtir. Şimdiden gerekli tedbirleri almaya başlıyoruz. Hükümet olarak uzu bir süredir güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum şiarıyla marjinal zihniyete rağmen çok önemli adımlar attık.

Yuva kuracak ailelere verilecek destek tutarını 200-250 bin liraya yükselttik. 1 Ocak 2025 itibarıyla doğum yardımlarımız tutarını yükselttik. Sosyal konutlardan yararlanmada 3 ve daha çocuklu ailelere öncelik tanıdık. Doğum izni sürelerini yeniden düzenledik. 24 hafta olarak kullanılabilecek. Koruyucu aile olacaklara da 10 gün izin tanıdık. 

"MİLLİ AİLE HAFTASI İLE FARKINDALIĞIN ARTIRILMASINI SAĞLAYACAĞIZ"

2025 Aile Yılı ile ülke genelinde bir bilinçlenmeye vesile olduk. Şimdi bunu üst seviyeye çıkarmak istiyoruz. 2035' kadar Aile ve Nüfus 10 Yılı olarak belirledik.

10 yılın önceliklerini hayata geçirmek için çalışmalar yürüteceğiz. Mayıs ayının son haftasını Milli Aile Haftası olarak kutlamak toplumsal farkındalığın artırılmasını da sağlayacak.

 

Ahmet Aydemir Haber7.com - Muhabir
Haber 7 - Ahmet Aydemir

Editör Hakkında

İstanbul Üniversitesi, “Gazetecilik” bölümünden mezun oldu. Gündem, siyaset, yaşam, magazin, spor ve SEO editörlüğü yaptı. Meslek hayatına Ocak 2024’ten beri Haber7’de devam ediyor.
YORUMLAR 73 TÜMÜ
  • Olgun Emekli 5 dakika önce Şikayet Et
    Yapılacaklar Pahalılık kaldırılması Maaşların orta seviyeye gelmesi. Cezalarda sadece erkeğe yüklenmemesi .Kadınada ceza ve kısıtlâma getirilmesi. Fert olarak hukuka güvenilmesi. Kadın erkek eşitsizliği hakça korunması iki tarafında. vs vs.
    Cevapla
  • Misafir 6 dakika önce Şikayet Et
    Tmm haklısın başkanım da , ortada bir gerçek var büyük bir kesimin geliri belli fiyatlar belli bir çocuğa bile bakması gerçekten çok zor kiralar gıda fiyatları ortada
    Cevapla
  • Düzce li 7 dakika önce Şikayet Et
    evlendin tamam gecinemedin kadın söz dinlemiyor boşamak istiyorsun erkeklere ağır yaptırımlar var bu yüzden evlenmek istemiyor millet
    Cevapla
  • Serhat 8 dakika önce Şikayet Et
    Ben şahsen her şeyin normelleştiği bu şartlar altında evlenmem malesef
    Cevapla
  • Duyarlı 8 dakika önce Şikayet Et
    12 yıllık orunlu ve sorunlu eğitim yeniden yapılandırılmalı. Kadına pozitif ayırımcılık gözden geçirilmeli. kadın istihdamının azaltılması. çalışmayan ev hanımı annelerin desteklenmesi. Eşleri çalışmayan erkeklerin aile yardımı artırılmalı. İstihdamda kadın- erkek çalışma alanları yeniden düzenlenmeli. Okullarda karma eğitimden vaz geçilmeli.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR