Eylem Tok'tan cezaevinden mektup: Aileyle helalleştik, sulh anlaşması yaptık!
İstanbul Eyüpsultan'da Oğuz Murat Aci’nin hayatını kaybettiği kazaya ilişkin tartışmalar sürerken, Eylem Tok’tan cezaevinden dikkat çeken bir açıklama geldi. Tok, aileyle helalleştiklerini iddia etti.
- Eylem Tok, kazanın ardından Oğuz Murat Aci'nin ailesiyle sulh anlaşması yaptıklarını ve yaşanan olayların kendisi ve ailesi üzerindeki etkilerini anlattı.
- Tok, kazanın ardından yaşanan tartışmalara ve kendisi hakkındaki iddialara ilişkin cezaevinden mektup yazdı.
Türkiye aylarca ünlü estetik cerrah Bülent Cihantimur ve yazar Eylem Tok'un oğlunun yaptığı kazayı ve Oğuz Murat Aci'nin ölümünün ardından ailenin yurt dışına kaçışını konuşmuştu. Lüks aracı ile Aci'ye çarpan ve ölümüne neden olan Timur Cihantimur, annesi ile birlikte ABD'ye kaçmıştı.
Timur Cihantimur hakkında iddianame hazırlandı
Eylem Tok ile Bülent Cihantimur hakim karşısına çıkacak: Tarih belli oldu!
Türkiye'nin girişimleri ile ABD'de tutuklanan ve iadesi beklenen Eylem Tok, cezaevinden sürece ilişkin açıklama yaptı.
TGRT'den Hanifi Bayar'ın paylaştığı mektupta Tok, o dönem 'tek derdinin lise öğrencisi oğlunu korumak olduğunu öne sürdü. Yurt dışına kaçışını oğlunu korumak amacıyla yaptığını iddia eden Tok, hayatını kaybeden Aci'nin ailesiyle de sulh anlaşması yaptıklarını yazdı.
Eylem Tok, 3 sayfalık mektubunda şu ifadeleri kullandı;
"Uzun süre sessiz kalmayı tercih ettim. Ancak zaman geçtikçe, kaza gecesi yaşananlara dair polis ve bilirkişi raporları dikkate alınmadan yapılan eksik, hatalı ve ön yargılı yorumların bir linç kampanyasına dönüştüğünü üzülerek gördüm.

Oğlum Timur, kaza günü üniversite sınavına hazırlanan henüz 16 yaşında bir çocuktu. İki yıldır tutulduğu cezaevinde liseyi tamamladı ve üniversite derslerini almaya başladı. O talihsiz kaza anında ben bir anneydim; neyin doğru neyin yanlış olduğunu sağlıklı şekilde değerlendirebilecek bir durumda değildim. Aklımdan çok içgüdülerimle hareket ettim. Tek düşüncem, korkmuş ve sarsılmış olan çocuğumu korumaktı.
"OĞLUM HASSAS, VİCDANLI VE KALBİ TEMİZ BİR ÇOCUKTUR"
Bugün geriye dönüp baktığımda, elbette derin bir sorgulama içindeyim. Eğer bir hata varsa, bunun en büyük sorumluluğu anne ve babası olarak bize aittir. Evladımızı çok sevdik, çok koruduk; belki de bazı anlarda gerekli sınırları koyamadık. Bunun yükünü her gün yüreğimde taşıyorum.
Oğlumun nasıl bir çocuk olduğunu onu tanıyanlar bilir. Hassas, vicdanlı ve kalbi temiz bir çocuktur. Ancak o gün yaşananlar onun hayatında da derin izler bıraktı. Bunun bilincindeyim ve inkar etmiyorum.
"BEN KAZA YERİNE GİTMEDİM"
Hakkımda en çok konuşulan konulardan birine de açıkça değinmek isterim: Ben kaza yerine gitmedim. Oradan bir telefon almadım ve polisin aranmasını engellemedim. Buna rağmen oluşan algı beni derinden üzmektedir. Oysa gerçekler resmi raporlarda açıkça yer almaktadır.
"VARİSLERLE SULH ANLAŞMASI YAPIP HELALLEŞTİK"
- O gece yaşadığım duyguları tarif etmek çok zor. Oğlum şok halindeydi, ben ise korku ve panik içindeydim. Ne olduğunu anlamaya çalışırken zihnim dağılmış, kalbim sıkışmıştı. Ne yapacağımı bilemez haldeydim. Bir süre uzaklaştım. Bu bir kaçış değil, çaresizlik içinde yönümü bulma çabasıydı.
Ancak hiçbir şey düşündüğüm gibi gelişmedi. Bu olayda en büyük acının, hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci’nin ailesine ait olduğunu biliyorum. Bir anne olarak, onların yaşadığı acının tarifi olmadığını tüm kalbimle hissediyorum. Kendisine Allah’tan rahmet, ailesine sabır diliyorum.

- Bu kaybın telafisi yok, biliyorum. Ancak yasal varislerle bir sulh anlaşması yaparak helalleştiğimizi de belirtmek isterim.
Bir annenin kendi çocuğunu koruma çabası, başka bir ailenin acısını hafifletmez. Bunun bilincindeyim ve bu gerçekle yaşamayı öğrenmeye çalışıyorum.
"KİMSEYE BİLEREK İSTEYEREK ZARAR VERMEDİK"
Hayatım boyunca çocuklar için emek verdim; onları anlamaya ve korumaya çalıştım. O gece benim oğlum da bir çocuktu... Ve ben sadece onu korumak istedim. Belki eksik kaldım, belki yanlış yaptım... Bunun muhasebesini her gün, her gece yapıyorum.
Şunu tüm içtenliğimle ifade etmek isterim: Biz kimseye bilerek ya da isteyerek zarar vermedik.

Süreç boyunca yaşananlar yalnızca hukuki değil, aynı zamanda derin bir insani sınav oldu. Hakkımızda söylenenler ve yapılan yorumlar zaman zaman beni çok yordu. Ancak kimseye kırgın değilim. Çünkü insanlar çoğu zaman gerçeği değil, kendilerine anlatılanı görüyor.
Benim gönlüm herkese açıktır. Kırdığım ya da üzdüğüm kim varsa affını diliyorum. Tek isteğim, gerçeklerin bilinmesi ve kalplerin biraz olsun yumuşamasıdır.
Bu satırların bir savunma olarak değil, bir annenin yüreğinden dökülen duygular olarak görülmesini isterim."
ACİ'NİN BABASI TEPKİ GÖSTERDİ: OĞLUMUN MANEVİYATINI SATACAK KADAR ALÇALMADIM
Eylem Tok'un mektubunda öne sürdüğü 'aileyle helalleştik' iddialarına yanıt veren baba Özer Aci, iddialara sert bir şekilde tepki gösterdi.
Eylem Tok'un kendi çocuğunun 'iyi' olduğuna ima yapmasına sinirlenen Baba Aci, 'Benim yetim kalan çocuğum kötü çocuk mu?' ifadelerini kullandı. Baba Aci, oğlunun maddi ve maneviyatını 'satacak kadar alçalmadığını' ifade etti.
Aci'nin babasının açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde;
OĞLUNUN EŞİNE DİKKAT ÇEKTİ
"Eylem Tok'lar yaklaşık iki yıldır Amerika'da hapisteler. Yasal varisler dediği bir buçuk yaşındaki çocuk ve bir buçuk yıllık evli eşi. Biz kan bağı varisleriyiz. Benimle bir anlaşma veya insani bir davranış olarak benimle bir irtibat geçmediler, bu saatten sonra geçemezler de. Bu anlaşmayı, bir yıl önce yaptılar. Bir yıl önce Mayıs ayında, yine böyle bir Mayıs ayıydı; bir para ödendiği söylenmişti. Sonradan para rakamları ortaya çıktı. Benim öyle bir anlaşmam yok, ben davamın arkasındayım, ben davama bakıyorum. İki yıl sonra mı aklı başına gelmiş?

Hep benim çocuğum, benim çocuğum, halen benim çocuğum; üniversiteye gidiyormuş, çok iyi çocukmuş. Ya bizim çocuğumuz kötü mü? Benim bir buçuk yaşında yetim kalan evladım kötü çocuk mu? Kendi çocuğu iyi de bizim çocuklarımız kötü çocuk mu? 'Ben olay yerine gitmedim' diyor utanmadan. Çocuğunu olay yerinden aldın gittin, 'telefonu almadım' diyor, peki telefon kimin arabasında çıktı Eylem Tok? Bunu niye izah etmiyorsun?'' şeklinde konuştu.
- 'Bunu da izah etsin. Aradan neredeyse iki yıl geçmiş yeni mi aklı başına geliyor? Yazıklar olsun. Bu olaylar bugün mü hatırına geldi? Vicdani rahatsızlık duymalar vicdanlarını rahatlatacakmış, yumuşatacakmış. Ben bugün yine mezardan geldim. Oğlumun mezarında gözyaşı döktüm. Onun çocuğu yaşıyor şükretsin. Ben konuşmalarımda 'kendi çocuğunu diri diri toprağa gömdüler. Gelsin şu adalete teslim olsunlar' dedim. Gelmediler. Çekecekler, Allah beter eylesin. Çekecekler, çekmek zorundalar. Kusura bakmasınlar. Ben onlardan şunu beklerdim; bir insani, bir merhametli davranış. İki sayfa mektup yazıyor, kendi evladından bahsediyor.
Bana ne senin evladın, benim evladım ölmüş. Benim bir buçuk yaşında evladım yetim kalmış. İnsafsızlar, merhametsizler, vicdansızlar. Varisleriyle anlaşmışlar, neyle anlaşılır? Ben oğlumun maddi ve maneviyatını satacak kadar alçalmadım. Hiçbir zaman da alçalmam. Eğer bir para, bir şey alınırsa da bunu açık açık hiç çekinmeden söylerim. Allah'ıma şükürler olsun ona da bir ihtiyacım yok''
-
Adaleletsiz adalet 2 hafta önce Şikayet EtAllah için kalemi kuvvetli. Yani satırlara dökülecek ne varsa yazmış. Vicdan merhamet anne küçük evlat koruma üzgün. gibi gibi. Ama amerikadaki katil oğluyla kameralara gülüşü onun mektubunun yalan ve yapmacık olduğunu gösteritorBeğen
-
reşo 1 ay önce Şikayet EtAdalet sistemi insanların vicdanlarında derin yaralar bırakıyor bu olaydada bunu gördükBeğen Toplam 5 beğeni
-
Hakan'ın fikri 1 ay önce Şikayet Etanne babayla anlastinmi onunsöylesin kadın parayı aldı hayatını yaşıyor senin oğlun en az 20 sene ceza almalı hemde enAZBeğen Toplam 5 beğeni
-
asıl yorum 1 ay önce Şikayet Et1 yıllık karısı anlaşmış!! Anne babası anlaşmazBeğen Toplam 5 beğeni
-
asıl yorum 1 ay önce Şikayet EtBunun gibi anne babaların çocukları maraşta ki gibi katil tipi oluyorlar. Şımarık kendinden başkası umrund olmayan kitapsız putperest.Beğen Toplam 3 beğeni