AB’nin en zorlu sınavı: Türkiye Avrupa'nın yeni enerji kapısı ve jeopolitik kilidi oluyor

İsrail basınında yer alan analizlere göre Ankara, sadece enerjiyi taşıyan değil, aynı zamanda fiyatını belirleyen küresel bir aktör olarak jeopolitik gücünü pekiştiriyor.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 02.06.2026 16:50 GÜNCELLEME 02.06.2026 17:36 GÜNCEL
AB’nin en zorlu sınavı: Türkiye Avrupa'nın yeni enerji kapısı ve jeopolitik kilidi oluyor
AB’nin en zorlu sınavı: Türkiye Avrupa'nın yeni enerji kapısı ve jeopolitik kilidi oluyor
HABERİN ÖZETİ
ÖZETİ DİNLE
  • Avrupa, Rusya'dan gelen doğal gaz ithalatını önemli ölçüde azaltırken, enerji bağımsızlığı arayışında Türkiye'nin coğrafi konumunun önem kazandığı belirtiliyor. Türkiye, enerji hatları üzerinden Avrupa'nın enerji mimarisinde kritik bir rol üstleniyor.
  • Türkiye, Azerbaycan gazını Avrupa'ya taşıyan Güney Gaz Koridoru ile enerji akışını kontrol ederken, enerji borsası aracılığıyla küresel fiyatları belirleme hedefinde.
  • Türkiye'nin NATO üyesi olması, Avrupa'nın ona karşı uygulayabileceği yaptırımları sınırlıyor. Analizde, Türkiye'nin coğrafi konumunun İsrail'e karşı stratejik bir avantaj sağladığı vurgulanıyor.

Haber7-ÖZEL

Avrupa, Rusya'dan gelen doğal gaz ithalatını radikal bir şekilde düşürürken, enerji bağımsızlığı arayışında kendini çok daha derin bir bağımlılık sarmalının içinde buldu. İsrail'in önde gelen analiz mecralarından Zman Yisrael'de yayımlanan çarpıcı bir makale, Türkiye'nin tarihsel ve coğrafi konumunun getirdiği gücü nasıl yeniden kazandığını ve Avrupa'nın enerji mimarisinde nasıl mutlak bir kapı bekçisi haline geldiğini gözler önüne serdi. Analizde, Fatih Sultan Mehmet'in 1453'teki İstanbul fethinden bu yana değişmeyen coğrafi gerçekliğin, bugün doğal gaz boru hatları ve enerji borsaları üzerinden yeniden canlandığı vurgulanıyor.

1453 RUHU ENERJİ HARİTASINDA YENİDEN CANLANIYOR

Tarihsel süreçte coğrafyanın sunduğu stratejik üstünlüklerin hiçbir zaman değişmediğini belirten uzmanlar, 1453 yılında Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethetmesinin arkasındaki temel motivasyonun sadece Bizans surları değil, Karadeniz ile Akdeniz'i, Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayan boğazların kontrolü olduğunu hatırlatıyor. Osmanlı padişahlarının her şeyin geçtiği bu kritik kavşakta bir imparatorluk inşa ettikleri belirtilen analizde, gücün malın kendisinde değil, kimin, ne zaman ve hangi fiyata geçeceğine karar verme yeteneğinde olduğu ifade ediliyor. Bugün de benzer bir coğrafi kaderin enerji hatları üzerinde “Boğazı kontrol eden, gazı da kontrol eder” görüşü üzerinden şekillendiği görülüyor.

RUSYA İÇİN KİLİT AKTÖR TÜRKİYE

Avrupa Birliği'nin Rus gazına olan bağımlılığını kesme yönündeki kararlı adımları, enerji haritasındaki dengeleri tamamen değiştiriyor. Rus gazının AB'ye yapılan tüm gaz ithalatındaki payı 2021'de yaklaşık %45'ten 2025'te yaklaşık %12'ye düştü. Ancak enerji bağımsızlığı sadece gazı kimin sattığı meselesi değil. Gazın geçtiği kavşağı kimin kontrol ettiği meselesidir. Rusya'nın boşluğunu doldurmaya çalışan Avrupa, doğudan gelen gazın en güvenli ve elverişli rotası olarak Türkiye'ye muhtaç kalıyor.

TÜRKİYE SADECE TAŞIMAZ! FİYAT BELİRLER

Türkiye'nin enerji koridorundaki en büyük kozlarından biri, Azerbaycan gazını Avrupa'ya ulaştıran Güney Gaz Koridoru oluyor. Bu koridorun kapasitesi ve Türkiye'nin üstlendiği kritik rol şu verilerle ortaya konuyor:

“Güney koridorunda Azerbaycan gazı Gürcistan ve Türkiye üzerinden Yunanistan, Arnavutluk ve İtalya'ya akıyor. Türkiye bölümünün omurgasını oluşturan TANAP boru hattı şu anda yılda yaklaşık 16 milyar metreküp gaz taşıyor ve bunun 24 milyar metreküpe, ardından da 31 milyar metreküpe çıkarılması planlanıyor. Ancak Ankara'nın hedefi sadece bir transit ülke olmakla sınırlı değil. Türkiye'nin enerji borsası EPİAŞ bünyesinde işletilen gaz piyasası, vadeli işlemler ve yerel referans fiyat mekanizmaları, Türkiye'nin enerjiyi sadece taşımakla kalmayıp, onun küresel fiyatını da belirlemek istediğini açıkça ortaya koyuyor.”

AB’DE ÇÖZÜLEMEYEN SORUSU: NATO ÜYESİ VE RAHATSIZ EDİCİ BİR KÖPRÜ

Analizde Türkiye'nin Batı ittifakı içindeki özgün konumuna dikkat çekilerek şu ifadelere yer veriliyor:

“Rusya'nın aksine, Türkiye bir NATO üyesi, rahatsız edici bir köprü ve Avrupa'nın düşman olarak tanımlamakta zorlandığı bir aktör. Bu nedenle, Türkiye'nin baskısı, geldiğinde, mutlaka bir enerji krizi gibi görünmeyebilir. Tamamen farklı bir masada siyasi, güvenlik veya ekonomik bir talep olarak ortaya çıkabilir.”

Bu durum, Avrupa'nın Rusya'ya uyguladığı yaptırımların benzerini Türkiye'ye uygulayamayacağı anlamına geliyor.

TÜRKİYE'NİN İSRAİL’E KARŞI COĞRAFİ ZAFERİ

İsrail basınında yer alan analizde, Tel Aviv yönetimi İsrail gazını doğrudan Avrupa'ya bağlamayı hedefleyen EastMed boru hattı projesinin maliyetli ve karmaşık bir vizyon olarak kalması, İsrail'i Hindistan, Körfez ve Avrupa arasında bir köprü yapmayı amaçlayan IMEC koridorunun ise “Irak-Türkiye Kalkınma Yolu” projesiyle rekabet etmek zorunda kalması IMEC koridorunu bypass etme ihtimalini güçlendiriyor. Orta Doğu’nun kasabı İsrail, barışçıl politikalar izleyen Türkiye'yi sadece bir güvenlik tehdidi olarak görürken, Ankara'nın asıl mücadeleyi boru hattı haritaları üzerinde yürüttüğü vurgulanıyor.

Mücahit Çetin Haber7.com - Editör
Haber 7 - Mücahit Çetin

Editör Hakkında

1993 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun olduktan sonra Üsküdar Üniversitesi Yeni Medya ve Gazetecilik bölümünde yüksek lisansını tamamladı. Medya kuruluşlarında gündem ve özel haber editörü olarak görev aldı. Halen Haber7’de özel haber editörü olarak çalışıyor. ‎
YORUMLAR 2
  • Mesut 25 dakika önce Şikayet Et
    Allah devletimize zeval vermesin
    Cevapla
  • VATANDAŞ 27 dakika önce Şikayet Et
    Gelin bakalım
    Cevapla

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR